İçeriğe atla

Reflü

Gastroözofageal reflü hastalığı
Röntgende midede görülen beyaz madde (diyaframın altında) şiddetli reflü nedeniyle yemek borusuna (göğüs orta hattında üç dikey beyazlık) doğru ilerlemektedir.
UzmanlıkGastroenteroloji Bunu Vikiveri'de düzenleyin
BelirtilerAsit tadı, mide ekşimesi, kötü nefes, göğüs ağrısı, solunum sorunları
KomplikasyonÖzofajit, özofageal striktürler ve Barrett özofajisi
SüreUzun süreli
NedenleriAlt yemek borusu sfinkterinin yetersiz kapanması
Risk faktörüObezite, hamilelik, sigara içmek, hiatal herni ve bazı ilaçların kullanımı
TanıMide endoskopisi,Üst gastrointestinal seri grafi,Yemek borusu pH takibi,Yemek borusu manometrisi
Ayırıcı tanıPeptik ülser hastalığı, özofagus kanseri, özofagus spazmı, anjina[1]
TedaviYaşam tarzı değişiklikleri, ilaçlar, ameliyat
İlaçAntasitler, H2 reseptör blokerleri, proton pompa inhibitörleri, prokinetikler

Reflü, halk arasında mide reflüsü olarak bilinen gastro özofageal reflü[2] hastalığı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Kronik faranjit ve tipik boğaz rahatsızlığına neden olabilir. Reflü, asitli mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun asitten kendini koruma özelliğinin yok olmasından kaynaklanır. Erişkinlerin yaklaşık %20'sinde reflü görülmektedir.

Mide içeriği, midenin salgıladığı hidrojen iyonu nedeniyle belirgin derecede asittir. Eğer onikiparmak bağırsağından mideye doğru safra geri akımı varsa, mideden yukarı çıkan içerik hem asit hem de safra içerir. Alkali özellikli olan safra da mide asidi gibi yemek borusunun tahrişine neden olur. Reflü hastalığı, asitli ve/veya safralı mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun kendini asitten ve/veya safralı mide içeriğinden koruyamaması nedeniyle oluşur.

Yemek borusunun alt ucunda mide içeriğinin yemek borusuna geçişini engelleyen bir kapak mekanizması vardır. Reflü hastalarında en sık görülen özellik bu mekanizmanın gevşekliğidir. Bu durum sıklıkla mide fıtığıyla birlikte yaşanır. Mide boşalım bozukluğu ya da bozulmuş yemek borusu hareketi bu hastalığı tetikleyen diğer nedenlerdir.

Yemek borusunun alt ucunda mide içeriğinin yemek borusuna çıkmasını engelleyen iki mekanizma vardır.

Gastroösofagial reflü hastalığının ortaya çıkardığı belirtiler çok geniş bir spektruma yayılır. Bu belirtileri genel olarak tipik ve atipik bulgular olarak sınıflandırmak mümkündür. Tipik bulguların hemen hepsi mide-bağırsak sistemiyle ilintili iken; atipik bulgular diğer organ sistemleriyle ilintili yakınmalar oluşturur. Laringofaringeal reflü olarak adlandırılan ve öncelikle kulak-burun-boğaz uzmanlarınca görülen hasta grubunda çoğu kez atipik bulgular belirgindir ve tipik yakınmalar hiç olmayabilir.

Skleroderma ortamında kronik gastroözofageal reflü nedeniyle özofagusun mide ile birleştiği yere yakın daralmasını gösteren peptik striktürün endoskopik görüntüsü.

Tipik belirtiler

Atipik belirtiler

Nedenler

Sağlıklı durum ile GÖRH'nin karşılaştırılması

Mide asidinin yemek borusuna kaçması aslında sağlıklı kişilerde bile nadir de olsa görülebilir. Ancak bu kaçışın sık olması ve yanma gibi şikayetlere yol açması durumunda gastroözefageal reflü hastalığı olarak adlandırılır. Bu hastalığın temel nedeni mide ile yemek borusu arasındaki kapakçığın (LES) tam olarak kapanmamasıdır.[3] GERD'e katkıda bulunan diğer faktörler şunlardır:

  • Hiatal Hernisi: Bu durum, midenin diyafram kasından yukarı doğru kaymasıdır ve reflü riskini artırır.
  • Obezite: Vücut kitle indeksi arttıkça GERD riski de yükselir. Araştırmalar, obez kişilerde reflüye yol açan asit miktarının normal kilodaki kişilere göre %13 daha fazla olduğunu göstermektedir.
  • Diğer Muhtemel Faktörler:
    • Uyku apnesi: Uyku sırasında nefes almanın sık sık kesilmesi veya sığlaşması
    • Safra kesesi taşları: Midenin asidini nötralize eden safra akışını engelleyebilir.

1999 yılında yapılan bir araştırma, gastroözofageal reflü hastalığı teşhisi konan hastaların ortalama %40'ının aynı zamanda H. pylori enfeksiyonuna sahip olduğunu ortaya koymuştur[4] H. pylori'nin yok edilmesi asit salgılanımında artışa neden olabileceğinden,[5] H. pylori enfeksiyonu olan reflü hastalarının enfeksiyonu olmayanlardan farklı olup olmadığı sorusu gündeme gelmiştir. 2004 yılında gerçekleştirilen çift körlü bir çalışmada, bu iki hasta grubunun hastalık şiddetinin öznel ve objektif ölçümleri açısından klinik olarak anlamlı bir farklılık görülmediği anlaşılmıştır.[6]

Tedavi

Gastroözofageal reflü hastalığı tedavisinde farklı yöntemler uygulanabilir. Bunlar; beslenme alışkanlıklarını değiştirmek, yaşam tarzında düzenlemeler yapmak, ilaç kullanımı ve hatta bazı durumlarda cerrahi müdahaleyi içerir.[7]

Beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri

Gastroözofageal reflü hastalığında beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri, mide asidini dengede tutarak ve yemek borusunun tahriş olmasını önleyerek semptomları yönetmede kritik rol oynar. Çikolata, nane, yağlı yiyecekler ve alkol gibi bazı besinler alt özofageal sfinkteri gevşeterek reflü riskini artırır. Fazla kilolu veya obezlerde kilo kaybı, yatmadan önce atıştırmalık yemekten kaçınma, yemeklerden sonra hemen yatmama (yemekler yatmadan en az 2-3 saat önce tüketilmelidir), yatağın başucunu 15 cm yukarı ayarlamak, sigara içmemek ve mide basıncını artıran dar kıyafetlerden kaçınmak önerilir. Baharatlı yiyeceklerden, turunçgillerden, domateslerden ve gazlı içeceklerden kaçınmak, sık sık küçük öğünler tüketmek ve yemekler arasında sıvı almak da faydalı olabilir. Az şekerli beslenme ve lif alımını artırmanın faydalı olabileceğine dair bazı kanıtlar mevcuttur. Orta dereceli egzersiz semptomları iyileştirebilirken, zorlu egzersizler kötüleştirebilir. Solunum egzersizleri de reflü semptomlarını hafifletebilir.[8][9]

Diğer tedavi seçenekleri:

  • Proton pompası inhibitörleri (PPİ): Omeprazol gibi ilaçlar asit üretimini azaltarak en etkili tedavi yöntemidir.
  • H2 reseptör blokerleri: Ranitidin gibi ilaçlar asit üretimini biraz daha azaltır. Genellikle PPİ kadar etkili değildirler.
  • Antiasitler: Mide asidini nötralize eden ilaçlardır. Kısa süreli rahatlama sağlarlar ancak uzun süreli kullanım önerilmez.
  • Diğer ilaçlar: Sukralfat ve baklofen gibi ilaçlar da kullanılabilir ancak yan etkileri nedeniyle daha az tercih edilirler.
  • Ameliyat: Ciddi reflü hastalığında cerrahi seçenekler mevcuttur. Nissen fundoplikasyon, mide üst kısmının yemek borusu sfinkterini güçlendirmek için sarıldığı bir işlemdir. Bu, ilaçlara yanıt vermeyen hastalar için uygundur. Alternatif olarak, sinirsel engelli çocuklarda özofagogastrik ayrım kullanılabilir. 2012'de FDA, LINX adında bir cihazı onayladı - manyetik boncuklar sfinkteri güçlendirir. Cerrahi riski yüksek hastalar için TIF transoral insizyonsuz fundoplikasyon gibi kesi açmadan yapılan işlemler de mevcuttur.[10]

Kaynakça

  1. ^ Kahan, Scott (2008). In a Page: Medicine. Lippincott Williams & Wilkins. s. 124. ISBN 978-0-7817-7035-4. 8 Eylül 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  2. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 25 Mart 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 24 Mart 2017. 
  3. ^ "Acid Reflux (GER & GERD) in Adults - All Content - NIDDK". National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (İngilizce). 22 Şubat 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Şubat 2024. 
  4. ^ O’connor (Şubat 1999). "Review article: Helicobacter pylori and gastro‐oesophageal reflux disease—clinical implications and management". Alimentary Pharmacology & Therapeutics (İngilizce). 13 (2): 117-127. doi:10.1046/j.1365-2036.1999.00460.x. ISSN 0269-2813. 30 Kasım 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Şubat 2024. 
  5. ^ El-Omar, EM; Oien, K; El-Nujumi, A; Gillen, D; Wirz, A; Dahill, S; Williams, C; Ardill, JE; McColl, KE (Temmuz 1997). "Helicobacter pylori infection and chronic gastric acid hyposecretion". Gastroenterology. 113 (1): 15-24. doi:10.1016/s0016-5085(97)70075-1. ISSN 0016-5085. 
  6. ^ Fallone, C. A.; Barkun, A. N.; Mayrand, S.; Wakil, G.; Friedman, G.; Szilagyi, A.; Wheeler, C.; Ross, D. (Ekim 2004). "There is no difference in the disease severity of gastro‐oesophageal reflux disease between patients infected and not infected with Helicobacter pylori". Alimentary Pharmacology & Therapeutics (İngilizce). 20 (7): 761-768. doi:10.1111/j.1365-2036.2004.02171.x. ISSN 0269-2813. 5 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Şubat 2024. 
  7. ^ Using the Proton Pump Inhibitors to Treat Heartburn and Stomach Acid Reflux (PDF). Consumer Reports Best Buy Drugs. 2013. 22 Şubat 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 21 Şubat 2020. 
    • Şablon:Lay source
  8. ^ Newberry C, Lynch K (20 Temmuz 2017). "Can We Use Diet to Effectively Treat Esophageal Disease? A Review of the Current Literature". Current Gastroenterology Reports. 19 (8): 38. doi:10.1007/s11894-017-0578-5. PMID 28730507. 
  9. ^ Qiu, K; Wang, J; Chen, B; Wang, H; Ma, C (March 2020). "The effect of breathing exercises on patients with GERD: a meta-analysis". Annals of Palliative Medicine. 9 (2): 405-413. doi:10.21037/apm.2020.02.35Özgürce erişilebilir. PMID 32233626. 
  10. ^ Ramos RF, Lustosa SA, Almeida CA, Silva CP, Matos D (October–December 2011). "Surgical treatment of gastroesophageal reflux disease: total or partial fundoplication? systematic review and meta-analysis". Arquivos de Gastroenterologia. 48 (4): 252-60. doi:10.1590/s0004-28032011000400007Özgürce erişilebilir. PMID 22147130. 


İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Mide</span> sindirim organı

Mide; kaslardan oluşan, genişleyebilen bir sindirim sistemi organıdır. Mide sözcüğü Türkçeye Arapçadan geçmiştir. Mide anlamında Türkçede aşkazan sözcüğü de mevcuttur. Yemek borusu ile ince bağırsak arasında bulunur. Omurgalılar, derisidikenliler, haşaratlar ve yumuşakçalarda bulunur. Sindirimin ikinci fazında görev yapar. Yiyeceklerin geçici olarak büyük miktarda depolandığı organdır. Rahatlıkla 1.5 litre sıvıyı içinde tutabildiği gibi, maksimum 4 litre sıvı tutma kapasitesi vardır.

<span class="mw-page-title-main">Zehirlenme</span> Kimyasal bir maddenin canlı üzerindeki patolojik etkisidir

Zehirlenme, kimyasal bir maddenin canlı organizma üzerindeki patolojik etkisidir. Görece küçük miktarlarda kimyasal ya da biyokimyasal etki gösteren zehir, süresi ve ağırlığı değişebilen bir hastalık haline ya da ölüme yol açar. Adli tıp uzmanları, zehirlenme olgularını 3 orijine ayırarak inceler:

  1. Kaza
  2. İntihar
  3. Cinayet
<span class="mw-page-title-main">Sarılık</span> İnsan hastalığı

Sarılık (ikter; icterus), bir hastalık değil, çoğu karaciğerle ilgili olan bazı hastalıkların belirtisidir. İkter tablosunda gözakı (sklera), deri, mukozalar ve organlar sarıya boyanır. En önemli nedeni kandaki bilirubin düzeyinin artmasıdır. Normalde periferik kanın 100 ml’sinde 1 mg kadar bilirubin bulunur. Kandaki bilirubin düzeyinin 2.5 mg’ın üzerine çıkmasına “hiperbilirubinemi”, bunun neden olduğu klinik tabloya "sarılık; ikter (icterus)” adı verilir.

<span class="mw-page-title-main">Peptik ülser</span>

Ülser, deri ve mukozaların nekrozlu yangısıdır. Dr. Barry Marshall ve Dr. Robin Warren peptik ülserlerin oluşmasında Helicobacter pylori adı verilen bir bakterinin etkili olduğunu saptamışlar ve bu buluşları nedeniyle 2005 yılı Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü almaya hak kazanmışlardır. Peptik ülser hastalığı ve Helicobacter pylori'nin zaman çizelgesi oldukça ilginç bir süreci göstermektedir.

<span class="mw-page-title-main">İnsan sindirim sistemi</span> Gastrointestinal Kanal

İnsan sindirim sistemi, gastrointestinal kanal ile dil, tükürük bezleri, pankreas, karaciğer ve safra kesesi gibi sindirime yardımcı organlardan oluşur. Sindirim, yiyeceklerin giderek daha küçük parçalara ayrılması ve bu parçaların vücut tarafından emilmesi ve kullanılmasına kadar süren bir süreçtir. Sindirim süreci üç aşamadan oluşur: sefalik faz, gastrik fazı ve intestinal fazı.

<span class="mw-page-title-main">Gastrektomi</span>

Gastrektomi midenin kısmen veya tamamen ameliyatla alınmasıdır. İlk başarılı gastrektomi Theodor Billroth tarafından 1881'de kanserli bir mideyi alması ile olmuştur. Gastrektomi kanser, ağır mide asidi hastalıkları ve mide duvarı deliklerinin tedavisinde kullanılır. Bu işlem gittikçe daha az kullanılmaya başlanmıştır, çünkü mide asidi tadavileri artık genellikle Helicobacter pylori için antibiyotiklerle veya endoskopi ile yapılmaktadır.

<i>Helicobacter pylori</i> Bakteri cinsi

Helicobacter pylori mide ve duodenum'um çeşitli alanlarında yerleşen, gram (-), mikroaerofilik bir bakteridir. Yerleştiği yerlerde kronik enflamasyona neden olur. Bu kronik enflamasyon sonucunda duodenum ülseri, mide ülseri ve mide kanseri gelişebilir.

<span class="mw-page-title-main">Proton pompa inhibitörü</span>

Proton pompa inhibitörleri (PPİ), gastrik asit üretiminde belirgin ve uzun süreli azaltan ilaç grubudur. Bunu, midenin H+/K+ ATPaz proton pompasını geri dönüşsüz engelleyerek yapar.

<span class="mw-page-title-main">Esomeprazol</span> İlaç

Esomeprazol, peptik ülser ve gastroözofajiyel reflü hastalıklarını tedavisinde kullanılan proton pompa inhibitörleri grubundan bir ilaçtır. Ticari adı Astra Zeneca firmasına ait olan Nexium'dur.

<span class="mw-page-title-main">Bulantı</span> tıbbi semptom veya durum

Bulantı veya mide bulantısı bazen kusma dürtüsü olarak algılanan yaygın bir huzursuzluk ve rahatsızlık hissidir. Ağrılı olmamakla birlikte, uzun sürmesi halinde zayıflatıcı bir semptom olabilir ve göğüste, karında veya boğazın arkasında rahatsızlık hissi olarak tanımlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Akalazya</span> hastalık çeşidi

Akalazya primer peristaltizmin kaybı, yutmaya karşı genişleyen hipertonik aşağı özafagus sfinkteri ve özafagusun otonomi sinirbozukluğu ile karekterize, özafagusun motor hastalığıdır.

<span class="mw-page-title-main">Kusma</span> mide içeriğinin tipik olarak ağız yoluyla, istemsiz ve zorla dışarı atılması

Kusma, mide içeriğinin ağızdan ve bazen de burundan istemsiz ve güçlü bir şekilde dışarı atılmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Mide kanseri</span> Tıbbi durum

Mide kanseri ve gastrik kanser, sindirim sistemi organlarından midenin herhangi bir parçasından gelişebilen bir kanser türü. Başta yemek borusu ve ince bağırsak olmak üzere başka organlara da metastaz yapabilir. Mortalite oranlarına göre kadınlarda 3., erkeklerde 2. kanser türüdür. Tüm dünyada her yıl yaklaşık 900.000 insan mide kanseri nedeniyle ölmektedir

<span class="mw-page-title-main">Peptik ülser hastalığı ve Helicobacter pylori'nin zaman çizelgesi</span>

Bu zaman çizelgesinde H. pylorinin neden olduğu peptik ülser hastalığının keşfiyle ilgili olaylar kronolojik olarak anlatılmıştır. 2005 yılında Barry Marshall ve Robin Warren peptik ülserin primer olarak Helicobacter pylori bakterisi tarafından oluşturulduğunu keşifleri nedeniyle Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü almaya hak kazanmışlardır. Bakterinin mide gibi asidik ortamlara ilgisini ortaya çıkardılar. Bunun sonucu olarak H. pylori ilişkili peptik ülser hastalığı tedavisi günümüzde antibiyotiklerle bakteriyi eradike ederek yapılabilmektedir. Bunların keşfinden önceki 30 yıl boyunca hastalığın sebebinin artmış mide asiti olduğuna yaygın olarak inanılıyordu. Bu sürede asitliğin kontrolü primer tedavi yöntemi olarak görülüyordu ancak sadece kısmi başarı vardı. Şimdi anlaşıldı ki asit baskılanmasının etkisi mide mukozasında H. pylori barınmasını azaltarak görülmekte ancak kesin çözüm olamamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Barrett özofagusu</span>

Barrett özofagusu, yemek borusunun alt bölümünü kaplayan mukozal hücrelerde meydana gelen anormal metaplazik değişim ile karakterize edilen bir durumdur. Hastalıkta, normal, çok katlı yassı epitel hücreleri, aralarda goblet hücreleri de yer alacak şekilde normalde sadece ince ve kalın bağırsakta bulunan tek katlı prizmatik epitel hücrelere dönüşür. Bu değişimin kanser öncesi bir durum olduğu düşünülür, çünkü durum genellikle ölümcül bir yemek borusu kanseri türü olan özofagal adenokarsinoma geçiş ile ilişkilidir. Barrett özofagusunun temel sebebinin yemek borusunun reflü sonucu kronik aside maruz kalmaya karşı bir adaptasyonu olduğu düşünülmektedir.

Safra reflü gastriti veya alkalen reflü gastrit, karaciğerde üretilen safra ve duodenumda yer alan diğer bileşenlerin ince bağırsaklardan mideye sızarak mide mukozasında iltihaplanmaya yol açtığı bir gastrit türü.

Geğirme hayvanların sindirim sisteminin üst bölümünde biriken gazın ağız yoluyla dışarı atılmasıdır. Belirli bir sağlık sorununun yan etkisi olarak görülebilmektedir. Sığır ve koyun gibi memeli türlerinde meydana gelen geğirmenin metan salınımını artırdığı bilinmektedir.