İçeriğe atla

Salem büyücülük mahkemesi (1878)

Fotoğraftaki Daniel Spofford yargılanan kişilerden biriydi

1878 Salem Büyücülük Duruşması,[1] ya da lpswich Büyücülük Duruşması[2] ve ikinci Salem büyücülük duruşması,[3] Amerika Birleşik Devletleri'nin Salem eyaletinde Mayıs'ın 1878 gününde Hristiyanlığa karşı bir tutum olan büyücülük yaptıkları gerekçesiyle bir grup kişi için yapılan duruşmaya denir.[4] Dava ismini büyücülüğün yapıldığı, duruşmaların yapıldığı ve cezanın da belirlendiği Salem kasabasından alır.[5]

Arka plan

Daniel Spofford, Mary Baker Eddy'nin (ayrıca Mary Baker Glover olarak da bilinir) yandaşlarından biriydi.[6] Spofford New Hampshire'da doğmuş 19 yaşında da Amerikan Bağımsızlık Savaşı'na katılmıştı.[6] Savaştan sonra Massachusetts kentinde bir kunduracıda çalışmaya başlamış, 1867 yıllarında Hristiyan Bilimine ilgi duymuş ve çalışmalarına başlamıştı.[6][7] Okuduğu kitapların çoğu Glover'ın eseriydi bundan çok etkilenen Spofford Massachusetts'ten ayrıldı fakat daha sonra kasabaya geri gelip Glover ile 1870 civarında tanıştı.[7][8] Glover'ın sınıflarından birine yerleşip metafiziksel tıp okudu ve 1875 yılının ilkbaharında mezun oldu.[8][9]

Mezun olduktan hemen sonra Spofford bir grup Hristiyan Bilimi okumuş insanla birlikte organize olup Glover'a maddi destekte bulunmak ve okulda toplantı yeri açmak için çalışmaya başladı.[10] Ayrıca kendini "Doktor Daniel Spofford" diye tanıtarak birkaç ofis açtı ve orada Hristiyan Bilimi öğretti.[9] Glover yeni yazdığı kitabı için yayım parası bulamayınca Spofford bizzat masrafları üstlendi ve kitabı kendi adına çıkarttı. Ayrıca birkaç arkadaşı (George Barry ve Elizabeth Newhall) da bu işe ortak oldu.[11][12] Glover'ın kitabını tanıtmak amacıyla el ilanlarını da bizzat kendi astı.[11] Bu sırada kendisinin gelecekteki eşi Asa Gilbert Eddy ile de tanıştı.[13] Tanıştıklarından bir süre sonra da evlendiler.[14] Artık bir çift olan Spoffordlar mental sıkıntı çeken öğrencileriyle deney yaptılar ve ikinci bir kitap yazmaya başladılar.[15]

1877 yılının baharında Eddy tatildeyken, Spoffordlar ikinci bir kitabın yayım haklarını iptal ettiler.[16][17] 19 Ocak 1878 yılında Daniel Spofford Hristiyan Bilimine aykırı olan ölümsüzlüğün sırrını aramaya çalıştıkları için sınırdışı edildi.[18][19] Eddy ona sinirlenerek ödenmemiş okul ücretininin hesabını sormak için dava açtı.[20] Eddy ve Daniel Spofford ondan sonra tamamiyle ayrıldılar. Modern tarih yorumcuları bu olayı Asa Eddy'nin Spofford'un önünü kesmek isteği sonucunda meydana geldiği şeklinde yorumlarılar.[17][21]

Hristiyan Bilimi

Yazılarında, Mary Baker Eddy "Hayvanların Beynine Kötü Niyetli Hükmetme" makalesi üzerine çalışıyordu. Düşüncesine göre beyin kontrolü yapmak çok olası bir şeydi.[17][22] Yazdığı kitabın ilk baskısında bu makale altında beyin kontrolü hakkında "Beyin kendini iyileştirebilir fakat başkalarını yaralayabilir." diye söz etti.[3][17][21][23][24] Eddy beyine hükmedişin iyi tarafını ömrü arttırmaya yarayabileceğini keşfetti.[3][25][26]

Eddy bu düşünceyi hemen kağıda dökmek istedi..[27][28] Kitabın hemen ikinci baskısı için basımeviyle iletişime geçti ve elde ettiği sonuçları kitabına aktardı. Bu sıralar yıl 1878 idi.[29] Eddy 1881 yılında ikinci baskıya bu makaleyi koydu. Ona göre bu olay "İblisbilim" idi.[25][29] (Daha sonra çıkan baskılarda bu terim kaldırıldı.)[25]

Mahkeme

Lucretia Brown 50 yaşında Ipswich Massachusetts'te yaşamakta olan henüz evlenmemiş bir kadındı,[20] çocukluğunda omurgası kırılmıştı. Hristiyan Bilim İnsanları da onu iyileştirmişti.[30] 1877 yılında ve ertesi yılda tekrar ağrıları baş gösterdi. O bu durumu Spofford'un üzerine atmaya çalıştı. Dediğine göre Spoffor onu hipnotize ederek iyileştirmeye çalışmıştı.[30] Onun mahkeme konuşması:[31]

...Newburyport'a bağlı Daniel H. Spofford, ... bir hipnozcuydu, hipnoz üzerinde alıştırmalar yapardı, dediğine göre beyne yüklenilen bilgi ile bedende baş gösteren yara ağrı gibi şeylerin hızlı bir şekilde düzeltilebilmesi mümkündü. Fakat Daniel beni iyileştirmek yerine yeni bir yara ekledi.
Davacı Lucretia Brown Daniel H. Spofford'un 1875'li yıllardan itibaren her hipnoz saatinde onu kötü niyetle sakatladığını, hipnoz yolu ile büyük acılara yol açtığını, belkemiği ağrısına yol açtığını, beynine hasar verdiğini ve bunların hala daha devam ettiğini söyledi.
Davacı yine aynı sebepten dolayı gelecek hayatından korku ve şüphe duyduğunu söyledi. Davacı muhakemenin son sözlerini bu yaraların onarılamaz olduğunu yani genetiğine işlediğini, beyninin kontrolünden kaçılamaz olduğunu söyleyerek bitirdi.

Spofford'un lehine olan bir tanık Brown'un konuşmalarını Eddy'nin avukatının yazdığını söyledi.[32] Eddy şiddetle bunu yalanladı.[29][33] Mahkemede bulunan bilim insanları Brown'un Eddy'nin kontrolü altında bunları söylemediğini,[25][29] fakat yaşanan olaylar Eddy'nin suçu olabileceği için mahkemeyi uzatma kararı alarak bitirdiler..[3][4][21][34][35]

Massachusetts'teki asıl mahkeme 1878 yılının Mayıs ayının 14'ünde başladı.[32][35] Yargıç Horace Gray başkanlık yaptı.[36] Mary Baker Eddy ve 21 diğer tanık Salem'e Spofford aleyhinde şikayette bulunmaya gittiler.[19][32] Yargıç Mayıs Ayının 17'sinde Spofford'a mahkemeye gelmesini söyledi.[36] Mahkeme bolca gazetecinin de toplanması, tüm tanıkların da gelmesi ile kapandı.[25][34][35][36]

Mayıs'ın 17'sinde Spofford'un avukatı olan Amos Noyes davaya itiraz etti. Etik olan bir kanıtın olmadığını, tarafsızlığın olduğunu söyledi.[37] Brown'un avukatı olan Edward Arens, Amos Noyes'a hipnotize etmenin kanıtlandığını söyleyerek itiraza itiraz etti.[38] Yargıç Gray "Yetersiz kanıt ile suçlama" kararını vererek mahkemeyi Spofford'un lehine bitirdi.[34][38] Mahkeme ayrıca beyin kontrolünün pek de açık bir konu olmadığını söyledi..[21]

Brown mahkemeye itiraz etti fakat hiçbir etkisi olmadı. Kasım'ın 1878'inde mahkeme çoktan kapanmıştı.[38]

Mahkemedeki gazetecilerden biri "Amerika'da görülmüş en tuhaf mahkeme" sıfatını yakıştırdı.[3][39]

Kaynakça

  1. ^ Fraser, p. 69; Tucker, p. 159.
  2. ^ Springer, p. 237; Wilbur, p. 243.
  3. ^ a b c d e Gallagher and Ashcraft, p. 93.
  4. ^ a b Jastrow, p. 200.
  5. ^ Fraser, pp. 69–71.
  6. ^ a b c Wilbur, p. 223.
  7. ^ a b Springer, p. 191.
  8. ^ a b Wilbur, p. 224.
  9. ^ a b Springer, p. 192.
  10. ^ Wilbur, pp. 225–227.
  11. ^ a b Springer, p. 195.
  12. ^ Braden, pp. 36, 67.
  13. ^ Springer, p. 213.
  14. ^ Tucker, p. 158.
  15. ^ Springer, p. 217.
  16. ^ Springer, pp. 229–231.
  17. ^ a b c d Anker, p. 60.
  18. ^ Springer, p. 231.
  19. ^ a b Podmore, p. 270.
  20. ^ a b Springer, p. 237.
  21. ^ a b c d Wills, p. 180.
  22. ^ Jastrow, p. 196-197; Tucker, p. 157.
  23. ^ Jastrow, p. 197.
  24. ^ Moore, pp. 111–112.
  25. ^ a b c d e Anker, p. 61.
  26. ^ Moore, p. 113.
  27. ^ Anker, pp. 60–61.
  28. ^ Moore, pp. 112–113.
  29. ^ a b c d James, James, and Boyer, p. 555.
  30. ^ a b Springer, p. 238.
  31. ^ Springer, pp. 239–240.
  32. ^ a b c Springer, p. 240.
  33. ^ Wilbur, pp. 243–244.
  34. ^ a b c Tucker, p. 159.
  35. ^ a b c Mizruchi, p. 533.
  36. ^ a b c Springer, p. 241.
  37. ^ Springer, pp. 241–242.
  38. ^ a b c Springer, p. 242.
  39. ^ Dakin, p. 133.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Wilhelm Reich</span> Macar-Amerikalı ruhçözümcü (1897 – 1957)

Wilhelm Reich, Avusturyalı-Amerikalı psikiyatrist ve psikanalist, psikiyatri tarihinin en radikal isimlerden biri, Faşizmin Kitle Psikolojisi ve Kişilik Çözümlemesi gibi çok bilinen ve dikkate değer kitapların yazarı, Sigmund Freud'un öğrencilerinden biri, Carl Gustav Jung ve Alfred Adler'in tersine Sigmund Freud'un cinsellikle ilgili tezlerini daha ilerilere götürmeye çalışmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Salem cadı mahkemeleri</span>

Salem cadı mahkemeleri, Massachusetts'e bağlı kontluklarda Şubat 1692 ile Mayıs 1693 arasında gerçekleştirilen ve sonrasında cadılık ile suçlanan bir grup insan için sulh yargıçları tarafından yönetilen yerel mahkemeler ile devam eden duruşmalara denir.

<span class="mw-page-title-main">Millet (Osmanlı İmparatorluğu)</span>

Millet, Osmanlı Türkçesinde dini grupları belirtmek için kullanılan terimdir. 19. yüzyılda Tanzimat reformlarıyla, hakim sınıf olan Sünniler dışındaki, kanunen korunan dini azınlıkları ifade etmek için kullanılmaya başlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nda tüm Sünni gruplar bir millet kabul edilirken, azınlıklar yani gayrimüslimler sadece dine veya mezhebe göre değil aynı zamanda etnik gruplarına göre de ayrı milletler oluştururlardı. Örneğin Ermeniler tek bir millet olmayıp Ermeni Katolik ve Ermeni Protestan milletlerine ayrılırlardı. Millet kelimesi Arapça bir kelime olan mille (ملة)'den gelmektedir. Millet kelimesi günümüzde, Osmanlı'da kullanılandan farklı olarak, dinsel bir anlam değil dilsel bir anlam ifade etmektedir.

Habakkuk kitabı, Tanah'taki Oniki küçük peygamber kitaplarının sekizincisidir. Peygamber Habakkuk ile bağdaştırılır ve muhtemelen MÖ 7.yy'ın sonlarında yazılmıştır. İçinde üç konu barındıran kitabın ilk iki konusu Ölü Deniz parşömenlerinde de bulunmuştur.

Daniel kitabı, Tanah'ın Ketuvim kitabına bağlı bir metindir. Daniel kitabında, kendisinin ve Yehudalı yandaşlarının Babil'e sürgüne gönderildiği ve burada Nebukadnezar'ın nazarında iyi yerlere gelindiği anlatılır. Saray hikâyeleri, Nebukanezar, Belşazzar ve Medli Darius'un iktidarlık dönemlerini kapsar. Kitap, dört "ilahi" kehanet görümleriyle son bulur.

<span class="mw-page-title-main">Lysander Spooner</span> Amerikalı filozof ve yazar (1808 – 1887)

Lysander Spooner, Amerikalı politik düşünür, deneme ve kitapçık yazarı, üniteryen, kölelik karşıtı, bireyci anarşist, hukuk kuramcısı, sosyalist Birinci Enternasyonal'in bir üyesi ve girişimcidir.

<span class="mw-page-title-main">Cadı avı</span>

Cadı avı; cadı olduğuna inanılan kimselerin yakalanması, yargılanarak veya yargılanmadan cezalandırılması olayıdır. Tarihte cadı avları genellikle cadıların yakılarak veya linç edilerek öldürülmesi ile sonuçlanmıştır. Günümüzde cadı avı kavramı daha çok, "fikirleri topluma tehdit olarak görülen kimselere karşı düzenlenen kampanya" anlamında metafor olarak kullanılmaktadır.

Hristiyan Bilim, çağımızda kurulmuş olan, özellikle Batı medeniyetinde ortaya çıkan dinî akımlardan Yeni Düşünüş ailesine mensup bir mezheptir. Mary Baker Eddy (1821-1910) tarafından 19. yüzyılda ABD'de insanlara sunuldu. Bu konulara ilk kez, 1875'te yayımlanan Science and Health kitabında değindi. Bu kitap Eddy'nin kurduğu mezhebin Kitâb-ı Mukaddes'le birlikte diğer kutsal kitabı oldu. Dört sene sonra Eddy, Boston'da İlk Bilimci İsa Kilisesi'ni kurdu.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı hukuku</span>

Osmanlı İmparatorluğu idaresindeki hukuki yapıya Osmanlı hukuku denir. Genelde çok kültürlülüğe uygun yargılama usulüyle öne çıkar. Hukuk anlayışı şer'i ve örfi olmak üzere iki temelde incelenmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Mary Walcott</span>

Marry Walcott, Salem Cadı Mahkemeleri'nde 1692-93 yılları arasında "Rahatsız Kız" tabiri ile çağrılan tanıklardan biri. Genellikle mahkeme odasında "merkezde olan" veya "tanık" olarak resmedilir.

Cadı olduğu gerekçesiyle idam edilenler listesi, büyük çoğunluğu 15. ve 18. yüzyıl arasında Avrupa'da organize edilen cadı avlarında idam edilen kişileri sıralar. En yoğun cadı avı dönemi 1560-1630 yılları arasında gerçekleşti. 1420'ye kadar cadılık suçlamasıyla yürütülen soruşturmalar kara büyü (maleficium) denilen, doğa üstü güçleri sayesinde diğer kişilere zarar verme konseptiyle gerçekleştiriliyordu ve 15. yüzyılın erken dönemlerine kadar cadılık şeytan ile ilişkilendirilmiyordu. Bu tarihten sonra hem organize bir şekilde cadı avlarına girişildi hem de cadılık direkt olarak Satanizm ile ilgili bir olay olarak kabul edildi. 16. yüzyılda belli bölgelerde cadı avlarında bir azalma olduysa da 17. yüzyılda yeniden artış yaşandı. Yeni Çağ'da Avrupa'da gerçekleştirilen en önemli cadı mahkemeleri İspanya'daki Bask cadı mahkemeleri, Almanya'daki Fulda cadı mahkemeleri, Werdenfels kontluğu cadı mahkemeleri, Trier cadı mahkemeleri ve Bamberg cadı mahkemeleri, Würzburg cadı mahkemeleri, İskoçya'daki North Berwick cadı mahkemeleri ve İsveç'teki Torsåker cadı mahkemeleridir. Avrupa'daki cadı avları 17. yüzyılda kolonilere de sıçramıştır. Bunlardan en büyüğü 1692-93'te gerçekleşen Salem cadı mahkemeleridir.

<span class="mw-page-title-main">Erken modern İskoçya’da cadı mahkemeleri</span> Erken modern İskoçyadaki cadı mahkemelerine genel bakış

Erken Modern İskoçya'da cadı mahkemeleri, 16. yüzyılın başlarından 18.yüzyılın ortalarına kadar süren, büyücülük suçlarını konu alan yasal kovuşturmalardır. Bu mahkemeler, Erken Modern Avrupa'da yürütülen cadı mahkemelerinin bir parçasıydı. Orta Çağ'ın sonlarında büyücülük ile oluşturulan zararlar için mahkemeler yürütüldü, ancak 1563 Büyücülük Yasası'nın geçirilmesiyle hem büyücülük hem de cadılarla iletişime geçilmesi idamla cezalandırılabilecek suçlar hâline geldi. Yeni yasanın yürürlüğe girmesinin ardından yürütülen ilk büyük mahkemeler dizisi, 1589’da başlayan ve Kral VI. James'in hem “mağdur” hem de araştırmacı olarak önemli roller oynadığı Kuzey Berwick cadı mahkemeleriydi. VI. James büyücülükle ilgilenmeye başladı ve 1597’de Daemonologie adlı tezinde cadı avlarını savunan bir metin yayımladı. Ancak sonrasında kuşkuya kapıldı ve şüpheleri giderek arttı. Bunun sonucunda davaları azaltmak için önlemler aldı.

<span class="mw-page-title-main">Geometrik ortalama teoremi</span> Dik üçgenler hakkında bir teorem

Dik üçgen yükseklik teoremi veya geometrik ortalama teoremi, bir dik üçgendeki hipotenüs üzerindeki yükseklik uzunluğu ile hipotenüs üzerinde oluşturduğu iki doğru parçası arasındaki ilişkiyi tanımlayan temel geometrinin bir sonucudur. İki doğru parçasının geometrik ortalamasının yüksekliğe eşit olduğunu belirtir.

<span class="mw-page-title-main">Scopes Davası</span>

The State of Tennessee v. John Thomas Scopes, bilinen ismiyle Scopes Davası, Temmuz 1925'te bir lise öğretmeni olan John T. Scopes'un, Tennessee eyaleti tarafından finanse edilen herhangi bir okulda insan evrimini öğretmeyi yasa dışı kılan Butler Yasası'nı ihlal etmekle suçlandığı bir Amerikan hukuk davasıydı. Duruşma, Dayton, Tennessee isimli küçük kasabada düzenlendi. Scopes tarafından gerçekten evrim eğitimi verilip verilmediği kesin değildi, ama davada bir sanık olabilmesi için kasıtlı olarak kendisi suçladı.

İngiltere, İskoçya, Galler ve İrlanda'da, tarihsel olarak, büyücülüğü kontrol eden ve büyücülük yapıldığında - ya da sonraki yıllarda buna teşebbüs edildiğinde bile - cezalar veren bir dizi Büyücülük Yasası olmuştur.

David Renaud Boullier Hollandalı bir Huguenot teolog, Protestan bakan ve filozoftur.

Adam Gottlieb Weigen, bir Alman pietist, ilahiyatçı ve erken dönem hayvan hakları yazarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Tarihî İsa</span> Tarihsel bir kişilik olarak İsa

Tarihî İsa, Kristolojik tanımların ve İsa'nın diğer Hristiyan anlatımlarının aksine, İsa'nın yaşamının ve öğretilerinin eleştirel tarihsel yöntemlerle yeniden inşasıdır. Ayrıca İsa'nın yaşadığı tarihsel ve kültürel bağlamları da göz önünde bulundurur. Tarihî İsa veya Nasıralı İsa, MÖ 4-7 arasında, muhtemelen Nasıra'da doğmuş; MS 30-31'de Kudüs'te yaşamış bir Yahudi gezgin vaizdi. 28 yılından itibaren Celile ve Yahudiye'de halka vaaz vermeye başladı. Aradan geçen iki ila üç yıl sonra, Roma valisi Pontius Pilatus'un emriyle Roma askerleri tarafından çarmıha gerildi. Yeni Ahit, Hristiyanlık inancının ilk belgesi olarak, İsa hakkında yapılan tarihi araştırmaların en önemli kaynağıdır. İsa, havarilerini topladı ve Yahudilere Tanrı’nın Krallığı’nda krallığını ilan etti, bu nedenle halkını tövbe etmeye çağırdı. Havarileri, ölümünden sonra onu İsa Mesih, Mesih ve Tanrı'nın Oğlu olarak ilan ettiler. Bu olayın sonrasında, yeni bir dünya dini olan Hristiyanlık doğdu. İsa, Hristiyanlığın dışında da önemli hale geldi.

Connecticut'ta Cadı Mahkemeleri, Conneticut'ın 17. yüzyıldaki cadı davaları, Salem, Massachusetts'a göre uzun bir süre gölgede kalmıştır. Bunun nedeni Salem ve Massachusetts'ta ki davaların daha çok sayıda ve daha çok ses getirmesidir. Ancak Connecticut'takiler, Salem'den kırk yıl önce, New England'daki ilk cadılık denemeleri arasındaydı. Mary Johnson'ın 1648'de Wethersfield'daki cadılık itirafı, kolonilerde türünün ilk örneğiydi. Toplamda, Connecticut'ta 43 büyücülük vakası duyuldu ve bunlardan 16'sı idamla sonuçlandı. Wethersfield, 1648 ile 1668 arasında belgelenmiş dokuz suçlama ve üç idam ile hikâyenin başladığı yerdir.

Hadis eleştirisi, İslam peygamberi Muhammed'in söz, eylem, sessiz onaylarından oluşan ve kanonlaştırılmış İslamî literatür türünün eleştirisidir.