Gotik, kendine has özelliği olan bir sanat anlayışı ve yazı şekli. Gotik yazılar ilk baskı denemelerinde denenmiş, çoğunlukla Almanlar tarafından kullanılan bir yazı stilidir. Gotik sanatı 12. yüzyılın ikinci yarısında Romanesk sanatının değişmesiyle, Latin sanatına bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Orta Çağı kapatan, Rönesansı başlatan akımdır. Gotik tarzı, yalnız mimarlıkta tesirli olmayıp; heykelcilik, resim, yazı, süs ve hatta gündelik eşyada da etkili olmuştur.

Manuelin tarzı ya da Portekiz geç gotik tarzı, 16. yüzyılın ilk yıllarında Portekiz'de gelişen, gösterişli ve karma bir mimari süsleme tarzıdır. Çeşitli denizcilik unsurları ile Vasco da Gama ve Pedro Álvares Cabral'in yolculukları sonucunda ortaya çıkan keşiflerin izlerini taşır.

Parma, İtalya'da Emilia-Romagna bölgesinde bulunan ve aynı ismi taşıyan Parma ilinin merkezi olan bir şehirdir. Parma'nın Etrüsk asıllı ismi antik Romalılar tarafından da kullanılmış ve Roma ordularının kullandığı yuvarlak kalkanlar da Parma olarak anılmışlardır. Parma şehrinin ortasında Parma Çayı adlı bir akarsu geçmektedir. Günümüzde Parma şehri jambonu, özel "Parmesan" peyniri (Parmıgiano-Reggiano), şehrin çok güzel ve değişik mimarisi ve şehrin etrafındaki kırsal alanın güzelliği ile tanınmıştır. Parma'da bulunan Parma Üniversitesi Avrupa'nın en eski üniversitelerinden biridir.

Romanesk mimari 10. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan ve 12. yüzyılda Gotik mimariye dönüşen Avrupa mimarisini anlatmak için kullanılan bir terimdir. Romanesk stil İngiltere'de daha geleneksel olarak Norman mimarisi olarak ifade edilir.

Burgos Katedrali, İspanya'nın Kastilya ve Leon bölgesindeki Burgos şehrinde Gotik tarzda inşa edilmiş bir katedral.
Romanesk, sözcük anlamıyla "Roma soyundan gelen", "Romalılardan gelen" anlamlarında bir önaddır. Genellikle "Roma tarzından gelen" anlamında kullanılır.

Campobasso, İtalya'nın güneyinde Molise bölgesinin başkenti olan ve aynı ismi taşıyan Campobasso ilinin merkezi olan bir komündur. Şehir Biferno Nehrinin yüksek vadisi içinde konumlanmış olup Sannio ve Mateşe dağları ile çevrili bulunmaktadır.

Apsis, Hristiyanlığın dini mabetleri olan kiliselerin sunak odasını kapsayan, çoğunlukla yarım daire ya da çokgen, çok nadir durumlarda dikdörtgen planlı bir yapı unsurudur. Apsisler antik döneme ait bazilikalarda yaygın olarak da mimari öğe olarak kullanılmıştır. Apsisler, yapının cephesinde dışa doğru göbekli bir yapı olabildiği gibi, bina içlerinde ya da dikdörtgen planlı duvarlarla da sarılı olabilir. Apsislerin çatısı çoğunlukla yarım kubbe biçiminde olur, ancak düz çatılı apsisler de mümkündür. Çoğunlukla kiliselerin yan neflerinden, yan şapellerinden veya apsislerinden açılan küçük apsislere ise, mimarlıkta apsidiyol denir.

Gotik mimari Orta Çağ'ın ortalarından sonuna kadarki süreçte yaygın olarak uygulanmış bir mimari stilidir. Amacı Tanrı'nın büyüklüğünü yansıtan muhteşem yapılar karşısında insanın acizliğini simgelemektir. Romanesk mimarinin gelişmesiyle ortaya çıkmış, zamanla yerini Rönesans mimarisine bırakmıştır. Alametifarikaları arasında kaburgalı tonozlar, sivri kemerler ve uçan payandalar bulunur. Gotik mimarinin Romanesk mimariden dönüşümü, Romanesk mimarinin çapraz tonozlarına kaburga eklenmesiyle gerçekleşti.

Amiens Katedrali, Picardie'de yer alan 13. yüzyıla ait Gotik tarz kiliselerin en büyüklerindendir. Katedral 1152'de Romanesk tarzında inşa edildiyse de 1218'deki yangında tahrip olmuş ve 1220-1245 yılları arasında yeni tarzıyla yeniden yapılmıştır. İç planındaki uyumluluk üç kademeli iç eğimi ile özellikle ön cephedeki ve güney taşıyıcı koldaki heykellerin incelikli gösterişi vardır.

Foncalada, Oviedo, Asturias, İspanya'da, surların dışında bulunan içme suyu çeşmesidir. 9. yüzyılda Asturias Kralı Alfonso III tarafından yaptırılmıştır. Bu bina, Erken Orta Çağ'ın kamusal kullanımı için yaptırılmış olup hayatta kalan tek sivil mimari yapıdır. Romanesk öncesi tarzda inşa edilmiş olan çeşme, 1998'de UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edildi.

Neobarok, 19. yüzyılın sonlarına ait mimari bir tarzdır. Terim, Barok tarzının önemli yönlerini sergileyen mimari tanımlamak için kullanılmaktadır.

Església de Sant Pere Màrtir, Escaldes-Engordany, Escaldes-Engordany, Andorra'da bulunan bir Roma Katolik kilisesidir. 2003 yılından bu yana Andorra Kültür Mirası'nda kayıtlı bir miras varlığıdır. 1956'da başlayan inşaatı, 1981'de bitirilmiştir.

Alman Mimarisi, Almanya'da kullanılmış uzun bir geçmişi olan çeşitli ve zengin bir mimari stildir. Avrupa'da kullanılmış Roma mimarisinden postmodern mimarisine tüm büyük mimari akımlar Almanya mimarisi üzerinde kendisini göstermiştir. Karolenj, Romanesk, Gotik, Rönesans, Barok, Klasik, Modern, Postmodern ve Uluslararası mimarileri içermektedir.

İtalya, 1861 yılına kadar çeşitli küçük devletlere bölünmesi nedeniyle, döneme veya bölgeye göre basitçe sınıflandırılamayacak kadar geniş ve çeşitli bir mimari tarza sahiptir. Bu, mimari tasarımlarda oldukça çeşitli ve eklektik bir yelpaze yaratmıştır. İtalya, antik Roma döneminde su kemerleri, tapınaklar ve benzeri yapıların inşası, 14. yüzyılın sonlarından 16. yüzyıla kadar Rönesans mimari hareketinin kurulması; Neoklasik mimari gibi hareketlere ilham veren 17. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarında başta Birleşik Krallık, Avustralya ve Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere tüm dünyada soyluların kır evlerini inşa ettikleri tasarımları etkileyen bir inşaat tarzı olan Palladyanizm'in anavatanı olması gibi önemli mimari başarıları ile tanınır.

Danimarka mimarisi, arkeolojik buluntularla zengin bir şekilde ortaya çıkarılan Viking dönemine dayanan bir geçmişe sahiptir. Orta Çağ'da, ülke genelinde önce Romanesk, ardından Gotik kiliseler ve katedrallerin ortaya çıkmasıyla mimarinin temelleri sağlam bir şekilde atılmıştır. Taşa erişimin az olması nedeniyle, tuğla sadece kiliseler için değil, aynı zamanda surlar ve kaleler için de tercih edilen inşaat malzemesi haline geldi.

Neoromanesk mimari, 11. ve 12. yüzyıl Romanesk mimarisinden esinlenerek 19. yüzyılın ortalarında başlayan bir mimari tarzdır. Tarihi Romanesk tarzından farklı olarak, Neoromanesk mimari tarihi emsallerinden daha basitleştirilmiş kemerler ve pencerelere sahip olma eğilimindeydi.

Bizans Uyanış çoğunlukla dini, kurumsal ve kamu binalarında görülen bir mimari uyanış hareketidir. Özellikle İstanbul ve Ravenna Eksarhlığı olmak üzere 5. ila 11. yüzyıllardan kalma Doğu ve Ortodoks Hristiyan mimarisiyle ilişkili Bizans stilinin unsurlarını içerir. Yeni Bizans mimarisi 1840'larda Batı Avrupa'da ortaya çıktı ve 19. yüzyılın son çeyreğinde Rusya İmparatorluğu'nda ve daha sonra Bulgaristan'da zirveye ulaştı. Yeni Bizans ekolü Yugoslavya'da I. Dünya Savaşı ile II. Dünya Savaşı arasında etkindi.

Norman mimarisi, Normanlar tarafından 11. ve 12. yüzyıllarda kendi hakimiyetleri veya nüfuzları altındaki çeşitli topraklarda geliştirilen Romanesk mimari tarzıdır. Özellikle terim geleneksel olarak İngiliz Romanesk mimarisi için kullanılır. Normanlar, Norman iç kaleleri de dahil olmak üzere çok sayıda kale ve tahkimatı ve aynı zamanda manastırları, kiliseleri ve katedralleri, alışılagelmiş Romanesk yuvarlak kemerlerle ve özellikle de tarzın diğer bölgesel varyasyonlarıyla karşılaştırıldığında devasa oranlarla karakterize edilen bir tarzda tanıttı.

Joseph Lyman Silsbee, Amerikalı mimar. Son derece yetenekli mimar olarak tanınmaktaydı. En seçkin eserlerini Siraküza, Buffalo ve Şikago'da vermiştir. Ayrıca Paris Dünya Fuarında mühendis Max E. Schmidt ile Rue de l'Avenir projesini gerçekleştirir.