İçeriğe atla

Reşit Hilmi Pehlivanoğlu

Reşit Pehlivanoğlu
Doğum1840
Ğavra, Viçe, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm1 Ocak 1910 (70 yaşında)
MeslekŞair, halk ozanı
Tanınma nedeniBilinen ilk Laz şair

Reşit Hilmi Pehlivanoğlu veya Pehlivanoğlu Reşîdî (Reşid Hilmi Pehlevanoğlu, Reşid Pehlivanoğlu,[1] Raşit Hilmi Pehlivanoğlu;[2] 1840 - 1910), Nikolay Marr'ın Lazistan'a Yolculuk adlı kitabında en iyi Laz ozan olarak bahsettiği Laz şair.[3]

Reşid Hilmi 1840 yılında o dönemlerde Viçe olarak bilinen Fındıklı'nın Ğavra (Hürriyet) mahallesinde İbrahim Bey'in oğlu olarak doğdu. 93 Harbi döneminde yazdığı, Osmanlı'ya destek veren destanlarıyla (şiir) bölgede bilinirliği arttı. Bu dönemde yazdığı Kırserdarları Destanı, 93 Harbinde asayişin bozulmasıyla ortaya çıkan ve devlet otoritesine zarar veren eşkiyalarla mücadele eden ve Kırserdar adı verilen bağımsız birlikleri konu almaktadır.[4] Aynı zamanda Lazca şiirler de yazan Pehlivanoğlu, Doğu Karadeniz'e seyahat eden Nikolay Marr'a 1908 yılında önceden yazdığı Bozoşi destani, Lazistanişi destani, Turkia Marrişa ve Turkia şiirlerini verdi.

Rize milletvekillerinden Cavit Şadi Pehlivanoğlu'nun dedesidir.

Kaynakça

  1. ^ Hasan Azaklı (5 Mayıs 2018). "Tarih Boyunca Lazlar". hopam.com. 26 Ocak 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ocak 2024. 
  2. ^ Anthony Bryer (2018). "Lazlar ve Tzanlar Üzerine Bazı Notlar". academia.edu. 26 Ocak 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ocak 2024. 
  3. ^ Şioşvili, Tina (2010). "Laz ozan Hasan Helimişi" (PDF). Pirosmani, 11. Livane Yayıncılık Matbaacılık. s. 9. 7 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 26 Ocak 2024. 
  4. ^ Hacaloğlu, Gökalp, Ziya, Mehmet (1959). Türk folklor araştırmaları 6. cilt (Pehlivanoğlu Reşidi ve Destanları). s. 2026. Erişim tarihi: 22 Ocak 2024. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Türklerin Anadolu'ya geldikten sonra edebiyatları iki gruba ayrılmıştır. Arapça ve Farsçayı çok iyi bilen aydınların oluşturduğu "Yüksek Zümre Edebiyatı" ve İslam öncesinden gelen sözlü bir "Halk Edebiyatı". Anadolu'ya göç eden Türkler arasında aynı ayrım devam etti. Medrese eğitimi gören aydın kesim Arap ve Fars edebiyatlarının tesirini devam ettirirken, halk yine saz şairleri aracılığıyla halk edebiyatını devam ettirdi. Dolayısı ile Anadolu Türk Edebiyatı iki grupta incelenmektedir. Bu gruplardan biri halk edebiyatıdır.

<span class="mw-page-title-main">Korkut Ata</span> Yarı efsanevî Türk bilgesi

Korkut Ata, Oğuz Türklerinin eski destanlarında yüceltip kutsallaştırılmış; bozkır hayatının geleneklerini ve törelerini çok iyi bilen, kabile teşkilatını koruyan yarı-efsanevi bir bilgedir ve Türkler'in en eski destanı olan Dede Korkut Kitabı’ndaki hikayelerin anlatıcısı ozandır.

<span class="mw-page-title-main">Lazca</span> Laz halkı tarafından kullanılan dil

Lazca Türkiye'nin Doğu Karadeniz kıyı şeridinde Rize ilinin Pazar ilçesinde bulunan Melyat Deresi'nden itibaren ve Gürcistan'ın Türkiye ile paylaştığı Sarp köyüne uzanan bölgede yaşayan Laz halkı tarafından konuşulan ve eski Kolhis dilinin devamı olduğu düşünülen Zanik bir Güney Kafkas dilidir.

<span class="mw-page-title-main">Oğuz Kağan Destanı</span> Türk destanı

Oğuz Kağan Destanı Türk destanlarından, Hun-Oğuz destanları grubundandır. Oğuz Kağan Destanı'nın dört ayrı yazması vardır. Çağatayca, Farsça ve Uygurca yazmalardaki Oğuz Kağan Destanı; Oğuz boyları, Türk dili, edebiyatı, folkloru, târihi ve kültürü hakkında bilgi verir. Destan Türklerin atası olduğu varsayılan Oğuz Kağan'ın hayatını anlatır.

<span class="mw-page-title-main">Köroğlu</span> efsanevi Türk halk ozanı

Köroğlu, hem bir Türk destan kahramanının adıdır, hem de 16.yüzyılda yaşayıp büyük ün kazanmış bir halk ozanının mahlasıdır.

Destanların nazım şekli ve türünü, hem Halk Edebiyatı hem de Âşık Edebiyatı bünyesinde bulmak mümkündür.

Kayıkçı Kul Mustafa, Türk halk edebiyatının Bektaşî koluna bağlı halk ozanı. Şairin doğum ve ölümüyle ilgili net bilgiler bulunmamakla beraber; 17. yüzyıl ozanı olduğu belirlenebilmiştir. Kimi kaynaklarca 1658'de öldüğü rivayet edilmektedir. Ancak bu iddianın tersi olarak 1659'dan sonra öldüğünü savunan araştırmalar da vardır. Edebiyatçı Ahmet Kabaklı ise Kayıkçı Kul Mustafa'nın ölümünün 1646'dan sonra gerçekleştiğini söylemektedir.

<span class="mw-page-title-main">Hasan İzzettin Dinamo</span> Türk yazar (1909-1989)

Hasan İzzettin Dinamo, Türk yazardır.

<span class="mw-page-title-main">Akmescit, Pazar</span>

Akmescit, Rize ilinin Pazar ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Papatya, Pazar</span>

Papatya, Rize ilinin Pazar ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Yücehisar</span> Pazarda bir köy

Yücehisar, Rize ilinin Pazar ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Dağdibi, Pazar</span>

Dağdibi, Rize ilinin Pazar ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Komilo</span>

Komilo, Rize ilinin Çamlıhemşin ilçesine bağlı bir köydür.

İslamiyet öncesi Türk edebiyatı ya da Destan dönemi Türk edebiyatı, Türklerin İslamiyeti kabulünden önceki dönemlerde oluşturdukları edebiyata verilen isimdir. İslamiyet öncesi Türk edebiyatı M.Ö 4000'li yıllardan başlayarak Türklerin İslamiyeti kabul ettiği XI. yüzyıla kadar sürmektedir. Bu dönem edebiyatı genellikle sözlü ürünlerden oluşmuştur ve yazılı ürünler yok denecek kadar azdır. İslamiyet öncesi Türk edebiyatında M.S VI. yüzyıla kadar olan dönem sözlü edebiyat dönemi olarak adlandırılırken, ilk yazılı eserlerin verilmeye başlamasından sonra yazılı edebiyat dönemi başlamıştır. Eski Türklere ait olan en eski yazılı belgeler ise Orhun Yazıtları'dır Bu yazıtlar Türklerin bilinen ilk alfabesi olan Orhun alfabesi ile Göktürkler tarafından yazılmış yapıtlardır. Genel olarak Orhun Yazıtları'ndan önceki dönem sözlü edebiyat, sonrası ise yazılı edebiyat olarak nitelendirilmiştir.

Genç Osman Destanı, 17. yüzyılda Kayıkçı Kul Mustafa tarafından yazılan ve Türk halk edebiyatının en önemli epik eserlerinden biri sayılan duygusal koçaklamadır. Yapıtta Osman adındaki genç bir yeniçerinin savaş sırasındaki yiğitliği ve ölümü anlatılmaktadır.

Türk edebiyatında destan, efsaneden sonra ortaya çıkmış bir edebî türdür. Türk milletinin bir bütün olarak zamanımıza ulaşmış büyük destanları olmasa da yabancı kaynaklarda yer alan bazı parçaları mevcuttur. Türk destanlarına ait çeşitli parçalar Çin, Fars, Moğol ve Arap kaynaklarında bulunmaktadır. Bilinen Türk destanları arasında en eskisi Yaratılış Destanı’dır. Bu destan, Altay Türkleri arasında anlatılagelmiştir. Rus Türkolog Vasili Radlof tarafından saptanıp yazıya geçirilmiştir. İslâmiyet'ten önceki döneme ait en eski destanlar Saka Türkleri'ne aittir. Bu destan zinciri içinde Alp Er Tunga ve Şu Destanı parçaları bulunur. Bunlar Kaşgarlı Mahmut'un Divân-ı Lügati't-Türk adlı eserinde yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Hasan Helimişi</span>

Hasan Helimişi Laz ressam ve şairdir. Lazca ve Türkçe yazdığı şiirleri ve Laz motiflerini temel alan resimleriyle tanınmıştır.

Âşık Esrari, doğum adı Osman, Türk halk ozanı.

Mustafa Papila, Laz asıllı Türk şair ve yazar.

Nuri Duduşi, günümüze ulaşmış en uzun Lazca destanı yazmasıyla tanınan Laz şair.