İçeriğe atla

Resimlerin Değiş-Tokuşuna Dayanan İletişim Sistemi

Resimlerin Değiş-Tokuşuna Dayanan İletişim Sistemi,(İngilizce kısaltmasıyla; PECS)^a Piramit Eğitimsel Danışmanlık A.Ş. tarafından üretilen ve geliştirilen Arttırıcı ve Alternatif İletişim sistemidir.[1] PECS, 1985 yılında Delaware Otizm Programında Andy Bondy ve Lori Frost tarafından geliştirilmiştir.[2] PECS geliştiricileri; konuşma taklidi, işaret dili ve resim noktası sistemleri dahil olmak üzere geleneksel iletişim tekniklerinin, sosyal etkileşimleri başlatmak için öğretmene dayandığını ve hiçbir iletişim tekniğinin öğrencilerin sosyal etkileşimi başlatmasına odaklanmadığını fark ettiler. Bondy ve Frost, bu gözlemlere dayanarak, çeşitli iletişim sorunları yaşayan bireyler için işlevsel bir iletişim aracı yarattı.[2] PECS başlangıçta otizm spektrum bozukluğu olan küçük çocuklar için geliştirilmiş olsa da, daha sonraları kullanımı daha yaygın hale geldi. Yıllar boyunca, PECS, yaş aralıkları boyunca değişen tanılara sahip bireylerle başarıyla uygulanmıştır. PECS, işlevsel iletişim becerilerinin gelişimi açısından oldukça başarılı olan kanıta dayalı bir uygulamadır.

Çalışma sistemi

Eğitim, uygulamalı davranış analizi ilkelerine dayanmaktadır.[3] Sistem, hiç konuşamayan, talep etmekte zorluk çeken ve iletişim başlatamayan kişilerde kullanılmaktadır. PECS'in amacı kendiliğinden(spontane) yapılan fonksiyonel iletişimdir.[3] PECS öğretim protokolü, Skinner'ın Sözel Davranış (Verbal Behavior) adlı kitabına dayanmaktadır; öyle ki, işlevsel sözel edimselciler, bağımsız iletişime yol açacak yönlendirme ve pekiştirme stratejileri kullanarak sistematik olarak öğretir. Sözlü yönlendirmeler kullanılmaz, böylece anında iletişime başlatma sağlanır ve hızlı bağımlılıktan kaçınılır. PECS, "bir öğrencinin istediği bir nesnenin resmini, iletişim ortağındaki nesne ile değiştirmeyi öğretmekle başlar."(İletişim ortağı öğretimi gerçekleştiren kişidir öğretmen veya ebevyn) Öğrenci, istediği bir öğeyi kendiliğinden istemeyi öğrendikten sonra, sistem semboller arasında ayrım yapmayı ve ardından basit bir cümle kurmayı öğretmeye devam eder. En ileri aşamalarda, bireylere sorulara yanıt verme ve yorum yapma öğretilir. Ayrıca boyut, şekil, renk, sayı gibi betimleyici dil kavramları da öğretilerek öğrenciye mesajlarını daha spesifik hale getirilmesi sağlanır. Örneğin "ben, 2 adet büyük sarı çizgili bir top istiyorum."

PECS Uygulaması

PECS yöntemi bireye 6 aşamada uygulanır; yapılan oturumlar sonunda bireye pekiştireç verilerek yapılan işin motive edici olması ve desteklenmesi Uygulamalı davranış analizi ilkelerince sağlanır ve yürütülür.

pekiştireçlerin belirlenmesi: Her Uygulamalı Davranış Analizine dayanan uygulama gibi PECS'de de pekiştireçlerin önceden bireyin gereksinimlerine ve yönelimlerine özel olarak berlirlenmesi gerekiyor. Ebeveynin veya eğitimcinin, öğrencinin keyif aldığı oyuncaklar, dikkat çekici nesneler ve yiycekler gibi öğelerin bir envanteri yapılarak pekiştireçlerin belirlenmesi için ilk adım oluşur. Tercih edilen nesne veya yiyecekler arasındaki etki kuvvetini test etmek için çocuğa farklı yöntemlerle pekiştireçler sunularak raporlaştırılır ve birey için en uygun pekiştireçler belirlenir. Gün boyunca çeşitli etkinliklerle pekiştireç belirleme süreci tamamlanır. İstenen öğe veya etkinlik belirlendikten sonra, iletişimsel ortak, öğeyi tutarak veya göstererek öğrencinin dikkatini çekmeye çalışacaktır. PECS uygulamasında sözlü yönlendirme gerekmez.[3] Seçilen pekiştiriciler, bireyi sürekli olarak motive ediyor mu bunun da sürekli değerlendirilmesi gerekmektedir.[4] PECS altı aşamada uygulanır:

1) Fiziksel yardımla değiş-tokuşu öğretme: Birinci aşama sırasında, öğrenciye istenen bir öğenin resmini değiş-tokuş ederek sosyal iletişimi başlatmayı öğretmeye odaklanır.[2] Bu değiş-tokuş, eğitmen tarafından öğrencinin gözlenen pekiştireçlerine göre seçilen bir resim sunularak gerçekleştirilir. birinci aşamada iki eğitmen kullanılır. Bir eğitmen, öğrencinin iletişim ortağı olarak hareket ederken diğer eğitmen, istenen öğeye yönelik bir başlangıç yaptıktan sonra öğrenciyi fiziksel olarak yönlendirme amacıyla öğrencinin arkasında konumlanır. Öğrenciye, istenen öğe karşılığında resmi alıp resimle iletişim kuran ortağa uzanması fiziksel yardımla öğretilir.[5]

2) Doğallığın beklenmesi: : 2. aşamada, öğrenciye, iletişimsel partneri yakında olmasa bile onu araması için motivasyon yaratarak başlatılan sosyal etkileşimi genişletmesi ve genellemesi öğretilir. Bu aşamanın amacı, öğrencinin isteklerini çeşitli mekanlar ve farklı insanlar arasında genellemesini sağlamak ve kendiliğinden iletişim olasılığını artırmaktır. Öğrenciye, bir masa karşısında veya başka bir yere gidip iletişim kurabilecek bir ortak bulmak için daha uzun mesafelerde iletişim kurması ve kendiliğinden iletişimi başlatması öğretilir. Eğitim, PECS kullanımının genelleştirilmesine yardımcı olmak için farklı ortamlarda, farklı iletişim ortaklarıyla ve farklı türde yüksek düzeyde motive edici ve tercih edilen öğelerle ilerlemelidir.

3) Görsel ayırt etme: 3. aşamada öğrenci, çok tercih edilen ve tercih edilmeyen öğeler arasında ayrım yapması için ortama fazladan pekiştireç eklenir. Bu aşamada öğrenciye arzu edilen iki öğe arasındaki ayrımı öğretmek amaçlanır. Bu, öğrencinin istediği öğeyi talep ettiğinden ve aldığından emin olmak için yazışma kontrolleri ile yapılır. sembollerin ayırt edilmesi ve istenen öğeyi gösteren sembolün nasıl seçileceği öğretilir. Bu aşamada kartlar yani resimler sürekli yer değiştirilerek görselleri ayırt etmesi sağlanır.

4) Cümle yapılarının oluşturulması: 4. aşamada, öğrenci ayrılabilir bir iletişim şeridi üzerinde basit cümleler kurmayı öğrenir "____ istiyorum" gibi isteklerde bulunur. bu aşama oturuma eklenen yeni eylem kartlarını da pekiştireç resmi ile birlikte cümle şeridine eklemeyi bireye öğretmeyi içerir. bu sayede temel bir kart cümlesi oluşturulmuş olur. "Top istiyorum" Cümlesinde top pekiştireç olurken istemek ise eylem kartını belirtir.

5) Ne istiyorsun sorunusuna cevap: Bu aşamaya kadar iletişim partneri öğrenciye hiç soru sormamıştır ama bu aşamadan sonra öğretmen "ne istiyorsun" sorunusunu öğrenciye sormaya başlar. Bu evrede ilk kez soru sorulur ve öğrenciden talep beklenir. Bu talep ise öğrenicinin cümle şeridi oluşturması yani 4. Evrenin gerçekleşmesidir. Cümle şeridi içerisinde bir yargı ve bir pekiştireç yani nesne veya yiyecek olması beklenir.

6) Anında cevaplama ve yorumlama: Bu evrede çocuktan bir talep doğrultusunda iletişim vermesi beklenmektedir. Çocuğa sorulan "ne görüyorsun" "ne yapıyorum" gibi sorulara cevap vermesi(iletişim şeridini kullanarak) beklenir. Öğretmen, öğrencinin tüm iletişim becerilerini kapsayan çeşitli iletişim fırsatlarına sahip olması için öğrenciye bol bol fırsat verecek şekilde ortamı yapılandırmalıdır.[6]

Kullanıcının yaşına ve bilişsel düzeyine bağlı olarak, PECS'de uzmanlaşma süresi değişecektir. Bir çalışma, kullanıcıların PECS'nin altı aşamasının tümünde uzmanlaşmasının ortalama 246 deneme gerektirdiğini buldu.[7]

Verimlilik

PECS'in çoğu öğrenci tarafından kolayca öğrenildiğine dair kanıtlar vardır ve birincil yararı, otizm veya diğer iletişim bozuklukları nedeniyle sınırlı konuşması olan veya hiç konuşması olmayan bireyler için bir iletişim aracı görevi üstlenir.

sistemeye yapılan yaygın endişelerden birisi, PECS'nin konuşma gelişimini geciktirebileceği veya engelleyebileceğiydi. Bununla birlikte, birkaç hakemli çalışmanın yakın tarihli bir incelemesine göre, PECS'nin konuşmayı engellediğine dair hiçbir kanıt bulunmadığını; aksine, herhangi bir etki gözlemlenirse, bunun engelleyici olmaktan çok kolaylaştırıcı olduğunu keşfetti. Zorluklar ortaya çıktığında, bunun nedeni genellikle güçlü pekiştireçlerin eksikliği ve/veya eğitmen hatasından kaynaklandığıydı.[8]

Ek uygulamalar

Gelişmekte olan araştırmalar, gelişimsel engelleri ve ciddi iletişim eksiklikleri olan yetişkinlerin PECS'nin uygulanmasından fayda sağlayabileceğini öne sürüyor.[9] Diğerleri PECS eğitimini video modelleme ile birleştirmeye çalıştı.[10] David F Cihalk ve ark. otizm ve gelişimsel gecikmeleri olan okul öncesi çocuklarda bağımsız iletişimsel girişimleri artırmak için PECS ve video modelleme kullanımını birleştirdi. Çalışmanın bulgularında, video modelleme kullanımının, öğrencinin PECS kullanma konusunda yetkin olma becerisini kolaylaştırdığını gösterdi.[11]

Kaynakça

  1. ^ "Welcome to Pyramid Educational Consultants, Inc.!". Pyramid Educational Consultants, Inc. 27 Aralık 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Aralık 2013. 
  2. ^ a b c Overcash, A., & Horton, C. (2010). The picture exchange communication system: Helping individuals gain functional communication. Autism Advocate, 3, 21-24
  3. ^ a b c Bondy AS, Frost LA (1994). The Picture Exchange Communication System. Focus on Autism and Other Developmental Disabilities, Vol. 9, No. 3, 1-19 (1994)
  4. ^ Bondy, A.S., and L. Frost. 2001. "The Picture Exchange Communication System." Behav Modif. 25(5):725-744.
  5. ^ http://www.corwin.com/upm-data/2675_10bmod01.pdf#page=58 23 Eylül 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  6. ^ Frost, L., & Bondy, A.(2002) The Picture Exchange Communication System training manual, 2nd ed. Pyramid Educational Consultants, Inc.
  7. ^ Charlop-Christy, M.H., Carpenter, M., et al. (2002). Using the picture exchange communication system (PECS) with children with autism: assessment of PECS acquisition, speech, social-communicative behavior, and problem behavior. Journal of Applied Behavioral Analysis, 35(3): 213-231.
  8. ^ Horton, C., Matteo, J. A., Waegenaere, J., & Frost, L. (2008). Pecs: Fact and fiction. Presentation delivered at the 2008 ASHA Convention. Retrieved from www.asha.org/Events/convention/handouts/2008/1528_Frost_Lori/
  9. ^ Conklin, C. G. (2011-03-01). Effects of implementing the picture exchange communication system (PECS) with adults with developmental disabilities and severe communication deficits.(Report). Remedial and special education, 32(2), 155-166.
  10. ^ Cihak, David; Smith, C. C.; Cornett, A.; Coleman, M. B. (12 Mart 2012). "The Use of Video Modeling With the Picture Exchange Communication System to Increase Independent Communicative Initiations in Preschoolers with Autism and Developmental Delays". Focus on Autism and Other Developmental Disabilities. 27 (3): 3-10. doi:10.1177/1088357611428426. 
  11. ^ Cihak, David F.; Smith, Catherine C.; Cornett, Ashlee; Coleman, Mari Beth (2012). "The Use of Video Modeling With the Picture Exchange Communication System to Increase Independent Communicative Initiations in Preschoolers With Autism and Developmental Delays". Focus on Autism and Other Developmental Disabilities (İngilizce). 27 (1): 3-11. doi:10.1177/1088357611428426. ISSN 1088-3576. 17 Şubat 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Mart 2023. 

Notlar

  1. ^ İngilizce karşılığı: Picture Exchange Communication System

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Otizm</span> Bilinçsel ve zihinsel rahatsızlık

Otizm, üç yaşından önce başlayan ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır. Bu belirtiler otizmi, Asperger sendromu gibi daha hafif seyreden otistik spektrum bozukluğundan (OSB) ayırır. Otizm kalıtımsal kökenlidir ancak kalıtsallığı oldukça karmaşıktır ve OSB'nin kökeninin çoklu gen etkileşimlerinden mi yoksa ender görülen mutasyonlardan mı kaynaklandığı çok açık değildir. Nadir vakalarda, doğum sakatlıklarına neden olan etmenlerle yakından bağlantılıdır. Diğer görüşlere göre ise çocuklukta yapılan aşılar gibi nedenler tartışmalıdır ve aşı kökenli varsayımların ikna edici bilimsel kanıtları yoktur. 2007 yılında yapılan araştırmalara göre otizmin prevalansını 1.000 kişiye bir ya da iki vaka olarak tahmin eder, aynı araştırmalardaki tahminlere göre OSB yaklaşık 1.000 kişide altı vakadır ve erkeklerde rastlanma oranı kadınlara göre 4,3 kat daha fazladır. 2022 yılı CDC verilerine göre otizmin görülme sıklığı 44 çocuktan 1'e yükselmiştir. Otizm vakalarının sayısı 1980'lerden beri oldukça fazla oranda artmıştır. Bunun nedeni kısmen tanı koyma yöntemlerindeki değişikliklerdir; gerçek prevalansın artıp artmadığı anlaşılamamıştır.

Sosyal biliş sosyal etkileşimde rol oynayan bilgiyi işleme, kodlama, depolama ve hatırlama gibi bilişsel süreçlerdir. İnsanların kendilerini kuşatan fiziksel, sosyal çevrelerini ve çevreleriyle olan ilişkilerini, diğer insanlar ve kendileri hakkında nasıl izlenim oluşturduklarını, nasıl hissettiklerini ve düşündüklerini ve bu türden bir düşünce biçiminin yargıları ve davranışları nasıl etkilediğini incelemektedir. Toplumsal bağlamdan etkilenen ve toplumsal bağlamı etkileyen bilişsel süreç ve yapıları incelemektedir Ancak sosyal biliş terimi diğer psikoloji ve bilişsel sinirbilim alanlarında yaygın şekilde kullanılmaktadır. Bu alanlarda sosyal biliş terimi çoğunlukla otizm ve diğer bozukluklar nedeniyle kesintiye uğrayan çeşitli sosyal becerilere karşılık gelmektedir. Bilişsel sinirbilim alanında ise sosyal bilişin biyolojik temelleri araştırılmaktadır. Benzer şekilde Gelişim psikolojisi alanında da sosyal biliş becerileri gelişimsel perspektifle incelenmektedir.

Dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu nörogelişimsel bir bozukluktur. DEHB dikkat, dürtüsellik ve öz düzenlemeyle ilgili sorunlarla kendini gösterir ; Bazen şiddetli fiziksel huzursuzluk da ortaya çıkabilir.

<span class="mw-page-title-main">Zen</span> aydınlanmacı bir yaşam felsefesi

Zen, kökeni Hindistan'daki Dhyana (ध्यान) okuluna kadar uzanan bir Mahāyāna Budist okulunun Japoncadaki ismidir. Hindistan'dan Çin'e geçen okul, burada Ch'an (禪) olarak ismini duyurmuştur. Tang Hanedanlığı döneminde Çin'de belli başlı Budist okullar arasına giren Ch'an, Çin'den Kore, Vietnam ve Japonya'ya yayılmıştır. 20. yüzyılda Batı'da tanınmaya başlanan bu okul, İngilizce ve diğer Batı dillerine Zen ya da Zen Budizm ismiyle girmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Suskunluk sarmalı</span>

‘Suskunluk sarmalı’, Alman siyaset bilimci Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilen bir siyaset bilimi ve kitle iletişim teorisidir.

Güdü, insanların ve diğer hayvanların belirli bir zamanda bir davranışı başlatmasının, sürdürmesinin veya sonlandırmasının nedenidir. Güdü durumları genellikle, hedefe yönelik davranışta bulunma eğilimini yaratan, failin içinde hareket eden güçler olarak anlaşılır. Farklı zihinsel durumların birbirleriyle yarıştığı ve yalnızca en güçlü durumun davranışı belirlediği sıklıkla kabul edilir. Bu, bir şeyi aslında yapmadan da yapmaya motive olabileceğimiz anlamına gelir. Motivasyonu sağlayan paradigmatik zihinsel durum arzudur. Ancak kişinin ne yapması gerektiği veya niyetleri hakkındaki inançlar gibi diğer çeşitli durumlar da motivasyon sağlayabilir. Motivasyon, bir kişinin ihtiyaçlarını, arzularını, isteklerini veya dürtülerini ifade eden motive kelimesinden türetilmiştir. Bireyleri bir hedefe ulaşmak için harekete geçmeye motive etme süreci denilir. İş hedefleri bağlamında insanların davranışlarını körükleyen psikolojik unsurlar veya para arzusunu içerebilir.

<span class="mw-page-title-main">Ebeveyn</span> biyolojik ya da manevi çocuğa sahip anne/baba

Ebeveyn kavramı, temel anlamda çocuğa bakım vermekle sorumlu olan biyolojik ya da evlat edinen anne ve/veya babayı kapsamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Asperger sendromu</span> belirge

Asperger sendromu (AS) ya da Asperger bozukluğu, sosyal etkileşimde zorluklar ve sınırlı, basmakalıp ilgi ve etkinliklerle tanımlanan otistik spektrum bozukluklarından (OSB) biridir. AS diğer OSB’lerden dil ve bilişsel gelişimde genel bir gecikme olmamasıyla ayrılır. Her ne kadar standart tanı ölçütleri arasında belirtilmemişse de motor sakarlık ve sıra dışı dil kullanımına sıklıkla rastlanır.

Otizm spektrum bozukluğu (OSB), yaygın sosyal etkileşim ve iletişim anomalileri ile şiddetli derecede sınırlı ilgi ve aşırı yineleyici davranış olarak görülen bir psikolojik durum spektrumudur.

<span class="mw-page-title-main">Akran grubu</span> yaklaşık olarak aynı yaştaki ve genellikle benzer rütbe veya sosyal statüdeki ortaklar

Sosyolojide, bir akran grubu hem bir sosyal grup hem de benzer ilgi alanlarına (homofilik), yaşa, geçmişe veya sosyal statüye sahip birincil bir grup insandır. Bu grubun üyeleri, kişinin inançlarını ve davranışlarını etkileyebilir. Akran grupları hiyerarşiler ve farklı davranış kalıpları içerir. Örneğin bir lise ortamında, 18 yaşındakiler 14 yaşındaki bir akran grubudur çünkü okulda benzer ve paralel yaşam deneyimlerini birlikte paylaşırlar. Bunun aksine, öğretmenler öğrencileri bir akran grubu olarak paylaşmazlar çünkü öğretmenler ve öğrenciler iki farklı rol ve deneyime sahiptir.

Sosyal öğrenme, akranlar arasındaki sosyal etkileşim yoluyla toplumsal bir ölçeğe kadar bireysel veya grupla öğrenmeden daha geniş ölçekte gerçekleşen öğrenmedir. Tutum ve davranışlarda bir değişikliğe yol açabilir veya açmayabilir.

Eğitim yönetimi; bir grubun, bir eğitim sistemini yürütmek için yapıları denetlemek, planlamak, strateji oluşturmak ve uygulamak için, insan ve malzeme kaynaklarını birleştirdiği eğitim sisteminin yönetimini ifade etmektedir. Eğitim; bilgi, beceri, değer, inanç, alışkanlık ve tutumların, öğrenme deneyimleriyle bireylere kazandırılması durumudur. Eğitim sistemi; bakanlıklar, sendikalar, yasal kurullar, kurumlar ve okullar gibi eğitim kurumlarındaki profesyonellerden oluşan büyük bir sistemdir. Eğitim sistemi, zenginleştirmek ve geliştirmek için birlikte çalışan siyasi başkanlar, müdürler, öğretim personeli, öğretim dışı personel, idari personel ve diğer eğitim profesyonellerinden oluşur. Eğitim sisteminin tüm seviyelerinde ise yönetim gerekmektedir. Yönetim; bir kurumun planlanması, organize edilmesi, uygulanması, gözden geçirilmesi, değerlendirilmesi ve bütünleştirilmesi konularını içermektedir.

Öğrenme stilleri, bireylerin öğrenmelerindeki farklılıklarını göz önüne alarak, bu konudaki teorilere atıfta bulunmaktadır. Atıfta bulunduğu teorilerden birçoğu; insanların, öğrenme tarzlarına göre sınıflandırılabileceği görüşündedir. Ancak önerilen öğrenme biçimlerinin; nasıl tanımlanması, sınıflandırılması ve değerlendirilmesi gerektiği konusunda farklılık göstermektedirler. Ortak noktaları ise; bireylerin öğrenme tarzlarında, farklılıkları olduğu kanısıdır.

Eğitsel oyunlar, eğitim amacıyla açıkça tasarlanmış veya ikincil ya da ikincil eğitim değeri olan oyunlardır. Bir eğitim ortamında her tür oyun kullanılabilir, ancak eğitici oyunlar, insanların belirli konular hakkında bilgi edinmelerine, kavramları genişletmelerine, gelişimi pekiştirmelerine, tarihi bir olayı veya kültürü anlamalarına veya bir beceriyi öğrenmelerine yardımcı olmak için tasarlanmış oyunlardır. Oyun türleri arasında tahta, kart ve video oyunları bulunmaktadır.

Beden dili veya vücut dili, bir sözsüz iletişim biçimidir. Beden dili insanın bedeni vasıtasıyla hislerini, fikirlerini karşı tarafa doğru ve anlaşılır bir şekilde iletmesidir.

<span class="mw-page-title-main">İletişim modelleri</span>

İletişim modelleri, iletişim sürecinin basitleştirilmiş temsilleridir. Çoğu model hem sözlü hem de sözsüz iletişimi tanımlamaya çalışır ve genellikle bunları bir mesaj alışverişi olarak görür. İşlevleri, karmaşık iletişim sürecine ilişkin genel bir bakış sunmaktır. Bu, araştırmacıların hipotezler oluşturmasına, iletişimle ilgili kavramları gerçek dünyadaki durumlara uygulamasına ve öngörülerini test etmesine yardımcı olur. Kullanışlı olmalarına rağmen birçok model, temel unsurları göz ardı ettiklerinden dolayı çok basit oldukları iddiasıyla eleştirilmektedir. Farklı bileşenler ve bunların etkileşimleri genellikle bir diyagram şeklinde sunulur. Bazı temel bileşenler ve etkileşimler modellerin çoğunda sıklıkla kullanılmaktadır. Bunlar arasında bir göndericinin bilgiyi bir mesaj şeklinde kodlaması ve bir kanal aracılığıyla bir alıcıya göndermesi fikri yer almaktadır. Alıcı, ilk fikri anlamak için mesajın kodunu çözmeli ve bir tür geri bildirim sağlamalıdır. Her iki durumda da gürültü araya girebilir ve mesajı bozabilir.

Sosyal Hikâyeler veya Sosyal Öyküler, otizm spektrum bozukluğu olan bireylerin etkili ve uygun bir şekilde etkileşim kurabilmeleri için kişilerarası iletişimin ip uçlarını daha iyi anlamalarına yardımcı olacak bir araç olarak tasarlanmıştır. Araç formatı, temel iletişim becerilerine sahip yüksek işlevli kişiler için tasarlanmış olsa da sonradan iletişim becerileri zayıf ve düşük düzeyde işlevselliğe sahip bireylere de uyacak şekilde büyük ölçüde uyarlanmıştır.(örneğin, sosyal durumları anlamakta veya değişimle başa çıkmakta güçlük çeken çocuklar)

<span class="mw-page-title-main">Video model öğrenme</span> Öğrenme metodu

Video model öğrenme, video kayıtlarını eğitim amaçlı kullanarak öğrenciye hedef davranışları öğretmek için uygulanan kanıta dayalı gözlemsel bir öğretme uygulamasıdır. Video modelden farklı olarak Video öz modellemede, bireyler kendilerini video üzerinde başarılı bir şekilde bir davranış sergilerken gözlemler ve daha sonra hedeflenen davranışı taklit eder. Video modelleme, sosyal iletişim öz bakım ve atletik performans dahil olmak üzere birçok beceriyi öğretmek için kullanılabilir; otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar için ümit vadettiğini göstermiştir. Video modellemenin teorik kökleri, gözlem yoluyla öğrenme yeteneğine dikkat çeken Bandura'nın(1969) sosyal öğrenme kuramı çalışmasına dayanmaktadır.

Eğitimde kaynaştırma uygulaması, özel gereksinimli öğrencileri, belirli zaman dilimlerinde veya tam zamanlı olarak genel eğitim sınıfına yerleştirme uygulamasıdır.

Engelli hakları hareketi, tüm engelli bireyler için eşit fırsatlar ve eşit haklar elde etmeyeçalışan küresel bir toplumsal harekettir.