
Samuel Barclay Beckett, İrlandalı yazar, oyun yazarı, eleştirmen ve şair. 20. yüzyıl deneysel edebiyatının önde gelen yazarlarından biridir. James Joyce'un takipçisi olduğu için "son modernistlerden", daha sonraki pek çok yazarı etkilemiş olduğu için de "ilk postmodernistlerden" biri olarak değerlendirilir. Beckett ayrıca, Martin Esslin'in "Absürt Tiyatro" olarak adlandırdığı akımın en önemli yazarı sayılmaktadır. Eserlerinin çoğunu Fransızca ya da İngilizce yazıp, diğer dile kendisi çevirmiştir. En bilinen eseri Godot'yu Beklerken'dir.

James Clerk Maxwell, İskoç teorik fizikçi ve matematikçi. En önemli başarısı, klasik elektromanyetik teorisinde daha önceden birbirleriyle ilişkisiz olarak gözüken elektrik ve manyetizmanın aynı şey olduğunu kendisine ait olan Maxwell Denklemleri'yle ispatlamasıdır. Bu denklemler elektrik, manyetik ve optik alanlarında kullanılır. Maxwell Denklemleri sayesinde bu alandaki klasik denklemler ve yasalar basitleştirilmiş oldu. Maxwell'in elektromanyetik alandaki çalışmaları, birincisi Isaac Newton tarafından gerçekleştirilmiş, "fizikteki ikinci büyük birleşme" olarak isimlendirilir.

Enrico Fermi, dünyanın ilk nükleer reaktörü olan Chicago Pile-1'i inşa eden ve Manhattan Projesi'nin bir üyesi olarak tanınan, İtalyan ve daha sonra Amerikan vatandaşlığına kabul edilen bir fizikçiydi. Kendisine "atom çağının mimarı" ve "atom bombasının mimarı" adı verilmiştir. Hem teorik fizikte hem de deneysel fizikte üstün olan çok az fizikçiden biriydi. Fermi, nötron bombardımanı yoluyla indüklenmiş radyoaktivite üzerine yaptığı çalışmalar ve uranyum ötesi elementlerin keşfi nedeniyle 1938 Nobel Fizik Ödülü'ne layık görüldü. Fermi, meslektaşlarıyla birlikte nükleer enerjinin kullanımına ilişkin, tamamı ABD hükûmeti tarafından devralınan birçok patent başvurusunda bulundu. İstatistik mekaniğinin, kuantum teorisinin, nükleer ve parçacık fiziğinin gelişimine önemli katkılarda bulundu. Parlak bir öğrenciydi, henüz 21 yaşındayken Pisa Üniversitesi'nden fizik doktoru unvanını aldı.
Kloroform veya triklorometan, CHCl
3 formülüne sahip bir organik bileşiktir. Oda sıcaklığında kolay buharlaşan, hoş kokulu, renksiz, yanıcı olmayan ağır bir sıvıdır. Çözücü olarak sıkça kullanılır. PTFE (Teflon) ve bazı soğutucuların üretiminde kullanılmak için bol miktarlarda üretilir.

Nitrogliserin nitrik asit esterinin oluşumuna uygun koşullar altında, en çok beyaz dumanlı nitrik asit ile gliserinin nitrolanmasıyla üretilen yoğun, renksiz, yağlı, patlayıcı sıvıdır. Kimyasal olarak, madde nitro bileşiğinden ziyade bir organik nitrat bileşiği olmasına rağmen, geleneksel adı genellikle daha fazla kullanılır. 1847'de icat edilen nitrogliserin, inşaat, yıkım ve madencilik endüstrilerinde kullanılan çoğunlukla dinamit gibi patlayıcı maddelerin üretiminde aktif bir bileşen olarak kullanılmaktadır. 1880'lerden beri, nitrogliserin ordu tarafından aktif bir bileşen ve kordit ve balistit gibi bazı katı itici yakıtlarda nitroselüloz için jelatinleştirici olarak kullanılmıştır.

Aseton, propanon ya da dimetil keton, (CH3)2CO formüllü organik kimyasal bileşiktir. Keskin, yanıcı, zehirli olmayan renksiz bir sıvıdır. Çözücü olarak çokça kullanılır. Kapalı formülü C3H6O olarak gösterilir. Su, etanol ve dietil eterle her oranda karışır. Odunun kuru kuruya damıtılmasından, asetat tuzlarının ısıtılmasından ve teknikte izopropil alkolün bakır katalizörlerinden 250 °C'de dehidrojenasyonundan elde edilir. Yağ, boya, kauçuk ve diğer maddelerin çözücüsü olarak kullanılır. Ayrıca izopropil alkol, izopren, kloroform, bromoform, iyodoform ve poli(metil metakrilat) (PMMA) gibi ürünlerin elde edilişinde öncü madde olarak kullanılır. İnsan vücudunda, normal metabolizma ürünü olarak yüksek miktarlarda üretilip atılır.

Samuel Finley Breese Morse, Amerikalı mucit ve ressamdır. Portre ressamı olarak ün yaptıktan sonra, orta yaşlarında Avrupa telgraflarını temel alan tek telli telgraf sisteminin icadına katkıda bulundu. 1837'de Mors kodunu geliştiren kişilerden biri oldu ve telgrafın ticarileşmesine katkıda bulundu.

Luis Walter Alvarez Amerikalı deneysel fizikçi, mucit ve 1968 yılında Nobel Fizik Ödülü kazanmış profesördür. Amerikan Fizik Dergisi “Luis Alvarez yirminci yüzyılın en başarılı ve üretici deneysel fizikçilerinden biriydi” yorumunu yaptı.

Arthur Stanley Eddington, OM, FRS, 20. yüzyıl başlarında yaptığı çalışmalarla tanınan astrofizikçi. Eddington aydınlatma gücü ve yıldızların aydınlatma gücünün doğal sınırı, adını kendisinden alır.

Pikrik asit (O2N)3C6H2OH formülüne sahip bir organik bileşiktir. IUPAC adı 2,4,6-trinitrofenoldür (TNP). "Pikrik" adı, acı tadı yansıtan "acı" anlamına gelen Yunanca πικρός (pikros) kelimesinden gelir. En asidik fenollerden biridir. Diğer yüksek oranda nitratlanmış organik bileşikler gibi pikrik asit de patlayıcıdır, dolayısıyla birincil kullanımıdır. Aynı zamanda, tıpta (antiseptik, yanık tedavileri) ve boyar maddelerde kullanılmıştır.

Lâgarî Hasan Çelebi, Osmanlı İmparatorluğu'nda IV. Murad döneminde, barut macunundan hazırlanmış fişekler vasıtasıyla uçtuğu görülen ve kayıt edilen Osmanlı sanatkârı ve mühendisidir.

Boşluklu imla hakkı infilak enerjisini bir nokta üzerinde toplayıp bir istikamete hareket ettirecek biçimde imal edilmiş bir patlayıcı maddedir. Nükleer silahları harekete geçirmek, zırh delmek, metalleri kesmek veya şekle sokmak için kullanılır. Tipik bir modern astar şeklindeki patlayıcı normal patlayıcıya göre 7 veya daha kalın zırhı delebilir.

James Young Simpson, FRCPE İskoç kadın doğum uzmanı ve tıp tarihinde önemli bir figürdür. Kloroformun anestezik özelliklerini insanlar üzerinde gösteren ve tıpta kullanımının yaygınlaşmasına yardımcı olan ilk doktordur.

Bu kimya zaman çizelgesi, maddenin bileşiminin ve etkileşimlerinin bilimsel çalışması olarak tanımlanan ve kimya olarak bilinen modern bilim hakkında insanlığın anlayışını önemli ölçüde değiştiren çalışmaları, keşifleri, fikirleri, icatları ve deneyleri listelemektedir.

Simon Ritter von Stampfer Avusturyalı matematikçi, yerölçümcü ve kaşiftir. En ünlü icadı, hareketli görüntüleri gösteren ilk cihaz olma iddiasına sahip olan stroboskopik disktir. Neredeyse aynı anda benzer cihazlar, Belçika'da (Fenakistiskop) ve Britanya'da bağımsız olarak üretildi.

1830'lar Gregoryen takvimine göre 1 Ocak 1830'da başlayıp 31 Aralık 1839'da sona eren onyıldır.

İkinci kolera salgını (1826-1837), ayrıca Asya kolera salgını olarak da bilinir, Hindistan'dan Batı Asya üzerinden Avrupa, Büyük Britanya ve Amerika'ya, ayrıca doğuya Çin ve Japonya'ya ulaşan bir kolera salgınıdır. Kolera, 19. yüzyılda diğer tüm salgın hastalıklardan daha hızlı bir şekilde daha fazla ölüme neden olmuştur. Tıp topluluğu o zamanlar kolera'nın yalnızca bir insan hastalığı olduğuna, zaman içinde birçok seyahat aracıyla yayıldığına ve sıcak dışkı bulaşmış nehir suları ve kontamine yiyecekler yoluyla bulaştığına inanıyordu. İkinci salgın sırasında bilim camiasının, kolera nedenleri hakkındaki inançlarında değişiklik görülmüştür.

Adolf Hitler'in bu bibliyografyası, yalnızca İngilizce ve kurgusal olmayan bir bibliyografyadır. Hitler hakkında yazılmış binlerce kitap var; bu nedenle, bu her şeyi kapsayan bir liste değildir. Listeyi daha kolay yönetilebilir hale getirmek için liste gruplara ayrılmıştır.
Dr Robert Mortimer Glover FRSE (1815-1859) İngiliz bir doktordu. 1838'de Paris Tıp Cemiyeti'nin kurucularından oldu ve ilk başkan yardımcısı olarak görev yaptı. 1846'da "Skrofula Patolojisi ve Tedavisi Üzerine" dersiyle Londra Tıp Derneği'nin Fothergill Altın Madalyasını kazandı. James Young Simpson'ın insan hastalar üzerinde kloroform kullanmasından yaklaşık 5 yıl önce 1842'de Glover, bunun anestezik özelliklerini laboratuvar hayvanları üzerinde keşfetti. Aşırı doz kloroformdan öldü.

Neptün gezegeni doğrudan gözlemlenmeden önce matematiksel olarak tahmin edilmişti. Urbain Le Verrier tarafından yapılan tahminin ardından, 23-24 Eylül 1846 gecesi Berlin Gözlemevi'nde astronom Johann Gottfried Galle tarafından Le Verrier'in hesaplamalarından hareketle teleskopla yapılan gözlemler, büyük bir gezegenin varlığını doğruladı. Bu keşif, 19. yüzyılda bilim için sansasyonel bir andı ve Newton'un kütleçekimi teorisini dramatik bir biçimde doğrulamıştı. François Arago'nun ifade ettiği üzere, Le Verrier, Neptün'ü "kaleminin ucu ile" keşfetmişti.