İçeriğe atla

Süryani Katliamı

Süryani Katliamı
Arami Soykırımı
BölgeOsmanlı İmparatorluğu
Kaçar Hanedanı[a]
Tarih1914–1924
HedefSüryaniler
Saldırı türü
Katliam, tehcir ve soykırım
Ölü150.000–300.000
İşleyenOsmanlı İmparatorluğu ve bazı Kürt aşiretleri
SebepTürkleştirme
Süryani karşıtlığı
Hristiyan karşıtlığı

Süryani Soykırımı veya Arami Katliamı (ayrıca "kılıç" anlamına gelen Seyfo olarak da bilinir; Süryaniceܩܛܠܥܡܐ ܣܘܪܝܝܐ Sayfo),[1] I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu ordusunun güneydoğu Anadolu ve İran'ın tarihi Azerbaycan bölgesinde, bazı Kürt aşiretlerinin yardımıyla Süryani Hristiyan azınlıklara karşı işlediği, tüm Süryani ve Süryani-i Kadim nüfusu 1914'de 58.983 iken[2] bu sayının yaklaşık 5 katı olan 270 bin ila 300 bin arasında Süryani'nin öldüğü[3][4] iddia edilen, sürgün etme ve katliamdır. Lakin daha sonra, alttaki Görüntüler kısmında bulunan resimden de görüldüğü üzere Rosie Malek-Yonan, Los Angeles, California'da bulunan Süryani Soykırım Anıtı'na bu sayıları 3 katına çıkarıp, 500 bin daha arttırarak 750 bin Süryani'nin soykırıma uğratıldığını belirten plakayı koydurmuştur ki bu da aslen 1914'te yaşayan tüm Süryani sayısının 12.7 katıdır.

Katliam

1914-1920 yılları arasında Kuzey Mezopotamya ve kısmen Güneydoğu Anadolu'daki Asuri nüfusu Osmanlı birlikleri tarafından zorla göç ettirildi ve öldürüldüler.[3] Toplam ölü sayısı 270 bin ila 300 bin arasındadır.[3][4]

Ermeni ve Rum kırımlarıyla benzer kontekst ve döneminde gerçekleştirildi.[5] Fakat Süryani Kırımı hakkındaki modern bilim çevresi nispeten yeni oluşturuldu ve büyük ölçüde Ermeni Kırımı araştırmalarının gölgesinde kaldı.[3]

2007 yılında Uluslararası Soykırım Alimler Cemiyeti Osmanlı Devleti'nin 1914 - 1923 yılları arasında vuku bulan Hristiyan azınlıklarına yönelik harekâtının[3] Ermeniler, Süryaniler, Pontuslular ve Rumlara yönelik soykırım olduğu konusunda fikirbirliğine ulaştı.[6] Genocide Watch'in başkanı ise Türkiye hükûmetinin 1990'lı yıllarda Osmanlı Devleti'nin Süryaniler, Rumlar ve Ermenileri dahil olmak üzere Hristiyan nüfusuna yönelik soykırımı reddinin dünyanın önde gelen soykırım bilim insanları tarafından tanınmamayışını onayladı.[6]

Demografik değişiklikler

1915 - 1916 yılında Diyarbakır vilayeti'nde Asur ve Ermeni nüfusu[7]
Mezhep I. Dünya Savaşı öncesi Eksilen Nüfus I. Dünya Savaşı sonrası
Ermeniler Gregoryen (Apostolik)60.000 58.000 (97%) 2.000
Ermeni Katolik12.500 11.500 (92%) 1.000
Asurlar Keldani Katolik11.120 10.010 (90%) 1.110
Süryani Katolik 5.600 3.450 (62%) 2.150
Süryani Yakubi84.725 60.725 (72%) 24.000
Protestanlar725 500 (69%) 225
Toplam 174,670 144,185 (83%) 30,485
1915 - 1916 yılında Mardin Vilayeti'nde Asur ve Ermeni nüfusu[7]
Sect I. Dünya Savaşı öncesi Eksilen Nüfus I. Dünya Savaşı sonrası
Ermeniler Ermeni Katolik10.500 10.200 (97.1%) 300
Asurlar Keldani Katolik7.870 6.800 (86%) 1.070
Süryani Katolik 3.850 700 (18%) 3.150
Süryani Yakubi51.725 29.725 (58%) 22.000
Protestanlar525 250 (48%) 275
Toplam 74,470 47,675 (64%) 26,795

Tarihyazımı

Süryani Katliamı adına yapılmış anma anıtı, Ermenistan

Karşıt görüş, temelde kayıpların var olduğunu ama bahsedilen kadar çok olmadığını, yaşananların devletle ilişkili sistematik bir hareket sonucu ortaya çıkmadığını ve ayrıca kayıpların iki taraftan da gerçekleştiği görüşü üzerinde durur. Balıkesir Üniversitesi Tarih Bölümü'nden Profesör Bülent Özdemir, Osmanlı döneminde Ermeniler için bir göç ettirme kararı olmasına karşın ilgili dönemde özel olarak Süryanileri içeren hiçbir karar alınmamasının, yaşanan kayıpların devlet temelli sistematik bir yaklaşım sonucu olmadığını gösterdiğini iddia eder.[8]

O dönemdeki Süryanilerin askeri olarak örgütlendiği ve Osmanlı dışındaki devletlerin yanında çarpıştığına ilişkin çeşitli kaynak vardır. Hakkâri civarında Ruslarca silahlandırılmış olan 25.000 Doğu Asuri savaşçı tespiti bunlardan biridir.[9] Aynı kaynaklar, Süryanilerin Müslümanlara yönelik yaptığı katliamlar olduğunu öne sürer. İngiliz İstihbarat Servisininde görevli Binbaşı E.W.C. Noel'in 1916 yılında olaylar hakkında yazdığı rapor şu şekildedir:

1916 yılının ilkbahar ve yazında, Rus ordusunun ve ona eşlik eden Hristiyan öç ordusunun işgal ederek tahrip ettiği bölgede yapmış olduğum ve 3 ay süren gezi sonunda, Albay Ağa Petros'un mektubunda Türkler aleyhine yapmış olduğu şikâyetler kadar, Türklerin de kendi düşmanlarına karşı güçlü şikâyetleri olduğunu söylemekte zerre kadar kuşkum yoktur. Yerel sakinlerin ve görgü tanıklarının genel ifadelerine göre, Ruslar, kendilerine eşlik eden Nesturi ve Ermenilerin önerileri ve kışkırtmalarıyla, ellerine düşen Müslüman sivil halkı, hiç ayrım yapmadan kesip öldürmüşlerdir. Revandız kentinin tahribi ve ora halkının toptan kırıma tabi tutulmuş olması bunun tipik bir örneğini oluşturur. Revandız ve Neri ilçelerinden geçen bir gezginci, orada, Hristiyanların Müslümanlara karşı genel ve toptan yapmış oldukları vahşetin belirtilerini bulacaktır. Bundan daha korkunç ve daha yaygın bir olay düşlemek güç olacaktır.

2005 yılında, İstanbul da yapılan Süryani Göçü adlı sempozyumda konuşmacı olan İsveç Upsala Üniversitesi Öğretim Üyesi Sait Yıldız, "Biz bu olaylar yaşandı derken, ne Türkleri ne de Kürtleri sorumlu tuttuk. Biz Kürt, Türk halkıyla ve diğer halklarla kardeşçe bir arada ortak bir yaşam istiyoruz. Türkler bizim kardeşimizdir; Kürt'ü de, Çerkes'i, Laz'ı, Ermeni'si, Rum'u da öyle. Bu olayı yapanlar o dönemin İttihatçı liderleridir, o dönemin Kürt feodal ağalarıdır. Bazıları bir yandan bizi öldürürken diğerleri savunmuştur. Türk'ü de Kürt'ü de korumuştur. Bunu kimse inkâr edemez." demiştir.[10]

Soykırım olarak tanınması

İsveç parlamentosu 2010 yılında 130'a karşı 131 oyla aldığı bir kararla Asuri Katliamı'nı Ermeni Kırımı ve Rum Kırımı ile birlikte "soykırım" olarak tanımıştır.[11]

Süryani Soykırımı, Avustralya'daki Yeni Güney Galler parlamentosu tarafından soykırım olarak tanınmıştır.[12][13] Ayrıca New York'un son üç valisi[] tarafından da soykırım olarak adlandırılmıştır.[14][15]

Ermeni Cemaati'nin aksine Süryani Cemaati, Süryani soykırımını dünya çapında tanıtma konusunda güçlük çekmektedir. Bunun nedenlerinden biri, katliamlardan pek fazla sağ kalan olmamasıdır ve sağ kalan lideri Mar Benyamin Şimun XXI 1918'de öldürülmüştür.[4] Ayrıca, zaman zaman Süryani Katliamları da Ermeni Soykırımı'na dahil edilmektedir.

Aralık 2007'de, Uluslararası Soykırım Araştırmaları Birliği, Rum Kırımı ile birlikte Süryani Kırımını da tanımıştır.[16] Parlamentolararası Ortodoks Meclisi Haziran 2011'de Süryani Soykırımı'nı tanıyan bir karar almıştır.[17]

Görüntüler

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Gabriele Yonan, Çev. Erol Sever, Asur soykırımı: Unutulan bir holocaust, Pencele Yay., İstanbul, 1999.
  2. ^ "1914 Nüfus İstatistiğine Göre Ermeni Cemaatinin Nüfusu". Türkler ve Ermeniler - Tarih Boyunca Türk-Ermeni İlişkileri | Marmara Üniversitesi Projesi. 2 Mayıs 2015. 21 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Mayıs 2024. 
  3. ^ a b c d e Khosoreva, Anahit. "The Assyrian/Syriac Genocide in the Ottoman Empire and Adjacent Territories" in The Armenian Genocide: Cultural and Ethical Legacies. Ed. Richard G. Hovannisian. New Brunswick, NJ: Transaction Publishers, 2007, s. 267-274. ISBN 1-4128-0619-4.
  4. ^ a b c Travis, Hannibal. "Native Christians Massacred: The Ottoman Genocide of the Assyrians During World War I 28 Kasım 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.." Genocide Studies and Prevention, Vol. 1, No. 3, December 2006. Retrieved 2010-02-02.
  5. ^ Schaller, Dominik J. and Zimmerer, Jürgen (2008) "Late Ottoman Genocides: The Dissolution of the Ottoman Empire and Young Turkish population and extermination policies." Journal of Genocide Research, 10:1, s. 7-14.
  6. ^ a b "Genocide Scholars Association Officially Recognizes Assyrian Greek Genocides 18 Ocak 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.." 16 December 2007. Retrieved 2010-02-02.
  7. ^ a b De Courtois, Sébastien. The Forgotten Genocide: Eastern Christians, the Last Arameans. Piscataway, N.J.: Gorgias Press, s. 194-195.
  8. ^ "Prof. Bülent Özdemire ait radyo söyleşisi". 10 Ağustos 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Mart 2011. 
  9. ^ Salâhi R. Sonyel, Gizli Belgelerde Osmanlı Devleti'nin Son Dönemi ve Türkiye'yi Bölme Çabaları, İstanbul
  10. ^ "suryaniler.com-haberler". 11 Ocak 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Mart 2011. 
  11. ^ "İsveç de Ermeni tasarısını kabul etti, elçi çağrıldı". Zaman. 12 Mart 2010. 19 Haziran 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Temmuz 2010. 
  12. ^ "NSW Parliament formally recognises Assyrian genocide as Smithfield MP Andrew Rohan shares tale of parents' survival". The Daily Telegraph. 14 Mayıs 2013. 25 Nisan 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Mart 2015. 
  13. ^ "Consultation Paper for Proposed Memorial Dedicated to the Victims of the Assyrian Genocide 12 Mart 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.." Fairfield City Council.
  14. ^ State of New York, Gov. David Paterson, Proclamation 8 Ocak 2010 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., 24 April 2008. Retrieved 2010-02-02.
  15. ^ Governor Pataki Commemorates Armenian Genocide; Wayback Machine, Proclamation, 05 May, 2004. Retrieved 2010-02-02.
  16. ^ Jones, Adam (15 Aralık 2007). "International Genocide Scholars Association Officially Recognizes Assyrian, Greek Genocides". AINA. 28 Eylül 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Ağustos 2008. 
  17. ^ "Seyfocenter". Seyfocenter. 10 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Mart 2016. 
  1. ^ Sınırın ötesine ilerlemiş durumdaki Osmanlı askerleri sebebiyle.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Taner Akçam</span> Alman akademisyen, sosyolog, yazar

Altuğ Taner Akçam, Türk tarihçi ve sosyolog.

<span class="mw-page-title-main">Süryaniler</span> Sami kökenli etnik grup

Süryaniler, Mezopotamyalı Sâmî kökenli bir etnik gruptur. Baskın bir diaspora nüfusuna sahip olan halk, ikamet ettikleri ülkelerdeki birincil dillerin yanı sıra Neo-Aramice veya Süryanice konuşur. Bazen kendilerini ''Asurlu", "Arami" veya "Keldânî" olarak isimlendirirler ve tarihleri Dünya'nın en eski medeniyetlerinden biri olarak görülen Asur İmparatorluğu'na ve Kuzey Levant'daki Aramilere dayanır. Süryaniler, İngilizcede de Asurlular ile aynı anlamı taşıyan kelimeyle ifade edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Guenter Lewy</span> Amerikalı siyasetbilimci ve yazar

Guenter Lewy (1923-), ABD'nin Massachusetts eyaletinde bulunan Massachusetts Üniversitesi'nden emekli profesör ve tarihçidir.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı Ermenileri</span> Osmanlı Devletinin Ermeni halkı

Osmanlı Devleti kuruluş döneminde Ermeniler, genellikle Çukurova, Doğu Anadolu Bölgesi ile Kafkasya bölgelerinde bulunan beyliklerin egemenliği altında yaşamışlardır. Bursa'nın başkent olduğu dönemde Ermeni ruhani reisliği başkente alınmıştır. İstanbul'un fethinden sonra da İstanbul'a taşınmış ve daha sonra da İstanbul Ermeni Patrikhanesi kurulmuştur. Ermeniler Anadolu'dan gelen göçlerle İstanbul'da büyük bir cemaat oluşturmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Pontus Cumhuriyeti</span>

Pontus Cumhuriyeti, Karadeniz'in güney sahilinde kurulması önerilmiş bir Pontus Rum devletiydi. Ülke topraklarının Kuzey-doğu Anadolu'da yer alan tarihi Pontus Bölgesi ve günümüz Türkiye'sinin Karadeniz Bölgesi'nin bir kısmını da kapsaması düşünülmüştür. Bu önerilen ülke, 1919 Paris Barış Konferansı'nda tartışılmış fakat Eleftherios Venizelos yönetimindeki Yunan hükûmeti, böyle bir devletin güvence altında olamayacağından çekinmiştir. Böylece, daha geniş çapta önerilmiş bir ülke olan Wilson Ermenistanı'na dahil edilmiştir. En nihayetinde, iki ülke de var olamamıştır. Pontus Rum nüfusu katliama uğrayarak 1922'den sonra Türkiye'den sürgün edilmiş ve Sovyetler Birliği ya da Yunanistan'ın Makedonya bölgesine yerleştirilmiştir. Bu olaylar zinciri daha sonra 1923 yılında Yunanistan ile Türkiye arasında gerçekleşmiş olan nüfus mübadelesinin bir parçası olarak tanınacaktır. Günümüzde Yunan politik çevreleri, mübadeleyi Rum Kırımı'ndan ayrıştırılamaz olarak görmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni Kırımı</span> Osmanlı İmparatorluğunda ikamet eden Ermenilerin savaş boyunca göçe zorlanması ve sistematik katli

Ermeni Kırımı, 1915 Olayları/Ermeni Tehciri veya Ermeni Soykırımı, Osmanlı hükûmetinin Ermenilere karşı gerçekleştirdiği sürgün ve katliamlardır. Etnik temizliğin sonucunda ölen Ermenilerin sayısı tartışmalıdır; sayı, çeşitli araştırmacılara göre 600.000 ile 1,5 milyon arasında değişiklik gösterir. 1914 yılında Osmanlı topraklarında yaşayan Ermeni nüfusu yapılan farklı tahminler mevcuttur. Osmanlı resmî kayıtlarına göre 1.2 milyon ile Ermeni Patrikhanesi'ne göre 1 milyon 914 bin 620 Ermeni yaşamaktaydı. 1922 sayımlarına göre ise 817 bin Ermeni 'mülteci' olarak Osmanlı topraklarını terk etmiş, 95 bin Ermeni ise din değiştirerek Türkiye topraklarında yaşamaya devam etmiştir. Bu tahminlere göre Osmanlı topraklarında bulunan 900 bin hayatta kalmışken, 300 bin ile 1 milyon arasında Ermeni hayatını kaybetmiştir. Olayların başlangıç tarihi çoğunlukla 250 Ermeni aydının ve komite liderinin Osmanlı yöneticileri tarafından İstanbul'dan Ankara'ya sürüldüğü ve birçoğunun öldürüldüğü 24 Nisan 1915 ile ilişkilendirilmektedir. Ermeni Kırımı, sağlıklı erkek nüfusun toptan öldürülmesi ya da askere alınarak zorla çalıştırılması ve sonrasında kadın, çocuk ve yaşlılarla birlikte ölüm yürüyüşü koşullarında Suriye Çölü'ne sürülmesi gibi olaylarla birlikte I. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında iki aşamada gerçekleşti. Osmanlı askerlerinin koruması eşliğinde yaşadıkları yerlerden sürülen Ermeniler; sürgün sırasında yiyecek ve su sıkıntısı yaşadı; ayrıca çeşitli raporlara göre zaman zaman soygun ve katliamlara maruz kaldı. Ülke genelindeki Ermeni diasporası, genel anlamda Ermenilerin Doğu Anadolu'dan sürülme işleminin doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıktı.

<span class="mw-page-title-main">Rum Kırımı</span> Pontus Rumlarının tarihsel anayurtlarından sistematik olarak sürgün edilmesi

Rum Kırımı, Rum Soykırımı veya Pontus Soykırımı, I. Dünya Savaşı esnası ve sonrasında Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yaşanan, hükûmetin ülkedeki Rum nüfusa karşı uyguladığı politikayla başlayan etnik temizliktir. Bu politika çerçevesinde çeşitli katliamlar, sürgünler ve hak ihlalleri gerçekleştirildi. Pontus olarak bilinen Karadeniz bölgesindeki Rumların bir kısmı kırım sonucunda Rusya'ya kaçtı. 1923 yılında, kırım sonrasında Türk Kurtuluş Savaşı sonucu Türkiye ve Yunanistan arasında yapılan mübadeleyle Anadolu Rumları Yunanistan'a gönderildi. Kırımın soykırım niteliği taşıyıp taşımadığı konusunda uluslararası akademik camiada fikir birliği yoktur.

<span class="mw-page-title-main">Müslüman-Türk katliamları</span>

Müslüman-Türk katliamları, Türk Kırımı ya da Türk Soykırımı Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma döneminde Navarin Katliamı ile başlayan ve 1922 Manisa yangınıyla son bulan Balkan, Ortodoks Devletler ve Fransa tarafından Türkler, Türk Yahudileri ve Osmanlılara yönelik gerçekleşen katliamlar, zorunlu göçler, etnik temizlik. Olaylardan etkilenenlerin ana dili Türkçedir.

<span class="mw-page-title-main">Simele Katliamı</span>

Simele Katliamı, 11 Ağustos 1933'te Irak Krallığı silahlı kuvvetleri desteğindeki Kürt ve Arap aşiretlerinin Süryanilere karşı yaptığı sistematik katliamlardır. "Simele Katliamı" terimi yalnızca Simele kasabasındaki katliamı değil, Kuzey Irak'ta Nohadra ve Nineve (Musul) illerindeki 63 Süryani köyünde yapılan katliamları belirtir. 600 ilâ 3000 Asur'un(Süryani) katledildiği bu katliam Lemkin tarafından "soykırım" (genocide) olarak nitelenir. Polonyalı avukat Raphael Lemkin tarafından ilk kez 1944'te kullanılan «soykırım» terimi, Ermeni Kırımı, Holokost ve Simele Katliamı'ndan esinlenilerek oluşturulmuştur. Avustralya'nın Sidney şehrinde 2010 yılında açılan bir anıtın plakasında “Bu anıt, 1914-1918 yılları arasında, Birinci Dünya Savaşı sırasında gerçekleştirilen Süryani katliamı ve 1933’te gerçekleştirilen Simele Katliamı kurbanları anısına dikilmiştir” biçiminde ibare yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Hamidiye Katliamları</span> 1890ların ortalarında Osmanlı İmparatorluğunda Ermenileri hedef alan katliamlar

Hamidiye Katliamları veya bazı Türkçe olmayan kaynaklarda geçen adlarıyla 1894-1896 Ermeni katliamları ve Büyük Katliamlar, 1890'ların ortalarında Osmanlı İmparatorluğu hükûmeti tarafından ülkede yaşayan Ermenilere yapıldığı iddia olunan katliamlardır. Katliamlar sonucu ölenlerin sayısı 80.000 ile 300.000 arasında gösterilmekte, dönemin gazete haberlerine göre 50.000 çocuğun ise yetim kaldığı belirtilmektedir. Kırım, The New York Times 'ın Eylül 1895 tarihli makalesindeki başlıkta Ermeni Holokost olarak geçiyordu. Buna karşın Osmanlı kaynakları ise aksi iddia olarak böyle bir sayıda Ermeninin öldürülmediği Müslümanların katledildiği Ermeni Çetelere karşı operasyon yapılıp bu çetelerin ve isyanların bastırıldığı iddiasındadır.

<span class="mw-page-title-main">Batı Ermenistan</span> Tarihsel iddiaların olduğu bir bölge

Batı Ermenistan, Ermenilerin tarihî ana vatanının bir parçası olan ve günümüzde Türkiye'nin doğusunda kalan bir bölgedir. Bizans Ermenistanı olarak da anılan Batı Ermenistan, MS 387'de Büyük Ermenistan'ın Bizans İmparatorluğu ve Sasani İmparatorluğu arasında bölünmesinden sonra ortaya çıkmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Leslie Davis</span>

Leslie A. Davis (1876–1960) Amerikalı diplomat ve 1914 - 1917 arası ABD'nin Harput konsolosu. Ermeni Soykırımı konusundaki çalışmaları ile tanınır. New York'ta avukat olarak başladığı kariyerine diplomat olarak devam etmiştir. Batum, Özbekistan, Kafkasya elçiliklerinden sonra Osmanlı Devleti'nin Harput elçisi olarak görevlendirilmiştir. Ermeni Kırımı sırasında Hazar Gölü ve civarında Ermenilerin, Türk hükûmetinin desteklediği Kürt çeteler tarafından toplu katliama tabi tutulduğunu iddia etmiştir. Ayrıca 1 milyon Ermeni'nin soykırıma uğradığını ilk ortaya atan kişidir.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni Soykırımı'nın inkârı</span> Ermenilere soykırım yapılmadığı iddiasını savunan tez

Ermeni Soykırımı'nın inkârı, Ermeni Kırımı'nın soykırım olarak tanımlanamayacağını savunan veya iddiaların bilimsel yollarla, belgelerle açıklanması gerektiğini savunan tezdir. Ermeni Soykırımı'nın inkârı, bazı ülkelerde tamamen yasaklanmışken bazı ülkelerde soykırım olduğunu ifade etmek hoş karşılanmamaktadır. Pek çok kaynakta ölen insanların sayısı soykırım olduğuna kanıt olarak gösterilmektedir. Ancak bazı araştırmacılara göre de bir soykırım söz konusu değildir. Bu yaklaşımda olanlar, zamanın hükûmetinin bir Ermeni Tehciri gerçekleştirdiğini, olumsuz şartlardan dolayı birçok insanın öldüğünü söylemektedir.

<span class="mw-page-title-main">Raymond Kévorkian</span> Fransız tarihçi (d. 1953)

Raymond Haroutioun Kévorkian, Fransız Ermenisi tarihçidir. Ermenistan Ulusal Bilimler Akademisi üyesi.

<span class="mw-page-title-main">Gizli Ermeniler</span> Kripto Ermeniler

Gizli Ermeniler veya Kripto Ermeniler, genelde Ermeni kimliğini Türk toplumundan gizleyen, tam ya da kısmi etnik Ermeni kökenli insanları tanımlamak için kullanılan şemsiye bir terimdir. Genellikle Ermeni Kırımı sırasında "fiziksel yokoluş tehdidi altında" İslamlaşan Osmanlı Ermenilerinin torunlarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni Kırımı terminolojisi</span>

Ermeni Kırımı terminolojisi İngilizce, Türkçe ve Ermenicede farklıdır ve Ermeni Soykırımı'nın reddi ve Ermeni Soykırımı'nın tanınması sorunları çerçevesinde siyasi tartışmalara yol açmıştır. Çalışmalarını İngilizce dilinde yapan tarihçilerin çoğu olayları tanımlamak için "soykırım" sözcüğünü kullansa da başka terimler de vardır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de Ermeni Kırımı'nın mirası</span>

1915 ve 1917 yılları arasında en az 800.000 Ermeni'nin öldürüldüğü Ermeni Kırımı, yaşanmasından uzun yıllar sonra bile Türk toplumunda hissedilecek derin etkiler bıraktı .Anadolu Hareketi'nin 1919 tarihli bir yayını, Ermenilere karşı sistematik bir "imha" politikasının uygulandığını ve İttihat ve Terakki liderlerinin "insanlığın en büyük suçluları arasında" olduğunu kabul ediyordu. Ermeni tarihçi Vahan Avetyan'a göre, 1920ler boyunca Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni bir devlet kurma projesinin önemli bir parçası olarak Kırım'ın Türk tarihinden silinmesi denenmişti.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni Kırımı'nın tarihyazımı</span>

1915 ve 1917 yılları arasında en az 800.000 Ermeni'nin öldürüldüğü Ermeni Kırımı'nın tarihyazımı I. Dünya Savaşı'nın sonundan beri değişikliklere uğradı. Türkiye'nin dışındaki tarihçilerin çoğu Kırım'ın meydana geldiğini ve olayların bir soykırım olduğunu savunmaktadır, ancak bununla birlikte Kırım'ın sebepleri ve motivleri gibi bazı önemli hususların yorumlanmasında büyük farklılıklar vardır.

The Cambridge History of Turkey; Cambridge University Press taraafından yayınlanan, Türkiye tarihi hakkında 4 ciltlik bir kitap serisidir. Seri, 1071'deki Malazgirt Meydan Muharebesi ile Türklerin Anadolu'ya girmesinden başlayıp 2010'a kadar olan dönemi konu alır. 1071 ile 1453'te İstanbul'un fethedilmesi arasındaki dönemi konu alan ilk cilt 2006'da, 1839 ile 2010 arasını konu alan son cilt ise 2012'de yayınlanmıştır. Yayınlanmasından sonra çoğunlukla olumlu eleştiriler alan serinin dördüncü cildi, bazı kitleler tarafından Ermeni Kırımı'ndan bahsederken soykırım kelimesini kullanmadığı ve Rum Kırımı ile Süryani Katliamı'ndan hiç bahsetmediği için eleştirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Asuri Gönüllüler</span> Milis kuvveti

Asuri Gönüllüler veya Süryani gönüllüler, 1. Dünya Savaşı sırasında İtilaf Güçleri ile ittifak kuran Katolikos-Patrik Mar Şimun Benyamin'in ruhani liderliği altında, esas olarak Baz'lı General Ağa Petros Elia ve Malikler olarak bilinen birkaç kabile lideri tarafından yönetilen etnik bir Süryani askerî gücüydü. İngiliz papaz ve yazar William A. Wigram tarafından "En Küçük Müttefikimiz" olarak tanımlanıyor Malik Aşiretinin bilinen üyelerinden birisi malik Hoşaba'dır malik aynı şekilde tyari aşiretininde üyesidir bu sebepten Asuri gönüllüler tyari ve malik aşiretinin üyelerinden oluşan askeri guruplara bağlıdır