İçeriğe atla

Rotasyonplasti

Rotasyonplasti, Van Nes rotasyonu ya da Borggreve rotasyonu; seçilen kusurlu uzvun bir kısmının kesilip, kesilen parçanın döndürülerek yerine yeniden yerleştirilmesini tanımlayan bir tür ototransplantasyon yöntemidir. Bu prosedür, söz konusu olan organın aşırı derecede yaralandığı ya da hastalık kaptığı durumlarda yapılır. Bahse konu hastalıklara örnek olarak kanser gösterilebilir.[1]

Prosedür en yaygın olarak, osteosarkom adı verilen bir distal femur kemiği tümörünün çıkarılmasının ardından uzvun ayak bileği eklemini diz eklemi gibi kullanmak üzere yerleştirilmesi ile uygulanır. Ayak bileğimiz dizimizin tersi yönde hareket edebildiği için uzuv ters şekilde dikilir. Bu ameliyatın hastaya en büyük faydası protez takılarak yürümelerine, koşmalarına ve zıplamalarına olanak sağlayabilmesidir.

Tarihçe

İlk rotasyonplasti ameliyatı Borggreve tarafından 1927'de gerçekleştirildi.[2] Ameliyatı, tüberküloz yüzünden acı çeken 12 yaşındaki bir erkek çocuğuna uyguladı. Bu prosedür 1950'li yıllara kadar pek bilinir değildi, ancak Hollandalı ortopedi doktoru Cornelis Pieter van Nes'in (1897-1972) yapılan ameliyatların sonuçlarına dikkat çekmesi ile bilinirliği artmaya başladı.[3] O günlerden bugüne birçok doktor rotasyonplastinin farklı çeşitlerini uygulayıp başarılı oldular.

Endikasyonlar

Orijinalinde rotasyonplasti, diz bölgesinde ortaya çıkan enfeksiyon ve tümörler için uygulanırdı.[4] Ayrıca osteosarkom için uygulandığı da sık sık görülmüştür.[5] Bunun yanında doğuştan femur eksikliği olan çocuklara da rotasyonplasti yapılır. Bu eksiklikler "stabil olmayan kalça eklem(ler)i ve kontralateral normal femurdan %50 daha kısa olan femur"lar olarak örnek gösterilebilir[6] Bu işlem, rotasyonplasti hastalarına her iki ayağını da kullanabilme yeteneği kazandırır ve aktif bir yaşam tarzına devam etmelerini sağlar.

Prosedür

Orijinal prosedürde, tümör tarafından etkilenen kemiğin yanı sıra sağlıklı femur parçalarının küçük bir kısmı ile tibia kemiğinin küçük bir kısmı kesilerek çıkartılır. Ardından bacağın kesilen kısmı 180 derece çevrilerek bacağın uyluk kısmı ile tekrar birleştirilir. Bacağın iki parçası tekrar doğal olarak birleşene kadar metal plakalar ve vidalar ile birbirine tutturulur. Ameliyat 6 ile 10 saat arasında sürebilir ve ameliyat sonrası bir ya da iki gün civarında hasta yoğun bakımda tutulur.[7] Bacak 6 ila 12 hafta arasında alçıda tutulur. Bacak yeterince iyileştikten sonra protez bacak kullanımı için uygun hale gelir.[8]

Avantajları ve dezavantajları

Bu tarz hastalıklara karşı diğer bir çözüm yolu olan ampütasyon, diz eklemi için bir alternatif bırakmaz. Rotasyonplasti ise diz ekleminin kullanılabilmesine olanak sağlar. Ayrıca kullanılacak protezler için daha iyi bir pozisyon imkanı sağlar. Sonuç olarak rotasyon ameliyatı olan çocuklar spor yapabilir, koşabilir, tırmanabilir ve vb. hareketleri yapabilir. Ayrıca, rotasyonplasti oldukça güvenilir sonuçlar verir.[4] Hastalar genellikle yaşamları boyunca ek ameliyatlar geçirmek zorunda kalmazlar. Ancak ne yazık ki, her ameliyat bu şekilde sonuçlanmamaktadır. Rotasyonplasti'den sonra; bacakta oluşan kan akışı sorunları, enfeksiyon, sinir yaralanmaları, kemik iyileşme sorunları ve bacağın kırılması gibi sorunlar ortaya çıkabilir.[9] Ayrıca rotasyonplasti sonrası ortaya çıkan bacak şekli toplum ve medya tarafından anormal olarak görülebilir.

2002'de yapılan bir çalışma ile en az 10 yıl önce ameliyat olmuş, rotasyonplasti uygulanmış 22 hastanın yaşam memnuniyeti ve yaşam kalitesi ölçülmüştür. İşlem yapıldığında daha genç olan hastaların daha mutlu olduklarını bulmuşlardır. Ayrıca 22 kişiden 8'inin 10 yılda toplam 21 cerrahi revizyon yaptırmak zorunda kaldığı tespit edilmiştir. Ayrıca genel popülasyonla karşılaştırıldığında, hastaların yaşam kalitesi yüzdesinin %75'e kıyasla %83 ile daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır.[10]

Kaynakça

  1. ^ Agarwal, Manish; Puri, Ajay; Anchan, Chetan; Shah, Mandip; Jambhekar, Nirmala (Temmuz 2006). "Rotationplasty for Bone Tumors: Is There Still a Role?". Clinical Orthopaedics & Related Research (İngilizce). 459: 76-81. doi:10.1097/BLO.0b013e31805470f0. ISSN 0009-921X. 
  2. ^ Gebert, C.; Hardes, J.; Vieth, V.; Hillmann, A.; Winkelmann, W.; Gosheger, G. (Aralık 2006). "The Effect of Rotationplasty on the Ankle Joint: Long-Term Results". Prosthetics & Orthotics International (İngilizce). 30 (3): 316-323. doi:10.1080/03093640600863802. ISSN 0309-3646. 
  3. ^ Van Nes, C. P. (1 Şubat 1950). "Rotation-plasty for congenital defects of the femur". The Journal of Bone and Joint Surgery. British volume. 32–B (1): 12-16. doi:10.1302/0301-620X.32B1.12. ISSN 0301-620X. 
  4. ^ a b "RotationPlasty : A Surgeon's Approach - The Dynamics of Rotationplasty". www.rotationplasty.org. 24 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Ekim 2021. 
  5. ^ Ramseier, Leonhard E.; Dumont, Charles E.; Ulrich Exner, G. (1 Ocak 2008). "Rotationplasty (Borggreve/Van Nes and modifications) as an alternative to amputation in failed reconstructions after resection of tumours around the knee joint". Scandinavian Journal of Plastic and Reconstructive Surgery and Hand Surgery. 42 (4): 199-201. doi:10.1080/02844310802069434. ISSN 0284-4311. 
  6. ^ Brown, Kenneth L. B. (Ocak 2001). "Resection, Rotationplasty, and Femoropelvic Arthrodesis in Severe Congenital Femoral Deficiency : A Report of the Surgical Technique and Three Cases". JBJS (İngilizce). 83 (1): 78. doi:10.2106/00004623-200101000-00011. ISSN 0021-9355. 27 Ekim 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Ekim 2021. 
  7. ^ Kotz, Rainer (1997). "Rotationplasty". Seminars in Surgical Oncology (İngilizce). 13 (1): 34-40. doi:10.1002/(SICI)1098-2388(199701/02)13:1<34::AID-SSU6>3.0.CO;2-5. ISSN 1098-2388. 
  8. ^ Goodman, Catherine C.; Fuller, Kenda S. (29 Kasım 2016). Pathology for the Physical Therapist Assistant - E-Book (İngilizce). Elsevier Health Sciences. ISBN 978-0-323-39548-9. 
  9. ^ Hillmann, A.; Gosheger, G.; Hoffmann, C.; Ozaki, T.; Winkelmann, W. (1 Ekim 2000). "Rotationplasty – surgical treatment modality after failed limb salvage procedure". Archives of Orthopaedic and Trauma Surgery (İngilizce). 120 (10): 555-558. doi:10.1007/s004020000175. ISSN 1434-3916. 
  10. ^ Rödl, Robert W; Pohlmann, Ursula; Gosheger, Georg; Lindner, Norbert J; Winkelmann, Winfried (1 Ocak 2002). "Rotationplasty–quality of life after 10 years in 22 patients". Acta Orthopaedica Scandinavica. 73 (1): 85-88. doi:10.1080/000164702317281468. ISSN 0001-6470. PMID 11928918. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Plastik cerrahi veya tam adıyla plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi, vücut üzerindeki çeşitli yapıların yeniden yapılması, şekillendirilmesi, ciddi doku kayıplarının giderilmesini ve her türlü estetik girişimi kapsayan cerrahi bir disiplindir. Pediatrik plastik cerrahi türü de vardır. Kozmetik, estetik tıp, estetik cerrahi plastik cerrahinin en bilinen kısımlarıdır. Bilinenin aksine plastik cerrahi alanının büyük kısmını estetik cerrahi dışında rekonstüktif cerrahi, kraniyofasiyal cerrahi, el cerrahisi, el nakli, mikrocerrahi ve yanık tedavisi oluşturmaktadır. Rekonstrüktif ve estetik cerrahi olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Bel fıtığı</span>

Bel fıtığı, bel bölgesi omurları arasında yer alan disk adlı yapının sinirlerin ve omuriliğin geçtiği kanala doğru yer değiştirmesi sonucu çıkan ağrılı durumların tümüne verilen tanımlamadır. Lomber disk hastalığı fizik tedavi ve rehabilitasyon, nöroşirurji ve algoloji bölümlerinin çalışma sahası içindedir.

<span class="mw-page-title-main">Ayak</span> hareket etmek için kullanılan biyolojik organ

Ayak, birçok omurgalıda bulunan anatomik bir yapıdır. Ağırlık taşıyan ve hareket etmeye olanak sağlayan bir uzvun terminal kısmıdır. Ayakları olan birçok hayvanda, ayak, bacağın terminal kısmında, genellikle pençeler veya tırnaklar da dahil olmak üzere bir veya daha fazla segment veya kemikten oluşan ayrı bir organdır.

<span class="mw-page-title-main">Pilonidal kist</span> özellikle kuyruk sokumu bölgesinde kıl içeren kist veya sinüs

Pilonidal kist veya pilonidal hastalık, tipik olarak kalçanın yanakları arasında ve genellikle üst ucunda kist olarak ortaya çıkan bir tür deri enfeksiyonudur. Belirtiler arasında ağrı, şişme ve kızarıklık yer alabilir. Ayrıca sıvı drenajı olabilir, ancak nadiren ateş görülebilir.

<span class="mw-page-title-main">Rinoplasti</span> burna kalıcı şekil verme, estetik olarak burun şeklini değiştirme operasyonu

Rinoplasti, yaygın plastik cerrahi türüdür. Burnu yeniden şekillendirme; yapılandırma ameliyatıdır. Amaç burnu fonksiyonel ve estetik açıdan daha iyi hale getirmektir. Tıp dilinde rinoplasti estetik burun ameliyatı anlamına gelir. Burun iskeleti ve yumuşak dokularının yeniden şekillenerek yüze göre uyumlu ve orantılı bir hale getirilmesi ameliyatıdır. Özellikle kişinin yüzüne göre planlanması gereken ve kemik, kıkırdak, yumuşak dokular ve cilde şekil verilen bir ameliyattır. Son yıllarda aşırı kıkırdak ve kemik çıkarımı yapılan eski yöntemler bırakılmış ve "yapısal rinoplasti" konsepti hakim olmuştur. Burun estetiği ile burun cerrahisi konusunda eğitim alan kulak burun boğaz uzmanları ve plastik cerrahlar ilgilenmektedir. Ameliyatın hem estetik hem de burun içi septumunun düzeltilmesini de içeren şekline septoplasti veya septorinoplasti denir. Ameliyatsız rinoplasti, alarplasti, rinektomi, frontal sinüs trefinasyonu, antral lavaj da burun estetiği ameliyatlarına aittir.

<span class="mw-page-title-main">Bronkoskopi</span>

Bronkoskopi, teşhis ve tedavi amaçlı olarak hava yollarının içini görselleştiren endoskopik bir tekniktir. Bronkoskop ile genellikle burun veya ağızdan, buralardan ulaşılamadığı durumlarda da trakeostomi yoluyla hava yollarına ulaşılabilir. Bu, uygulayıcının hastanın hava yollarını yabancı cisimler, kanama, tümörler veya iltihaplanma gibi anormallikler açısından incelemesine olanak tanır. Biyopsi için parça alınmasına ve gerektiğinde yabancı cisimlerin çıkarılmasına da yarar. Fleksibl ve rijit bronkoskopi diye iki çeşidi vardır. Rijit bronkoskopi 19. yüzyılın sonundan beri bilinen ve kullanılan bir teknikken, günümüzde yaygın olarak kullanılan fleksibl bronkoskoplar ya da fibroskoplar 1966'da ortaya çıkmıştır. Fleksibl bronkoskopların kullanımı daha kolay olup, yapılan işleme fibroskopi de denmektedir.

Pankreas kanseri, pankreastaki sağlıklı hücrelerin kontrolden çıkıp hızla çoğalmaları sonucu ortaya çıkan hastalık. Pankreasın normalde yağ ve proteinlerin sindirilmesine yardımcı olan enzimlerin üretilmesi ve aralarında insülinin de bulunduğu hormonları salgılamak gibi işlevleri bulunur. Anormal hücreler, pankreasta tümör oluştururlar. Bu kötü huylu hücreler vücudun başka bölgelerine yayılabilirler (metastaz).

Osteoartrit veya Osteoartroz, Amerika Birleşik Devletleri'nde 7 yetişkinden 1'ini etkileyen, eklem kıkırdağı ve altındaki kemiğin yıkımından kaynaklanan dejeneratif bir eklem hastalığıdır. Dünyadaki engelliliğin dördüncü önde gelen nedeni olduğuna inanılıyor. En yaygın semptomlar eklem ağrısı ve sertliğidir. Semptomlar genellikle yıllar içinde yavaşça ilerler. Diğer belirtiler arasında eklem şişmesi, hareket açıklığının azalması ve sırt etkilenmesinde kol ve bacaklarda zayıflık veya uyuşma şeklindedir. En sık tutulan eklemler, parmak uçlarına yakın iki eklem ve başparmaktaki dip eklem, diz ve kalça eklemleri ve boyun ve bel eklemleridir. Semptomlar işe ve normal günlük aktivitelere engel oluşturabilir. Diğer bazı artrit türlerinin aksine, iç organlar etkilenmez. Sıklıkla el küçük eklemlerini, diz, kalça ve omurga eklemlerini etkilemektedir. Diz eklemi tutulumu gonartroz, kalça eklemi tutulumu koksartroz olarak da adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Ampütasyon</span> Vücudun bir bölümünün kesilip atılmasını içeren tıbbi prosedür

Ampütasyon, bir uzvun tamamının ya da bir kısmının kesilip atılması. Yaralanma, hastalık ve ameliyat yoluyla gerçekleşebilir.

Beyin sapı tümörü insanda çeşitli hayati fonksiyonları kontrol eden beynin alt tarafında bulunan ve iki yarıküreyi ve omuriliği birbirine bağlayan beyin sapında oluşan tümörlere verilen isimdir. Neredeyse sadece çocuklarda görülen bir tümör türüdür. Hastaların sadece dörtte biri yirmi yaşın üstündedir ve ender görülen bir hastalıktır. Amerika'da yılda 200-300 hasta bu hastalıkla teşhis edilmektedir. Hastaların ortalama yaşı 7-9 arasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Gluteus maximus</span>

Gluteus maximus veya büyük ilye, kıç bölgesinde kas. Bölgenin en büyük kası olma özelliğiyle diğer ilye kaslarının çoğunun üzerinde yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Kolesistektomi</span>

Kolesistektomi, safra kesesinin cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Kolesistektomi, safra taşlarının neden olduğu biliyer kolik, kolesistit, pankreatit ve kolanjit gibi ağrı ve komplikasyonlar başta olmak üzere biliyer diskinezi ve safra kesesi kanseri durumlarında da tavsiye edilen bir tedavidir. 2011 yılında kolesistektomi, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki hastanelerde uygulanan en yaygın 8. ameliyathane prosedürü olmuştur. Kolesistektomi, bir video kamera kullanılarak laparoskopi yoluyla veya açık cerrahi teknikleri ile gerçekleştirilebilir.

<span class="mw-page-title-main">Kemik tümörü</span> kemikteki dokunun neoplastik bir büyümesi

Kemik tümörü, kemikteki dokunun neoplastik bir büyümesidir. Kemikte bulunan anormal büyüme benign veya malign olabilir.

Onkolojide metastazektomi, bir organdan başlayıp diğer organlara yayılan ikincil tümörler olan metastazların cerrahi olarak rezeksiyonudur.

<span class="mw-page-title-main">Pankreatektomi</span>

Tıpta, pankreatektomi pankreasın tamamının veya bir kısmının cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Bazıları pankreatikoduodenektomi, distal pankreatektomi, segmental pankreatektomi ve total pankreatektomi olmak üzere çeşitli pankreatektomi türleri vardır. Son yıllarda, TP-IAT tıp camiasında oldukça ilgi çekmiştir. Bu prosedürler, benign pankreas tümörleri, pankreas kanseri ve pankreatit gibi pankreasın ilişkili çeşitli durumların tedavisinde kullanılır.

Testis protezi, belirli bir nedenden dolayı testisleri alınmış veya doğuştan testisi bulunmayan insanlarda, alınan testislerin yerine ameliyat ile yerleştirilen yapay protezlerdir. Diğer testisin boyuna uygun olarak farklı çeşit ve ölçülerde protez modelleri bulunmaktadır. Böylelikle ameliyat sonrası görsel olarak da farklılık oluşmaması amaçlanmaktadır.

Ortognatik cerrahi; Düzeltici çene cerrahisi veya basitçe çene cerrahisi olarak da bilinen, çene ve alt yüzün yapı, büyüme, uyku apnesi dahil hava yolu sorunları, TME bozuklukları, özellikle iskelet uyumsuzluklarından kaynaklanan maloklüzyon sorunları, diğer ortodontik diş ısırıklarından kaynaklanan durumlarını düzeltmek, diş telleri ile kolayca tedavi edilemeyen problemlerin yanı sıra, düzeltmenin yüz estetiğini ve benlik saygısını iyileştirmek için düşünülebileceği çok çeşitli yüz dengesizlikleri, uyumsuzluklar, asimetriler ve yanlış orantıları düzeltmek tasarlanan cerrahidir.

Omurga implantları, kronik dejeneratif disk hastalığı, skolyoz veya travmatik kırığı olan hastaları tedavi etmek için kullanılabilir. Bu ise, omurga implantlarının insan bedeninde omurga ile ilgili yaşanan rahatsızlıklarda iyileşme sürecine büyük bir katkı sağlayabileceği anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Papiller fibroelastom</span>

Papiller fibroelastom, genellikle kalp kapakçıklarından birisini tutan primer kalp tümörüdür. Papiller fibroelastomlar, nadir görüldükleri düşünülmekle birlikte tüm primer kalp tümörlerinin yaklaşık 10%'unu oluşturur. Bu tümörler, kalp miksomalarından ve kalp lipomlarından sonra üçüncü en sık primer kalp tümörü türüdür.

İzole levokardi, kalbin normal pozisyonda olduğu ancak karın bölgesindeki diğer iç organların yer değiştirdiği nadir bir organ situs inversusunun türüdür. Kalp defektlerinde izole levokardi oluşabilir ve ameliyat olmayan hastaların yaşam beklentisi düşüktür: hastaların sadece yaklaşık %5 ila %13'ü 5 yıldan fazla hayatta kalır. Bu nedenle kalp ameliyatlarının riski yüksek olsa da hastalara teşhis konulduktan sonra bir an önce ameliyat olunması önerilir. İzole levokardi, konjenitaldir. Şimdiye kadar, kromozom anormalliklerinin izole levokardiye yol açtığını kanıtlayacak yeterli delil yoktur ve izole levokardinin nedeni hala bilinmemektedir.