İçeriğe atla

Sübhanallah

Subhan'Allāh (Arapça yazılışı: سبحان الله); Türkçeye sıklıkla "Allah münezzehtir" şeklinde çevrilen, Türkçe diziliş ile "Allah Subhan'dır" anlamında olan Arapça bir ifadedir. İfade, Subhan ve Allah kelimelerinin birleşiminden oluşur.

Subhan/سبحان kelimesi Arapça S-B-H(س ب ح) kökünden türer. Kök anlamı; (batmadan, üzerinde)yüzmek, ileriye yuvarlanmak, hızla uzaklaşmak, hızlı olmak anlamındadır.[1][2]

Kuran'da birçok ayette, bu kökten türemiş birkaç farklı anlamda olan kelimeler bulunmaktadır.[3] Örneğin;

(Enbiyâ-33) كُلٌّ فِي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ... / ...kullun fî felekin yesbehûn(e) / ...her biri bir yörüngede yüzmekte(dir).

(Kalem-28) لَوْلَا تُسَبِّحُونَ... / ...levlâ tusebbihûn(e) / niçin tesbih etmiyorsunuz?... (niçin Mutlak-Üstünlüğünü aklınıza getirmiyorsunuz?)

(Kalem-29) ...قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَا / Kâlû subhâne rabbinâ... / Rabbimiz Subhan'dır... dediler. (Sahibimiz Mutlak-Üstün 'dür dediler.)


Hadis'lerde ise Subhanallah ifadesi; "Allah'ın tüm olumsuz sıfatlardan uzak bilinmesi" şeklinde açıklanmaktadır.
Eski Türk meallerinde, örneğin Karahanlılar Türkçesi ile yapılan meallerde Subhanallah ifadesi; Arıg Allah olarak çevrilmiştir.[4]
Kazakça'da ise "Pak Allah" ifadesi ile çevrilmektedir.[5]


Yukarıdaki bilgiler doğrultusunda, Subhan kelimesi;

Sıfat olarak: tüm olumsuz sıfatlardan uzak olan, soyutlanmış, tertemiz, pak, arınık, mutlak-mükemmel, mutlak-üstün
Fiil olarak: tüm olumsuz sıfatlardan uzak olarak kabul etmek, soyutlamak, tertemiz bilmek, paklamak, arındırmak, şanını yüceltmek

gibi anlamlara sahiptir.

Dolayısı ile, Subhan'Allāh ifadesinin en yakın Türkçe kelime karşılığı Allah Kusursuz[dur], Allah Arınık[tır] veya Allah Mutlak-Üstün[dür] şeklinde verilebilir.

Yine Subhan kelimesinin köken anlamı dikkate alındığında, İslam felsefesinde tüm ilahilik(tanrısal) güçleri birleyen Allah kavramının soyutluğunu ifade etmek için kullanıldığı görülür. Bu anlamı ile Subhan'Allāh ifadesi; Allah kavramına somutluktan uzak, mutlak bir soyutluk atfeden felsefi bir yaklaşımdır.

Kaynakça

  1. ^ Kur'an Sözlüğü, John Penrice, İşaret Yayınları (Sf.140)
  2. ^ Dictionary of The Holy Quran, Malik Ghulam Farid, Islam International Publication Ltd.(Sf.376)
  3. ^ "Arşivlenmiş kopya". 9 Mart 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Eylül 2012. 
  4. ^ http://turkbilimi.com/?tag=kuran-meali[]
  5. ^ Субхән'Аллаһ[] Kazakça Vikipedi

İlgili Araştırma Makaleleri

Allah (Arapça: الله, romanize:

Tanrı ya da ilah, Klasik teistik inanç sistemlerinde Mutlak Varlık, Mutlak Benlik ve tüm varoluşun temel kaynağı olarak görülen varlık. Tek tanrılı inançlarda evrenin tek yaradanı ve yöneteni olarak kabul edilir. Çok tanrılı inançlarda genelde ilahların cinsiyeti bulunur ve eril olanlarına tanrı, dişi olanlarına tanrıça denir. Tektanrılı ve henoteistik inançlardaki Tanrı kavramını tanımlamak için ise sadece tanrı sözcüğü kullanılabilir.

Şirk İslam'da, Allah'a ortak koşma anlamına gelen bir kavramdır. Kur'an'a göre en önemli iman sorunu olan şirk, Allah'a ortak koşmak, Allah'tan başka ilah olduğuna inanmak ve ona tapmak anlamlarına gelir. Şirk eyleminde bulunanlar müşrik olarak isimlendirilir.

<span class="mw-page-title-main">Fatiha Suresi</span> Kuranın ilk suresi

Fatiha Suresi, Kur'an'ın ilk suresidir. Sure, 7 ayetten oluşur.

<span class="mw-page-title-main">İhlas Suresi</span> Kuranın 112. suresi

İhlas Suresi, Kur'an'ın 112. suresidir. Sure, 4 ayetten oluşur.

<span class="mw-page-title-main">İnşirah Suresi</span> Kuranın 94. suresi

İnşirah Suresi, Kur'an'ın 94. suresidir. Sure, 8 ayetten oluşur.

Allah'ın isimleri, İslam toplumunda, Kur'an ve hadislerde Allah'a izâfe edilen fiil veya sıfatlardan türetilmiş veya doğrudan Allah'ı ifade amacıyla kullanılmış olan isimlerdir. Yalnızca Kur'an'da geçen ilahi isimler yüzden fazlayken hadislerde Allah'a atfedilen başka isimler de bulunmaktadır. Geniş anlamıyla esmâü'l-hüsnâ kavramı bu adların hepsini kapsasa da terim anlamıyla daha çok doksan dokuz ismi içerdiği kabul edilir ve buna mukabil Türkçede çoğunlukla Allah'ın 99 ismi şeklinde bilinir.

Mümin (mü'min), iman eden veya güvenen anlamında Arapçadan Türkçeye geçmiş bir kelimedir.

Haram, din kurallarına aykırı olan, dinî bakımdan kesinlikle yasak olan eylemleri tanımlayan bir din terimidir.

<span class="mw-page-title-main">Nahl Suresi</span> Kuranın 16. suresi

Nahl Suresi, Kur'an'ın 16. suresidir. Sure, 128 ayetten oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Beyyine Suresi</span> Kuranın 98. suresi

Beyyine Suresi (Arapça: سورة البينة, Sūrat'ul Beyyine), Kur'an'ın 98. suresidir. Sure 8 ayetten oluşur.

Hanif kelimesinin kaynağı ve anlamına dair çeşitli görüşler bulunmakta; Arapça, İbrânîce, Süryânîce veya Habeşçe bir kökten geldiği öne sürülmektedir. Kelimenin kökünü oluşturan “hnf” bütün Sâmî dillerde ortaktır. Kelimenin Ken‘ânîce şekli olan hanpa ve hanapu Tell el-Amarna tabletlerinde ortaya çıkmaktadır. Bu metinlerde kelime “kötülüğe meyilli ve sapkın olmak, iftira etmek” anlamlarındadır. Yeni İbrânîce ve Mişna’da kullanılan Yahudi-Ârâmî (Judeo-Aramaic) dilinde “iki yüzlü olmak”, Süryânîce şekli olan hanfo (hanpa) ise “putperest” anlamına gelmektedir.

Tevhit ya da tevhid, teizm tarifinin İslâm terminolojisindeki karşılığıdır.

Mâtüridîlik, Matüridî'nin kurduğu, Hanefî Mezhebi'nin kurucusu İmam-ı A'zam'ın düşüncesini tâkip eden, akla önemli bir yer veren İslam dini itikad mezhebidir. Türkiye, Afganistan, Pakistan, Hindistan ve Orta Asya ülkelerinde yaygındır.

<span class="mw-page-title-main">Kur'an mealleri</span>

Meal Arapça kökenli bir kelimedir, "meydana gelen netice", "mana", "anlam", "sonuç" anlamlarına gelir. Kur'an mealleri Kur'an'ı oluşturan sure ve ayetlerin tümünün Arapça dışında bir dile yazarın anladığı mana üzerinden aktarımıdır ve bu açıdan tercüme'den farklıdır. Türkçe meallere ana metinde yer almayan eklemeler yapılır ve bu eklemelerin esas metinde bulunmadığını okuyucunun anlaması beklenir. Ancak bunun genel kural olmadığı da bilinmelidir.

Sübhaneke, İslam dininde, Sünni mezheplerde namazın başlangıcında, iftitah tekbirinden hemen sonra okunan dualardan biridir. Şia mezhebinde namazda okunmaz. Çünkü Şia inanışına göre Muhammed'den hadislerle aktarıldığı üzere namazda sadece Kur'an'da geçen sureler ve dualar okunur.

<span class="mw-page-title-main">Şûrâ Suresi</span> Kuranın 42. suresi

Şura Suresi Kur'an'ın 42. suresidir. Sure 53 ayetten oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Mâlik</span>

Mâlik, Arapça bir kelime olup "Mülk" kökünden türemiştir ve "bir mülke sahip olan" anlamını taşır. İslam inancında Mâlik cehennemin yöneticisi olan meleğin ismidir. Kur'an'da bu anlamdaki tek kullanımında, günahkârlar Mâlik'e, Allah'ın kendilerini yok etmesini isteyerek seslenirler, ancak orada sürekli kalacakları cevabı ile karşılaşırlar.

Ümmî, kelime anlamı itibarıyla ümm Arapçada anne, ümmî ise anneden doğduğu gibi, tahsil ve eğitim almamış anlamında kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Huri</span> Cennette erillere verileceği vadedilen dişiler

Huri veya Arapça kullanım şekliyle Hûr, Cennet kadınlarını ve bu kadınların güzelliğini ifade eden bir tabir.