
Japonya, Doğu Asya'da yer alan bir ada ülkesidir. Büyük Okyanus'un kuzeybatısında konumlanan ülke; Japon Denizi'nden Çin, Kuzey Kore, Güney Kore ve Rusya'nın doğusuna; kuzeyde Ohotsk Denizi'nden güneyde Doğu Çin Denizi ve Tayvan'a kadar uzanır. De facto başkenti ve en büyük şehri Tokyo'dur. Adını oluşturan kanji karakterler, "güneş" ve "köken" anlamına geldiğinden "Doğan Güneşin Ülkesi" olarak adlandırılır.

Geri dönüşüm terim olarak, kullanım dışı kalan geri dönüştürülebilir atık malzemelerin çeşitli geri dönüşüm yöntemleri ile ham madde olarak tekrar imalat süreçlerine kazandırılmasıdır.

Yenilenebilir enerji, güneş ışığı, rüzgar, yağmur, gelgitler, dalgalar ve jeotermal ısı gibi karbon nötr doğal kaynaklardan elde edilebilen ve insan zaman ölçeğinde doğal olarak yenilenen kaynaklardan elde edilebilen enerjiye denir. Bu kaynaklar güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, dalga enerjisi, jeotermal enerji, hidrolik enerjisi, biyokütle enerjisi olarak sıralanabilir. Bu tür bir enerji kaynağı, yenilenmekte olduklarından çok daha hızlı kullanılan fosil yakıtların tam tersidir.

Atık yönetimi, herhangi bir ürünün tasarım aşamasından başlayarak; üretim, tüketim, atık oluşumu, atığın geri dönüştürülmesi ve/veya bertarafını kapsayan bir disiplindir.

Radyoaktif atıklar, serbestleştirme sınırlarının üzerinde aktivite konsantrasyonu içeren ve bir daha kullanılması düşünülmeyen nükleer ve radyoaktif maddeler ile radyoaktif madde bulaşmış ya da radyoaktif olmuş yapı, sistem, bileşen ve malzemelerdir.

Elektronik atık veya e-atık, elektronik cihazların kullanım ömrünün tamamlanması ya da bizim bildiğimiz haliyle çöpe dönüşmesidir. Günlük hayatta kullandığımız televizyon, radyo, bilgisayar, yazıcı, çamaşır makinesi, buzdolabı vs gibi elektronik eşyalar, kullanım ömrü bittiğinde elektronik atık sınıfına girmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde e-atığın gayri resmi olarak işlenmesi, olumsuz insan sağlığı etkilerine ve çevre kirliliğine yol açabilir.
Bu liste, Avrupa'daki metropolitan alanları nüfuslarına göre üç farklı kaynağa göre sıralamaktadır. Listede Avrupa Birliği üyesi olmayan şehirler de yer almıştır.

Biyoenerji, biyolojik kaynaklardan elde edilen malzemelerden sağlanan yenilenebilir enerjidir. Biyokütle, güneş ışığını kimyasal enerji şeklinde depolayan herhangi bir organik malzemedir. Yakıt olarak odun, odun atıkları, saman ve diğer mahsul artıkları, gübre, şeker kamışı ve çeşitli tarımsal işlemlerden elde edilen diğer birçok yan ürünü içerebilir.
Rusya Hükûmeti, belirli ülkelerin/bölgelerin sakinleri veya vatandaşlarına ikili veya çok taraflı anlaşmalara dayalı bir vize alarak Rusya'ya girmesine izin verir. Diğer ülkelerin vatandaşlarının Rus Büyükelçiliğinden vize almaları gerekmektedir.

Türkiye'de çevre sorunları ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ilgilenmektedir.

Türkiye her yıl birincil enerjisi 6 exajoule tüketiyor, kişi başı 20 megawatt saat (MW/s)'ten fazla. Türkiye'de enerji beşte dört'ten fazla fosil yakıtan: %31 petrol, %28 doğalgaz ve %27 kömür(2016 itibarıyla). Türkiye'nin enerji politikası fosil yakıtın ithalatını küçültmek ister, çünkü onlar ithalatın ödemelerinden dörtte biri kapsamaktadır.. Enerjisi kaynaklarının fosil yakıt olması yüzünden Türkiye’den sera gazı emisyonları dünyada ortalama kişi başından daha büyük, yılda kişi başına 6 ton'dan fazla gelmektedir.

Türkiye'nin enerji politikası, kaynak ülke ve güzergâh çeşitliliğine gidilmesini, Türkiye'de enerji karışımında yenilenebilir enerjinin payını arttırırken, nükleer enerjiden de yararlanılmaya başlanılmasını, enerji verimliliğinin arttırılmasına yönelik çalışmalarda bulunulmasını ve Avrupa’nın enerji güvenliğine katkıda bulunulmasını amaçlamaktadır. 2019 itibarıyla, Türkiye'nin elektrik enerjisi toplam kurulu gücü 91 gigawatt'tır (GW). Bunun %31'ini hidroelektrik, %29'unu doğal gaz, %22'sini kömür, %8'ini rüzgâr, %6'unu güneş ve %2'sini jeotermal enerjisi oluşturmaktadır.

Hollanda ekonomisi, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu'na göre, 2012'de dünyanın en büyük 18. ekonomisiydi ve ülke sadece 17 milyon nüfusa sahipti. Kişi başına düşen GSYİH, yaklaşık 48.860 dolardır ve bu da onu dünyanın en zengin uluslarından biri yapmaktadır. 1996 ve 2000 yılları arasında yıllık ekonomik büyüme (GSYİH), Avrupa ortalamasının oldukça üzerindeydi ve %4'ün üzerinde seyretmiştir. Küresel ekonomik yavaşlamanın bir parçası olarak büyüme 2001-2005 döneminde önemli ölçüde yavaşladı. 2006 ve 2007'de ise ekonomi sırasıyla %3,4 ve %3,9'luk bir büyüme göstermiştir. Hollanda ekonomisi, devam etmekte olan küresel finansal krizden ve ardından ortaya çıkan Avrupa borç krizinden büyük ölçüde etkilenmiştir.

S7 Airlines veya yasal olarak JSC Siberia Airlines, Ob, Novosibirsk, Rusya merkezli, ofisleri Moskova'da bulunan havayoludur, 2008 yılı itibarıyla ana üsleri Domodedovo Uluslararası Havaalanı ve Tolmachevo Havaalanı ile Rusya'nın en büyük iç havayolu şirketidir.

Dünya çapında, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), her yıl 400 milyon tondan fazla tehlikeli atığın, çoğunlukla sanayileşmiş ülkeler tarafından üretildiğini tahmin etmektedir. Bunun yaklaşık yüzde 1'i uluslararası sınırların ötesine taşınıyor ve transferlerin çoğu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) içindeki ülkeler arasında gerçekleşiyor. Sanayileşmiş ülkelerin, tehlikeli atıklarını bertaraf için sanayileşmekte olan ülkelere göndermelerinin nedenlerinden biri, tehlikeli atıkların kendi ülkelerinde bertaraf edilmesinin yüksek maliyetli olmasıdır.

Balık yetiştiriciliği, binlerce yıldan beri bilinen, bir tarım koludur. Dünyada en çok sazan ve alabalık yetiştiriciliği yapılmaktadır. Türkiye'de son 10 yılda Balık yetiştiriciliği 2 kat artmıştır.

Sıfır atık atık önlemeye odaklanan ve tüm ürünlerin yeniden kullanılmasına teşvik eden bir dizi ilkedir. Bu ilkelerin amacı çöplüklere,okyanusa veya çöp yakma fırınlarına çöp gönderilmesini engellemektir.Şu anda, dünyada plastiklerin sadece %9’u geri dönüştürülmektedir.Bu sistemde bir malzeme optimum tüketim seviyesine kadar yeniden kullanılır. Sıfır Atık Uluslararası İttifakı (ZWIA) tarafından kabul edilen tanım şöyledir:
Sıfır Atık: Tüm ürün, ambalaj ve malzemelerin sorumlu bir şekilde üretilmesi, tüketilmesi, yeniden kullanılması ve geri kazanılması yoluyla tüm kaynakların yakılmadan, çevreye veya insan sağlığını tehdit eden toprağa, suya veya havaya deşarj edilmeden korunmasıdır.

Kimyasal atık, çoğunlukla büyük fabrikalarda üretilen kimyasallardan açığa çıkan atıktır. Kimyasal atıklar çevreye zarar verebilir ve sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle kimyasal atıklar Birleşik Krallık'taki COSHH veya ABD'deki Clean Water Act ve Resource Conservation and Recovery Act gibi yasal düzenlemelere tabi olabilirler. ABD'de, Çevre Koruma Ajansı (EPA), Mesleki Güvenlik ve Sağlık İdaresi (OSHA) ve eyalet yönetmelikleri ile yerel yönetmelikler de kimyasalların kullanımı ve bertarafını düzenlemektedir. Radyoaktif atıkların bertarafı ve yönetimi, radyasyonun çevre ve sağlık açısından riskleri ve emniyetli bir biçimde bertaraf etme zorlukları nedeniyle düzenleyici kurumların çalışmalarında odaklanılan noktalardan biridir.

Yeni Zelanda ekonomisi, oldukça gelişmiş karma pazar ekonomisidir. 2022 yılı itibarıyla Yeni Zelanda, nominal GSYİH'ye göre 51. en büyük ekonomi ve SAGP'ye göre 63. en büyük ekonomidir. Yeni Zelanda, 5 milyonluk nüfusu için büyük bir GSYİH'ye sahiptir ve gelir kaynakları büyük ada ülkesinin her yerine dağılmıştır. Ülke, en küreselleşmiş ekonomilerden birine sahiptir ve büyük ölçüde uluslararası ticarete bağlıdır.
Küresel atık ticareti, atıkların daha ileri seviyede arıtılması, bertaraf edilmesi veya geri dönüşümü için ülkeler arasında gerçekleşen uluslararası atık ticaretidir. Zehirli veya tehlikeli atıklar genellikle gelişmekte olan ülkeler tarafından gelişmiş ülkelerden ithal edilmektedir.