İçeriğe atla

Sabuniye Höyüğü

Arkeolojik Höyük
Adı:Sabuniye Höyüğü
il:Antakya
İlçe:Samandağ
Köy:Sutaşı
Türü:Höyük
Tahribat:
Tescil durumu:
Tescil No ve derece:
Tescil tarihi:
Araştırma yöntemi:Kazı

Sabuniye Höyüğü, Antakya il merkezinin 20 km. güneyinde Samandağ İlçesi Sutaşı Beldesi'nde, Asi Nehri Deltası'nın kuzeyinde, ırmağın 1 km. batısında, kıyı şeridinden 5 km. içeride yer alan bir höyüktür. Saman Dağı'nın batı uzantısı olan Hisallıtepe üzerindedir. Tepe, ova seviyesinden 30 metre yükseklikte olup, 120 x 80 metre boyutlarındadır.[1][2][3]

Kazılar

Höyük ilk kez 1936 yılında bölgede British Museum adına faaliyet gösteren[4] İngiliz arkeolog Sir Leonard Woolley tarafından saptanmıştır. Woolley, Al Mina kazısı sırasında höyükte deneme amaçlı üç sondaj çalışması gerçekleştirmiştir. Bu çalışmalar sonucunda höyüğün Orta Tunç Çağı'nda, Al Mina'da faaliyet gösteren Yunan yerleşimciler ve tüccarlar tarafından iskan edildiği ileri sürülmüştür. Ancak günümüzde bu tespitler tartışmalı durumdadır. Daha sonra Antioch Projesi[not 1] çerçevesinde 1999, 2001-2004 yıllarında höyükte yüzey toplamaları yapılmış, değerlendirilmiş ve topografyası çıkarılmıştır.[1][5] Höyük ve civarında yapılan yüzey çalışmalarının yanı sıra, delta ovasında Hatice Pamir başkanlığında 2002 Eylül ayına kadar 12 sondaj çalışmasıyla ovanın alüvyal jeomorfolojisi değerlendirilmeye çalışılmıştır.[6] Kazı çalışmaları ise yine Hatice Pamir başkanlığında 2008 yılında başlatılmıştır.[5]

Tabakalanma

Höyükte 2004 yılında güneydoğu ve güneybatı kesitlerinde yapılan çalışmalar sonucunda Geç Tunç Çağı II, Demir Çağı I – II, Akamenid Dönemi ve Helenistik Dönem içine giren çeşitli tabakalar tanımlanmıştır.[7]

Buluntular

Höyükte 2004 yılında yapılan yüzey çalışmalarında beyaz, yumuşak kireçtaşından bir silindir mühür bulunmuştur. MÖ 14. yüzyıla tarihlenen ve bir Mitanni mühürü olduğu ileri sürülmektedir. Diğer buluntular da önemli miktarda Geç Tunç Çağı II'ye tarihlenen Kıbrıs beyaz astarlıları, Yuvarlak Dipliler ve Geç Miken seramiğidir. Tüm bu buluntular yerleşmenin Doğu Akdeniz ticaretinde önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir.[1] Kazılarda ortaya çıkan mühürlerden biri ise yerleşimin dış dünyayla ilişkilerini göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Kireçtaşı skarab mühür üzerine, kanatlarını açmış bir skrabble ve bir kartuş içinde III. Tuthmosis'in ilk adı olan Mn-hpr-r kazınmıştır.[8]

Sabuniye, Hatay ve civarında Miken buluntusu veren Tell Tayinat Höyüğü ile birlikte iki yerleşmeden biridir. Miken seramiklerinin LH III C dönemine ait mallar olduğu belirtilmektedir. Kilikya Bölgesi'ndeki birçok höyükte olduğu gibi burada da WS II, BR II,[9] ve Miken malları birlikte bulunmuştur. Bu durum, Miken mallarının Kıbrıs çıkışlı olduğunu göstermektedir.[10]

Değerlendirme

Yukarı Asi Vadisi, Amik Ovası ile Asi Nehri Deltası arasındaki doğal bağlantıdır. Asi Deltası ise Amik Ovası'nın Doğu Akdeniz'e açılan geçididir. Diğer deyişle Amik Ovası ile Ege ve Akdeniz kültürleri arasında bir bağlantı noktası olarak görülmektedir.[1] Derinleştirilen çalışmalar yerleşmenin, Akdeniz ve Ege kültürleriyle Amik Ovası ve Batı Suriye'nin iç kesimlerdeki yerleşmeler arasında, nehir taşımacılığına da dayanan ilişkilerde bir antrepo görevi taşıdığını göstermektedir.[6]

Ovada yapılan sondajlardan 15 metre derine inen üç sondajdan, eski ova düzeyinin bugünkü deniz seviyesinden 10 metre kadar daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Sondaj profillerinde denizsel organik buluntuya rastlanmamıştır. Dolayısıyla kıyının bu noktalara kadar uzanmamış olduğu, yerleşmenin bir kıyı yerleşimi olmadığı, bununla birlikte günümüze göre kıyıya daha yakın bulunduğu anlaşılmaktadır.[11]

Notlar

  1. ^ Antioch Projesi, Antakya Mustafa Kemal Üniversitesi'nden Hatice Pamir ile Alman Halle-Wittenberg Martin-Luther Üniversitesi'nden Gunnar Brands tarafından yürütülen, Tunç Çağı – Bizans Dönemi arasındaki Asi Nehri Vadisi ve çevresi yerleşimlerinin saptanmasını amaçlayan çalışmadır. [1] 6 Temmuz 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

Kaynakça

  1. ^ a b c d Hatice Pamir, Gunnar, Brands, Asi Deltası ve Asi Vadisi Arkeoloji Projesi: Samandağ ve Antakya Yüzey Araştırmaları 2004 5 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. ANMED 2005-3
  2. ^ "Arkeoloji Haberleri". 18 Aralık 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Temmuz 2012. 
  3. ^ 32. Kazı Sonuçları Toplantısı (2010) Cilt 4, Sh.: 299-300
  4. ^ Arodergi (2010)[]
  5. ^ a b "Current Archaelogy In Turkey". 6 Temmuz 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Temmuz 2012. 
  6. ^ a b Ertuğ Öner, Asi Delta Ovası'nda Alüvyal Jeomorfoloji ve Paleocoğrafya Araştırmaları 4 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Ege Coğrafya Dergisi (2008) Sh.: 6
  7. ^ 32. Kazı Sonuçları Toplantısı, Sh.: 300
  8. ^ 32. Kazı Sonuçları Toplantısı, Sh.: 302
  9. ^ Araştırma Sonuçları Toplantısı Cilt 2 (2006) 197-418
  10. ^ Umut Bilen, Anadolu'da Miken Buluntu Merkezleri 20 Şubat 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Adnan Menderes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arkeoloji Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi
  11. ^ Ertuğ Öner, Sh.: 7,10

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

Oylum Höyük, Kilis ilinin 7 km. doğu güneydoğusunda Oylum köyü yakınlarında yer alan bir höyüktür. Oylum Höyük doğu - batı yaklaşımlarında Fırat Vadisi - Amik Ovası, kuzey – güney yaklaşımlarında ise Anadolu Platosu ile Kuzey Suriye ulaşım hatları üzerinde bulunmaktadır. Öte yandan Holosen devirde Kilis Ovası'nın ılıman, dolayısıyla flora ve fauna yönünden zengin doğasında bölgenin insan yerleşimi açısından elverişliliği yüksekti.

Üçtepe Höyük Diyarbakır il merkezinin 40 km. güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Bismil ilçesine 10 km. mesafedeki eski adı Kerh ya da Kerh-i Dicle olan Üçtepe köyündedir. Göksu Çayı'nın batı kıyısında ovaya hakim durumdaki höyük 200 x 180 metre genişlik ve 44 metre yükseklikteki doğal bir tepedir.

Domuztepe Höyüğü, Osmaniye il merkezinin 35 km. güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Günümüzde Aslantaş Barajı kıyısında yer alan höyüğü tarihöncesi yerleşim katları su altında kalmıştır.

Bakla Tepe Höyüğü, İzmir il merkezinin 30 km. güneyinde, Menderes (Cumaovası) ilçesinde, Tahtalı Barajı nedeniyle terk edilen Bulgurca Çiftlik Köyü'nün hemen yakınında yer alan bir Höyüktür. Yıllardır bakla yetiştirilen bir alan olduğundan Köy'de Bakla Tepe olarak bilinmekteydi. Tarihöncesi bir yerleşimin höyükten köy altına kadar uzandığı, sapılan sondalardan anlaşılmaktadır.

Çine Tepecik Höyük, Aydın İl merkezinin güneyinde, Çine İlçesinin 5 km. batısında, Karakollar Köyü'nün 3 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Çine Çayı'nın 1 km. doğusunda bulunan höyük 120 x 40 metre boyutlarında olup 9 metre yüksekliktedir.

<span class="mw-page-title-main">Demircihöyük</span>

Demircihöyük, Bilecik il merkezinin yaklaşık olarak 25 km. batısında, Çukurhisar ilçesinin kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Eskişehir Ovası'nın batı kenarındaki höyük 80 metre çapında, 5 metre yüksekliktedir. Yerleşim gördüğü dönemlerde genişlik ve yüksekliğinin çok daha fazla olduğu yapılan sondajlardan anlaşılmaktadır. Buluntular Eskişehir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.

Harmanören - Göndürle Höyük, Isparta İl merkezinin yaklaşık 27 km. kuzeydoğusunda, eski adı Göndürle olan Harmanören Köyü'nün güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Köyün 1 km. kadar doğusunda, Tavşanlıtepe'nin güney eteklerinde, arkeoloji literatüründe Göndürle Tunç Çağı mezarlığı olarak geçen bir mezarlık bulunmaktadır. Göndürle Höyüğü ise mezarlığın 250-300 metre güneydoğusundadır. Harmanören Köyü yakınlarında ikinci bir höyük daha vardır ve diğeriyle karışmaması için Göndürle I olarak adlandırılmıştır. Esasen mezarlığın Göndürle I Höyüğü'ne ait olduğu kabul edilmektedir. Esas höyük 150 x 100 metre boyutlarındadır.

Küllüoba Höyüğü, Eskişehir İl merkezinin 35 km. güneydoğusunda, Seyitgazi İlçesi'nin 15 km. kuzeydoğusunda, Yenikent Köyü'nün 1.300 metre güneyindedir. Tepe, 300 x 150 metre ölçülerinde, 10 metre yükseklikte bir tepedir. Frigya dağlık bölgesinin kuzeyinde, yukarı Sakarya ovalarının batısında yer almaktadır. Ankara, Konya ve Afyon civarından gelen tüm doğal ulaşım hatları Küllüoba'nın bulunduğu bölgede birleşmektedir ve buradan batıya, Eskişehir, İznik, İnegöl ovalarına uzanır. Bu batıya giden yollar, Kuzey Ege, Güney Marmara, dolayısıyla Balkanlar'a devam eder.

İmikuşağı Höyüğü, Elazığ İli, Baskil İlçesi, İmikuşağı Köyü'nün kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Fırat'ın doğu kıyısındadır. Tohma Çayı'nın Fırat'a döküldüğü bölgenin karşısındadır. Nehir yatağından 38 metre yüksekteki höyük 200 x 150 metre boyutlarındadır. Ovadan yüksekliği ise 20 metredir.

Tille Höyük, Adıyaman ilinin Kâhta ilçesinin 30 km. doğusunda, Fırat'ın batı tarafında yer alan bir höyüktür. Höyüğün doğu, batı ve güney yamaçlarında eski adı Tille, günümüzde adı Geldibuldu olan küçük bir köy yerleşimi vardır. Fırat'a katılan bir derenin dar vadisindeki yerleşme doğu terasıyla birlikte 200 x 140 metre, 26 metre yüksekliktedir ve üstünde bir düzlük vardır.

Kaman Kalehöyük, Kırşehir İl merkezinin kuzeybatısında, Kaman İlçesi'nin 3 km. doğu-kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Tepe yaklaşık 280 metre çapında olup 16 metre yüksekliktedir.

Tell el Cüdeyde Höyüğü, Antakya İl merkezinin güneydoğusunda, Reyhanlı İlçesi'nin yaklaşık 2 km. güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Tell el Cüdeyde Amik Ovası'nın büyük höyüklerinden biri olarak kabul edilir. Tepe, 370 x 250 metre boyutlarında ve 31 metre yüksekliktedir.

<span class="mw-page-title-main">Tell Tayinat</span>

Tell Tayinat Höyüğü, Hatay il merkezinin doğu – kuzeydoğusunda, Reyhanlı ilçesinin 17–18 km batısında, Asi Nehri'nin 1,5 km doğusunda yer alan bir höyüktür. Tepe, yamaçlar dahil olmak üzere 700 x 500 metre boyutlarında, 15 metre yüksekliktedir. Kazı yapılmadan önce üzerinde Tayinat Köyü bulunmakta idi.

Yassıhöyük, Denizli İl merkezinin güneydoğusunda, Acıpayam İlçe'sinin 8 km. kuzeyinde, günümüzde belde olan Yassıhöyük Köyü'nün hemen kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Höyüğü oluşturan iki tepeden büyük olanı 350 x 200 metre boyutlarında, 14 metre yükseklikte, diğer ise 190 x 150 metre boyutlarında ve 5 metre yüksekliktedir. Kültür toprağı ova tabanından en az 4 metre daha derine uzanmaktadır. Denizli İli, Acıpayam ilçesinin Yassıhöyük Köyü yakınlarındaki aynı adla bilinen höyük, arkeoloji yazınında Yassıhöyük 1 olarak geçmektedir.

Yassıhöyük, Kırşehir İl merkezinin 25 km. kuzeyinde, Karahıdır Köyü'nün güneyinde yer alan bir höyüktür. Tepe, 635x500 metre boyutlarında ve 12-13 metre yüksekliğindedir. Kırşehir'in Kaman İlçesi sınırları içinde olan Kaman Kalehöyük'ün 30 km. kadar doğusuna düşmektedir.

Kilise Tepe Höyüğü, Mersin İl merkezinin batısında, Mut İlçesi'nin kabaca 20–21 km. güneydoğusunda, Silifke'nin 36 km. kuzeybatısında Kışlaköy Köyü'nün 1 km. kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Göksu Nehri üzerinde yapımı planlanan Kayraktepe Barajı su toplama sahası içinde kalacak olan höyük Maltepe Höyüğü olarak da bilinmektedir.

Gavurtepe Höyük, Manisa İl merkezinin güneydoğusunda, Alaşehir İlçesi'nin güneybatısında, Gediz Ovası'nda Sarıkız Çayı'nın batı yakasında yer alan bir höyüktür. Yamaçları oldukça dik ve sarp bir tepedir. Bulunduğu yer olarak, hem batı kesimindeki yerleşimlerle, hem de Hitit topraklarının batı yerleşimleriyle ulaşım sağlayabilecek konumda görünmektedir. Öte yandan Gediz Vadisi üzerinden Balıkesir ve Denizli ulaşımları üzerindedir.

Maydos Kilisetepe Höyüğü, Çanakkale İli sınırları içinde, Gelibolu Yarımadası'nın Çanakkale Boğazı'na bakan tarafında, Eceabat İlçesi içinde yer alan bir höyüktür. Maydos Kale olarak da bilinmektedir. Tepe üzerinde Çanakkale Savaşı sırasında tahrip olan bir Orta Çağ kalesinin kalıntıları vardır. Tepe, 200 x 180 metre boyutlarında ve 33 metre yüksekliktedir. Günümüzde denizden yaklaşık olarak 200 metre ilçeride bulunmaktadır.

Kanlıtaş Höyük, Eskişehir il merkezinin kuzeyinde, Aşağıkuzfındık Köyü'nün 1 km. doğusunda, "Kanlıtaş Mevkii" olarak bilinen yörede yer alan bir höyüktür. Yerleşme, vadinin ortasındaki kayalık bir yükseltinin kuzey yamacındadır. Tepe, 30 metre çapında olup 4 - 7 metre yüksekliktedir.

Aççana Höyük - Alalah, Hatay ili Reyhanlı ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Höyük yerleşiminin tapınaklar bölgesinde bulunması imar tarihini 4000-3000 yıl öncesine uzandığı sanılmaktadır. Arkeolojik bilimsel yüzey ve kazı araştırma heyeti Kazılardan elde edilen buluntular, bölgenin inanç, kültür, yaşam biçimi ve ticaret trafiğine yön veren yerleşim yeri olduğu kanaatini güçlendirmektedir.