İçeriğe atla

San Cibrao de Las Höyüğü

Koordinatlar: 42°21′36″K 8°01′55″B / 42.36000°K 8.03194°B / 42.36000; -8.03194
San Cibrao de Las Höyüğü
San Cibrao de Las tahkim edilmiş tepesi
Harita
Genel bilgiler
Türİstihkam kalıntısı
Konum Ourense, Galiçya,  İspanya
Koordinatlar42°21′36″K 8°01′55″B / 42.36000°K 8.03194°B / 42.36000; -8.03194

San Cibrao de Las Höyüğü, A Ciudá, Lambrica, Lansbrica veya Lanobrica olarak da bilinen İspanya'da arkeolojik bir kazı alanıdır. Galiçya özerk bölgesinin Ourense ilinde, San Amaro ve Punxín belediyeleri arasındadır. Dağınık arkeolojik çalışmaların sonucu olarak tepenin MÖ II. yüzyıldan MS II. yüzyıla kadar olan bir dönemde iskan edildiği düşünülmektedir.[1]

Lambrica, Lanobriga ve Lansbrica yerleşimin halk arasında bilinen geleneksel isimleridir. Tanrı Bandua'ya adanmış bir sunak ve çevresindeki Roma döneminden kalma çeşitli yapılardan oluşur.

Büyüklüğü, Portekiz'in kuzeyindeki Santa Trega ile mukayese edilebilir. Briteiros, Mozinho ve Sanfins ile birlikte bölgedeki en önemli Roma dönemi neolitik yerleşimleri arasında sayılabilir.

Konumu

San Amaro belediyesinin Las San Cibrao bucağında, San Xoan de Ourantes mahallesi sınırları içindedir. İstihkam kalıntıları 473 metre yüksekliktedir. San Trocado Dağı'nın üstündeki 384 metre uzunluk ve 314 metre genişliğindeki bir alanı kapsar. Minho Nehri'nin yakınında, Ourense kentine 18 km uzaklıkta yer alır. Dağın tepe kısmı, nehir ile olan görüşü engeller. Dağ, dik yamaçlardan yoksun olduğundan kale savunması için güç bir noktadır.[2][3]

Arkeolojik kazılar

1921'de Florentino Lopez ve Vicente Cuevillas'ın yapacağı arkeolojik araştırmalara izin verilmesi ile ilk kazı çalışmaları başladı.

1922'de Lopez ve Cuevillas'in yönettiği ilk çalışmalar dörtgen şeklindeki bir binanın temellerinin keşfiyle sonuçlandı. Bu çalışmalar 1925 yılına kadar devam etti. Bu alanda eliptik, dairesel, oval, dikdörtgen ve kare şekillerdeki çeşitli yapıların dışında çeşme veya sarnıçlar da gözler önüne serildi. İlk kazılarda tüm sitenin tanımını yapmak için uğraşıldı.

Xaquín Lorenzo ve Cuevillas işbirliği ile yönetilen ikinci kazı çalışması 1948'de başladı. Alanın batı kanadı kazılarak araştırıldı. 1953'te 3. Ulusal Arkeoloji Kongresi'ne katılanlar kazı alanını ziyaret ederek önemini ve anıtsallığını tanıdılar. Ancak bu sonraki yıllarda alanın yağma ve çeşitli ihmalsizliklerle zarar görmesini engelleyemedi. Ferro Couselo'nun yaptığı girişimlerle önlem alındı. 1980'de yavaş bir toparlanma aşamasına girilerek temizlik ve bakım çalışmaları yapıldı.[4]

Kazılar sırasında çıkarılan arkolojik bulgular Ourense Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.

Galeri

Wikimedia Commons'ta San Cibrao de Las Höyüğü ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.

Kaynakça

  1. ^ Cuestión pola que para Pérez Outeiriño ve imposible identificar o Lais mencionado por Hidacio no seu Cronicón, con este poboado, xa que nesas datas o poboado xa estaría abandonado.
  2. ^ "Castro". galiciamaxica.eu. 27 Haziran 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  3. ^ "Castro de San Cibrao de Las – Punxín". galiciaenteira.com. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  4. ^ "Cultura licitará as obras de remate do Centro da Cultura Castrexa en San Cibrao de Lás" 28 Eylül 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., artigo en Galicia hoxe, 11 de xullo de 2007 (consultado o 26 de marzo de 2010).

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Arkeoloji</span> Geçmişin, insanlık tarihinin maddi kültür yoluyla incelenmesi

Arkeoloji, arkeolojik yöntemlerle ortaya çıkarılmış kültürleri, sosyoloji, coğrafya, tarih, etnoloji, antropoloji, nümizmatik, filoloji, gibi birçok bilim dalından yararlanarak araştıran ve inceleyen bilim dalıdır. Türkçeye yanlış bir şekilde "kazıbilim" olarak çevrilmiş olsa da kazı, arkeolojik araştırma yöntemlerinden sadece bir tanesidir. Arkeoloji asıl olarak insanlığın kültürel geçmişini, kültürlerin değişimini ve birbirleriyle ilişkilerini inceler.

<span class="mw-page-title-main">Adana Arkeoloji Müzesi</span> Arkeoloji müzesi

Adana Arkeoloji Müzesi, günümüzde Adana'nın Seyhan ilçesinin Döşeme Mahallesi'ndeki eski Millî Mensucat Fabrikası'nda bulunan müze kompleksinde hizmet vermekte olan bir müzedir.

<span class="mw-page-title-main">Yeşilova Höyüğü</span> İzmir, Türkiyede arkeolojik sit

Yeşilova Höyüğü İzmir'in en eski yerleşim birimidir. Bornova ilçesinin Karacaoğlan mahallesinde, Manda çayı kıyısında bulunan bir höyüktür. Yer olarak Işıkkent Eğitim Kampüsü'nün doğusuna, Bornova Anadolu Lisesi'nin güneybatısına düşmektedir. Yerleşim olduğu dönemlerde İzmir Körfezi iki kilometre daha içerideydi, bölge bugünkünden daha sulaktı ve daha zengin bir flora ile faunaya sahipti. Bornova Ovası'nın orta kesimindeki Yeşilova Höyüğü, Yassıtepe Höyüğü ve İpeklikuyu Höyüğü, günümüz İzmir'inde ilk düzenli yerleşimlerin olduğu noktalardır. Diğer yandan alan olarak bakıldığında Batı Anadolu'daki en büyük yerleşimdir. Günümüzde, Bornova Ovası yüzeyinin 4-5 metre altında kalmış durumdadır.

<span class="mw-page-title-main">Alacahöyük</span> ören yeri

Alacahöyük, Çorum'un Alaca ilçesinin 15 km kuzeybatısındaki Alacahüyük köyündeki bir höyüktür. Bu höyükte dört ayrı kültür evresinden kalma 15 yerleşim ya da yapı katı saptanmıştır.

Ulucak Höyüğü, İzmir yakınlarında, Ankara yolu üzerinde, Kemalpaşa'nın 7 km kuzeybatısındaki Ulucak köyünde bulunan bir arkeolojik yerleşimdir. İzmir sınırları içinde bilinen ilk çiftçi köy yerleşimidir.

<span class="mw-page-title-main">Kültepe</span> Eski yerleşke

Kültepe, Kayseri'de bulunan ve Kaniş (Kanesh) harabelerinin bulunduğu bir antik kent ve ören yeridir. 2014 yılından bu yana Türkiye'deki Dünya Mirası Alanları Geçici listesindedir. Ayrıca Hitit dilinin en erken izleri ile birlikte, MÖ 20. yüzyıla tarihlenen yazılı buluntularla, Hint-Avrupa dil ailesinin en eski izleri keşfedilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Şarhöyük</span> Eskişehirin kuzeybatısında bir antik kent

Şarhöyük (Dorlion), Eskişehir ilinin kuzeybatısında, şehir merkezinin kuzeydoğusunda kalan antik yerleşimdir.

<span class="mw-page-title-main">Smirni</span> İzmirde bulunan antik şehir

Smirni, İzmir sınırları içinde iki farklı konumda yer alan tarihî kentler. Körfezin kuzeydoğusunda yer alan ve yüzölçümü yaklaşık yüz dönüm olan bir adacık üzerinde kurulmuştu.

Oylum Höyük, Kilis ilinin 7 km. doğu güneydoğusunda Oylum köyü yakınlarında yer alan bir höyüktür. Oylum Höyük doğu - batı yaklaşımlarında Fırat Vadisi - Amik Ovası, kuzey – güney yaklaşımlarında ise Anadolu Platosu ile Kuzey Suriye ulaşım hatları üzerinde bulunmaktadır. Öte yandan Holosen devirde Kilis Ovası'nın ılıman, dolayısıyla flora ve fauna yönünden zengin doğasında bölgenin insan yerleşimi açısından elverişliliği yüksekti.

Bakla Tepe Höyüğü, İzmir il merkezinin 30 km. güneyinde, Menderes (Cumaovası) ilçesinde, Tahtalı Barajı nedeniyle terk edilen Bulgurca Çiftlik Köyü'nün hemen yakınında yer alan bir Höyüktür. Yıllardır bakla yetiştirilen bir alan olduğundan Köy'de Bakla Tepe olarak bilinmekteydi. Tarihöncesi bir yerleşimin höyükten köy altına kadar uzandığı, sapılan sondalardan anlaşılmaktadır.

Menteşe Höyüğü, Bursa İl merkezinin doğu-kuzeydoğusunda, Menteşe Köyü'nün yaklaşık 500 metre güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyük, Yenişehir Ovası'nın kuzeybatısında olup, 100 x 4 metre boyutlarındadır. Ilıpınar Höyüğü'ne 25 km. mesafededir. Yakın zamanlara kadar tepenin birkaç yüz metre mesafesinde bataklık bir alan vardı. Bu bataklık alan antik çağlarda geniş bir alana yayılmış bir göldü. Höyük'te ele geçen buluntular İznik Müzesi'nde sergilenmektedir.

Tille Höyük, Adıyaman ilinin Kâhta ilçesinin 30 km. doğusunda, Fırat'ın batı tarafında yer alan bir höyüktür. Höyüğün doğu, batı ve güney yamaçlarında eski adı Tille, günümüzde adı Geldibuldu olan küçük bir köy yerleşimi vardır. Fırat'a katılan bir derenin dar vadisindeki yerleşme doğu terasıyla birlikte 200 x 140 metre, 26 metre yüksekliktedir ve üstünde bir düzlük vardır.

Çadır Höyük, Yozgat İl sınırları içindeki Alişar Höyüğü'nün 13 km. kuzeybatısında, Sorgun İlçesi'nin güneydoğusunda Kanak Suyu Ovası'nda, Peyniryemez Köyü yakınında yer alan bir höyüktür. Tepe, 240 x 140 metre boyutlarında olup yüksekliği ova seviyesinden 32 metredir. Kuzey kesiminde 200 metrelik bir terası vardır ve yerleşme zaman içinde bu yöne kaymıştır. Yerleşmenin, kabaca MÖ 5200 yılına dayanan bir geçmişi olduğu belirlenmiştir. Höyük MÖ 4. binyıldan Helenistik Dönem'e dek iskan edilmiş ve Geç Roma Dönemi ile Bizans döneminde de yoğun yerleşim görmüştür.

Hüseyindede Höyüğü, Çorum İl merkezinin güneybatısında, Sungurlu İlçesi'nin kuzeybatısında Yörüklü beldesinin 2,5 km. güneyinde yer alan bir höyüktür. Tepe, Hüseyindede Tepesi olarak da bilinmektedir. Kazılar sonucunda höyüğün bir Eski Hitit kült merkezi olduğu, kült yapılarının dışında başkaca yapı bulunmadığı ve Hüseyindede'nin geniş bir yerleşim olmadığı anlaşılmıştır.

Yassıhöyük, Denizli İl merkezinin güneydoğusunda, Acıpayam İlçe'sinin 8 km. kuzeyinde, günümüzde belde olan Yassıhöyük Köyü'nün hemen kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Höyüğü oluşturan iki tepeden büyük olanı 350 x 200 metre boyutlarında, 14 metre yükseklikte, diğer ise 190 x 150 metre boyutlarında ve 5 metre yüksekliktedir. Kültür toprağı ova tabanından en az 4 metre daha derine uzanmaktadır. Denizli İli, Acıpayam ilçesinin Yassıhöyük Köyü yakınlarındaki aynı adla bilinen höyük, arkeoloji yazınında Yassıhöyük 1 olarak geçmektedir.

Kömürcü / Kaletepe Höyüğü, Niğde İli, Çiftlik İlçesi'ne bağlı Kömürcü Köyü yakınlarındaki Kaletepe olarak bilinen kayalık tepede yer alan bir höyüktür. Göllü Dağı'nın doğu yamacındaki höyük 150 x 150 metre boyutlarındadır. İki yanından birer dere akmaktadır.

Kilise Tepe Höyüğü, Mersin İl merkezinin batısında, Mut İlçesi'nin kabaca 20–21 km. güneydoğusunda, Silifke'nin 36 km. kuzeybatısında Kışlaköy Köyü'nün 1 km. kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Göksu Nehri üzerinde yapımı planlanan Kayraktepe Barajı su toplama sahası içinde kalacak olan höyük Maltepe Höyüğü olarak da bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Çukuriçi Höyüğü</span>

Çukuriçi Höyüğü, İzmir ilinin güneyinde, Selçuk ilçesinin 1 km güneyinde, Efes antik kentinin hemen güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Kentin Magnesia kapısından 500 metre mesafede, antik Smyrna olarak adlandırılan günümüzde Çukuriçi Mevkii olarak bilen yerdedir. Höyük'ün yanından Derbent Deresi akmaktadır. Selçuk – Aydın karayolunun Efes ayrımından sonra, karayolunun 100 metre batısındadır. Höyüğün adının Apasas olduğu ileri sürülmekle birlikte kazı ekibince bölgenin adı verilmiştir. Yerleşmenin MÖ 3. binyılda deniz kenarında olduğu hem jeomorfologlarca yapılan araştırmalarda, hem de kazılardaki çok sayıdaki deniz kabuğu buluntusuna dayanılarak ileri sürülmektedir. Tepe, günümüzde bile son derece verimli bir ovada yer almaktadır.

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Müzesi, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nin rektörlük binasında yer alan arkeoloji müzesidir.

Aççana Höyük - Alalah, Hatay ili Reyhanlı ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Höyük yerleşiminin tapınaklar bölgesinde bulunması imar tarihini 4000-3000 yıl öncesine uzandığı sanılmaktadır. Arkeolojik bilimsel yüzey ve kazı araştırma heyeti Kazılardan elde edilen buluntular, bölgenin inanç, kültür, yaşam biçimi ve ticaret trafiğine yön veren yerleşim yeri olduğu kanaatini güçlendirmektedir.