Türklerin Anadolu'ya geldikten sonra edebiyatları iki gruba ayrılmıştır. Arapça ve Farsçayı çok iyi bilen aydınların oluşturduğu "Yüksek Zümre Edebiyatı" ve İslam öncesinden gelen sözlü bir "Halk Edebiyatı". Anadolu'ya göç eden Türkler arasında aynı ayrım devam etti. Medrese eğitimi gören aydın kesim Arap ve Fars edebiyatlarının tesirini devam ettirirken, halk yine saz şairleri aracılığıyla halk edebiyatını devam ettirdi. Dolayısı ile Anadolu Türk Edebiyatı iki grupta incelenmektedir. Bu gruplardan biri halk edebiyatıdır.
Epik şiir; kahramanlık, yurt sevgisi gibi liriklik bildiren şiirdir. Epik şiirler oluşum tarihlerine göre "doğal epik" ve "yapay epik" olarak ikiye ayrılır. Aynı anlamda hamasi şiir, kahramanlık şiiri, destansı şiir adında da kullanılır.

Orta Çağ, tarihçiler tarafından 5. yüzyılın sonlarından 15. yüzyılın sonlarına kadar sürdüğü söylenen tarihî dönemi ifade eden kavramdır. Orta Çağ dönemine verilen bir diğer isim olan "Klasik Sonrası Dönem" terimi, "Klasik Antik Çağ" döneminin adından türetilmiş olsa da, daha geniş bir coğrafi tanıma sahiptir. Orta Çağ, tarihçiler tarafından ihtilaflar olmasıyla birlikte, genel olarak MS 500–1500 aralığındaki dönemi kapsamaktadır ve Antik Çağ ile modern zamanlar arasında ayrı bir dönem olarak görülmektedir.

Köroğlu, hem bir Türk destan kahramanının adıdır, hem de 16.yüzyılda yaşayıp büyük ün kazanmış bir halk ozanının mahlasıdır.
Dânişmendnâme; Anadolu'nun fethini ve bu mücadelenin kahramanlarını anlatan, 12. yüzyılda sözlü olarak şekillenen 13. yüzyılda yazıya geçirilen İslâmî Türk destanlarındandır. XI. Yüzyılda yaşamış Türk devlet adamı Melik Dânişmend Gazi'nin hayatını, savaşlarını, Anadolu'daki bazı şehirlerin fethini ve çeşitli kerametlerini anlatmaktadır. Danişmendnâme'de hikâye edilen olayların tarihi gerçeklere uygunluğu, kahramanlarının yaşamış Türk beyleri olmalarından, Anadolu coğrafyasının gerçek isimleriyle anılmasından dolayı uzun süre tarih kitabı olarak nitelendirilmiştir. Köroğlu metni destan adıyla anılmakla ve bazı destanî niteliklere de sahip olmakla birlikte XX. yüzyılda Anadolu'dan derlenen örnekleri daha çok halk hikâyesi geleneğine yakındır. Anadolu'da hikâyeci âşıklar tarafından 24 kol halinde anlatılır.
Destanların nazım şekli ve türünü, hem Halk Edebiyatı hem de Âşık Edebiyatı bünyesinde bulmak mümkündür.

Cermenler, bugünkü Almanya, Avusturya, Bohemya ve Cermanya'da MÖ 3. yüzyıldan 9. yüzyıla kadar yaşayan halk veya bu halktan olan kimse.
Kayıkçı Kul Mustafa, Türk halk edebiyatının Bektaşî koluna bağlı halk ozanı. Şairin doğum ve ölümüyle ilgili net bilgiler bulunmamakla beraber; 17. yüzyıl ozanı olduğu belirlenebilmiştir. Kimi kaynaklarca 1658'de öldüğü rivayet edilmektedir. Ancak bu iddianın tersi olarak 1659'dan sonra öldüğünü savunan araştırmalar da vardır. Edebiyatçı Ahmet Kabaklı ise Kayıkçı Kul Mustafa'nın ölümünün 1646'dan sonra gerçekleştiğini söylemektedir.

Kavimler Göçü, MS 350-800 yılları arasında Avrupa'ya yapılan şiddetli insan göçüdür. İlk dönem ve ikinci dönem olarak ikiye ayrılmaktadır. İlk dönemki kavimler göçü Batı Roma İmparatorluğu ve Hunlar arasındaki yoğun sınır değişikliklerini kapsar. İkinci dönem kavimler göçüyse ilk dönemkinin devamı niteliğindedir. İlk gelen göçmenler Hunlar, Slavlar, Ön Bulgarlar, Alanlar tarafından Batı'ya doğru sürülen Gotlar, Anglo-Saksonlar, Vandallar ve Franklar gibi Cermen kabileleriydi. İkinci dönem göçleri de Kuzey Afrika, Anadolu ve Avrupa'da derin değişimlere sebep olmuştur.
Roland, Kral Şarlman'ın hizmetindeki bir Frank askeri lider ve epik bir Orta Çağ şiiri olan "Roland Destanı"nın konu aldığı tarihî bir kişiliktir.

Roland, Şarlman hizmetindeki bir Frank askeri lideri ve Matière de France olarak bilinen edebî romanslarda dikkate değer figürlerden biri olan tarihî bir kişidir. Tarihî Roland, Breton Sınırı'nın askeri valisiydi ve Frank Krallığı'nın sınırlarını Bretonlara karşı korumakla görevliydi. Roland'ın adı tarihte yalnızca Einhard'ın Vita Karoli Magni adlı eserinde geçer. Esere göre Roland, Roncevaux Geçidi Muharebesi'nde İber Yarımadası'ndaki Basklar tarafından intikam amacıyla öldürülen Frank artçı birlikleri arasındaydı.

Paladinler, 8. yüzyılda Şarlman'ın sarayının en önde gelen üyeleri arasında bulunan on iki efsanevi şövalyedir. İlk olarak Orta Çağ'a ait chanson de geste edebi döngüsünde, Arthur romansındaki Yuvarlak Masa Şövalyeleri'ne benzer bir rol oynadıkları Fransa konulu romanslarda ortaya çıkarlar. Bu romantik tasvirlerde şövalyelik niteliklerini taşıyan paladinler, Avrupa'nın Sarazenler (Müslümanlar) tarafından istilasına karşı Hristiyanlığı temsil ederler. Şövalyelerin isimleri kaynaktan kaynağa değişir ancak hepsinde ortak olarak Roland liderliğinde on iki kişi vardır. Şövalyelerin edebi açıdan en etkili olmuş betimlemesi, 1050 ile 1115 yılları arasında yazılan ve Roland'ın Roncevaux Geçidi Muharebesi'ndeki kahramanca ölümünü anlatan Roland Destanı'nda bulunur.

Flavius Eugenius, Roma İmparatoru I. Theodosius'e karşı (392-394) mücadele etmiş Roma'lı gaspçı. Roma tahtında hak iddia eden son pagan gaspçıdır.

Digenis Akritis, Yunan folklorunda Διγενῆς Ἀκρίτας, Türk Folklorunda ise Battal Gazi olarak bilinir, Akritik şarkıların en ünlüsüdür.
İslamiyet öncesi Türk edebiyatı ya da Destan dönemi Türk edebiyatı, Türklerin İslamiyeti kabulünden önceki dönemlerde oluşturdukları edebiyata verilen isimdir. İslamiyet öncesi Türk edebiyatı M.Ö 4000'li yıllardan başlayarak Türklerin İslamiyeti kabul ettiği XI. yüzyıla kadar sürmektedir. Bu dönem edebiyatı genellikle sözlü ürünlerden oluşmuştur ve yazılı ürünler yok denecek kadar azdır. İslamiyet öncesi Türk edebiyatında M.S VI. yüzyıla kadar olan dönem sözlü edebiyat dönemi olarak adlandırılırken, ilk yazılı eserlerin verilmeye başlamasından sonra yazılı edebiyat dönemi başlamıştır. Eski Türklere ait olan en eski yazılı belgeler ise Orhun Yazıtları'dır Bu yazıtlar Türklerin bilinen ilk alfabesi olan Orhun alfabesi ile Göktürkler tarafından yazılmış yapıtlardır. Genel olarak Orhun Yazıtları'ndan önceki dönem sözlü edebiyat, sonrası ise yazılı edebiyat olarak nitelendirilmiştir.

Roma imparatoru, ilk olarak MÖ 27 yılında teşkil edilen Roma İmparatorluğu'nun hükümdarlarınca kullanılmaya başlanan unvan. İlk Roma imparatorları kendilerini princeps olarak tanımlarken ileriki dönemlerde augustus ve caesar unvanları da imparator ile eşanlamlı hale gelmiştir.
Türk edebiyatında destan, efsaneden sonra ortaya çıkmış bir edebî türdür. Türk milletinin bir bütün olarak zamanımıza ulaşmış büyük destanları olmasa da yabancı kaynaklarda yer alan bazı parçaları mevcuttur. Türk destanlarına ait çeşitli parçalar Çin, Fars, Moğol ve Arap kaynaklarında bulunmaktadır. Bilinen Türk destanları arasında en eskisi Yaratılış Destanı’dır. Bu destan, Altay Türkleri arasında anlatılagelmiştir. Rus Türkolog Vasili Radlof tarafından saptanıp yazıya geçirilmiştir. İslâmiyet'ten önceki döneme ait en eski destanlar Saka Türkleri'ne aittir. Bu destan zinciri içinde Alp Er Tunga ve Şu Destanı parçaları bulunur. Bunlar Kaşgarlı Mahmut'un Divân-ı Lügati't-Türk adlı eserinde yer almaktadır.
Carol Rich, İsviçreli şarkıcıdır. En iyi 1987 yılında Eurovision Şarkı Yarışması'na katılmasıyla bilinir.
"À chacun sa chanson", Line & Willy tarafından seslendirilen 1968 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Monako'yu temsil eden şarkı. Şarkı Fransızca dilinde seslendirilmiştir. Roland Valade tarafından yazılmıştır.

Roncevaux Geçidi Muharebesi, 778 yılında Frank Krallığı'nın İber Yarımadası'nı istilasından sonra, Şarlman'ın ordusunun bir bölümünün dikkate değer büyüklükte bir Bask kuvveti tarafından Roncevaux Geçidi'nde pusuya düşürüldüğü muharebedir.