İçeriğe atla

Sığınma hakkı

Sığınma hakkı ya da iltica hakkı, kimi ülkelerin önceden belirlenmiş koşullara uygun başvurularda bulunan kimselere verdiği hukuki ve politik bir haktır. Yaşadıkları ülkede cinsel, ırksal, dinsel, politik, kültürel vb ayrımcılıklara uğradığını gösteren belgelerle hakveren ülkelerin adlî makamlarına başvuran kimselerin başvuruları ülkenin ilgili komisyonlarınca incelenir ve eğer kabul görürse kişiye sığınma hakkı verilir. Böylece kişi söz konusu devletin koruması altına girer. Bunun yanı sıra kendi ülkelerinde yaşam koşullarının elverişli olmaması ya da can güvenliğinin tehlikede olması durumunda da iltica talebinde bulunulabilir. Bir ülkede yaşanan içsavaş, savaş, çatışma, katliam ya da soykırım gibi durumlarda kitlesel sığınma istemleri yapılabilir.

Ayrıca bakınız

  • Sığınmacı

Kaynakça

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Feminizm</span> İdeoloji

Feminizm, kadınların haklarını tanıyarak bu hakların korunması amacıyla eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasına yönelik çeşitli ideolojiler, toplumsal hareketler ve kitle örgütlerinden oluşan hareket. Sözcüğün köken olarak Latince "femina" ve onun Fransızca türevi olan "féminisme" sözcüğünden geldiği ve Türkçe eş anlamlısının hatunculuk olduğu belirtilmektedir. Kadın hareketi doğrudan kadınları ilgilendiren ve dolaylı olarak kültürü ilgilendiren konularda bilinç uyandırır. Feminizmin temel amaçları; eğitim, iş, çocuk bakımı, yönetim gibi konularda eşit haklara sahip olmaktan, yasal kürtaj hakkından, kadın sağlığı konusunda ilerlemelere, tacizin ve tecavüzün engellenmesinden lezbiyen haklarına kadar uzanır.

<span class="mw-page-title-main">Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği</span>

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Bürosu(İngilizce:United Nations High Commissioner for Refugees), 14 Aralık 1950'de Birleşmiş Milletler Genel Meclisi tarafından kurulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Mülteci</span> Yerinden edilmiş kişi

Mülteci, dini, milliyeti, belirli bir toplumsal gruba üyeliği veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm gören veya göreceği korkusu ve endişesi taşıyan, bu sebeple ülkesinden ayrılan/ayrılmak zorunda bırakılan ve korkusu nedeniyle geri dönemeyen veya dönmek istemeyen, iltica ettiği ülke tarafından endişeleri haklı bulunan kişi.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası Af Örgütü</span> insan hakları üzerine çalışmalar yürüten bir sivil toplum örgütü

Uluslararası Af Örgütü, dünya çapında 10 milyondan fazla üyesi ve destekçisi olan insan hakları üzerine çalışmalar yürüten bir sivil toplum örgütüdür. Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi ve diğer uluslararası standartlarca belirlenmiş her türlü insan haklarını savunma ve teşvik etmeyi amaç edinmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi</span> İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ile kurulan, Avrupa Konseyine bağlı, Strazburgda bulunan uluslararası mahkeme

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) veya İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), uluslararası bir teşkilat olan Avrupa Konseyi'ne bağlı olarak 1959 yılında kurulmuş uluslararası bir mahkemedir. Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleriyle güvence altına alınmış olan temel hakların çiğnenmesi durumunda bireylerin, toplulukların, tüzel kişilerin ve diğer devletlerin, belirli usul ve kurallar dahilinde başvurabileceği bir yargı merciidir. 46 Avrupa Konseyi üyesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yargı yetkisini tanımaktadır. Mahkeme, Fransa'nın Strazburg şehrinde bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Hâkim (hukuk)</span> mahkemede duruşmalara bakan ve kararı açıklayan yetkili kişiye verilen isim

Hâkim veya yargıç, adaleti sağlamak üzere bağlı bulunduğu topluluğun hukuk kural ve prensiplerine dayanarak bağımsız ve tarafsız olarak karar veren kimsedir. Bazı hukuk sistemleri tek hâkimli, bazı sistemler ise hâkimler heyetinden oluşan yargılama biçimlerini benimsemiştir. Hâkimler ceza, hukuk, idare veya askeri mahkemelerde görev yapabilirler. Yaptıkları görevden ötürü toplum içerisinde saygınlık sahibi, alanında uzman ve güvenilir kişilerden seçilmeleri gerekir.

<span class="mw-page-title-main">Kadın hakları</span>

Kadın hakları, kadınların erkeklerle eşit şekilde sahip olduğu sosyoekonomik, siyasi ve yasal hakların tamamına verilen isim.

<span class="mw-page-title-main">Avrupa Birliği vatandaşlığı</span>

Avrupa Birliği vatandaşlığı, 7 Şubat 1992 tarihinde imzalanan Maastricht Antlaşması'yla oluşturulmuştur. Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin vatandaşlarının ulusal kimliklerine ek olarak verilmiştir ve kişilere bazı özel haklar sağlar.

<span class="mw-page-title-main">Kuzey Kore'de insan hakları</span>

Kuzey Kore'de insan hakları, durumunu değerlendirmek ülkenin dışa kapalı doğası nedeniyle zordur. Hükûmet yabancıların ülkeye girişini sınırlandırmıştır. Buna rağmen Kuzey Kore her yıl, bin beş yüz kadarı batılı ülkelerden olmak üzere üç yüz bin turist tarafından ziyaret edilmektedir. Turistlerin büyük çoğunluğu Kŭmgangsan dağlarında bulunur ve çok küçük bir bölümü Pyongyang'ı ziyaret eder. Stratejik açıdan önemli olan DPRK otoritelerinin resmi bildirilerine göre yabancılara sadece ülkenin belli bölgeleri için izin verilir. Ayrıca refakatçinin izni olmadan fotoğraf ya da video çekimi de yasaktır. ABD Dış İşleri Bakanlığı'na göre ülke 1996'dan beri uluslararası insan hakları organizasyonlarının girişine izin vermemektedir.

<span class="mw-page-title-main">Mültecilerle Dayanışma Derneği</span>

Mültecilerle Dayanışma Derneği (Mülteci-Der), merkezi İzmir'de bulunan hak temelli bir sivil toplum kuruluşudur.

Kendi kaderini tâyin hakkı, alışılmış anlamda ulusların kendi geleceklerini belirlemesi kavramıdır. Genel olarak, milletlerin kendi siyasal durumlarını, ekonomik, sosyal ve kültürel manada izleyecekleri yolu kendi istençleriyle belirlemeleri şeklinde tarif edilir. Buna göre; kendi geleceğini belirleme hakkı yalnızca ulusun kendisine aittir; kimse ulusun hayatına zorla müdahale etme, okullarını ve diğer kurumlarını yok etme, gelenek ve göreneklerine saldırma, dilini baskı altına alma ve özgürlüklerini kısıtlama hakkına sahip değildir. Kelime İngilizce Self determination kelimesinden türetilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Dublin Tüzüğü</span>

Dublin Tüzüğü, Avrupa Birliği içinde, Cenevre Sözleşmesi ve AB Yeterlilik Direktifi kapsamında uluslararası koruma arayan kişiler tarafından ileri sürülen bir sığınma başvurusunun incelenmesinden hangi AB Üye Devletinin sorumlu olduğunu belirleyen bir Avrupa Birliği (AB) yasasıdır. AB'ye izinsiz girişler için Avrupa çapında bir parmak izi veri tabanı oluşturan Dublin Tüzüğü ve EURODAC Tüzüğünden oluşan Dublin Sisteminin temel taşıdır. Dublin Tüzüğü, "[bir sığınma talebinden] sorumlu Üye Devleti hızlı bir şekilde belirlemeyi" amaçlar ve ilgili sığınmacının o Üye Devlete transferini sağlar.

<span class="mw-page-title-main">Telif hakkı ihlali</span> Telif hakkı bulunan çalışmanın hukuka aykırı şekilde kullanılması

Telif hakkı ihlali, genellikle; telif hakkı eseri oluşturan kişi, atadığı bir yayıncı veya temsilci gibi birisine ait olan çalışmaların, telif hakkı sahibinin özel haklarını ihlal ederek ve izni olmadan kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması ya da izin gerektirecek şekilde görüntülenmesi, bazı çalışmalarda kullanılarak türetilmesi sonucu oluşan hak ihlalidir.

<span class="mw-page-title-main">Kanada'nın vize politikası</span>

Dünyadaki vizeden muaf 51 ülkelerden birinin vatandaşı olunmadığı sürece Kanada'ya girmek isteyen bir yabancı uyruklu vatandaş geçici ikamet vizesi alması gerekmektedir. Her yıl, 35 milyondan fazla kişi Kanada'yı ziyaret etmektedir. Kanada, Nisan 2015 tarihine kadar vizeden muaf ülkelerin vatandaşlarına elektronik seyahat izni programını tanıtmayı planlıyor.

<span class="mw-page-title-main">Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlığı</span> Amerikadaki insanlar

Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlığı belirli haklar, görevler ve faydalar içeren bir statüdür. Vatandaşlık, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşama ve çalışma hakkı ve federal yardım alma hakkı gibi bir sonraki haklar grubunun temelini oluşturduğu için "hak sahibi olma hakkı" olarak anlaşılmaktadır. İki temel vatandaşlık yolu vardır: Amerika Birleşik Devletleri'nde doğmaya bağlı vatandaşlık, burada bir kişinin Amerika Birleşik Devletleri sınırları içinde doğmuş olması koşuluyla vatandaş olduğu varsayılır ya da doğum sırasında var olan diğer koşullar, ve Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı olma, bir göçmenin vatandaşlık başvurusunda bulunduğu ve kabul edildiği bir süreçtir. Vatandaşlığa giden bu iki yol, Anayasa'nın 1868 tarihli On dördüncü Değişiklik, Vatandaşlık Klozu belgesinde şu şekilde belirtilmiştir:

Amerika Birleşik Devletleri'nde doğan ya da vatandaşlığa tabi olan ve onun yargı yetkisine bağlı olan herkes, ikamet ettiği yerde o eyaletin ve Birleşik Devletlerin vatandaşıdır."(14. Değişiklik)

Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme veya 1951 Mülteci Sözleşmesi, çok uluslu bir Birleşmiş Milletler sözleşmesi olup mülteci statüsünü, sığınma hakkı almış şahısların haklarını ve sığınma hakkı veren ülkelerin sorumluluklarını tanımlar. Sözleşme aynı zamanda savaş suçluları gibi mülteci olarak nitelendirilmeyen şahısların statülerini de düzenler. Sözleşme ayrıca kendi altında basılan seyahat belgeleri aracılığıyla vizesiz seyahat imkânı sunar. Mülteci Sözleşmesi Cenevre'de imzalanmış olmasına rağmen, silahlı çatışmaları düzenleyen dört sözleşmenin Cenevre Sözleşmesi olarak bilinmesi nedeniyle, Mülteci Sözleşmesinden Cenevre sözleşmesi olarak bahsetmek yanlış olacaktır.

Afrika Birliği Örgütü Afrika'daki Mülteci Problemlerinin Özgül İlkelerini Belirten Sözleşme, aynı zamanda ABÖ Mülteci Sözleşmesi veya 1969 Mülteci sözleşmesi olarak da bilinir, Afrika'daki mültecilerin korunması hakkındaki bölgesel, yasal bir antlaşmadır. 15 maddeden oluşur ve 10 Eylül 1969 tarihinde Addis Ababa'da imzalanmış 20 Haziran 1974 yılında yürürlüğe girmiştir. 1951 Sözleşmesi ve 1969 Protokolü üzerine inşa edilmiş olup 1984 Cartagena Bilirisini ve 2009 Kampala Sözleşmesini etkilemiştir. 1969 Sözleşmesi dekolonizasyon, Güney Afrika'daki ırk ayrımı, politik ve askeri ayaklanmalar ile aynı dönemde ortaya çıkmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Düzensiz göç</span>

Düzensiz göç, insanların bir ülkeden başka bir ülkeye yasal olmayacak şekilde girişleri, çıkışları, çıkmaya teşebbüs etmeleri ile yasal bir şekilde giriş yapmalarına karşın yasal kalış hakkını ihlal etmeleri ve çalışma izinleri bulunmamasına rağmen çalışmaları sonucunda ilgili ülkenin göç yasalarına muhalefet etmeleri durumudur. Düzensiz göç tanımını daha da genişletirsek suça karışan ve kamu düzeni, kamu güvenliği ve kamu sağlığını tehdit eden kişiler de bu tanıma eklenebilir.

Non-refoulement uluslararası özel hukukun temel bir ilkesidir. Bu yasak, sığınmacıların ırk, din, milliyet, belli bir sosyal gruba veya politik görüşe mensubiyetlerine dayalı muhtemel zulüm tehlikesi ile karşılaşacakları ülkelere gönderilmesini engeller. Bu ilke aynı zamanda uluslararası teamül hukuku kapsamında olup, Mültecilerin Statüsüne ilişkin 1951 Tarihli Sözleşmeye veya 1967 Protokolüne taraf olmayan devletler için bile geçerlidir.

Türkiye'deki Afganlar, Afgan diasporasının bir parçası olan Afganistan'da doğmuş ya da atası olan ve Türkiye'de yaşayan kimselerdir.