
Testosteron, erkeklerdeki birincil seks hormonu ve anabolik steroiddir. İnsanlarda testosteron, testisler ve prostat gibi erkek üreme dokularının gelişiminde, ayrıca kas ve kemik kütlesinin artması ve vücut kıllarının büyümesi gibi ikincil cinsiyet özelliklerini teşvik etmede önemli bir rol oynar. Ek olarak, her iki cinsiyette de testosteron; ruh hali, davranış ve osteoporozun önlenmesi de dahil olmak üzere sağlık ve esenlik durumu ile ilgilidir. Erkeklerde testosteron seviyelerinin yetersiz olması, kemik kırıkları ve kemik kaybı gibi problemlere yol açabilir.
Plastik cerrahi veya tam adıyla plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi, vücut üzerindeki çeşitli yapıların yeniden yapılması, şekillendirilmesi, ciddi doku kayıplarının giderilmesini ve her türlü estetik girişimi kapsayan cerrahi bir disiplindir. Pediatrik plastik cerrahi türü de vardır. Kozmetik, estetik tıp, estetik cerrahi plastik cerrahinin en bilinen kısımlarıdır. Bilinenin aksine plastik cerrahi alanının büyük kısmını estetik cerrahi dışında rekonstüktif cerrahi, kraniyofasiyal cerrahi, el cerrahisi, el nakli, mikrocerrahi ve yanık tedavisi oluşturmaktadır. Rekonstrüktif ve estetik cerrahi olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmıştır.

Mehmet Cengiz Öz, Türk-Amerikan hekim, sunucu ve siyasetçidir. The Dr. Oz Show adlı televizyon programının sunuculuğunu yapmıştır. Columbia Üniversitesi'nde başkan yardımcısı ve cerrahi profesörü olan Öz, New York Presbyterian Hastanesi’nde Kalp ve Damar Enstitüsü ve Tamamlayıcı İlaç Programını yönetmektedir. Öz Kasım 2021'de 2022 Pensilvanya ara seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti'den senatörlük için aday adayı olduğunu açıkladı. Daha sonrasında yeniden sayıma uğrayacak olan 17 Mayıs 2022'de gerçekleştirilen ön seçimlerini David McCormick'e karşı yaklaşık 1000 oy farkı ile kazanarak partisinin senatör adayı olmaya hak kazandı.

Göbek, memelilerde göbek bağının düşmesinden sonra bebeğin karnının ortasında oluşan çukurluk. Göbek sözcüğü ile özellikle karın bölgesi kilolu olan kimselerde göbek çukurunun (deliğinin) etrafındaki bölge de kastedilir.

Michael DeBakey,, , Amerikalı kalp cerrahı.

Cilt kanseri, deriden kaynaklanan kanserdir. Vücudun diğer kısımlarını istila etme veya yayılma yeteneğine sahip anormal hücrelerin türemesinden kaynaklanırlar. Bazal hücreli karsinom, Skuamöz hücreli karsinom ve melanom olmak üzere üç ana cilt kanseri türü vardır. İlk ikisi, daha az yaygın olan bir dizi cilt kanseri ile birlikte melanom dışı cilt kanseri olarak bilinir. Bazal hücreli kanser yavaş büyür ve etrafındaki dokuya zarar verebilir ancak uzak bölgelere yayılma veya ölümle sonuçlanma olasılığı düşüktür. Genellikle üzerinde küçük kan damarları bulunan parlak, ağrısız, kabarık bir cilt alanı olarak görülür veya ülserli kabarık bir alan olarak ortaya çıkabilir. Skuamöz hücreli cilt kanserinin yayılma olasılığı daha yüksektir. Genellikle üstü pullu sert bir yumru olarak ortaya çıkar ancak ülser de oluşturabilir. Melanomlar en agresif olanlardır. Belirtileri arasında boyutu, şekli, rengi değişen, düzensiz kenarları olan, birden fazla renge sahip, kaşıntılı veya kanayan bir ben yer alır.

Dendritik hücreler memelilerin bağışıklık sistemini oluşturan immün hücrelerden biridir. Bu hücrelerin ana işlevi antijenleri işlemek ve immün sistemin diğer hücrelerine yüzeyinden sunmaktır. Diğer bir deyişle dendritik hücreler antijen sunan hücre görevi görürler. Doğuştan bağışıklık sistemi ve adaptif immün sistem arasında haberci olarak hareket ederler.
İleal İnterpozisyon, bir Metabolik Cerrahi yöntemi olup, çok ciddi kilo problemi olmayan şeker hastalarında bu sorunu bir ameliyat yöntemi ile tedavi etmek amacıyla uygulanmaktadır. İlk olarak 1999 yılında Brezilyalı cerrah Aureo De Paula tarafından ortaya konulan bu teknik ince bağırsakların son bölümü olan ileum’un mide ile ince bağırsağın başlangıcı arasına (1) veya midenin doğal bağlantılarına müdahale etmeksizin ince bağırsağın başlangıç bölümüne (2) yerleştirilmesi (interpozisyon/transpozisyon) ile uygulanmaktadır.

Zehrâvî ya da batıda bilinen adıyla Albucasis, Endülüs'te yaşamış olan bir Arap-Müslüman hekim, cerrah ve kimyagerdi. Orta Çağ İslam Dünyası'nın önde gelen hekimlerinden olan Zehrâvî, Cerrahinin Babası olarak kabul görür.

Thornton Niven Wilder, Amerikalı oyun yazarı ve romancı. The Bridge of San Luis Rey romanı ve Our Town, The Skin of Our Teeth isimli oyunlarıyla üç kez Pulitzer Ödülü kazanmıştır. Ayrıca The Eighth Day romanı ile National Book Award ödülünü kazanmıştır.

Ivo Hélcio Jardim de Campos Pitanguy, Brezilyalı plastik cerrah, yazar ve eğitmendir. Dünyada gelmiş geçmiş en önemli plastik cerrahlardan birisi olarak görülmektedir.

Bukkal yağ yastığı ve bukkal yağ yastığı, yanaktaki birkaç kapsüllenmiş yağ kütlesinden biridir. Buccinator kas ve birkaç daha yüzeysel kas arasında yüzün her iki tarafında bulunan derin bir yağ yastığıdır. Bukkal yağ yastığının alt kısmı bukkal boşluk içinde bulunur. Doğrudan yanak derisinin altında olan malar yağ yastığı ile karıştırılmamalıdır. Ayrıca çene yağ pedleri ile de karıştırılmamalıdır. İçi boş yanakların ve nazolabial katlantının oluşumunda rol oynar, ancak çene hattı oluşumunda rol oynamaz.
Pierre Robin sequence ya da Pierre-Robin sequence , üç komponentli bir kraniyofasiyal anomalidir, Pierre Robin sequence, Pierre Robin sendromu'nun ana bulgusudur:
- Altçene hipoplazisi: Mandibular mikrognati, bu tablonun ana komponentidir. Altçene gelişemeyince dil gelişmesi de yetersiz kalır ve dil geride kalır; üst solunum yollarını kapatabilir.
- Glossoptosis: Dilin arkaya-geriye çekilmiş olmasıdır; dil, ağız boşluğunu tam olarak dolduramaz.
- Damak yarığı: Dilin ağız boşluğunu tam olarak dolduramaması damak kemiklerinin kaynaşmasını olumsuz etkiler – yetersiz indüksiyon mekanizması(*). Damak yarığının büyüklüğü glossoptosis bulgusunun gücüyle bağlantılıdır; glossoptosis'in hafif olduğu olgularda damak yarığı görülmeyebilir.

Yılmaz Bilsel, Türk hekim. Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde genel cerrahi profesörü.
Yarık damak-lateral sineşi sendromu, otosomal dominant yolla aktarılan kalıtsal bir sendromdur; izole olgular çok enderdir. Yenidoğan bulgularının başında maksilla ile mandibula kemiklerinin konjenital yapışıklığı (syngnathia) ile dilin bantlarla, yan kenarlarından, damağa ve ağız tabanına yapışıklığı gelir. Üstçene küçüktür (mikrognati) ve yarık saptanır. Alt dudak çıkıntılılıdır, dudak kommisuraları aşağı dönüktür. Filtrum kısa, yanaklar geniştir. Gözyaşı kanalı tıkanıklığı, inguinal fıtıklar, zeka geriliği olası öteki bulgulardır.
Liposuction ya da lipo, plastik cerrahide kullanılan bir tür yağ alma prosedürü. Yapılan ameliyatlardaki sonuçlara istinaden, birkaç aydan sonra kilo üzerindeki bir etkiyi desteklemediği ve obezite ile ilgili sorunları etkilemediği gözlemlenmiştir. Amerika Birleşik Devletleri'nde yaygın olarak yapılan kozmetik cerrahi işlemlerden birisidir.
Ortognatik cerrahi; Düzeltici çene cerrahisi veya basitçe çene cerrahisi olarak da bilinen, çene ve alt yüzün yapı, büyüme, uyku apnesi dahil hava yolu sorunları, TME bozuklukları, özellikle iskelet uyumsuzluklarından kaynaklanan maloklüzyon sorunları, diğer ortodontik diş ısırıklarından kaynaklanan durumlarını düzeltmek, diş telleri ile kolayca tedavi edilemeyen problemlerin yanı sıra, düzeltmenin yüz estetiğini ve benlik saygısını iyileştirmek için düşünülebileceği çok çeşitli yüz dengesizlikleri, uyumsuzluklar, asimetriler ve yanlış orantıları düzeltmek tasarlanan cerrahidir.
Çeşitli kişiler cerrahi sanatı ilerletmiş ve sonuç olarak çeşitli kaynaklar tarafından cerrahinin babası olarak adlandırılmıştır.
Rotasyonplasti, Van Nes rotasyonu ya da Borggreve rotasyonu; seçilen kusurlu uzvun bir kısmının kesilip, kesilen parçanın döndürülerek yerine yeniden yerleştirilmesini tanımlayan bir tür ototransplantasyon yöntemidir. Bu prosedür, söz konusu olan organın aşırı derecede yaralandığı ya da hastalık kaptığı durumlarda yapılır. Bahse konu hastalıklara örnek olarak kanser gösterilebilir.

Koksiks ya da kuyruk sokumu, omurganın en alt bölümüdür. Kuyruksuz primatlarda bir körelmiş kuyruk kalıntısıdır. Evrimsel süreçte zamanla giderek küçülmüşlerdir. Omurganın en ucunda çok küçük bir çıkıntı olarak varlığını gösterirler. Koksiks, 5 omurdan oluşur. Bu omurların arasında disk ve faset eklem yoktur.