İçeriğe atla

Saliha Sultan Çeşmesi

Koordinatlar: 41°01′31″K 28°58′07″D / 41.02528°K 28.96861°D / 41.02528; 28.96861
Saliha Sultan Çeşmesi
Saliha Sultan Çeşmesi (Mayıs 2014)
Harita
Genel bilgiler
TürMeydan çeşmesi
KonumBeyoğlu, İstanbul, Türkiye
Koordinatlar41°01′31″K 28°58′07″D / 41.02528°K 28.96861°D / 41.02528; 28.96861
YaptıranSaliha Sultan
Tamamlanma1732 ya da 1733
Teknik ayrıntılar
Kitâbesini yazanSeyyid Vehbi
SALT Araştırma bünyesindeki arşivlerden Saliha Sultan Çeşmesi, sağ tarafta Galata Kulesi görülüyor.
1880'li yıllarda çekilmiş bir fotoğrafı

Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi, İstanbul Azapkapı'da Lale Devri sonrasında I. Mahmud'un annesi Saliha Sultan tarafından yaptırılan çeşme. Sokollu Mehmet Paşa Camii, Saliha Sultan Sıbyan Mektebi ve Yeşildirek Hamamı ile beraber bir külliye oluşturması için tasarlanmıştır. Tarihsel süreç içerisinde çeşitli koruma ve düzenlemelere uğramıştır. İlk olarak 1953 yılında geniş kapsamlı bir şekilde restore edilen çeşme, son olarak da 2005 yılında onarılmıştır. Çeşmenin bir "meydan çeşmesi" olma özelliğini kaybetmesinde kent içindeki konumunun ve yaşanan yoğun trafiğin etkisi büyüktür. Meydan çeşmesi özelliğini kaybetmesi, görsel anlamdaki algısını da değiştirmiştir.

Konumu

Saliha Sultan Çeşmesi İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bulunmaktadır. Bir başka tanımla Atatürk Köprüsü'nün kuzey ucunda, Yolcuzade İskender Caddesi ile bu caddenin altından geçen yolların oluşturduğu bir kavşak meydanındadır. Çeşme zemini kavşak üst yolundan altı metre daha aşağıdadır. Bu noktayı kullanan yaya ve sürücüler çeşmenin sadece çatısını görebilmektedir. Çeşmenin inşa edildiği dönemde önünde bir meydan bulunmaktaydı fakat zamanla yapılan kavşak ve yol düzenlemeleri bu meydanı tamamen yok etti.[1] Bu noktadan sonra çeşme, meydan çeşmesi özelliği ile kentsel işlevini kaybetti. Çeşmenin batı tarafında Mimar Sinan tarafından inşa edilmiş 1577 tarihli Sokollu Mehmet Paşa Camii, doğusunda ise Yeşildirek Hamamı bulunmaktadır. Bu hamamın Azapkapı Hamamı veya Çeşme Meydanı Hamamı gibi farklı isimleri de bulunmaktadır. Çeşmenin kuzey tarafında ise 1733-34 tarihli Saliha Sultan Sıbyan Mektebi bulunmaktaydı fakat bu mektep 1957 yılındaki imar faaliyetleri sırasında Perşembe Pazarı virajının açıldığı sırada ortadan kaldırılmıştır.[2] 1913 tarihli Alman Mavisi haritaları ve 1934 tarihli fotoğraflarda çeşmenin güneydoğusuna bitişik ahşap dokulu 2-3 katlı evler gözükmektedir. Bu evler de 1950-60 yılları arasında yok olmuştur. Çeşme günümüzde Vakıflar mülkiyetine aittir, ayrıca kentsel sit alanıdır ve kültür varlığı olarak tescillidir.[3]

Tarihi ve özellikleri

Çeşme Lale Devri sonrasında I. Mahmud'un annesi Saliha Sultan tarafından 1732-33'te yaptırılmıştır.[4] II. Mustafa'nın eşlerinden biri olan Saliha Sultan, Osmanlı İmparatorluğu'nda çeşme yaptıran önemli valideler arasında gösterilmektedir. 1739 yılında ölen Saliha Sultan Yeni Cami arkasında bulunan Cedid Havatin Türbesi'ne defnedilmiştir. Çocukluğunu Haliç'in kuzey bölgelerinde geçiren Saliha Sultan çeşitli hayır eserlerini ise Azapkapı bölgesine yaptırmıştır. Saliha Sultan'ın çeşmeyi hangi mimara yaptırdığı konusunda kesin bir bilgi yoktur. Fakat haneden ailesine mensup kişilerin yaptırmak istediği yapılar genellikle Hassa Mimarlar Ocağı’na bağlı mimarlar tarafından yağıldığı için bu çeşmenin dönemin mimarbaşı olan Kayserili Mehmet Ağa'nın onayıyla yapıldığı düşünülmektedir.[1][5] Fakat yeterli belge ve kayıt bulunmadığndan kesin bir sonuca varmak mümkün değildir. Çeşme kitabelerindeki yazılar dönemin öne çıkan şairlerinden Seyyid Vehbi'ye aittir. Suyolcuzade Mehmed Necib Efendi’den edinilen bilgilere göre hattat Eğrikapılı Mehmed Rasim Efendi bu yazıları taşa işleyen kişidir.[3]

Mimarisi

SALT Araştırma bünyesindeki arşivlerden Saliha Sultan Çeşmesi.

Çeşme asimetrik bir blok olarak inşa edilmiştir. Kare ya da dikdörtgen bir plan düzlemi üzerine yükselen farklı bir geometrik şekil tercih edilmiştir. Plan şeması dört yüzü birbirine eşit olan çeşmelerden daha farklı asimetrik bir şekle sahiptir. Üzerindeki çeşmeler ana duvarın dışına taşmaktadır. Su hazinesi sebil ve çeşmenin arka kısmında bulunmaktadır. Yapının güneybatı ve güneydoğu cephesinde üç, kuzeybatı cephesinde ise iki aynataşı bulunmaktadır. Sebil bölümü yanlarında mukarnas başlıklı sütunlarla çevrilidir ve dört pencereden oluşmaktadır. Güneybatı cephesinde ise bir havalandırma penceresi bırakılmıştır, diğer pencereler kapalıdır. Mukarnaslı bordürlerin devamı cephelerde sürekliliği sağlayan etkenlerdendir. Çeşmenin üstündeki çatı kurşunla kaplanmıştır. Su hazinesi üzerinde kasnaklı bir yapıya sahip ana kubbe yükselmektedir. Etrafında sekiz süs kulesi bulunan çeşme, yığma kâgir sistemi ile tasarlanmıştır. Dış duvarları mermer kaplıdır ve iç mekandaki duvarlar sıvalı bir şekildedir. Aynataşı kabaralarında ise bronz tercih edilmiştir. Çeşmenin bezeme programı meydan çeşmelerinin yapılmaya başlandığı Lale Devri'nin bezeme programlarına benzerdir. 1950'li yıllardan kalma fotoğraflarda çeşme etrafındaki ahşap evler görülmektedir. Çeşmenin ve çeşme etrafındaki yapıların zaman içerisindeki değişimi çekilen fotoğraflardan anlaşılmaktadır.[3]

Restoreler

Bartlett’in 1838 ve Flandin’in 1858 tarihli gravürleri çeşmeye ait ilk görsel vesikalardır. Bu gravürler çeşmenin yapım tarihinden 100 yıl sonrasına aittir. Çeşmenin günümüzde bilinen en eski fotoğrafı ise 1840-1851 yılları arasında İstanbul'da bulunan James Robertson'a aitir.[6] Bu fotoğraftan çeşme taşlarının eskimiş ve harap halde olduğu anlaşılmaktadır. 20. yüzyılın başlarına ait olduğu düşünülen iki fotoğrafta ise çeşme sebilinin parabet duvarları ile pencere kemerleri üzerindeki kırık mermerler göze çarpmaktadır. Kubbeler ise sağlam durumdadır. Sébah-Joailler'e[7] ait 20. yüzyıl başlarına ait olduğu düşünülen fotoğraflarda ise çatı, ana kubbe ve süs kulelerinin hasarlı olduğu görülür. 1930-1940 yılları arasına ait İstanbul Arkeoloji Müzesi Encümen Arşivi, Alman Arkeoloji Enstitüsü Fotoğraf Arşivi ve 1934 yılında Arkitekt Dergisi’nde yayınlanan fotoğraflardan çeşmenin uzun süreler bakımsız kaldığı anlaşılmaktadır. Bu fotoğraf belgelerinde çeşme etrafındaki ahşap evler ile Sıbyan mektebi yıkılmamış durumdadır fakat çeşme üst dokusunun büyük oranda yıkıldığı, su haznesi tonozunun ortaya çıktığı, mermer cephe kaplamalarında büyük hasarlar olduğu, bazı yalakların kırılmış olduğu ve çeşme üstünün bitkilerle kaplandığı açıkça görülmektedir. I. Dünya Savaşı öncesinde çeşmenin onarılması düşünülmüştür fakat savaşın başlaması ile onarım gerçekleşmemiştir. Kaynaklardan çeşmenin ilk onarım projesini mimar Kemal Altan'ın hazırladığı anlaşılmaktadır (1935-40).[8] 1945-50 arasındaki fotoğraf belgelerinden çeşmenin onarılmadığı sadece küçük koruma işlemlerini yapıldığı gözükmektedir. Çeşmedeki ilk restore yüksek mimar Ali Saim Ülgen'in hazırladığı projelere göre 1953 yılında yapılmıştır.[9] Yapılan restorasyon sonrasında 1954 yılında İstanbul Belediyesi Sular İdaresi Müdürlüğü tarafından “Azapkapı Çeşmesi” adında monografik bir kitapçık çıkartılmıştır. 1953 yılındaki restorasyonda İtalyan mimar Montani Efendi'nin çeşme hakkındaki çizimlerinden yararlanılmıştır. 1953 yılında yapılan onarılma görsel vesikalar arasında bazı farklılar gözükmektedir. Bu onarımdaki tüm müdahaleler için bırakılmış bir belge de yoktur. Çeşme 1996'ya gelindiğinde hızlı ve yüzeysel bir temizlikten geçmiştir son olarak da 2005 yılında restore edilmiştir.[3]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b Koçu, Reşad Ekrem (1958), Azebkapusu Çeşme ve Sebili, İstanbul Ansiklopedisi, 3. Cild, s.1679-1683.
  2. ^ Eyice, Semavi (1991), Azapkapı Çeşmesi ve Sebili, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 4. Cild, s. 310-311.
  3. ^ a b c d "Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi" (PDF). Yıldız Teknik Üniversitesi: Vakıflar Genel Müdürlüğü. 25 Şubat 2015 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  4. ^ Yüngül, Naci (1957) Taksim Suyu Tesisleri, İstanbul Belediyesi Sular İdaresi yayını, Sayı: 3
  5. ^ Erdoğan, Muzaffer (1962), Lale Devri Baş Mi’marı Kayseri’li Mehmed Ağa, İstanbul Fetih Cemiyeti İstanbul Enstitüsü Neşriyatı:48, İstanbul, 1962.
  6. ^ Öztunçay, Bahattin (1992) James Robertson, Pioneer of Photography In Ottoman Empire, Eren Yayınları, İstanbul.
  7. ^ "Oryantalizmden Osmanlı Fotoğraf Sanatına…". obarsiv.com. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  8. ^ Barışta, H. Örcün (1995) İstanbul Çeşmeleri-Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları / 1790- Yayımlar Dairesi Başkanlığı Tanıtma Eserleri Dizisi / 65, Ankara.
  9. ^ Çeçen, C.; Saadi, N. ve Ünver, A.S. (1954)
Bibliyografya
  • Topuz, Gülden (2012): Lale Devri'nde Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi'nin Süsleme Özellikleri (317125)
  • Cesur, Emine Selcen (2001): Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi İle Çevresinin Koruma Ve Değerlendirilmesi (128606 )
  • Koçyiğit, Fazilet (2013): Lale Devri İstanbul Çeşmeleri (340206)

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Çeşme</span> suyu akıtan mimari yapı

Çeşme, borularla gelen suyun bir oluk ya da musluktan aktığı düzenek. Evin mutfak, banyo, tuvalet gibi kısımlarında bulunduğu gibi umumi çeşmeler de vardır. Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan çeşmelerin yanı sıra bazen mahalle, köy meydanı, yayla gibi ortak yaşam alanlarında da bulunur.

<span class="mw-page-title-main">Lale Devri</span> Osmanlı Devleti tarihinde bir döneme verilen isim

Lâle Devri, Osmanlı Devleti'nde, 1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Antlaşması ile başlayıp, 1730 yılındaki Patrona Halil İsyanı ile sona eren gerileme devri içinde yaşanmış bir ara dönemdir. Bu dönemin padişahı III. Ahmet, sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'dır.

<span class="mw-page-title-main">III. Ahmed Çeşmesi</span>

III. Ahmet Çeşmesi, İstanbul'da Topkapı Sarayı'nın giriş kapısı ile Ayasofya arasında Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın önerisiyle III. Ahmed tarafından Perayton isimli bir Bizans çeşmesinin yerine inşa ettirilen çeşmedir. Türk rokoko tarzının en güzel örneklerinden olan çeşmenin yapım tarihi 1728'dir. Mimar Ahmet Ağa tarafından yapılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Ortaköy, Beşiktaş</span> Beşiktaş, İstanbul, Türkiyede mahalle

Ortaköy, Boğaziçi'nin Avrupa yakasında, Beşiktaş ilçesine bağlı mahalle ve semt. Ortaköy ve Mecidiye mahallelerinden oluşan Ortaköy semti, sahile açılan vadi boyunca yamaçlara kurulmuş bir yerleşmedir. Kuruçeşme, Ulus, Levazım, Balmumcu ve Yıldız mahalleriyle çevrili olan semtin kuzey sınırı Defterdarburnu'dur. Ortaköy Camii semtin sembolüdür.

<span class="mw-page-title-main">Saliha Sultan (II. Mustafa'nın eşi)</span> II.Mustafanın Kadını ve I.Mahmud Hanın validesi. Valide Sultan ( 1730 -1739)

Saliha Sultan Osmanlı padişahı I. Mahmud'un annesi, Valide Sultan ve Sultan II. Mustafa'nın eşiydi.

<span class="mw-page-title-main">Zeynep Sultan Camii</span>

Zeynep Sultan Camii 1769 yılında III. Ahmed'in kızı Zeynep Sultan tarafından Ayazma Camii'nin de mîmarı olan Mehmed Tahir Ağa'ya yaptırılmış barok tarzındaki câmidir. Mîmârî tarzına bulunduğu mekân göz önüne alınarak karar verilmiştir. Bu özel tarzı ve yapımında kullanılan malzemeler nedeniyle Bizans kiliselerini anımsatır.

<span class="mw-page-title-main">İskenderpaşa Camii (Beykoz)</span>

İskender Paşa Camii, İstanbul'un Beykoz ilçesinde yer alan bir külliyedir. Kanlıca İskelesi'nin önündeki küçük meydanda bulunmaktadır. I. Süleyman (Kanuni) ve II. Selim dönemlerinin devletin ileri gelenlerinden "Mağusa Fatihi" olarak tanınan Gazi İskender Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kanlıca Camii olarak da bilinir. İskender Paşa'nın 967/ 1559 tarihli vakfiyesi ile belirtilen bu mescidi, Mimar Sinan'ın tezkirelerinde "Kanlıca'da merhum İskender Paşa" ve "Camii İskender Paşa der Kanlıca" şeklinde kayıtlıdır. Caminin harim kapısı üzerindeki kitabede görülen 967/ 1559-60 tarihi külliyenin tamamlanma tarihi olarak kabul edilebilir. Yapıların tasarımı Mimar Sinan'a aittir.

<span class="mw-page-title-main">Bereketzade Çeşmesi</span>

Bereketzade Çeşmesi, İstanbul'un Beyoğlu semtinde yer alan bir duvar çeşmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Zal Mahmud Paşa Camii</span> Mimar Sinanın yaptığı cami, medrese, türbe, çeşmeden meydana gelen bir külliye

Zal Mahmud Paşa Camii İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde Kanuni Sultan Süleyman'ın veziri Zal Mahmut'un Mimar Sinan'a yaptırdığı cami, medrese, türbe, çeşmeden meydana gelen bir külliyedir.

<span class="mw-page-title-main">Çinili Camii</span>

Çinili Camii, Orta Valide Camii ya da Mahpeyker Kösem Valide Sultan Camii, İstanbul'un Üsküdar ilçesinin Murat Reis Mahallesi'nde yer alan, Osmanlı Dönemi'nden kalma tarihi bir cami. I. Ahmet'in eşi olan Mahpeyker Kösem Valide Sultan tarafından yaptırılmıştır. Yapımına 1638 yılında başlanan cami, 2 yıllık inşaat sürecinden sonra 1640 yılında ibadete açılmıştır. Cami mimari olarak Osmanlı esintilerini yansıtmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Beşir Ağa Külliyesi</span> Tarihi

Beşir Ağa Külliyesi, Dar'üs-sa'âde Ağası Hacı Beşir Ağa tarafından (1744-1745) tarihlerinde yaptırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">İshak Ağa Çeşmesi</span> İstanbulda çeşme

İshak Ağa Çeşmesi, Onçeşmeler, On Çeşmeler, Beykoz Çeşmesi, Behruz Ağa Çeşmesi ya da I. Mahmud Çeşmesi, İstanbul'un Beykoz ilçesindeki bir çeşmedir. I. Süleyman'ın has odabaşı olarak görev yapan Behruz Ağa tarafından, daha önceleri bir Bizans çeşmesinin bulunduğu alana yaptırıldı. Zamanla harap hâle gelen ve suyu akmayan çeşme, Temmuz 1746'da başlayan ve 1746 ya da 1747 yılında tamamlanan çalışmalar sonucunda İstanbul Gümrük Emini İshak Ağa tarafından yenilendi. İnşa edildiği dönemde bir mesire alanında yer alırken bölgede yapılaşmanın artmasıyla şehir dokusu içinde kaldı. 1948 öncesinde üç; 1948-1950, 1986, 2005-2006 ve 2016-2017 yıllarında ise birer kez onarımdan geçti. Yapılan değişikliklerle kemerleri, üst örtüsü ve yan cephelerinde değişiklikler meydana gelirken kalemişi süslemeler eklendi. 1972'den beri korunması gereken tarihî eser statüsünde olan çeşme, Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde olup günümüzde işlevseldir.

Şah Sultan, Osmanlı Padişahı III. Mustafa'nın kızı, III. Selim'in üvey kız kardeşiydi.

<span class="mw-page-title-main">Sineperver Valide Sultan Çeşmesi (Fatih)</span> İstanbulun Fatih ilçesindeki bir çeşme

Sineperver Valide Sultan Çeşmesi ya da Kanlı Çeşme, İstanbul'un Fatih ilçesindeki bir çeşmedir. Ayşe Sineperver Sultan tarafından 1825 ya da 1826'da yaptırıldı. 1994 yılı itibarıyla suyu akmayan çeşme, 2009'daki restorasyonu sonucunda işlevsel hâle getirildi. Musluğunun tahrip edilmesinin ardından 2015 itibarıyla bir kez daha işlevini yitirse de 2018'deki restorasyonuyla birlikte tekrar faaliyete geçti.

<span class="mw-page-title-main">Lale Devri mimarisi</span>

Lale dönemi mimarisi, Osmanlı mimarisinin 18. yüzyılın başlarındaki bir dönemine verilen isimdir. Osmanlı mimarisinin mevcut klasik üslubuna yeni dekorasyon türleri dahil edildi ve çeşme ve kütüphane gibi yeni bina türleri önemli simge yapılar haline geldi. Tarz III. Ahmed dönemindeki barış içindeki ve mimari patronajın arttığı bir dönem olan Lale Devri (1718-1730) ile yakından ilişkilidir. Yine de yeni üslup III. Ahmed'in saltanatının başlangıcında da mevcuttu ve ondan sonra 1730'larda da belirgin olmaya devam etti. Osmanlı kültürü ve mimarisindeki Avrupa etkileri, 1740'larda Osmanlı barok stilinin yaratılmasına yol açtı.

<span class="mw-page-title-main">Hatice Sultan Sıbyan Mektebi</span> İstanbulda tarihi yapı

Hatice Sultan Sıbyan Mektebi, İstanbul'un Fatih ilçesinde Ayvansaray semtinde, Haliç sahil yolu üzerinde bulunan bir okuldu. Bugün yıkıntı hâlindeki okul, sıbyan mektebi, çeşme, sebil ve tarihi mezarlık alanından oluşan kalıntı hâlindedir. Günümüzde harap halde ve kullanılması mümkün olmayan yapı için Fatih Belediyesi tarafından restorasyon çalışması başlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Yahya Efendi Çeşmesi (Beşiktaş)</span> Beşiktaştaki bir çeşme

Yahya Efendi Çeşmesi, İstanbul'un Beşiktaş ilçesindeki bir çeşmedir. 1557 ya da 1558 yılında yaptırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">İvaz Efendi Çeşmesi</span> İstanbulda tarihi çeşme

İvaz Efendi Çeşmesi ya da Mimar Mustafa Ağa Çeşmesi, İstanbul ili Fatih ilçesi Ayvansaray mahallesinde tarihi meydan çeşmesidir. İvaz Efendi Camii önündeki meydandadır. Kesme küfeki taşından yapılmış olup kitabesizdir. Suyu akmamaktadır. Altıgen biçimindeki yapısıyla İstanbul çeşmeleri arasında tektir. Ivaz Efendi tarafından caminin yanı sıra medrese, sıbyan mektebi ve çeşme de yaptırılmış ancak günümüze yalnızca cami ve çeşme ulaşabilmiştir.

Abbas Ağa Çeşmesi, İstanbul'un Beşiktaş ilçesindeki bir çeşmedir. 1669 ya da 1670 yılında yaptırılmıştır.