
Romantizm veya Coşumculuk, 1800 ve 1850 yılları arasında Avrupa'da edebiyatı, müziği, felsefeyi ve sanatı etkileyen entelektüel bir akımdı. Bir ölçüde Sanayi Devrimi'ne, Aydınlanma Çağı'na aristokratik sosyal ve siyasi düzenine, doğanın bilimsel rasyonalizasyonuna ve klasisizme tepki olarak doğan, doğaya ve duygulara verdiği önemle bilinen bir akımdır. Ortaya çıkışında ise 1789 Fransız İhtilali sonrasındaki toplumsal, siyasal ve düşünsel yapının etkileri vardır.

İzlenimcilik veya empresyonizm, ışık, renk ve an kavramını öne çıkartan, doğadaki görünümlerin sürekli değişim içinde olduğundan herhangi bir zamanın herhangi bir anına denk gelen görünümün bir daha aynı şekilde görünemeyeceğini fikrini temel alan sanat akımdır.

Gilbert Charles Stuart, Amerikalı ressam.

Aynadaki Venüs, İspanyol Altın Çağı'nın önde gelen ressamlarından Diego Velázquez'in (1599–1660) tablosu. Eser Londra'daki Ulusal Galeri'de sergilenmektedir. Velázquez bu tabloyu 1647 ile 1651 yılları arasında tamamlamıştır.

Courtauld Güzel Sanatlar Enstitüsü, Londra Üniversitesi'nin bir kolu olarak sanat tarihi üzerine eğitim veren kurum.

Aziz Antonio'nun azabı Michelangelo' nun en erken bilinen, boyutlarıinda, tempera ve yağlı boya tablosudur.

Okuyan Genç Kız veya özgün Fransızca adıyla La Liseuse Jean-Honoré Fragonard tarafından yapılmış, 1776 tarihli yağlı boya tablodur. Tablo, Andrew W. Mellon'ın ölümünün ardından kızı tarafından Ulusal Sanat Galerisi'ne bağışlanmıştır.
Frederic Sackrider Remington Amerikalı bir ressam, illüstratör, heykeltıraş ve özellikle eski batı Amerika'sı üzerine yoğunlaşmış bir yazardır. Yazılı eserlerinde 19. yüzyılın son çeyreğinin Amerika'sını anlatır ve kovboyların, yerlilerin, Amerikan askerlerinin anlatımlarına bolca yer verir.

John Singer Sargent, İngiltere Kralı VII. Edward döneminin zengin ve asillerinin lüks hayatını anlatan portreleri ile tanınan Amerikalı ressam.

Burhan Cahit Doğançay, Türk fotoğrafçı ve ressam. Doğançay esasen, yarım asır boyunca dünyanın muhtelif şehirlerinde izlediği duvarları sanat eserlerine entegre etmesiyle tanınmıştır. En ünlü tablosu olan Mavi Senfoni, 2009 yılında Murat Ülker tarafından 2,2 milyon TL'ye alınmıştır.

Nilüferler, Fransız izlenimcilik akımının ileri gelen ressamlarından olan Claude Monet tarafından, hayatının son 30 yılı içinde hazırlanmış olan 250 kadar yağlı boya tablodan oluşur. Bu tablolar bir çiçek bahçesinin, özellikle Monet'in Paris'in Giverny adlı varoşunda bulunan evinin bahçesindeki küçük dere ve bunun yaptığı göletlerde su içinde yetişen nilüfer çiçeklerinin resimleridir. Monet daha önce Paris'teki Saint-Lazare Garı adlı istasyonun gün içinde değişik ışık ve hava şartları altında resmedilmesinden oluşan "Gar Saint-Lazare Serisi"ni ve 1890-91'de aynı bakış tarzı ile bir "Saman Yığınları" serisi hazırlamıştı. "Nilüferler" bu yaklaşımın daha genişletilmesi niteliğinde olup, değişik ışık ve hava şartlari altında nilüfer çiçeklerinin nasıl değişik şekilde resmedileceklerini denemektedir. Ressam bu eserleri hazırlamaktayken gözlerindeki katarakttan da muzdaripti. Bu tablolar değişik formlarda ve ebadları çok değişik olarak tuvaller üzerine hazırlanmıştır.

Yatan İnek, 1882 sıralarında Vincent van Gogh tarafından, Lahey'de yaşarken yapılmış iki yağlı boyanın ismidir.

Üzgün Yaşlı Adam Vincent van Gogh tarafından yapılmış bir yağlı boya resmidir. 1890'da Saint-Rémy-de-Provence'de erken bir litografi üzerine yaptığı eserdir. Resmi, mayıs ayının başlarında ciddi hastalığından iyileştiği zaman yaptı. Aynı zamanda genel olarak intihar olarak kabul edilen ölümünden iki ay önce yaptı.

Karlı Manzara, Vincent van Gogh tarafından 1888 yılında yapılmış bir tablodur. Arles'te yaptığı ilk tablolardan birisi olduğu düşünülmektedir. Van Gogh'un 1882 ila 1889 yılları arasında yaptığı ve karlı manzara gösteren en az on yağlı ve suluboya tablolarından birisidir. Tabloda La Crau ovaları, Montmajour yapısı ve yatay hizasındaki tepelere uzanmaktadır.

II. Dünya Savaşı'na kadar geçen yıllarda Almanya'da Nazi Partisi lideri Adolf Hitler de bir ressamdı. Yüzlerce eser üretti ve Viyana yıllarında (1908-1913) hayatını kazanmak için tablolarını ve kartpostallarını sattı. Profesyonel olarak çok az başarı elde etmesine rağmen, hayatı boyunca resim yapmaya devam etti.

Hudson Nehri Ekolü, estetik vizyonu Romantizmden etkilenen bir grup manzara ressamı tarafından şekillendirilen 19. yüzyıl ortalarında bir Amerikan sanat hareketiydi. Tablolar tipik olarak Hudson Nehri Vadisi'ni, Catskill, Adirondack ve Beyaz Dağların çevresini tasvir ediyor. Okulla ilişkilendirilen ikinci nesil sanatçıların eserleri, New England, Maritimes, Batı Amerika ve Güney Amerika'daki diğer yerleri kapsayacak şekilde genişledi.

Thomas Cole manzara ve tarih resimleriyle tanınan bir Anglo-Amerikan ressamdı. 19. yüzyılın en büyük Amerikan ressamlarından biri ve 19. yüzyılın ortalarında gelişen bir Amerikan sanat hareketi olan Hudson Nehri Ekolü'nün kurucusu olarak kabul edilir. Cole'un eserleri, Amerikan vahşi doğasını romantik bir şekilde tasvir etmesiyle tanınır.

The Voyage of Life, 1842'de Thomas Cole tarafından yaratılan ve insan yaşamının dört aşamasının bir alegorisini temsil eden dört tablodan oluşan bir seridir. Childhood, Youth, Manhood ve Old Age tabloları, 19. yüzyılın ortalarında Amerikan vahşi doğasında bir teknede seyahat eden bir yolcuyu tasvir ediyor. Her resimde gezgin, bir koruyucu melek eşliğinde Yaşam Nehri'nde tekneye biniyor. Her biri yılın dört mevsiminden birini yansıtan manzara, hikâyenin aktarılmasında büyük rol oynuyor.

Thomas Cole (1801-1848), Britanya doğumlu Amerikalı sanatçı ve Hudson Nehri Ekolü sanat hareketinin kurucusuydu. Cole, yaygın olarak ilk Amerikan manzara ressamı olarak kabul edilir. Romantik manzara ve tarih resimleriyle tanınırdı. Avrupalı ressamlardan etkilenmiş, ancak güçlü bir Amerikan duyarlılığı ile kariyeri boyunca üretkendi ve öncelikli olarak tuval üzerine yağlıboya ile çalıştı. Resimleri tipik olarak alegoriktir ve genellikle karamsarlığı andıran doğal manzaralara karşı kurulmuş küçük figürleri veya yapıları tasvir eder. Genellikle gerçeklerden kaçar ve Yeni Dünya'yı, onun içinde büyüyen Sanayi Devrimi dönemindeki Britanya'nın dumanlı şehir manzaralarıyla tezat oluşturan doğal bir cennet olarak çerçeveler. Genellikle muhafazakar olarak görülen eserleri, sanayileşme, şehircilik ve batıya doğru genişlemenin çağdaş eğilimlerini eleştiriyor.

Vincent van Gogh, çoğu 1889'da Saint-Rémy-de-Provence'da olmak üzere en az 15 zeytin ağacı resmetti. 1889 yılı Mayıs ayından 1890 yılı Mayıs ayına dek kendi isteğiyle burada bulunan bir akıl hastanesine yattı; burada hastanenin bahçesini ve duvarlarının dışına çıkma izni olduğunda, yakındaki zeytin ağaçları, selviler ve buğday tarlalarını resmetti.