İçeriğe atla

Safahat (1911)

Safahat, milli şair Mehmet Akif Ersoy’un ilk şiir kitabının adıdır.

İlk baskısı 1911 yılında İstanbul’da yapılan eser, 1918 ve 1928 yıllarında tekrar basıldı. Şairin 1911-1933 yılları arasında yazdığı tüm şiirler “Safahat” adı altında yedi ciltlik kitapta toplandığından beri ayrı bir kitap olarak değil, Safahat külliyatının ilk bölümü olarak basılır.

Mehmet Akif’in 1908-1910 yılları arasında Sırât-ı Mustakim’de çıkmış şiirlerden dördü dışında hepsi bu eserde yer alır. Toplam 44 şiir içerir. Eserde Türk toplumunun sosyal ve siyasi sarsıntıları, bu sarsıntılar karşısında insanların tavrı, toplumun çöküntü sebepleri günün olayları ile birlikte ele alınmıştır.[1]

Şiirler

Eser, önsöz sayılabilecek on mısralık bir manzume ile başlar. Bu girişten sonra eserde yer alan manzumelerin bazısı şunlardır:[2]

  • Fatih Camii; Fatih Camii’nin şaire ilham ettiği duygular, camiyle ilgili olarak çocukluğuna dair bir hatırası ve bir sabah namazı esnasında camide toplanan cemaatin Allah’a yakarışının anlatıldığı şiirdir
  • Hasta; yatılı bir okulda vereme yakalanan bir çocuğun, hastalığının geç teşhis edilmesi yüzünden tedavi edilemeyişi ve bulaşma ihtimali nedeniyle okuldan uzaklaştırılışını anlatan manzum hikâyedir.
  • Tevhid yahud Feryad; şairin alemi, üzerinde milyarca oyun sahnelenen bir sahneye benzettiği; fakir, sakat, mahkûm, esir kimselerin sorunlarına çare aradığı şiirdir.
  • Küfe; babasının altında öldüğü küfeyi tekmeleyen fakat sonra evine, anasına, kardeşine bakmak için onun altına giren Hasan adlı çocuğun hikâyesini anlatan manzumedir.
  • Hasır; beş aydır hasta yatan kimsesiz bir hasta kadının hikâyesini anlatan manzum hikâyedir.
  • Meyhane; Bir meyhanede yaşanan trajik bir olayın anlatıldığı manzum hikâyedir.
  • Bayram; bir bayram gününde insanları mutlu eden olayları betimler ve bir küçük yetim kızın salıncakta sallanma arzusu anlatılır.
  • Selma; Mehmet Akif’in kızkardeşinin dört yaşında ölen kızını ve bu ölümle geride kalan acıyı konu alan şiirdir.
  • Seyfi Baba; yoksul bir insanın şahsında toplumsal fakirliği ve geri kalmışlığı anlatan bir şiirdir.
  • İstibdad; II. Abdülhamit dönemindeki baskı ortamını anlatan bir şiirdir. Kocasını tutuklamak isteyenlere direnmeye çalışan bir kadının şahsında insanların gördükleri baskı ve yaşadıkları çaresizlik anlatılır.
  • Hürriyet; İstibdad şiirinin devamı olan şiirdir. Önceki şiirde anlatılan olaydan iki gün sonra, meşturiyetin ilan edilişi hikâye edilir. Meşturiyetin ilanı ile istibdat devrinde evlerinden alınıp götürülen insanların artık hürriyetlerine kavuşmuş olacakları hissettirilir.
  • Kocakarı ile Ömer, idarecilere yöneticiliğin nasıl olması gerektiğini anlatan bir hikâyeyi konu edinen şiirdir. İslam halifesi Ömer devrinde geçmiş bir olay, İslam peygamberinin amcası Abbas’ın ağzından anlatılır.
  • Mahalle Kahvesi, şairin aile hayatını parçalayan ve insanları tembelliğe sevkeden bir unsur olarak gördüğü kahvehaneleri betimlediği bir şiirdir.

"Bir Gece" "Gitme Ey Yolcu"

Kaynakça

  1. ^ "Mehmet Akif Ersoy Hayatı ve Eserleri, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Merkezi web sitesi, Erişim tarihi:18.060.2011". 12 Şubat 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Haziran 2011. 
  2. ^ Mehmet Demirbaş, Mehmet Akif Şiirlerinde Realizm, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, 2009

İlgili Araştırma Makaleleri

Türklerin Anadolu'ya geldikten sonra edebiyatları iki gruba ayrılmıştır. Arapça ve Farsçayı çok iyi bilen aydınların oluşturduğu "Yüksek Zümre Edebiyatı" ve İslam öncesinden gelen sözlü bir "Halk Edebiyatı". Anadolu'ya göç eden Türkler arasında aynı ayrım devam etti. Medrese eğitimi gören aydın kesim Arap ve Fars edebiyatlarının tesirini devam ettirirken, halk yine saz şairleri aracılığıyla halk edebiyatını devam ettirdi. Dolayısı ile Anadolu Türk Edebiyatı iki grupta incelenmektedir. Bu gruplardan biri halk edebiyatıdır.

Tevhit ya da Tevhid, Türk ve İslam edebiyatında Allah'ı, yaratılış ve kainatın aslı gibi unsurları bir arada yorumlayan manzum –mensur edebî tür.

Epik şiir; kahramanlık, yurt sevgisi gibi liriklik bildiren şiirdir. Epik şiirler oluşum tarihlerine göre "doğal epik" ve "yapay epik" olarak ikiye ayrılır. Aynı anlamda hamasi şiir, kahramanlık şiiri, destansı şiir adında da kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Mustafa Asım Köksal</span>

Mustafa Asım Köksal, İslam tarihi yazarı, şair, mutasavvıf.

<span class="mw-page-title-main">Hacı Bayrâm-ı Velî</span> Türk mutasavvıf ve şair

Hacı Bayrâm-ı Velî, Türk mutasavvıf ve şair. Safevî tarikatı büyüklerinden Hoca Alâ ad-Dîn Ali Erdebilî'nin öğrencilerinden olan Şeyh Hamid-i Veli'nin öğrencisi ve Bayramiyye tarikatının kurucusudur. Türbesi, Ankara'da Hacı Bayram Câmii'nin bitişiğinde bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Mehmet Âkif Ersoy</span> Türk şair, veteriner hekim, öğretmen ve siyasetçi

Mehmed Ragîf, daha sonra Mehmet Âkif Ersoy, Türk şair, veteriner hekim, öğretmen ve siyasetçidir.

<span class="mw-page-title-main">Mehmet Akif Ersoy Müze Evi</span> Mehmet Âkif Ersoyun Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankarada oturduğu, günümüzde müzeleştirilmiş ev

Mehmet Âkif Ersoy Müze Evi, Ankara'nın Altındağ ilçesinde bulunmaktadır. Mehmet Âkif Ersoy'un Türk Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankara'da ikamet ettiği ve İstiklâl Marşı başta olmak üzere çok sayıda şiirini yazdığı müzeye dönüştürülmüş Ankara evidir. Hacettepe Üniversitesi Merkez Kampüsü'nün sınırları içinde yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Mithat Cemal Kuntay</span> Türk yazar, şair ve hukukçu

Mithat Cemal Kuntay, Türk yazar, şair ve hukukçu. Yazdığı vatanseverlik şiirleri onu Türk edebiyatının en tanınmış hamaset şairlerinden birisi yaptı. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılış dönemini konu edinen, Üç İstanbul (1938) adlı ilk ve tek romanı ile ünlendi. Biyografi yazarlığı yönüyle de tanındı.

<span class="mw-page-title-main">Zağnos Paşa Camii</span> Balıkesirde bir cami

Zağnos Paşa Camii veya Balıkesir Ulu Camii, Türkiye'nin Balıkesir şehir merkezinde bulunan15. yüzyıl yapısı cami.

Manzum hikâye, Nazım şeklinde yazılan hikâyelere denir. Manzum hikâyelerin öykülerden tek farkı şiir biçiminde yazılmış olmalarıdır. Bu tür hikâyelerde didaktik şiir özelliği görülür. Hikâyede bulunan bütün özellikler manzum hikâyede de bulunur.

Safahat , Mehmet Âkif Ersoy'un 1911-1933 yılları arasında yayımladığı yedi şiir kitabındaki şiirleri bir araya getiren eserdir.

Abbas Halim Paşa, Osmanlı Devlet adamı, Mısır prensi.

Süleymaniye Kürsüsünde, Mehmet Akif Ersoy’un şiir külliyatı Safahat’ın bir tek uzun manzumeden oluşan ikinci kitabının ve bu kitapta yer alan uzun manzumenin adıdır. Eser, ilk defa 1912’de Sebilürreşad’da dokuz bölüm hâlinde tefrika edilmiş, aynı yılın eylül ayında kitap olarak basılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Tâhirü'l-Mevlevî</span>

Tâhirü'l-Mevlevî, şair, yazar, Mevlevî Dedesi, mutasavvıf, gazeteci, müderris, mesnevîhân ve edebiyat tarihçisi.

Asım, Mehmet Akif Ersoy’un şiir külliyatı Safahat’ın altıncı kitabının adıdır. 1924 yılında basılmıştır.

Fatih Kürsüsünde, Mehmet Akif Ersoy’un şiir külliyatı Safahat’ın dördüncü kitabının adıdır. 1692 dizelik tek bir manzumeden oluşan eser, 27 Haziran 1913 - 10 Temmuz 1914 tarihleri arasında Sebilürreşad dergisinde tefrika edildikten sonra 1914 yılında kitap olarak basılmıştır.

Çanakkale Şehitlerine, Mehmet Âkif Ersoy'un Çanakkale Savaşı'nda hayatını kaybeden askerlere seslenme şeklinde yazdığı şiiri.

<i>Hakkın Sesleri</i> Safahatı oluşturan kitaplardan üçüncüsü

Hakkın Sesleri şair Mehmet Âkif Ersoy'un Safahatını oluşturan kitaplardan üçüncüsüdür. 1913 yılının ilk aylarında Balkan Harbi yenilgisi günleri içerisinde kaleme alınan ve 10 şiirden ibaret olan Hakkın Sesleri aynı yılın Haziran ayında İstanbul'da Sebilürreşad Kütüphanesi'nin 7 nolu kitabı olarak yayımlanmıştır. Hakkın Sesleri Akif'in bazı ayetlere manzum yorumunu yaptığı şiirlerden meydana gelir. Balkan Savaşı yıllarında yazılan bu şiirlerde Akif umutsuzlukla çırpınır, öfkeyle haykırır, çaresizlikle ağlar. Fakat umudunu kaybetmez; halkın silkinerek üzerindeki ölü toprağı atacağına dair inancını korumaya başlar.10 şiir, 482 mısra.Sekiz ayet ve bir hadisin açıklaması ile milletin düştüğü felaketlerden kurtulma yollarını göstermeye çalıştı. Ayetlerden ve bir hadisten hareket eden Akif coşkulandırmaya, umutlandırmaya çalışmıştır.Nurettin Topçu'nun Akif'in şiirinde bulduğu isyan ve iman en yoğun şekilde görüldüğü eser Hakkın Sesleri'dir.


Safahat'ın 5.kitabı olan Hatıralar Birinci Dünya Savaşı sırasında Mehmet Âkif Ersoy'un yaptığı seyahatlerdeki gözlemleri anlatılmaktadır. 10 şiir, 1314 mısra olmak üzere yayınlanmıştır. Tamamı 10 şiirden meydana gelen Hatıralar'daki şiirlerden dördü bazı ayet ve hadislerin manzum yorumudur. Bu yönüyle Safahat'ın üçüncü kitabı olan Hakkın Sesleri'ndeki şiirlere benzer. Kitap'daki en önemli ve bir bakıma kitaba adını veren şiir Berlin Hatıraları'dır. Âkif'in Birinci Dünya Savaşı sırasında yaptığı Berlin seyahati'nin izlenimlerini yansıtan bu şiir, onun İslâm dünyası ile Batı'yı gözlemlerine dayanarak karşılaştırmış olması dolayısıyla önemlidir.. Kitaptaki Necid Çöllerinden Medineye ve El-Uskur'da şiirleri de Âkif'in Arabistan ve Mısır seyahat izlenimlerinin ürünüdür. Bu şiirlerin tamamın ortak noktası, bizim için bir felaketle sonuçlanan Birinci Dünya savaşı yıllarında kaleme alınmış olmaları ve bu yüzden Balkan Savaşı'nın acılarını yansıtan Hakkın Sesleri'ndeki şiirler gibi hüzün ve karamsarlığın şiirlerde egemen olmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Bülbül (şiir)</span>

Bülbül, Mehmet Âkif Ersoy'un Bursa'nın 1920 yılı Temmuz ayında işgal edilmesi üzerine yazdığı mesnevi düzenindeki şiir.