İçeriğe atla

Roza Eskenazi

Roza Eskenazi
Genel bilgiler
DoğumSarah Skinazi
1890'lar
İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu,
Ölüm2 Aralık 1980
Atina, Yunanistan
TarzlarTürk Halk Müziği,Caz, Vokal caz, Rebetiko, Smyrneiko
Etkin yıllar1920-1977
Resmî sitewww.mysweetcanary.com

Roza Eskenazi (d. 1890’ların ortaları – ö. 2 Aralık 1980, Yunanca: Ρόζα Εσκενάζυ) “Rebetiko” ve geleneksel Küçük Asya Yunan müziğinin ve Türk halk müziğinin ünlü Yunan şarkıcılarından biridir.[1] Eskenazi’nin kayıt ve sahne kariyeri 1920’lerin sonlarından 1970'lere kadar devam etmiştir.[2]

Çocukluğu

Eskenazi (Sarah Skinazi) İstanbul’da, fakir bir Yahudi Seferad ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.[3]

Kariyeri boyunca gerçek doğum tarihini saklamış, 1910 yılında doğduğunu söylemiştir. Aslında Eskenazi söylediğinden en az on yaş daha büyüktü; 1895- 1897 yılları arasında doğmuştur. Babası Avram Skinazi bir halı tüccarıydı. Karısı Flora ile birlikte, Roza’nın yanı sıra iki oğulları vardı, en büyükleri olan Nisim ve Sami.

Yüzyıl başlarında Skinazi ailesi tekrar o dönem hala Osmanlı yönetiminde olan Selanik’e yerleşti. 1870- 1917 yılları arasında nüfusu %70 oranında artan şehir o dönemde hızlı bir ekonomik büyüme yaşıyordu. Avram Skinazi bir pamuk işleme imalathanesinde iş buldu ve ailesinin ekonomik olarak ayakta durmasını sağlamak için pek çok tuhaf işler yaptı. Babası bu dönemde, genç Sarah’yı bu çevrede yaşayan ve çocuklara temel okuma-yazma dersleri veren bir komşu kızına emanet etti. Sarah’nın resmi eğitimi bu derslerle sınırlıydı.

Sarah, ağabeyi ve annesi bir sure Komotini, yakınlarında yaşadılar, o dönemde burası hala Türkçe konuşan büyük bir nüfusa sahipti. Roza’nın annesi orada, zengin bir ailenin yatılı hizmetçisi olarak iş buldu, Roza da ev işlerinde ona yardım ediyordu.

Bir gün, Sarah şarkı söylerken yerel bir tavernanın sahipleri onun sesini duydular. Büyülendiler ve hemen kapılarına gidip bu kızın kendi kulüplerinde sahneye çıkmasını istediklerini söylediler. Sarah’nın annesi kızının – ya da aileden herhangi birinin- “artist” olması önerisine çok sinirlenmişti. Roza yıllar sonra verdiği bir röpotajda, Komotini’deki yıllarının hayatında bir dönüm noktası olduğunu itiraf etmiştir. Bir şarkıcı ve dansçı olmaya orada karar verdiğini söyler.

İlk dönem kariyeri

Sarah Selanik’e dönene kadar bu hayalinin farkında değildi. Bu yıllarda, ailesi şehirdeki Büyük Otel Tiyatrosu’nun yakınında bir daire kiralamıştı, civarda oturan komşularının çoğu bu tiyatroda sahneye çıkıyordu. Sarah, her gün orada çalışan iki dansçıya kostümlerini tiyatroya taşımalarında yardım ediyordu, bir yandan da bir gün sahnede onlarla birlikte yer alacağını hayal ediyordu. Burası Sarah’nın dans kariyerinin -nihayet- başladığı yerdir. Sarah Skinazi daha küçük bir genç kızken, Kapadokyalı önemli bir aileden gelen zengin bir adam olan Yiannis Zardinidis’e aşık oldu. Zardinidis’in ailesi bu birlikteliği onaylamadı, Roza’nn zayıf bir ahlâka sahip olduğunu düşünüyorlardı. Her şeye rağmen, 1913 yılı yakınlarında ikili birlikte kaçtı ve Sarah, ismini Roza olarak değiştirdi; bundan sonra tüm kariyeri boyunca Sarah artık bu isimle anılacaktı. Zardinidis bilinmeyen nedenlerden ötürü, 1917 yılı yakınlarında vefat etti ve Roza’yı küçük bir çocukla (Paraschos) yapayalnız bıraktı. Bir bebek yetiştirirken kariyerine devam edemeyeceğini anlayan Roza, bebeğini Ksanthi (İskeçe) şehrindeki St. Taksiarchis Bakımevi’ne bıraktı. Paraschos’un babasının ailesi bebeğin oradaki bakımını üstlenmeye karar verdiler. Paraschos Zardinidis büyüdü ve Yunan Hava Kuvvetlerinde üst düzey bir subay oldu. Annesini ancak yıllar sonra 1935’te, Atina’da buldu ve böylece tekrar bir araya geldiler.

Atina

Roza, Zardinidis’in ölümünden kısa bir süre sonra müzik kariyerine devam etmek üzere Atina’ya yerleşti. Kısa süre içinde, iki Ermeni kabere sanatçısıyla, Seramus ve Zabel, bir ekip oluşturdu. Saramos ve Zabel onu, Türkçe konuşabildiği için ve şarkıcılıktaki yeteneğinden ötürü çok sevmişlerdi. Roza bir yandan dansçılık yapmaya devam ederken, bir yandan da kulübün patronları için Yunanca, Türkçe ve Ermenice şarkılar söylemeye başlamıştı. Roza, ilk defa 1920’lerin sonunda orada, ünlü besteci ve menajer Panagiotis Toundas tarafından keşfedildi. Toundas onun yeteneğini hemen fark etmiş ve onu Columbia Records’tan Vassilis Toumbakaris’le tanıştırmıştı. Roza’nın Columbia için yaptığı ilk kayıtlar, Mandili Kalamatiano ve Koftin Eleni Tin Elia (c. 1928) 1960’lara kadar neredeyse hiç kesintiye uğramadan devam eden kayıt kariyerinin başlangıcıydı. 1930’ların ortasına gelindiğinde, onlar için 300’den fazla şarkı kaydetmiş ve en popüler yıldızlardan biri olmuştu. Kaydedilen müziklerin bir kısmı özellikle Yunanistan’dan ve İzmir (Smyrna) - Türkiye’den halk şarkılarıydı. Ancak, Roza’nın yerel müzik sahnesine en büyük katkısı yaptığı Rebetiko kayıtlarıydı, özellikle de İzmir ekolündekiler. Roza, bu müziğin popüler kültür içine sızmasını neredeyse tek başına sağlamıştır, onun eşsiz sesi bugün bile hâlâ bu müzik türü ile özdeşleştirilir. Kayıtlara başladıktan kısa bir süre sonra, Roza Atina’daki Taygetos gece kulübünde de her gece sahne almaya başladı. Toundas, kemancı Salonikios ve udî Agapios Tomboulis de onunla birlikte sahnedeydi. Ancak Eskenazi, gösterinin yıldızıydı, eşine az rastlanır bir şekilde gecede 200 drahmi kazanıyordu. Çok sonraları, biyografisini yazan Kostas Hatzidoulis’e, aslında gösterilerden elde ettiği gelirle çok daha zengin olabileceğini, fakat pahalı mücevherlere karşı bir zaafı olduğunu ve kazancının büyük bir kısmını bunlara harcadığını itiraf etmiştir. Kariyerinde ilerleyen Eskenazi, 1931-1932 yıllarında Columbia Records ile özel bir anlaşma imzaladı. Anlaşmanın kurallarına göre, Roza yılda en az 40 şarkı kaydedecek ve sattığı her kaydın kazancından %5 gelir elde edecekti. Roza o dönemde, kayıt şirketleri ile telif anlaşması olan tek Yunan kadın şarkıcıydı.

Uluslararası kariyeri

Çok geçmeden kariyeri, Yunanistan ve Yunan diaspora sınırlarının ötesine taştı. Tomboulis ile birlikte, Mısır, Arnavutluk ve Sırbistan’a gitti, buralarda sadece yerel Yunan cemaatleri değil aynı zamanda Türk cemaatleri tarafından da oldukça sıcak bir şekilde karşılandı. Yaptığı müzik aslında bazı hassasiyetlere sahipti, hatta şarkılarından biri, Πρέζα όταν Πιείς (“Kokain çektiğinde”), Yunan diktatör İoannis Metaksas tarafından yasaklanmıştı. Bu kararın sonucu olarak, başka pek çok geleneksel Rebetiko sanatçısı da marjinalize edildi, fakat tam bu sıralarda Rebetiko içinde öncülüğünü Vassilis Tsitsanis’in yaptığı yeni bir trend yükselmeye başlıyordu.

İkinci Dünya Savaşı

Kısa bir sure içinde, Yunanistan’ın bağımsızlığı tehlikeye düştü. 1940'ta İtalyan istilası yaşandı, 1941’de ise Alman ordusu ülkeyi işgal etti. Baskıcı rejime rağmen Roza sahneye çıkmaya devam etti, hatta 1942’de oğlu Paraschos (1935’te bir araya geldikten sonra hiç ayrılmamışlardı) ile birlikte kendi gece kulübü “Krystal”i açtı. Yahudi olmasına rağmen, sahte bir vaftiz sertifikası çıkarmayı başarmıştı, zaten bir Alman subayı olan sevgilisi tarafından güvenliği sağlanmaktaydı. Fakat Roza Eskinazi, asla bir vatan haini ya da bir işbirlikçi olmamıştır. Ayrıcalıklı konumunu yerel direnişi desteklemek, direnişçileri ve hatta İngiliz ajanlarını evinde saklamak için kullanmıştır. Hem Atina’daki hem de Selanik’teki bazı Yahudileri kaçırmayı başarmıştı. Auschwitz’e gönderilmekten kurtardığı ailelerden biri de kendi ailesiydi. 1943 yılında, bu durum fark edildi ve Eskenazi tutuklandı. Alman sevgilisinin ve oğlunun çabaları sonucu serbest kalana kadar, üç ay boyunca, hapishanede kaldı. Sonraki savaş yıllarını yakalanma korkusuyla, sürekli saklanarak geçirdi.

Savaş sonrası yıllar

Uzun kariyeri boyunca Roza, sadece Columbia Records’ dan Vassilis Toumbakaris ile değil, kısa süre önce Odeon/Parlophone’u kuran Minos Matsas ile de iyi ilişkiler geliştirmişti. Bu ona, Marika Ninou ve Stella Haskil gibi başka ünlü şarkıcıların kariyerlerine de destek olma imkânı sağlamıştı. Onları Allilovoithia müzisyenler birliği ile tanıştırdı ve kısa bir süre içinde onlar da Vassilis Tsitsanis ile birlikte kayıtlar yapmaya başladılar. Savaş sonrasında 1949’da, Roza yeni bir kimlik çıkarmak için Patras’a döndü. Orada aynı zamanda birkaç konser de verdi, ancak hayatındaki asıl dönüm noktası kendisinden neredeyse otuz yaş daha genç bir subay olan Christos Philipakopoulos ile tanışmasıydı. Yaş farkına rağmen, birbirlerine aşık oldular. Bu Roza’nın hayatının sonuna kadar farklı şekillerde de olsa devam eden bir ilişki oldu. Tüm Balkanlar’da yaygın bir şekilde turneler yapmasına rağmen Amerika’ya ilk turnesini ancak 1952 yılında yapabildi; Amerika’da yaşayan Yunan ve Türk diasporaları için sahneye çıkacaktı. Roza’nın bu seyahati finansal olarak New York’daki Parthenon Restaurant –Bar tarafından desteklendi ve turne birkaç ay boyunca sürdü. Bu turne, bundan sonra yapılacak bir dizi deniz aşırı müzik turnesinin ilkiydi. 1955’te Balkan Plak Şirketi (Balkan Record Company)’nin Arnavut menajeri Ayden Leskoviku, kayıt yapmak ve sahneye çıkmak üzere Roza’yı doğduğu şehre, İstanbul’a davet etti. Leskoviku için yaklaşık kırk şarkı kaydetti ve bunun karşılığında onlardan yaklaşık 5,000 $ aldı. Bu görece küçük bir miktardı, ancak Roza, daha sonra burada aldığı sahne ücretlerinin ve bahşişlerin bunun on katı kadar olduğunu söylemiştir.

İstanbul’dan kısa sure sonra iki tane daha Amerika turnesi yaptı ve New York, Detroit ve Chicago’da sahneye çıktı. 5 Temmuz 1958’de, Amerika’ya ikinci seyahati sırasında Frank Alexander ile evlendi. Bu evlilik kağıt üstünde yapılmış bir evlilikti ve Amerika’da çalışma izni alabilmesi için gerekliydi. Yine de, Eskenazi Amerika’yı sevmişti ve eğer diğer sevgilisi Christos Philipokopoulos olmasaydı oraya yerleşebilirdi. 1959’da Chrisos ile birlikte olabilmek için Atina’ya geri döndü. Amerika’da kazandığı parayla, Kipoupoli’de ikisi için büyük bir ev, iki kamyon ve atlar satın aldı. Philipakopoulos ile hayatlarının sonuna kadar o evde yaşadılar.

Düşüş ve Yeniden keşfedilme

Eskenazi artık atmışlarındaydı ve Yunanistan’daki müzik sahnesi, kariyerine başladığı kırk yıl öncesine göre çok daha farklıydı. Smyrneiko (İzmir müziği) ve Rebetiko popülaritesini kaybetmişti ve bu türün diğer ustaları gibi onun da halk önündeki görünürlüğü artık sadece ara sıra yapılan köy festivalleri ve küçük etkinliklerle sınırlıydı. Sonraki yıllarda birkaç şarkı kaydetmişti, fakat bunlar Atina’daki küçük plak şirketleri için eskiden yaptığı ünlü hit şarkıların coverlarıydı sadece.

Ancak 1960’ların sonlarında Roza’nın eski çalışmalarına yönelik yeni bir ilgi oluşmaya başladı. RCA, içinde kemancı Dimitris Manisalis ile birlikte icra ettiği dört şarkının (“Sabah Amanes” dahil) da yer aldığı iki 45'lik kaydetti, fakat bu plaklar sınırlı sayıda basıldı. Ancak, bu durum 1970'lerin başlarındaki askeri diktatörlük sırasında değişti. Birdenbire, ülkedeki gençler bu eski şehirli müziğe karşı yeniden ilgi duymaya başladılar. Bu dönemde bazı önemli derleme albümler hazırlandı. Bu albümlerin en ünlüsü altı plaklık bir Rebetiko koleksiyonu olan ve yüzbinlerce satılan Rebetiki Istoria”dır (Rebetiko Tarihi). Şehir ışıklarından on yıl kadar uzak kaldıktan sonra, Roza Eskenazi yetmişlerinde yeniden bir star olmuştu. Bu son on yılı önceki kariyerinden ayıran şey televizyonun yaygın kullanımıydı. Roza, hızlı bir şekilde bu yeni araca uyum sağladı ve televizyondaki pek çok şova çıktı. 1973’te, To Bouzouki ( Vassilis Maros tarafından yönetilen) adlı kısa belgesel filmde yer aldı ve 1976’da Haris Alexiou ile birlikte, birkaç görüntünün yanı sıra bazı röportaj ve şarkıların da yer aldığı özel bir televizyon programı yaptı. Ancak, bu dönem boyunca, Roza ülkedeki gece kulüpleriyle olan bağını hiç koparmadı. Haftada bir, Plaka’daki gece kulübü Themelioda, canlı gösterisini yapmaya devam etti. Sanatçılar ve müzikologlar, ayakta kalan ve aktif olarak çalışmaya devam eden diğer birkaç Rebetiko şarkıcısından biri olan Roza’nın “otantik” olarak nitelendirilen stili üzerine de çalışmaya başladılar. Bu durum, aralarında (birlikte sahneye çıktığı) Haris Alexiou ve Glykeria’nın da bulunduğu yeni bir icracı jenerasyonu üzerinde kalıcı bir etkiye sahip olmuştur. Müzisyenler ve akademisyenler Roza’nın yetenekleri ve bu kaybolmuş müzikal dünya konusundaki kavrayışı karşısında büyülenirken, genel seyirci bu konuda çok da fazla heyecanlı değildi ve onu sadece meraklılarının dinleyeceği bir sanatçı olarak görüyorlardı; işte bu tam bir trajediydi. Ancak o, sahnelere çıkmaya devam etti, en son gösterisini Eylül 1977’de Patras şehrinde yaptı. Her yaştan hayranı onun şarkı söyleyişini, dans edişini görmek ve geçmişin müziğini tatmak için oradaydı.

Son günler

Eskenazi alacakaranlık yıllarını Christos Philipakopoulos ile birlikte Kipoupoli’deki evinde sessiz bir şekilde geçirdi. Doğuştan Musevi olmasına rağmen, 1976’da Yunan Ortodoks inancını tercih etti ve Rozalia Eskenazi adını aldı. İki yıl içinde, Alzheimer belirtileri göstermeye başladı, evine giderken zaman zaman yolunu kaybetmeye başlamıştı. 1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı. Bu olaydan sonra, Christos sürekli yanıbaşında oldu ve ona her türlü ihtiyacında yardım etti, Roza üç ayını onunla birlikte hastanede geçirdi. Bir sure sonra eve döndü, fakat kısa süre içinde bir enfeksiyon nedeniyle özel bir kliniğe yatmak zorunda kaldı. 2 Aralık 1980’de o klinikte vefat etti. Roza Eskenazi önce, Korynthia’daki Stomyo köyünde mezar taşı olmayan bir mezara gömüldü. Köyün kültür komitesi 2008 yılında üzerinde “Roza Eskenazi, Sanatçı” yazan basit bir mezartaşını dikmek için gerekli parayı toplayabildi.

Biyografiler

1982’de, ölümünden iki yıl sonra Kostas Hatzidoulis, Eskenazi’nin hayatının son döneminde verdiği röportajlara dayanan Αυτά που Θυμάμαι (“Hatırladıklarım”) adlı kısa bir anı kitabı yayımladı. Kitapta, Roza’nın özellikle kariyerinin ilk yıllarına ait fotoğrafların bulunduğu geniş bir fotoğraf koleksiyonu da bulunuyordu. 2008’de, Sher Productions’tan film yapımcısı Roy Sher, Roza Eskenazi’nin hayatı ve kariyerini konu alan, My Sweet Canary (“Tatlı Kanaryam”) adlı bir müzikal belgesel üzerine çalışmaya başladı. Uluslararası bir ortak yapım olan bu film, Yunanistan, Türkiye ve İsrail’den gelen üç genç müzisyenin Yunanistan’ın en ünlü ve en çok sevilen Rebetiko sanatçısını aramak için çıktıkları yolculuğu konu alıyor. Filmin 2011’de bahar döneminde piyasaya çıkması planlanıyor.

Roza Eskenazi'nin Söylediği Türküler

Yöresi Türkçesi Yunancası
KilisSüt İçtim Dilim YandıΑγαπώ μια παντρεμένη
İstanbulBen Kalender MeşrebimΤο γκαρσόν
İstanbulKadifeden KesesiΚατηφές
Mersin(Silifke)Nerden Gelirsin (Keklik)Τρεις όμορφες
RumeliA Benim Mor ÇiçeğimΦτώχεια μαζί με την τιμή
İzmirEvlerinin Önü Mersin (İzmir Türküsü)Αν περνάς κι αν δεν περνάς
Rumeli İskeçeOcak başında kaldımΧθες σε είδα μεθυσμένο
ÇanakkaleSıra Sıra SinilerΚαναρίνι
KayseriOy Mendil Oyalı MendilΓιατί θες να μ' αφήσεις
KastamonuBenden Selam Olsun Bolu BeyineΤο σαλβάρι του Κιόρογλου
İstanbulTelgrafın Tellerine Kuşlar Mı KonarΤα κορίτσια της Ασίας
Orta Anadolu(Karacaoğlan)Hey Ağalar Böylemi Olur (Turna)Τουρκοπούλα
KilisAman Arap KızıΑραπίνα μου σκερτσόζα
İstanbulEntarisi Ala BenziyorΔημητρούλα μου
İzmirİzmir’in KavaklarıΤσακιτζής
AydınBir incecik yolum gider yolum gider Yemen'e (Marko Melkon Alemşeryan Türkçe söylemiştir.)On İkidir Aydın'ın Dermeni bir çeşitlemesidir.Άσ' τα λόγια
KıbrısDeğirmenci(Marko Melkon Alemşeryan ve Victoria Hazan Türkçe söylemiştir.)Ο Μυλωνας
İzmirİzmir Zeybeği (Hicaz Zeybek) Ali Fuat Aydın sözsüz olarakΓια να ξέρεις αλανιάρη
İstanbulÇadırımın Üstüne(Rampi Rampi) Türkçe söylemiştirΡάμπι ράμπι
RumeliEvlerinin Önü Handır Türkçe söylemiştirΑϊντινδε Χοπλαδα Γκελ
İstanbulYeni Türkü'nün söylediği Telgrafın Tellerine Kuşlar Mı KonarΑερόπλανο θα πάρω
İzmir(Ödemiş)Ödemiş'in İçinde Camlı Meyhane (Çanakkale Türküsü'nün müziğinin bir çeşitlemesidir.)Κατινάκι μου για σένα
RumeliOğlan Oğlan Kalk GidelimΣε Ζωγραφισα Βλαχα Μ'
Orta AnadoluOdana Serdim HalıΜες στο βαθύ σκοτάδι
İzmirBakırlımda Aman İniverir İnişten (Bakırlı Zeybeği)Άσ' τα λόγια Κονιαλής
KonyaKonyalımΚονιαλής
Elazığ(Rumeli)(İstanbul)Pencereden Kar GeliyorΤο παχουλό χεράκι σου
Karaburun(İzmir)Asmalı MencereΗ Τσερκέζα[4]

Kaynakça

  1. ^ Keridis, Dimitris (2009). Historical Dictionary of Modern Greece. Scarecrow Press. ISBN 978-0810859982. 
  2. ^ Sadie, Stanley (2021). The new Grove dictionary of music and musicians (5. bas.). New York: Grove. ISBN 978-0195170672. 
  3. ^ Dinar, Hasia (2021). The Oxford handbook of the Jewish diaspora. New York: Oxford University Press. ISBN 978-0190240943. 
  4. ^ "Η Τσερκέζα - Ρόζα Εσκενάζυ 1934". sekarius87. 1 Mart 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Mart 2023. 

Dış bağlantılar

  • www.mysweetcanary.com8 Şubat 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. A journey through the life and music of Roza Eskenazi (Tatlı Kanaryam: Roza Eskenazi’nin hayatına ve müziğine doğru bir yolculuk) adlı müzikal belgesel filmin resmi web sitesidir.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Syd Barrett</span> İngiliz müzisyen

Roger Keith "Syd" Barrett, rock grubu Pink Floyd’un kurucularından biri olan İngiliz şarkıcı-şarkı yazarıdır. 1965’te kurulan gruptan ayrılana kadar; grubun baş şarkıcısı ve birincil şarkı yazarıydı.

Rebetiko, rebetika, rembetika veya rembetiko, kökeni hakkında değişik varsayımlar mevcuttur. En yakın ihtimal olarak, Yunanistan'da otoriteye karşı gelen ve esrar tekkelerinde yaşayan topluluklara verilen ad olan "rembet" terimi görülmektedir. Modern ve arkaik Yunancada "remvastikos" terimi ve "geziyorum" anlamına gelen "remvo" veya "remvazo" fiil çekimlerinden türevinin deforme bir hali olduğu da kuvvetle muhtemeldir. Sırpçada "isyancı" anlamındaki "rebenòk" teriminden geldiği de düşünülmektedir. Dolayısıyla otoriteye boyun eğmeyen anlamı taşımaktadır. "Rebet" teriminin bir anlamının da "safaya düşkün, yarınını dert etmeyen" olduğu da göz önünde bulundurularak, kökeninin olasılıkla rağbet sözcüğünden geldiği de söylenmiştir. Bu açıdan rembetiko'nun Osmanlı Türkçesi olduğu varsayımı da mevcuttur. Farsça ve Arapçada, "ruba'at" veya "arba'at" şeklindeki çoğul hali dörtlü anlamına gelen, "reb", "rab" terimlerinden türediği de başka bir bakıştır. "rab", Farsça ve Arapça yanında, İbranicede de aynı zamanda Tanrı anlamına gelmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Pentagram (müzik grubu)</span> Türk heavy metal grubu

Pentagram, kuruculuğunu Hakan Utangaç ve Cenk Ünnü'nün yaptığı Türk heavy metal grubudur.

<span class="mw-page-title-main">Alice Cooper</span> Amerikalı şarkıcı

Alice Cooper, rock solisti ve müzisyen. Genellikle "metalin babası", "metal tanrısı" sıfatlarıyla anılan Alice Cooper, aslında Vincent Damon Furnier'ın kurduğu bir grubun adıdır. Furnier daha sonra ismini Alice Cooper olarak değiştirmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Bon Jovi</span> Amerikalı rock müzik grubu

Bon Jovi, 1983 yılında ABD'nin New Jersey eyaletinde vokalde Jon Bon Jovi gitarda Richie Sambora, davulda Tico Torres, klavyede David Bryan, bas gitarda Alec John Such'dan oluşan klasik kadrosu ile Jon Bon Jovi tarafından kurulan Amerikalı rock grubu. Grubun ilk bas gitaristi Alec John Such'ın 1994 yılında, 30 yıl boyunca grubun gitaristi ve şarkı yazımında Jon Bon Jovi'nin en önemli partneri olan Richie Sambora'nın ise 2013 yılında gruptan ayrılmasından sonra 1995 yılından beri basta Hugh McDonald 2013'ten beri gitarda ise Phil X yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Anna Vissi</span> Kıbrıs Rumu şarkıcı

Anna Vissi, Kıbrıs Rumu şarkıcı. Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan'da ünlenen Vissi daha sonra Türkiye ve ABD başta olmak üzere dünyada tanınmıştır. Sanatçı sadece yorumcu olmayıp aynı zamanda söz yazarı, bestekâr ve oyuncudur.

<span class="mw-page-title-main">Yeni Türkü</span> Türk müzik grubu

Yeni Türkü, 1977 yılında Derya Köroğlu, Zerrin Yaşar ve Selim Atakan'ın Ankara'da kurduğu müzik topluluğudur. Topluluğun isim babalığını şair ve yazar Yaşar Miraç yapmıştır. Yeni Türkü, sadece Yaşar Miraç'ın 1979'da Nisan-Mayıs-Haziran aylarında çıkan edebiyat dergisi değil, ayrıca halk türkülerinin yeniden yorumlanmasına dayanan Güney Amerika orijinli bir müzik akımıdır. Bu akımın dünyadaki temsilciliğini Şilili topluluk Inti Illimani yapmıştır. 1979'da ilk albümü Buğdayın Türküsü'nü çıkaran grup 10 stüdyo albümü, 2 film müziği albümü, 2 de konser albümü yayınladı. Yıllar içinde Eftal Küçük, Tuncer Tercan, Cengiz Onural, Fuat Oburoğlu, Murat Buket gibi müzisyenleri barındıran grubun kuruluşundan bu yana her zaman kadroda bulunan tek elemanı Derya Köroğlu'dur.

<span class="mw-page-title-main">Haris Aleksiu</span>

Haris Aleksiu ya da gerçek adıyla Hariklia Rupaka, Yunan şarkıcı. Yunan müzik tarihinde albümleri rekor satış yapan ilk sanatçıdır.

<span class="mw-page-title-main">Pink (şarkıcı)</span> Amerikalı sinema oyuncusu ve şarkıcı

Alecia Beth Moore veya bilinen adıyla Pink, 3 Grammy Ödülü'ne sahip Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı.

<span class="mw-page-title-main">Eurovision Şarkı Yarışması'nda Yunanistan</span>

Yunanistan ilk katılımı 1974 yılından günümüze 43 kez Eurovision Şarkı Yarışması'na katılmıştır. Altı kez yarışmadan uzak kalmıştır. Yunanistan'ın ilk birinciliğini 2005 yılında "My Number One" adlı şarkısıyla Elena Paparizu getirmiştir. Yunan Ulusal Yayıncısı Ellinikí Radiofonía Tileórasi (ERT) her yıl gösteriyi yayınlamakla birlikte Yunan katılımcının seçim sürecini organize ediyor. Yunanistan hiç sonuncu olmamıştır.

<span class="mw-page-title-main">The Smashing Pumpkins</span>

The Smashing Pumpkins 1988'de kurulmuş bir alternatif rock grubudur. Grubun şarkı sözü yazarı, vokalisti ve gitaristi olan Billy Corgan tarafından kurulmuş grup, seslerini grunge, gotik rock, heavy metal, psychedelic rock, progresif rock ve daha sonraki dönemlerde elektronik müzikle beslemiştir. 2000'de ayrılan grup, eleman değişiklikleriyle 2006'da tekrar bir araya gelmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Leopold Godowsky</span>

Leopold Godowsky Leh asıllı Amerikalı piano virtüözü, besteci. 20. yüzyılın en ünlü klasik müzik piyanistlerindedir. Kendine özgü piyano tekniği ile tanınmıştır. Pianistlerin Pianisti olarak anılır.

<span class="mw-page-title-main">Misirlou</span>

Misirlou, Doğu Akdeniz bölgesinden bir halk şarkısıdır. Şarkının orijinal yazarı bilinmiyor ancak 1920'lerde Arap, Yunan ve Yahudi müzisyenler tarafından çalınıyordu. Şarkının bilinen en eski kaydı 1927 tarihli bir Yunan rebetiko/çiftetelli bestesidir. Şarkının ayrıca Arap göbek dansı, Arnavut, Ermeni, Sırp, Fars, Hint ve Türk versiyonları da vardır. Bu şarkı 1920'lerden itibaren Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşen Arap Amerikalı, Ermeni Amerikalı ve Yunan Amerikalı topluluklar arasında popülerdi.

<span class="mw-page-title-main">Sotiria Bellu</span>

Sotiria Bellou , ünlü Yunan şarkıcı ve Yunan rebetiko tarzı müzik sanatçısıdır. En meşhur rebetisa'dır, birçok müzik rehberinde yer almış ve Music of the Outsiders adlı bir 1984 İngiliz belgeselinde katkıda bulunmuştur. 14 Mart 2010'da Alpha TV, Bellou'yu ülkenin fonografik çağında en üst düzey kadın sanatçılar içinde 22. sırada göstermiştir.

Minus One, 1999'da ortaya çıkan ve hem Yunanistan hem de Kıbrıs'ın ilk erkek grubu olarak tanınan bir erkek grubuydu. Grup, önde gelen Kıbrıslı Rum besteci Giorgos Theofanous ve Minos EMI A & R Müdürü Vangelis Yannopoulos tarafından kuruldu. Konstantin Hristoforu ve Phiippos Constantinos, Giorgos Theofanous tarafından seçilen oldukça erken bir takımdaydıla. Sonraki üç üye, efsanevi Athenian Sierra Studio'da gerçekleşen seçici bir seçmeden sonra alındı. Seçim komitesi Natalia Germanou, Posidonas Yannopoulos, Andreas Kouris, Themis Georgandas, Theofanous ve Yannopoulos'dan oluşuyordu. 179 aday arasında Demetres Koutsavlakis, Argyris Nastopoulos ve Panos Tserpes tutuldu. Christoforou 2003 yılında solo kariyeri izledi ve yerini başka bir Kıbrıslı şarkıcı olan Demos Beke aldı. 2005 yılında grup resmen dağıtıldı. 6 yıllık varoluşlarında çok başarılı ticari başarılar elde ettiler ve platin sertifikaları aldılar, ayrıca başarılı Yunan şarkıcıları ile müzik salonlarında ve konserlerde unutulmaz performanslar sergilediler.

Maria-Elpida (Elina) Konstantopoulou Yunan şarkıcıdır. Maria, 1995 yılında Yunanistan'ı "Pia prosefhi" adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmada 12. olmuştur.

Bang, müzik grubu. Grup 1987 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Yunanistan'ı temsil etmiştir. Avrupa ve Japonya'da başarı elde etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Rita Abatzi</span>

Rita Abaci, kariyerine 1930'ların ilk yarısında başlayan bir Yunan rebetiko müzisyenidir.

<span class="mw-page-title-main">A Benim Mor Çiçeğim Sen Doldur Ben İçeyim</span>

A Benim Mor Çiçeğim Sen Doldur Ben İçeyim, suzinak makamında, 9/8 ritme sahip şarkıdır. Bestesi Osman Pehlivan (Tanburacı) aittir. Atatürk'ün sevdiği şarkılardan birisidir. İstanbul Üniversitesi Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezinde kayıtlı bir eserdir.

<span class="mw-page-title-main">Marika Ninu</span>

Marika Ninou ; doğum adı; Evangelia Atamyan [ Yunanca: Ευαγγελία Αταμιάν ];, Ermeni-Yunan rebetiko şarkıcısıdır.