İçeriğe atla

Safevi ordusu

Safevi Ordusu
Çaldıran Muharebesinde Şah İsmail ve Safevi ordusu, Tarikh-i Jahangusha-yi Khaqan Sahibqiran (Sahipkıran Han'ın Dünya Fethinin Tarihi), 1680'ler
Kuruluş1501
Lağvediliş1736
Birimler
  • Kızılbaşlar
  • Qorçubaşı
  • Gulamlar
  • Topçular
  • Tüfekçiler
KarargâhTebriz, Kazvin, İsfahan

Safevi İmparatorluğu'nun ordusu, 1501-1736'da varlığını sürdürmüş olan Safevi İmparatorluğu'nun ordusunu anlatır. Safevi ordusunun temeli devletin kuruluşundan önce Türkmen Kızılbaşlar tarafından atılmıştır. 1499'da, Safevi tarikatının genç lideri İsmail, iktidarı ele geçirmek için Lahican'dan ayrılıp Erdebil'e gitti. 1500 yazında; Anadolu, Suriye ve Kafkasya'nın yerel Türkmen kabilelerinden oluşan yaklaşık 7.000 Kızılbaş, İsmail'in etrafında birleşti ve 30.000 kişilik Akkoyunlu ordusunu Şerur Meydan Muharebesinde yendi. Bu olay Safevi Devleti ve Safevi ordusunun kuruluşu olarak kabul edilir.[1][2][3] Safevi tarikatı zamanından beri var olan ordu sistemi; devletin kuruluş sürecinin başlamasına, devletin kurulmasına, güçlenmesine ve yayılmasına paralel olarak zamanla reformize edilmiştir. Safevi ordusunda Şah Abbas I döneminde köklü bir reform yapılmıştır. Yıllar içinde yapılan ordu reformlarının temel amaçları: Kızılbaş emirlerinin keyfî davranışlarını önlemek, tek merkezden yönetilen güçlü bir ordu oluşturmak ve kaybedilen toprakları geri almaktı.[4]

Genel özellikler

İlk Safevi şahları döneminde ortada düzenli bir ordu yoktu. Savaş sırasında ordu, eyalet hakimleri ve icra memurlarından oluşan ayrı, düzensiz feodal birimlerden (birliklerden) oluşuyordu. Birlikler, askerleri bizzat toplayıp savaşa yönlendiren Türkmen emirlerinin süvari birliklerinden oluşan bir gruptan ibaretti. Toplanan bu ordunun tedariki ve bakımı, onları getiren emirler tarafından sağlanırdı. Bu, kabile reislerinin ve çeşitli emirlerin savaş sırasında bile serbestçe hareket etmelerini mümkün kıldı. Şah ordunun komutanı olarak kabul ediliyordu, eğer şah herhangi bir nedenle orduya katılmazsa, adı verilen Kızılbaş emirlerinden biri şah tarafından komutan olarak atanıyordu. Kızılbaş veya Safevi ordusu başlangıçta bu özellikleriyle kendisinden önce bölgeye hakim olan Akkoyunlu devletinin ordusuna benziyordu.[4]

Savaş sırasında Safevilerin topladığı ordu sayısı hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Sayının feodal emirlerin savaşa katılım derecesine bağlı olarak dinamik olduğu varsayılabilir. Bu az sayıda kaynak tarafından da doğrulanıyor. İtalyan gezgin ve diplomat Alessandri, Safevi ordusunun mevcudunun savaş sırasında 60.000 kişiye ulaştığını belirtmiştir. Bu konuda dönemin Venedik'in Halep elçisi Minadoi de bilgi vermektedir. Minadoi, farklı eyaletler tarafından savaşa gönderilen feodal birliklerin sayısını belirtmiştir. Örneğin İsfahan vilayetinden 8.000, Kaşan - 4.000, Sava - 1.000, Sultaniye - 1.000, Kazvin - 12.000, Erdebil - 1.000, Şiraz - 8.000, Tebriz - 4.000, Kum - 2.000, Gence 4.000 olmak üzere orduya bu mevcudiyetlerde atlı vermektedirler. Bu listede eksikler bulunmaktadır çünkü Safevilerin Horasan, Şirvan, Meşhed, Kirman vb. bir dizi önemli bölgesini kapsamamaktadır. Minadoi, "Safevilerin savaşa 60.000 kadar süvari gönderebileceği" görüşünü dile getirerek, tüm vilayetlerin emirlerinin birlikte hareket etmesi halinde Safevilerin savaşa 130.000 kişilik bir ordu gönderebileceğini varsayımında bulunmuştur.[4]

Safevi İmparatorluğu'nun erken tarihinde orduda, Türklerin yanı sıra bulunan diğer etnik grup Gürcülerdi. Çeşitli Venedikli tüccarların anılarında bununla ilgili bilgiler bulunmaktadır. Venedikli tüccar Morati Augurioto'da Gürcü askerlerin özellikle Tebriz'de bulunduğunu yazdı.[4]

Kaynakça

  1. ^ Roger M. Savory, Encyclopaedia of Islam, "Safawids", Online Edition, 2005
  2. ^ Sümer, Faruk (1976). Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü. Ankara
  3. ^ Woods, J. E. (1976). The Aqquyunlu: Clan, Confederation, Empire. Minneapolis and Chicago.
  4. ^ a b c d Zandiyeh, Hassan (1 Ocak 2022). "Floor, Willem. Safavid Government Institutions". Journal of Safavid Studies. 11 Eylül 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Eylül 2024. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Akkoyunlular</span> Doğu Anadolu’nun Türkmen kabilesi ve Müslüman hanedanı

Akkoyunlular veya Bayındırlılar, 14. yüzyılda Oğuz Türkleri'nden Bayandurlu Hanedanı'nın kurmuş olduğu bir devletti. Horasan'dan Fırat'a ve Kafkas Dağları'ndan Umman Denizi'ne kadar uzanan topraklarda egemen olmuşlardır. Akkoyunlular, Azerbaycan halkının oluşumunda önemli bir rol oynamasının yanı sıra Azerbaycan devletçilik tarihinde de önemli yere sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Safevîler</span> 1501–1736 arasında İranda varlığını sürdürmüş devlet

Safevî İmparatorluğu, Safevîler veya Safevî Devleti, 1501 ve 1736 yılları arasında varlığını sürdürmüş, sıkça modern İran tarihinin başlangıcı olarak kabul edilen, İran tarihindeki en önemli hanedanlıklardan biri olan Türk kökenli Safevi Hanedanı tarafından yönetilmiş devlet. Bugünkü İran, Azerbaycan, Ermenistan, Irak, Afganistan, Türkmenistan ve Türkiye'nin doğu kesiminde varlığını sürdürmüş, Şiî Onikiciliği resmî mezhep olarak kabul etmiş ve İran'ın varisi olduğu Safevî Hanedanı'nın devletidir.

<span class="mw-page-title-main">Çaldıran Muharebesi</span> I. Selim ve I. İsmail arasındaki askeri muharebe

Çaldıran Muharebesi, Osmanlı padişahı I. Selim ile Safevi hükümdarı Şah İsmail arasında 23 Ağustos 1514'te, günümüzde İran sınırları içinde yer alan Maku şehri yakınlarındaki Çaldıran Ovası'nda yapılan meydan muharebesidir. Muharebe, Osmanlı imparatorluğu'nun kesin zaferiyle sonuçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">İran-Osmanlı savaşları</span> 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar İran ve Osmanlı arasında süren bir dizi savaş

İran-Osmanlı Savaşları, 16 ilâ 19. yüzyıl arasında Osmanlı İmparatorluğu ile İran'da otoriteyi elinde bulunduran birbirinin devamı niteliğindeki çeşitli hanedanlar arasında gerçekleşmiştir. Osmanlılar ile İran arasındaki ilk savaş 1514 Çaldıran Muharebesi'dir. Son savaş ise 1821-1823 Osmanlı-İran Savaşı'dır.

<span class="mw-page-title-main">Karakoyunlular</span> 1380-1469 yılları arasında bugünkü Doğu Anadolu Bölgesi, Güney Kafkasya, Azerbaycan ve Kuzey Irak topraklarında egemenlik sürmüş Oğuz Türklerinin kurduğu bir devlet

Karakoyunlular ya da Karakoyunlu Devleti, başkenti Tebriz olan ve 1380-1469 yılları arasında bugünkü Doğu Anadolu Bölgesi, Güney Kafkasya, Azerbaycan ve Kuzey Irak topraklarında egemenlik sürmüş Oğuz Türklerinin kurmuş olduğu bir devlettir.

Şeyh Haydar,, Safeviye Tarikatından Şeyh Cüneyd'in oğludur. Babası savaşta öldüğünde henüz doğmamış olan Haydar, babası ölünce annesi Hatice Begüm Akkoyunlu Devleti'ne gittiği için Akkoyunlu sarayında doğdu. Dokuz yaşına kadar burada büyüyen Haydar, dayısı Uzun Hasan'la birlikte tarikatın merkezi Erdebil'e geldi ve tarikatın başına geçti. Küçüklüğünde Türkçe'den başka Arapça ve Farsçayı da öğrenen Haydar, dönemin ünlü bilgini Ali Kuşçu'dan da dersler almıştır.

<span class="mw-page-title-main">I. İsmail</span> Safevî Devletinin kurucusu ve ilk hükümdarı

I. İsmail, bilinen adıyla Şah İsmail veya tam unvanıyla Ebu'l-Muzaffer Bahadır el-Hüseynî, Safevî Tarikatı'nın lideri, Safevî Devleti'nin kurucusu ve ilk hükümdarıdır. Alevilik ve Bektaşilikte Yedi Ulu Ozan'dan birisi olarak kabul edilir.

Şahkulu İsyanı, 1511 yılı Nisan ayında, Şah İsmail'i kurtarıcı olarak kabul eden Şahkulu önderliğindeki Kızılbaşlar tarafından II. Bayezid yönetimindeki Osmanlı İmparatorluğu'na karşı gerçekleştirilmiş bir isyandır. Bu isyan, Antalya, Manisa, İzmir, Karaman, Mersin, Konya, Kırşehir, Tokat, Amasya, Yozgat ve Çorum'a yerleşen Aleviler tarafından başlatıldı. Şahkulu Baba isyanı, Anadolu'da Osmanlı'ya karşı yapılan ilk büyük dini isyanlardan biridir. Şahgulu Baba isyanının ortaya çıkışı her ne kadar öncelikle Safevi mezhebinin Osmanlı topraklarına yerleşen Şiiler üzerindeki etkisi ile ilişkilendirilse de, aynı zamanda derin toplumsal kökenlere de sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">I. Abbas</span> 5. Safevi hükümdarı

I. Abbas veya Büyük Abbas, Safevi Hanedanlığının beşinci hükümdarı olan Şah Abbas, Safevi Hanedanı'nın en güçlü hükümdarı olarak gösterilir. Şah Muhammed Hüdabende'nin üçüncü oğludur. 3 Ekim 1587 tarihinde Türkmen şeflerinin desteklediği bir askerî darbe ile 17 yaşında tahta geçip 1629 yılına kadar 42 yıl hükümdar olarak kalmıştır. Hükümdar olduğu tarih Safevi Devleti açısından zorlu bir dönemdir. İçeride Türkmen aşiretleri arasındaki kanlı çatışmalar, doğuda Özbek akınları, batıda ise Osmanlı İmparatorluğu'nun baskısı altındaydı. Bu durumun kaçınılmaz sonucu olarak ülke ekonomik olarak da çözülmektedir. Tarımsal ve endüstüriyel üretim düşerken ticaret de çökmüştür.

Kızılbaş, eski dinî inanış ve kültürleri ile İslamiyeti kendilerine has bir şekilde birleştirip Şiilik'ten etkilenen Safevi Tarikatı müridleri için kullanılan terim.

Safevi Tarikatı, Safiyüddin Erdebilî tarafından Erdebil kentinde kurulmuş bir sufi tarikattır. Erdebil, Hazar Denizi’nin güney batı kıyısında, günümüzde İran’ın kuzey batı bölgesinde yer alan bir kenttir.

Muhammed Hüdabende veya Hudabende, Muhammed Şah, Sultan Muhammed, 1578 ve 1587 yılları arasında hükümdarlık yapmış Safevî Devletinin 4. şahı.

<span class="mw-page-title-main">Elkas Mirza</span> İranlı şair

Elkas Mirza, Safevi şahzadesi ve Şirvan Beylerbeyi, Şah Tahmasb'a karşı isyanın lideri. Elkas Mirza, Şah İsmail'nin hayatta kalmış dört oğlundan biridir.

Pül-i Şikeste Muharebesi ya da Serav Muharebesi, Kırıkköprü Muharebesi, 1603-1612 Osmanlı Safevi Savaşı'nda bir evre. Muharebe Safevi ordusunun galibiyetiyle sonuçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Tebriz Kuşatması (1603)</span>

Tebriz Kuşatması, 1603-1612 Osmanlı Safevi-Savaşı'nda bir evre. Kuşatma Safevi ordusunun başarısıyla ve Tebriz'in 18 yıl sonra tekrar Safevilerin idaresine geçmesiyle sonuçlanmıştır.

Şerur Muharebesi - Akkoyunlu sultanı Elvend Mirza ile Safevi şeyhi İsmail arasında Ağustos 1501'de, günümüzde Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan Şerur şehri yakınında yapılan savaş. Savaş Safevi ordusu'nun kesin zaferiyle sonuçlandı. Savaş İsmail'in kendini şah ilan etmesi itibariyle Safevi Devleti'nin kuruluşu olarak bilinmektedir.

Alemşah Halime Begüm, Safevi Devleti'nin kurucusu Şah İsmail'in annesi.

Sultan Ali, Safevi Tarikatı şeyhidir. Şah İsmail'in abisidir.

Ustaclu Muhammed Han, Türkmen komutan, Safevilerin Diyarbekir valisi. Şah İsmail'in Anadolu ve Mezopotamya'daki fetih ve genişlemelerinde kilit rol oynamıştır. Şah İsmail, Dulkadiroğlu Alâüddevle Bey'in üzerine yürürken Diyarbekir Valisi Emir Bey şehri Şah'a teslim etti. Bunun üzerine Şah Diyabekir valiliğine Ustaclu Muhammed Han'ı getirdi. Ustaclu Muhammed Han, Ulaş Bey'in kardeşi Mirza Bey'in oğlu ve Şah İsmail'in kız kardeşlerinden birisinin kocasıydı. Adı bilinmeyen bir yazarın "Tarih-i Kızılbaşan" adlı eserinde kendisi hakkında kısa bilgi verilmektedir:

I. Tahmasb'ın Gürcistan seferleri - Safevi imparatorluğunun ikinci hükümdarı I. Tahmasb'ın Günümüz Gürcistan topraklarında bulunan Kartli ve Kaheti krallıklarının topraklarına yaptığı seferler olarak bilinir.