İçeriğe atla

Ruzi Nazar

Ruzi Nazar
Casusluk faaliyeti
Bağlılık Sovyetler Birliği 1941'e kadar
 Almanya 1941-1945
 ABD 1951'den sonra
Kişisel bilgiler
Doğum1 Ocak 1917(1917-01-01)
Margilan, Özbekistan
Ölüm30 Nisan 2015 (98 yaşında)[1]
ÇocuklarıSylvia Nasar, Erkin Nazar

Ruzi Nazar (1917-2015[2]), Özbek asıllı ABD vatandaşı, CIA ajanı. Hayatının büyük kısmını CIA ajanı olarak SSCB'ye karşı mücadeleye adadı. Rus Devrimi sırasında Sovyet Orta Asya'sında dünyaya geldi. Hayatının çoğu, doğduğu yerlerden uzakta geçirdi. II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası'nda, sonrasında da ABD ve Türkiye'de yaşadı. 1950'li yılların başından itibaren CIA görevlisi olarak çalıştı. Görev süresinin 11 yılı ABD'nin Ankara'daki Büyükelçiliği'nde, sonraki 10 yılı da Bonn'da geçti. 1979'da Tahran'da, 1980'li yılların başında da Afganistan'da ABD adına gizli görevlerde bulundu.[3]

Çocukluk ve gençliği

1917 yılında, sonraları Özbekistan sınırları içinde kalacak olan, Fergana Vadisi'de yer alan Margilan şehrinde dünyaya geldi. Nazar’ın babası Cemşid Umirzakoğlu, yüz yıllardır Margilan'da ipek ticareti ile uğraşan bir aileden geliyordu ve o da aynı mesleği sürdürüyordu. Annesi Tacünnisa Hokand Hanlığı'nın ileri gelen ailelerinden birinin kızıydı ve Rus işgalinden önce milliyetçi fikirlere sempatisi vardı. Tacünnisa 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında Türk topraklarında ortaya çıkan cedidizm akımından etkilenmiş, Rus istilasına karşı direnebilmek için modernleşmenin gereğine inanan bir kadındı. Oğluna Arapça, Farsça, Rusça dillerinin yanı sıra bu dillerdeki edebi eserleri de öğretti.

Nazar 10 yaşında iken ağabeyi Yoldaş Kari, milliyetçi direniş hareketine karıştığı gerekçe gösterilerek Sovyet yönetim tarafından idam edildi. Bu olaydan sonra, babası Nazar'ın modern eğitim alması gerektiğine karar verdi. İlk olarak Margilan'da lise eğitimi tamamladı ve akabinde Taşkent'te Ekonomi Enstitüsü'nü bitirdi. Bir yandan da gece okuluna gidip, kimya dersleri aldı. Özbekistan Komünist Partisi'nin gençlik kollarına katılan Nazar, milliyetçi gruplarla ilişkide olduğu iddia edilerek, geçici olarak partiden uzaklaştırıldı. Moskova'ya yaptığı seyahat esnasında cezasının kaldırılması için başvuruda bulundu ve uzaklaştırma cezası alan diğer arkadaşlarıyla birlikte tekrar parti üyeliğine alındı.

1930'lu yıllar boyunca, tüm öne çıkan Türkistanlı yazar ve şairler, hatta daha sonrasında yerel Komünist Parti liderleri, Sovyet yetkililerce dışlandılar. Görevlerinden azledilip, sürgün ve hapis cezalarına çarptırıldılar. Nazar, tüm bu olup bitenleri dikkatle takip ediyordu.

II. Dünya Savaşı

Ocak 1941'de askere alındı ve Nazi Almanyası ile SSCB arasında aynı yılın baharında savaş patlak verince Ukrayna cephesine gönderildi. Birkaç hafta sonra, Kızıl Ordu Nazi Almanyası'na doğru yürürken, ağır şekilde yaralandı ve birliğinden ayrı düştü. Ukraynalı bir aile tarafından kimliği gizlenerek tedavi edildi. Aynı yılın Ekim ayında, bir Nazi çavuşu tarafından, o sırada yeni kurulmuş olan Türkistan Lejyonu'na davet edildi. Bu birlik, Kızıl Ordu'da savaşmış Türkistanlı askerlerden mürekkepti. Bu askerlere göre bu lejyonlarda yer almak, Nazi Almanyası'na hizmet etmekten ziyade, kendi vatan topraklarının özgürlüğü için mücadele anlamına geliyordu.

Ruzi, Doğu Cephesi'nde savaşırken ikinci kez yaralandı. Bunun üzerine Naziler tarafından Berlin'de örgütlenen milliyetçi Türkistan liderliğine bağlı Türkistan Milli Birlik Komitesi'nde irtibat görevlisi yapıldı. Sonrasında Türkistan göçmen politikalarıyla çok yakından alakadar oldu. II. Dünya Savaşı boyunca, lejyonerlerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmenin yanında, Nazi taraftarı General Andrey Vlasov'un Rus olmayan diğer lejyonların yanı sıra Türkistan Lejyonu'nu, kendi Rus Kurtuluş Ordusu'na dâhil etme çabalarını da savuşturmak vazifeleri arasındaydı. Bu arada Berlin'de, Türkistanlı milliyetçilerle Vlasov'un Rus birliklerini destekleyen Himmler ve SS arasında şiddetli çatışmalar yaşanmaktaydı. Nazar, sonraki yıllarda, Ruslar ve sol kanat karşıtları tarafından sıklıkla SS ile işbirliği yapmakla suçlanacaktı. Bu tamamen yanlış bir iddia olmamakla birlikte, o ve Türkistan Milli Birlik Komitesi'ndeki diğer arkadaşları, SS'in Rus göçmen ve sığınmacı grupları destekleme yönündeki tutumlarına şiddetle muhalefet ediyorlardı.

1945 baharında, Türkistan Lejyonu Doğu Cephesi'nden çekildi ve kalan birlikler İtalya'da Bolzano yakınlarına yerleştirildi. Nazar, bizzat Alman Silahlı Kuvvetleri Yüksek Komutanlığı Başkanı Wilhelm Keitel tarafından bu birliklerin yeniden yapılandırılması için görevlendirildi. Nazar, Müttefiklerin Yalta'da, tüm Nazi Almanyası'nda kalmış olan tüm Kızıl Ordu mensuplarının ve Rus vatandaşlarının, vatanlarına iade edilmesi yönünde bir karar aldıklarından haberdar oldu. Bunu, arkadaşlarının ve hemşerilerinin mutlak bir infazdan kurtulmaları için bir fırsat olarak değerlendirdi fakat Nisan 1945'te Amerikan Ordusu İtalya içlerine kadar ilerlemişti ve Alman işgal yönetimi neredeyse tamamen dağılmıştı. Böyle olunca, beraberindekileri SSCB'ye geri gönderme planları suya düştü ve Nazi Almanyası'na dönmek zorunda kaldı.

Savaş sonrası Almanya yaşantısı

Savaşın son günlerinde, Müttefikler dört bir koldan yaklaşmakta iken, Nazar Almanya'ya döndü. Kendisi ve arkadaşları için terhis evraklarını almayı başardı. Böylelikle yasal statülerini de değiştirmiş oluyorlardı. 1945 yılında Nazi Almanyası yenilgiyi kabul edip teslim olduğu sırada, Bavyera'da Rosenheim kasabasındaydı. İki Alman ailesinin yardım ve yataklığıyla Müttefik askerlerinden saklandı. Şayet yakalansaydı Sovyet Ordusu tarafından infaz edilmesi kaçınılmazdı.

Barış tesis edilip, Rosenheim Amerikan işgali altına girince, saklanmaktan vazgeçti. Bavyera'nın önde gelenlerinden, bir anti-Nazi Katolik yargıcın kızı olan Emelinde Roth ile tanıştı. 1946 yılının sonunda dünyaevine girdiler. Ertesi yıl ağustos ayında, ilk çocukları Sylvia dünyaya geldi.

1951 yılına kadar, oldukça zorlu bir yaşam sürdürdü. Bir yandan geçimini temin etmeye çalışırken diğer taraftan Ukraynalı ve Orta Asyalı bir grup milliyetçi ile birlikte, Münih'te kurulmuş Bolşevik Karşıtı Milliyetçiler Örgütü'nde SSCB'ye karşı mücadele ediyordu. Bu örgüt Nazar'ın arkadaşları olan Stepan Bandera ve Yaroslav Stetsko tarafından kurulmuş, Rus olmayan milletlerin özgürlüğü için mücadele eden bir örgüttü.

CIA kariyeri

Yeteneklerinin Amerikalılar tarafından keşfedilmesi uzun sürmedi. Tabi bunda, Türkistanlı göçmenlerin arasına sızmış bir Sovyet casusunu ortaya çıkarmasının da etkisi vardı. Nazar 1951 yılında, ABD eski başkanlarından Theodore Roosevelt'in oğlu Archibald Roosevelt tarafından, Columbia Üniversitesi Orta Asya Enstitüsü'nde çalışmak üzere ABD'ye davet edildi. İlk olarak Voice of America'nın Özbekçe departmanının yayınlarında çalıştı. Archibald’ın ablası Ethel Roosevelt aracılığıyla 1954 yılında resmen CIA görevlisi oldu (Bu aileden Kim Roosevelt, CIA’nın Ortadoğu ve Güney Asya şubelerinin başında yer almıştı.)[4] ve Washington'a taşındı. Nisan 1955'te, Bağlantısız ülkelerin Endonezya'da toplanan Bandung Konferansı'na yeni işvereni adına katıldı. Konferans sırasında Çin ve Rusya'da diğer etnik kökenli halkların sömürge durumuna dikkat çekti. 1955 yılının Eylül ayında da, Kahire Bağlantısızlar Konferansı'na katıldı. 1959 yılının Temmuz ve Ağustos aylarında ise, Viyana'da düzenlenen Yedinci Dünya Öğrenci ve Gençlik Festivali'ne katıldı. Burada ülkesinden sürülen komünist şair Nâzım Hikmet ile tanıştı. Nazar, anılarında Nazım Hikmet'in kendisine politikadan ve politikacılardan uzak durmasını tavsiye ettiğini hatırladığını ifade ediyordu. Bu tip toplantılardaki görevinin, Rusya'da diğer etnik kökenli halkların sömürge durumuna dikkat çekmenin yanı sıra, Sovyet ajanlarını ve köstebeklerini tespit edilmesi olduğu anlaşılmaktadır.

Türkiye yılları

Ruzi Nazar 1959'un sonundan 1971 yılına kadar ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'nde çalıştı. 1955 yılında Amerikan Harp Akademisi'ni bitiren ve Washington'da NATO Daimi Komitesi’nde görev yapan Binbaşı Alparslan Türkeş ile tanıştı. Bu görüşmede ileride 27 Mayıs harekâtına katılacak Askeri Ataşe Agasi Şen de vardı. Türkeş yurda dönünce Çankırı'ya “Kontrgerilla Öğretmeni” olarak atanacaktı.[4] Türkiye'ye geldikten kısa bir süre sonra askeri darbe gerçekleşti. Darbecilerin en önemli figürlerinden biri, ABD'de yakın dostluk kurmuş olduğu Albay Alparslan Türkeş'ti.

Nazar'ın Türkeş ile yakın dostluğu, Türkeş'in 13 Kasım 1960'ta Türkistan Milli Birlik Komitesi'nden ihraç edilmesinden sonra da devam etti. Nazar'ın biyografisini yazan Enver Altaylı, Ruzi'nin ABD Büyekelçisi aracılığıyla, müdahale ederek, Türkeş ve arkadaşlarının Cunta tarafından idam edilmesinin önüne geçtiğini söylemiştir. Soner Yalçın ise Ruzi Nazar'ın ABD elçisi vasıtasıyla değil de, Cemal Gürsel'in Başyaveri Agasi Şen aracılığıyla, “İhtilalin Kudretli Albayı” Türkeş’in, “sol cunta” Cemal Madanoğlu ekibi tarafından öldürülmesinin önlendiğini belirtmektedir.[4]

Sol çevrelerce, CIA ajanı olarak Türkiye'deki aşırı sağ kanat unsurlara yardım etmekle suçlanan Nazar, yaptığı çalışmalarla, ordu içindeki sol grupların, 1971'de askerî darbeyle yönetimi ele geçirmesini önlemeyi amaçladığını, MİT (Millî İstihbarat Teşkilâtı)'nın modernizasyonuna yardım ettiğini, böylelikle MİT'in operasyonel olarak ABD'nin güdümünden kurtulduğunu iddia etmiştir.

Nazar'ın annesi ve kız kardeşinin Taşkent Radyosu aracılığıyla, 1965 yılında Türkiye'de iken, ona seslenmeleri, Ruzi Nazar'ın hayatındaki dramatik anlardan birisiydi. Bu anons, ailesiyle çeyrek asırdır irtibatı olmamasına rağmen, ailesinin onun yaşadığından haberdar oldukları anlamına geliyordu. Kız kardeşi, eline verilen yazılı metine sadık kalarak onun ülkesine dönmesini istediyse de, annesi metin dışına çıkarak, nerede mutlu olacağına inanıyorsa orada yaşamasını söyledi.

Nazar, Türkiye'de çalıştığı 11 yıl boyunca çok önemli ilişkiler kurdu. 1962 ve 1963'teki Talat Aydemir ayaklanmalarına yakından tanıklık etti. Yeni MİT Yasası’ndan, Komünizmle Mücadele Derneği'nin kurulmasına kadar çok alanda faaliyet gösterdi.[4] MİT Müsteşarı Mehmet Fuat Doğu ile yakın dostluk kurdu.

1971 yılına kadar Ankara'da çalıştıktan sonra, kariyerinin kalanında Washington ve Bonn şehirlerinde çalıştı. Zbigniew Brzezinski'nin kapitalist sistem ile Sovyet komünist sisteminin farklılıklarını ortaya koyan yayınlarının çıkartılmasında ona yakından yardım etti. CIA içinde ve ABD yönetim kadroları arasında, SSCB'nin içindeki milliyetçi akımların güçlü olduğuna inanan ve SSCB'nin ekonomik zayıflığı yüzünden kısa sürede çökeceğine inanan azınlık grubuna dâhil kişilerden biriydi.

CIA ajanı olarak Almanya'da görev yaptığı yıllarda Türk sağcı örgütler içinde yakın ilişkilerde olmuş, Avrupa'da faaliyet gösteren Türk sağcı grup üyelerine ve Türk devletinin birtakım derin devlet mensuplarına maddi ve fikri destek sağlamıştır.[5]

1979-İran gizli operasyonları

1979 yılında, Afgan kökenli Alman bir halı satıcısı kılığında, ABD Tahran Büyükelçiliği'ndeki rehinelerin kurtarılması için yapılacak bir operasyonun değerlendirmesini yapmak üzere, gizlice İran'a girdi. İran Devrimi gerçekleştiğinden bu yana, İran'a giren ilk ABD görevlisiydi. CIA'nın Argo isimli (bu operasyon Argo isimli 2012 yapımı filme konu olmuş, ancak senaryoda Nazar'dan hiç bahsedilmemiştir.), ABD Elçiliği işgali sırasında, elçilik dışında mahsur kalan altı elçilik personelini kurtarmak için yürütülen gizli operasyonunda yer aldı.

Afganistan

Nazar daha sonra, Kızıl Ordu'dan kaçan Özbek asıllı askerleri ABD saflarına katmak amacıyla birkaç kez Sovyet işgali altındaki Afganistan'a gitti. Burada, ABD tarafından SSCB işgaline karşı desteklenen, Batı karşıtı İslamcı mücahit liderlerden Gulbeddin Hikmetyar ile görüşmelerde bulundu, ABD'ye döndükten sonra, yönetimdekilere, radikal İslamcı grupların desteklenmemesi gerektiği yönündeki tavsiyelerinin, dönemin yöneticileri tarafından göz ardı edildiğini söylemektedir.

SSCB dağıldıktan sonra

Ekim 1991'de SSCB dağılıp, Özbekistan bağımsızlığını kazandıktan sonra, yani elli yıllık bir aradan sonra Nazar anavatanına döndü. Mayıs 1992'de Taşkent ve Margilan'ı ziyaret etti ve ailesinden hayatta kalanlarla buluştu. Başkan İslam Kerimov onu, eve dönen kahramanlar gibi ağırladı.

Ailesi

Nazar'ın Sylvia ve Erkin adında iki çocuğu bulunmaktadır. Kızı Sylvia, Columbia Üniversitesi'nde ekonomi gazeteciliği konusunda profesör olarak eğitim vermektedir. Sylvia Nasar aynı zamanda daha sonra ‘A Beautiful Mind’ adıyla filme uyarlanan Akıl Oyunları adlı, John Forbes Nash'in hayatının anlatıldığı 1998 tarihli biyografik romanın yazarıdır.

Ölümü

Gazeteci Soner Yalçın, Sözcü Gazetesi'ndeki bir makalesinde, Ruzi Nazar'ın 19 Nisan 2015 tarihinde, oğlu Erkin Nazar tarafından Fethiye Belediyesi'ne ait bir huzurevine getirildiğini ve Nazar'ın bu huzurevinde hayatını kaybettiğini belirtmektedir. Yazar, ölüm belgesine de ulaştığını söyleyerek, Ruzi Nazar'ın gizlice Foça Mahallesi'nde "Alevi Mezarlığı" olarak bilinen mezarlığa, gömüldüğüne dair hiçbir resmi kayıt ya da tutanak olmaksızın gizlice defnedildiğini iddia ederek, bu gizliliğe kendisinin de anlam veremediğini yazmıştır.[1]

Kaynakça

  1. ^ a b Soner Yalçın (7 Mayıs 2015). "Alevi Mezarlığı'ndaki CIA Mezarı". Sözcü Gazetesi. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Mayıs 2015. 
  2. ^ "Ruzi Nazar vefat etti". Yeniçağ Gazetesi. 2 Mayıs 2015. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Mayıs 2015. 
  3. ^ Altaylı, E., Ruzi Nazar: CIA’nın Türk Casusu, İstanbul 2013, ISBN No: 9786050911183
  4. ^ a b c d Soner Yalçın (13 Şubat 2015). "Oyun Masası". 29 Temmuz 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2015. 
  5. ^ Uğur Mumcu (Kasım 2019). Devrimci ve Demokrat. Henze ve Andronov (20 Ekim 1983). um:ag. ss. 51-53. 

Konuyla ilgili yayınlar

  • Altaylı, Enver (2013). Ruzi Nazar: CIA’nın Türk Casusu. Doğan Kitap. ISBN 978-605-091-118-3. 
  • Mumcu, Uğur (2000). Tarikat, Siyaset, Ticaret. Ugur Mumcu Arastirmaci Gazetecilik Vakfi UMAG. ISBN 9758084128 |isbn= değerini kontrol edin: checksum (yardım). 
  • Soner Yalçın, Doğan Yurdakul (2014). Reis, Gladio'nun Türk Tetikçisi. Doğan Kitap. ISBN 9759914929 |isbn= değerini kontrol edin: checksum (yardım). 
  • Soner Yalçın, Doğan Yurdakul (2015). Bay Pipo. Doğan Kitap. ISBN 978-975-991-430-1. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Josef Stalin</span> Sovyetler Birliği lideri (1924–1953)

Josef Stalin, Gürcü asıllı Sovyet devlet adamı ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri (1922-1953). Sovyetler Birliği'ni 1924'ten ölümüne kadar diktatörlük rejimi ile yönetti. Stalin; Sovyetler Birliği'ni endüstriyel ve askerî bir süper güce dönüştürdü, fakat bunu gerçekleştirirken totaliter politikalar uyguladı ve milyonlarca Sovyet vatandaşı diktatörlüğü sırasında hayatını kaybetti. Stalin döneminde; 3 ila 20 milyon arasında insan çalışma kampları, zorunlu kolektivizasyon, kıtlık ve yargısız infazlardan dolayı ölmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Hokand Hanlığı</span> Türkistan coğrafyasında toprakları olmuş eski bir monarşi

Hokand Hanlığı,, bugünkü Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan, Tacikistan ve Doğu Türkistan'ı da kapsayan bölgede 1709 ile 1876 yılları arasında hüküm sürmüş Mangıt-Ming Hanedanlığı. Buhara Hanlığı ve Hive Hanlığı ile birlikte Buhara Hanlıkları olarak anılmıştır. Başkenti Hokand olan hanlığın yönetimi içerisinde Tacikler, Özbekler, Kırgızlar, Kazaklar, Farslar, Kıpçaklar, Soğdlar, Uygurlar bulunmaktaydı. Yönettiği şehirler arasında; Hokand, Taşkent, Buhara, Semerkand, Margilan, Namangan, Fergana, Andican, Türkistan, Çimkent, Taraz(Talas), Bişkek, Oş, Zaferabad, İsfara, Aksu, Kaşgar, Hoten vb şehirler bulunmaktaydı.,

<span class="mw-page-title-main">Josip Broz Tito</span> Yugoslav devrimci ve devlet adamı, 2. Yugoslavya Devlet Başkanı

Josip Broz Tito, Marksist-Leninist görüşlere sahip Yugoslav devlet ve siyaset adamı. Fikirleri Titoizm olarak bilinir.

<span class="mw-page-title-main">Rus İç Savaşı</span> 1917den 1922ye kadar süren bir iç savaş

Rus İç Savaşı, 1917 Ekim Devrimi'nden sonra 1918-1922 yılları arasında Bolşeviklerle muhalifleri arasında yaşanan savaştır. Savaş Beyaz Ordu birliklerinin 1918 baharında Beyaz Terör saldırılarıyla başladı. Ana muharebe Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlı Bolşevik Kızıl Ordusuyla komünizm karşıtlarının Beyaz Ordusu arasında geçti. Ancak savaşa Beyaz Ordu'ya finansal destek ile silah ve asker yardımında bulunan ABD, İngiltere, Fransa, Polonya ve Japonya da müdahil oldu. 1921 yılında Bolşevikler Beyaz Terör'ü ve destekçilerini yenerek tüm ülkeye hâkim oldular. 1922 yılında da Sovyetler Birliği kuruldu.

<span class="mw-page-title-main">Büyük Yurtseverlik Savaşı</span>

Büyük Yurtseverlik Savaşı Rusya ve diğer eski SSCB ülkelerinde kullanılan ve II. Dünya Savaşı sırasında 22 Haziran 1941 ile 9 Mayıs 1945 tarihleri arasında Nazi Almanyası ve diğer Mihver Devletleri ülkelerine karşı anavatan topraklarını savundukları savaşa verilen isimdir. Bu isim Doğu Cephesi dışındaki alanları kapsamaz.

Ondörtler, 27 Mayıs Darbesi'nin ardından kurulan Millî Birlik Komitesinden daha sonra ihraç edilen on dört subaya verilen ad. İktidarı bırakma yanlısı olmayan ve temel birtakım siyasi reformlara karşı çıkan grubun liderliğini ise Kurmay Albay Alparslan Türkeş yapmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Maksim Litvinov</span>

Maksim Maksimoviç Litvinov, Sovyet diplomat ve 1930-1939 yılları arasında görev yapan Sovyetler Birliği Dışişleri Halk Komiseri. Dünya ölçeğinde silahsızlanma ve Nazi Almanyası'na karşı Batılı devletlerle ortak bir güvenlik sistemi oluşturma görüşlerinin önde gelen savunucularından oldu.

<span class="mw-page-title-main">Paul Ludwig Ewald von Kleist</span> Nazi Almanyasında Generalfeldmarschall

Paul Ludwig Ewald von Kleist, Almanya'nın süvari subayı ve Nazi Almanyası'nın Generalfeldmarschall'i.

<span class="mw-page-title-main">Reinhard Gehlen</span>

Reinhard Gehlen, Alman asker ve casus.

<span class="mw-page-title-main">Azeri Lejyonu</span>

Azeri Lejyonu, II. Dünya Savaşı sırasında Doğu Cephesi'nde Nazi Almanyası'na esir düşen Azeri asıllı Kızıl Ordu esirlerden Doğu lejyonları (Ostlegionen) nın bir parçası olarak oluşturduğu askerî birlikler.

<span class="mw-page-title-main">Potsdam Konferansı</span>

Potsdam Konferansı, II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası'nın teslimiyetinden sonra 17 Temmuz 1945 - 2 Ağustos 1945 tarihleri arasında Almanya'nın başkenti Berlin'in 26 kilometre güneybatısında bulunan Cecilienhof Sarayı'nda düzenlenen ve Churchill, Truman ve Stalin olmak üzere "Big Three" 'nin katıldığı konferans.

Veli Kayum Han, Türkistan Milli Birlik Komitesi lideri.

Milli Türkistan Birlik Komitesi, II. Dünya savaşı esnasında Almanya'da faaliyet gösteren, Sovyet idaresi altındaki Rusya Türkistanı'nın bağımsızlığını hedefleyen Türkistan milli komitesi. Komite Hitler Almanya'sı tarafından Sovyet Ordusundayken Nazi Almanyasına esir düşen Türkistanlıları örgütlemek amacıyla kuruldu. Başkanı Taşkent doğumlu Veli Kayum Han, yardımcısı Baymirza Hayit di. Komite Savunma, Eğitim, Yayıncılık gibi birimleri temsil eden 9 kişilik bir icra heyetinden oluşurdu.

<span class="mw-page-title-main">II. Dünya Savaşı'nda Birleşik Krallık</span>

Birleşik Krallık'ın 1939 yılının eylül ayında Nazi Almanyası'na savaş ilan etmesi kraliyet kolonileri ve Hindistan'ı kapsasa da dominyonları otomatikman savaşa sokmadı. Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda ve Güney Afrika kısa süre içerisinde savaş ilan etti; ama Serbest İrlanda Devleti savaş boyunca tarafsız kalmayı tercih etti. 1940 yılında Almanya'nın Fransa'yı işgal etmesinin ardından 1941 yılında Sovyetler Birliği savaşa girene dek Birleşik Krallık Nazi Almanyası'na karşı tek başına kaldı. Winston Churchill ABD'nin askeri yardımı için ABD başkanı Franklin D. Roosevelt'i ikna etmek üzere başarılı lobicilik çalışmaları yürüttü; ama Roosevelt henüz Kongre'den ülkenin savaşa sokulmasını istemeye hazır değildi. Ağustos 1941'de Roosevelt ve Churcill tüm halkların kendi yönetim biçimlerini seçmeye hakları olduğunu belirten Atlantik Bildirisi'ni imzaladı. Bu ifade Almanya tarafından işgal edilmiş olan Avrupa ülkelerini mi, yoksa Avrupa ülkeleri tarafından sömürgeleştirilen bölgeleri mi kast ettiği net olmadığından daha sonraları Britanya, ABD ve milliyetçi hareketler tarafından farklı biçimlerde yorumlandı.

<span class="mw-page-title-main">162. Türk Tümeni</span>

162. Türk Tümeni II. Dünya Savaşı sırasında Alman ordusu içerisinde bulunan askerî birlik. Birlikteki askerler Kafkasya ve Türkistan'dan gelen savaş esirleridir. Savaşın başlaması ile Sovyet ordusuna alınan birçok Türk savaş sırasında esir düşmüş, daha sonra da vatanlarının bağımsızlığı ve esir kamplarının kötü koşullarından kurtulmak için kurulan lejyonlara katılmıştı. Daha sonra neredeyse yok edilen 162. Piyade Tümeni ile bazı Lejyonlar birleştirilmiş, böylece 162. Türk Tümeni oluşturulmuştu. Lejyon askerleri Neuhammer'da eğitilmişlerdi.

<span class="mw-page-title-main">Tahran Konferansı</span>

Tahran Konferansı, 28 Kasım - 1 Aralık 1943 tarihleri arasında, Müttefik liderler, Joseph Stalin, Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill katılımıyla, SSCB'nin Tahran Büyükelçiliği'nde gerçekleşen ve o ana dek ilk kez tüm Müttefik liderlerin katıldığı bir strateji toplantısı idi. 22-26 Kasım 1943 tarihlerinde yapılan Kahire Konferansı'ndan hemen sonra yapılan bu liderler zirvesini, 1945 yılında yapılan Yalta Konferansı ve Potsdam Konferansları takip etti. Üç lider, toplantıya ajandalarındaki farklı gündemlerle başlamış olmakla birlikte, Nazi Almanyası'na karşı yeni bir cephe açılması konusunda oy birliği ile aldıkları bir kararla toplantıyı sonlandırdılar. Müttefiklerin Türkiye ve İran'la olan ilişkileri, Yugoslavya'daki operasyon, Japonya'nın durumu ve savaştan sonra yapılacaklar, Konferans'ta ele alınan diğer konulardı. İran'ın bağımsızlığının, müttefiklerin üç büyük üyesince tanındığına dair ayrı bir protokol de imza altına alındı.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de antikomünizm</span>

Türkiye'de antikomünizm, kapitalist görüşlere karşı olan ve aksinin gerçekleşebileceğini öneren komünizm düşüncesine karşı olarak komünist sistem ve görüşlerin Türkiye'de yayılımını engelleme çalışmalarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Sovyet askerî işgalleri</span>

1939 yılında gizlice imzalanan Molotov–Ribbentrop Paktı uyarınca, Sovyetler Birliği II. Dünya Savaşı sırasında, Nazi Almanyası tarafından kendisine terk edilen kimi ülke ve bölgeleri ilhak ve işgal etti. İşgal edilen bölgeler arasında; Doğu Polonya, Letonya, Estonya, Litvanya, Doğu Finlandiya'nın bir parçası ve Doğu Romanya bulunmaktaydı. Bunların yanı sıra, Karpat Rutenyası Çekoslovakya'dan ilhak edilerek, Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin bir parçası haline getirildi.

<span class="mw-page-title-main">Türkistan Lejyonu</span>

Türkistan Lejyonu, II. Dünya Savaşı sırasında Wehrmacht'ta savaşan Türk halklarından oluşan askerî birliklerin adıdır. Bu birliklerin çoğu, Almanlarla ortak bir dava oluşturan Kızıl Ordu savaş esirleri idi. Kuruluşunun öncülüğünü, Türk halklarının yaşadığı bölgeleri ülkelerinden ayırmaya ve sonunda onları Türk yönetimi altında birleştirmeye çalışan bir Türk Pan-Türkizm teorisyeni Nuri Killigil yaptı.

<span class="mw-page-title-main">Yakov Melkumov</span>

Yakov Arkediyeviç Melkumov, Ermeni asıllı Sovyet askeri komutanıdır. I. Dünya Savaşı'nda ve Rus İç Savaşı'nda savaşmıştır. Basmacı Hareketi'ne katılmıştır. Bu savaş sırasında Basmacı liderlerinden Enver Paşa'yı öldürmüştür.