
Yıldız, ağırlıklı olarak hidrojen ve helyumdan oluşan, karanlık uzayda ışık saçan, gökyüzünde bir nokta olarak görünen plazma küresidir. Bir araya toplanan yıldızların oluşturduğu galaksiler, gözlemlenebilir evrenin hâkimidir. Dünya'dan çıplak gözle görülebilen yaklaşık 6 bin dolayında yıldız vardır. Dünya'ya en yakın yıldız, aynı zamanda Dünya üzerindeki yaşamın gerçekleşmesi için gerekli olan ısı ve ışığın kaynağı da olan Güneş'tir.

Süpernova, enerjisi biten büyük yıldızların şiddetle patlaması durumuna verilen addır. Bir süpernovanın parlaklığı Güneş'in parlaklığının yüz milyon katına varabilir.

Messier 74, Balıklar takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 30 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunan büyük bir sarmal gökadadır. Pierre Méchain tarafından Eylül 1780 tarihinde keşfedilmiştir. Daha sonra keşfini gökadayı kataloğunda listeleyecek olan Charles Messier'e iletti. Gökada açıkça tanımlanmış iki sarmal kol içerir ve bu nedenle büyük tasarım sarmal gökadaların prototip bir örneği olarak kullanılır. Düşük yüzey parlaklığından dolayı amatör gök bilimcilerin gözlemlemesi açısından en zor Messier nesnelerinden birisidir. Nispeten büyük açısal boyutu ve gökadanın karşıdan görünmesi, sarmal kol yapısını ve sarmal yoğunluk dalgalarını incelemek isteyen profesyonel gök bilimciler için ideal bir nesne haline getirir. M74'ün yaklaşık olarak 100 milyar yıldıza ev sahipliği yaptığı tahmin edilmektedir.

Eta Carinae, Karina takımyıldızı içinde yaklaşık olarak 7.500 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldız sistemidir. En az iki yıldızdan oluştuğu düşünülen sistemin birincil bileşeni bir parlak mavi değişen yıldızıdır (LBV). Başlangıçta kütlesinin 150 güneş kütlesi olduğu hesaplanan birincil bileşenin, en az 30 güneş kütlesini kaybettiği düşünülmektedir. Şu an bileşik bolometrik aydınlatma gücü Güneş'in 5 milyon katıdır. Günümüzde göreceli ayrıntı ile incelenebilen en büyük yıldızdır. Eta Carinae'yı çevreleyen büyük ve kalın kırmızı bulutsudan dolayı diğer bileşeni optik olarak görmek imkânsızdır. Ancak buna rağmen 30 güneş kütlesine sahip sıcak bir üstdevin, birincil etrafında yörüngede olduğu bilinmektedir. Eta Carinae, 165 yıl önce gizemli bir şekilde gecenin en parlak 2. yıldızı haline geldi ve bu yaklaşık 20 yıl sürdü. Etrafındaki Homunculus Bulutsusu'nun bu patlama sırasında oluştuğu düşünülmektedir. Bulutsunun merkezinde Eta Carinae'den yansıyan mor renkli ışık görülebilmektedir. Eta Carinae halen beklenmedik patlamalar geçirmekte olup, büyük kütlesi ve değişkenliği onu önümüzdeki birkaç milyon yıl içerisinde patlayabilecek görkemli bir süpernova adayı haline getirmektedir.

SN 1572, "B Cassiopeiae" ya da 3C 10 bir Type Ia supernovaydı. Kraliçe takımyıldızı bölgesinde bulunan SN 1572, tarihsel kayıtlara göre insan gözüyle tespit edilmiş en eski sekiz süpernovadan biridir. Bu kayıtlara göre süpernova, 1572 Kasım'ının başlarında patlamış ve o dönemde pek çok farklı kaynak tarafından bağımsız olarak tespit edilmiştir.

Süpernova kalıntısı (SNR) süpernova yıldızının dev patlamasıyla oluşmuş bir yapıdır. Süpernova kalıntısı, genişleyen bir şok dalgasıyla sınırlanır ve patlama sonucu ortaya çıkan, genişleyen malzemeden oluşur.
Tip Ia süpernova, alt kataklizmik değişen yıldızlar kategorisinde olan bir beyaz cüce yıldızın, şiddetli patlamasının sonuçlarından biri. Süpernovalar ani patlayan ve parlaklıklarında büyük bir artış gösteren sistemler olup görünür parlaklıkları -16 ile -20 kadire kadar yükselebilir. Novalardan çok daha büyük patlama şiddetlerine sahiptirler. Ani patlamaları nedeniyle kataklizmik değişenler sınıfına dahil edilirler.

Parlak mavi değişenler, tayfları ve parlaklıklarında öngörülemeyen ve kimi zaman dramatik değişiklikler gösteren büyük kütleli evrimleşmiş yıldızlardır. Bu özel değişkenlik türünü ilk kez gösteren ve Büyük Macellan Bulutu'nun en parlak yıldızlarından biri olan S Doradus'un ardından, S Doradus değişenleri olarak da belirtilmiştir. Olağanüstü derecede nadirdirler, Değişen Yıldızların Genel Kataloğu'nda (GCVS) SDor olarak listelenen sadece 20 cisim vardır ve bunların bir kısmı artık LBV olarak kabul edilmemektedir.

Karina Bulutsusu, çevresindeki açık yıldız kümesiyle birlikte büyük ve parlak bir bulutsu. Eta Carinae ve HD 93129A, Samanyolu içindeki en büyük kütleli ve parlak yıldızlardır. Bulutsu, Karina takımyıldızı yönünde Dünya'dan yaklaşık olarak 6.500 ilâ 10.000 ışık yılı uzaklıkta bulunmaktadır ve çoklu O-tipi yıldızlar içerir.

NGC 2276 Kral takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 106,32 MIy (32,6 Mpc)uzaklıkta bulunan bir ara sarmal gökadadır. Friedrich August Theodor Winnecke tarafından 26 Haziran 1876 tarihinde keşfedildi. Halton Arp'ın Tuhaf Gökadalar Atlası'nda, "Tek kolu yoğun olan sarmal gökadalar" kategorisinde Arp 25 olarak ve "Yakınında rahatsız edici sarmal gökadalar olan eliptik gökadalar" kategorisinde de NGC 2300 ile birlikte Arp 114 olarak iki defa yer almıştır.

SN 1006 yaklaşık olarak 7,200 ışık yılı uzaklıkta bulunan ve 1006 yılında Dünya'dan yaygın olarak gözlemlenen bir süpernova. Yaklaşık -7.5 kadir'e ulaşan görsel büyüklüğüyle tarihin en parlak görünen yıldızlarından oldu. Bu "misafir yıldız" ilk olarak Kurt takımyıldızı içinde 1006 yılının 30 Nisan ve 1 Mayıs'ında Çin, Mısır, Irak, Japonya, İsviçre ve bir ihtimal Kuzey Amerika'dan gözlenmiştir.

Süpernova 1604, gökyüzünde Yılancı takımyıldızı yönünde Samanyolu'nda ortaya çıkan bir süpernova. Eylül 2011 itibarıyla galaksimizde gözlenmiş son süpernovadır ve Dünya'dan yaklaşık olarak 20.000 ışık yılı uzaklıktadır. -2,5 kadir görünen parlaklığıyla gece gökyüzünde tüm yıldızlardan ve Venüs hariç tüm gezegenlerden daha parlak olarak çıplak gözle gözlemlenebilmiştir. Süpernova 1604, üç hafta boyunca gündüzleri de görülebiliyordu.

IC 443 İkizler takımyıldızı yönünde yaklaşık olarak 5.000 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir süpernova kalıntısı. Max Wolf tarafından 25 Eylül 1892 tarihinde keşfedilmiştir.

Sigma Orionis, Avcı takımyıldızı yönünde yaklaşık olarak 950 ışık yılı uzaklıkta bulunan beşli yıldız sistemidir. Sigma Orionis, Gökada içinde Güneş'e göre 30,6 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 24.300 ile 26.400 ışık yılı aralığında değişmektedir.

Ib ve Ic tipi süpernovalar, çok büyük kütleli yıldızların çekirdeklerinin çökmesi sonucu oluşan patlamaların kategorilerinden ikisidir. Bu tür yıldızlar yüzeylerindeki Hidrojenin tamamını tüketirler. Ia tipi bir Süpernova'nın spektrumu ile kıyaslandığında, silikona ait emilim çizgilerinin eksik olduğu görülür. Bu Ib ve Ic tipi Süpernovaların çekirdeklerindeki helyumun da büyük çoğunluğunun tükendiği Hipotezi yapılmıştır. Bundan dolayı bu iki tip süpernovaya tükenmiş çekirdeği çöken süpernova denir.

Dünya'ya yakın süpernova, Dünya'ya yakın bir yıldızın patlaması ile oluşan süpernovalardır. Biyosferde fark edilebilir etkiler yaratır.

Sahte süpernova, ilk bakışta görünen süpernova olarak görünen ancak progenitör yıldızı yok etmeyen yıldız patlamasıdır. Bu nedenle sahte süpernovalar ekstra güçlü nova sınıfında yer alırlar. Ayrıca Tip V süpernovalar, Eta Carinae benzerleri ve dev parlak mavi değişen patlamaları olarak da bilinirler.

SN 1993J, NGC 3031 galaksisinde gözlenen bir süpernovadır. 28 Mart 1993'te İspanya'da F. Garcia tarafından keşfedildi. O zamanlar, SN 1987A'nın arkasında 20. yüzyılda gözlemlenen ikinci en parlak tip II süpernovaydı.

SN 1994D, NGC 4526 galaksisinin eteklerinde bulunan Tip Ia kategorisindeki bir süpernovaydı. 1994 yılında Treffers, Filippenko, Van Dyk ve Richmond tarafından Leuschner Gözlemevi'ndeki otomatik 30 inçlik teleskop kullanılarak keşfedildi.

Bir çift kararsızlığı süpernovası, atom çekirdekleri ve enerjik gama ışınları arasındaki çarpışmada serbest elektron ve pozitronların üretimi olan çift üretiminin, süper kütleli bir yıldızın çekirdeğini yerçekimsel çöküşe karşı koruyan iç radyasyon basıncını geçici olarak azalttığında ortaya çıkması öngörülen bir süpernova türüdür. Bu basınç düşüşü kısmi bir çökmeye yol açar, bu da kontrolden çıkan bir termonükleer patlamada yanmanın büyük ölçüde hızlanmasına neden olur ve yıldızın arkasında hiçbir yıldız kalıntısı bırakmadan tamamen yok olmasıyla sonuçlanır.