İçeriğe atla

Refik Ahmet Nuri Sekizinci

Ahmet Nuri Sekizinci
12. Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı
Görev süresi
1918-1919
Yerine geldiğiDr. Nâzım Bey
Yerine gelenÖmer Faruk Efendi
Kişisel bilgiler
Doğum İbn-ür Refik Ahmed Nuri
19 Nisan 1874
Üsküdar, İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm 6 Mart 1935 (67 yaşında)
Ankara, Türkiye
Defin yeri Aşiyan Mezarlığı
Mesleği Edebiyatçı, Bürokrat

Refik Ahmet Nuri Sekizinci veya İbn-ür Refik Ahmet Nuri Sekizinci, (d. 1874, İstanbul - ö. 6 Mart 1935, Ankara) Osmanlı tiyatro oyuncusu, oyun yazarı, bürokrat ve 12. Fenerbahçe SK başkanıdır. En sevdiği oyunu "Sekizinci" olduğu için sonradan soyadı olarak almıştır. Edebiyat dünyasında daha çok uyarlamalarıyla tanınmaktadır.

Meşrutiyet dönemi oyun yazarı olan Refik Ahmet Nuri, cumhuriyet devrinde de yazmayı sürdürdü. Bir komedi ve vodvil ustası olan yazarın en tanınmış oyunu, Alfred Savoir'ın La Huitième Femme de Barbe-Bleu (Mavi Sakalın Sekizinci Karısı) adlı oyunundan uyarladığı Sekizinci (1922) idi. Bu nedenle Sekizinci adını kendi soyadı olarak kullanmıştır.[1][2]

Yaşamı

1874 yılında, İstanbul'da Üsküdar'ın Ayazma mahallesinde doğmuştur. Dedesi fes nâzırı Süleyman Paşa, babası Üsküdar mahkemesi sorgu hâkimi (müstantik) Mehmed Refik Bey'dir. Bu sebeple İbnürrefik Ahmed Nuri diye anılmıştır. İlk eğitimini Doğancılar Sıbyan Mektebinde tamamladı, ardından Üsküdar'da Rüstem Paşa Mekteb-i İptidaisine kaydoldu. Bir süre Paşakapısı Askerî Rüştiyesine devam ettikten sonra 1881'de Mekteb-i Sultani'ye yazıldı. Buradaki eğitimini 1884'te yarım bıraktı. Bu okulda geçirdiği üç yıllık eğitim sürecinde bir yıl Fransızca eğitim gördü. 1884'te Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği ve Karantina Dairesi'nde çalıştı. Bu idare Lozan Anlaşması ile dağılınca muhasebe dairesinden emekli oldu. 1923'te Mahmut Yesari ve Reşat Nuri Güntekin ile birlikte "Kelebek" adında haftalık mizah dergisi çıkardı. 1915'te İstanbul Şehir Tiyatrosu yönetim kuruluna üye seçildi. 6 Mart 1935 tarihinde, Ankara Halkevi Tiyatro Kolu'nda rejisör bulunduğu sıralarda öldü.[3]

Tiyatroya ilgisi çocukluğunda başladı. Lise çağlarında arkadaşlarıyla büyük bir bahçede mahalle halkına oyunlar sunardı. İkinci Meşrutiyet’in ardından Millî Osmanlı Tiyatrosu adıyla amatör bir tiyatro grubu kuran arkadaşı Reşat Rıdvan ile birlikte Selanik’e kadar gitti. Namık Kemal’in “Vatan” piyesini oynadılar. İttihat ve Terakki Cemiyeti yararına sahnelenen oyunu bir kere Harbiye Nezâreti bahçesinde gerçek asker ve toplarla oynadıklarında büyük ilgi uyandırdı.[4]

Osmanlı Donanma Cemiyeti'nin bir temsil heyeti kurması üzerine bu heyetin yazarları arasına katıldı. Bir süre sonra Darülbedayi'nin kuruluşundaki kurulda yer aldı, 10 sene kadar Darülbedayi'de çalıştı. Darülbedayi'den ayrıldıktan sonra gezgin bir topluluk kurarak Anadolu’ya turneye çıktı. 1932’de Ankara Halkevi Sahnesi’nde yönetmen olarak çalışmaya başladı; oyunlarda görev aldı 1935 yılında hayatını kaybedinceye değin burada çalıştı.

İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci; hem güldürü, hem ibret verici tiyatroyu yurdumuza yerleştiren, halkın gülme ihtiyacını ön plana alan, yazarlıkla oyunculuğu birleştiren bir sanatçıdır. Elliyi aşkın telif, adapte vodvilleri ile komedileri vardır. Kendi el yazısıyla yazıp bıraktığı biyografisinde tiyatro sevgisini şöyle anlatıyor:

Çocukluğumdan beri edebiyata çok merakım vardı. O zamanın maruf ediplerinden Namık Kemal, Ziya Paşa'yı, Muallim Naci'yi, Abdülhak Hamid'i okudum. Tiyatroya merakım çoktur. Güllü Agop'un tesis ettiği Osmanlı Tiyatrosu'na çok giderdim. Burada nadiren oynanan ve az çok kıymetli edebiyesi olan piyesleri tercih ederdim.

Ben Galatasaray Sultanisi'nde iken Tıbbiye ve Harbiye talebesinden arkadaşlarımdan birkaçını kandırdım, aramızda para topladık, birimiz büyük bahçesinde büyük bir sahne inşa ettik. Ramazan geceleri kolu komşuya o zamanın usulünde yazılmış eserleri temsil ederdik. En başta Namık Kemal'in "Zavallı Çocuk" namındaki dramı vardı. Ben "Çoban Kızı" namında bir komedi yazmıştım. Bunu çok temsil ettik. Çünkü seyircinin çok hoşuna gitmişti. O zaman anladım ki, halkın gülmeye daha çok ihtiyacı var. Onun için Meşrutiyet'ten itibaren yazdığım eserlerimin çoğu vodvildir. Hâlâ o kanaatteyim ki, tezli piyeslerde muharrirlerin tasvir ettikleri vakalar vodvil şeklinde temsil edilirse halka daha faydalı ibret verir. Fakat bu piyeslerdeki nükteler nezih ve edebî olmak şartıyle, bence tiyatro sahnesi edebiyat meşheridir.

Tanin gazetesinin himayesi altında Enver ve Niyazi kruvazörleri menfaatine "Vatan Yahut Silistre" piyesini oynamaya teşebbüs ettik. Bize iştirak eden amatörler meyanında Raşit Rıza, Nurettin Şefkati, Şadi, Muvahhit ve Rıza Fazıl gibi kıymetli sanatkârlar vardı. Piyesi Kuleli ve Darüşşafaka mekteplerinde temsil ettik. Sonra Osmanlı Donanma Cemiyeti kuruldu ve ben de Heyeti Edebiye'ye dahil oldum. Faaliyet arzu ettiğim veçhile ciddî ve temiz idi. Bunu gördükçe biz de tiyatronun inkişaf edeceğine iman ettim ve piyes yazmağa başladım. O günden bugüne kadar yazdığım dram, vodvil, komedi küçük büyük elliden fazladır.

Aynı zamanda bir spor adamı olan Ahmet Nuri, 1918–1919 yılları arasında Fenerbahçe Spor Kulübü başkanlığı yaptı.

Tiyatro Eserleri

İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci; 1908 Meşrutiyet sonrası, gerçek tiyatro yazarlarının öncüleri arasına katılır. Tiyatro yapıtlarında halkı güldürürken eğiten "faydalı ibret verici" oyunlar yazmaya öncelik tanır. Halkın gülmeye çok ihtiyacı olduğuna inanır. Tiyatro yapıtlarının çoğu uyarlamadır. O bunlara yaratıcı tiyatro gücünü katma ustalığı gösterir. Başlıca tiyatro eserleri:

  • Âlemdar
  • Asrî Hülyalar
  • Aşk-i Atik
  • Bir Nokta
  • Büyük Baba
  • Ceza Kanunu
  • Çoban Kızı
  • Çürük Merdiven
  • Sekizinci
  • Dokuzuncu
  • Dört Cihar
  • Fener Bekçileri
  • Fırsat Yoksulu
  • Gelin Kaynana
  • Yavuz Hırsız
  • Hisse-i Şayia
  • Hüsmen Ağa
  • İpekçi Merhum
  • Kuş Kafesi
  • Kibir ve İnat
  • Sınıf Arkadaşı
  • Nâkıs
  • Odalık
  • Pembe Köşk
  • Sivrisinekler
  • Son Ateş
  • Şair
  • Yalancının Mumu
  • Yataklı Vagonlar
  • Yavrum Komiser
  • Yegâne · Zamaneler
  • Zühal Burcunda
  • Zaptiye Nazırı
  • Tecdid-i Nikâh
  • Şer'iye Mahkemesinde
  • Sürurî Apartmanı
  • Nurbaba Köşkü
  • Nel Kulesi
  • Monte Kristo
  • Lokmanzade
  • Kısmet Değilmiş
  • Kadın Tertibi
  • Hoşkadem Gebe
  • Himmetin Oğlu
  • Eski Âdetler
  • Belkis
  • Asrî Olalım
Sportif görevi
Önce gelen:
Doktor Nâzım Bey
11. Fenerbahçe SK Başkanı
1918-1919
Sonra gelen:
Ömer Faruk Efendi

Kaynakça

  1. ^ Ali Süha Delilbaşlı, İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci’nin Hayatı, Ankara 1936;
  2. ^ Gövsa, Türk Meşhurları, s. 184
  3. ^ Mustafa Nihat Özön – Baha Dürder, Türk Tiyatrosu Ansiklopedisi, İstanbul 1967, s. 367-369
  4. ^ Metin And, Meşrutiyet Dönemi Türk Tiyatrosu, Ankara 1971, s. 110-112

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Tiyatro tarihi</span>

Tiyatro tarihi, tiyatronun tarih boyunca 2,500 yıllık gelişimidir. Performatif unsurlar her toplumda mevcut olmakla birlikte, bir sanat formu ve eğlence olarak tiyatro ile diğer faaliyetlerdeki teatral veya performatif unsurlar arasında bir ayrım olduğu kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Afife Jale</span> Türk oyuncu

Afife Jale, Türk oyuncu.

<span class="mw-page-title-main">Muhsin Ertuğrul</span> Türk oyuncu, yönetmen ve yapımcı (1892–1979)

Muhsin Ertuğrul, Türk tiyatro sanatçısı, yönetmen, oyuncu ve yapımcı.

Ahmet Refik Erduran, Türk oyun yazarı, yayımcı ve gazeteci.

<span class="mw-page-title-main">Dârülbedâyi</span> Osmanlıda tiyatro topluluğu

Dârülbedâyi ya da asıl adıyla Dârü'l-bedâyi-i Osmânî, 27 Ekim 1914 tarihinde İstanbul Belediyesi bünyesinde konservatuvar olarak açıldıktan sonra okul hüviyetinden çıkıp bir tiyatro topluluğuna dönüşen; hâlen İstanbul Şehir Tiyatroları adıyla varlığını sürdüren sanat kurumu. Osmanlı İmparatorluğu’nda kurulan ilk konservatuvardır. Türkiye'de Batılı anlamda tiyatronun gelişmesinde önemli bir değişimi sağlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Güllü Agop</span> Osmanlı tiyatrocu (1830-1898)

Agop Vartovyan, Osmanlı dönemi tiyatro oyuncusu ve yönetmeni ve Türk tiyatrosunun kurucularındandır.

<span class="mw-page-title-main">Tiyatro</span> sahnede, seyirciler önünde oyuncuların sergilenmesi amacıyla hazırlanmış gösteriler

Tiyatro, bir sahnede, seyirciler önünde oyuncuların sergilemesi amacıyla hazırlanmış gösterilerdir. Farklı bir şekilde duyguların ve olayların hareket (jest) ve konuşmalarla anlatılmasıdır. Genel olarak temsil edilen eser anlamında da kullanılır. Tiyatro eseri, olayları oluş yoluyla gösterir. Bu yönüyle konuşma ve eyleme dayanan bir gösteri sanatı olarak da tanımlanabilir. Yaygın bir deyişle tiyatro; insanı, insana, insanla, insanca anlatma sanatı olarak Shakespeare'in sözüyle de ifade edilir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Osmanlı İmparatorluğu döneminde (1914) Dârülbedâyi adıyla kurulmuş olan tiyatro 1934 yılında İBB Şehir Tiyatroları adıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi bütçesine bağlanan bir tiyatro kurumudur.

<span class="mw-page-title-main">Behzat Butak</span> Türk oyuncu

Behzat Hâki Butak, Türk tiyatro oyuncusuydu.

Türk tiyatrosu, Türkiye'de kırsal kesimlerdeki köy tiyatrosu ile kentlerdeki halk tiyatrosunu içeren geleneksel Türk tiyatrosu ve 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devleti'ndeki Batılılaşma hareketi ile ortaya çıkan batılı tarzdaki Türk tiyatrosunu ifade eder.

<i>Vatan yahut Silistre</i> Namık Kemal tarafından yazılan tiyatro oyunu (1872)

Vatan yahut Silistre, Namık Kemal’in 1872’de kaleme aldığı dört perdelik tiyatro yapıtıdır.

Osmanlı Donanma Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesi, Balkan Savaşından (1912) sonra Osmanlı Donanma Cemiyeti' ne yeni gelir kaynakları sağlamak amacıyla 1913' te kurulan tiyatro topluluğu.

Millî Osmanlı Tiyatrosu, Millî Heveskaran Sahnesi ya da Sahne-i Millîye-i Osmaniye olarak da bilinir. II. Meşrutiyet döneminde kurulan çok sayıda amatör tiyatro topluluklarından biri olan Millî Osmanlı Tiyatrosu'nun kurucusu Reşat Rıdvan'dır. Dönemin önemli oyuncularını bünyesinde toplayan bu tiyatro elde ettiği geliriyle hayır işlerine harcamalar yapmıştır. Yöneticileri arasında Benliyan Efendi ve Vefik Bey gibi isimler de olmuştur.

Musahipzade Celal, Türk oyun yazarı.

<span class="mw-page-title-main">Hüseyin Şadi Karagözoğlu</span> Türk oyuncu, senarist ve yönetmen

Hüseyin Şadi Karagözoğlu , Türk oyuncu, senarist ve yönetmen.

<span class="mw-page-title-main">Burhanettin Tepsi</span> Türk oyuncu

Burhanettin Tepsi,, Türk tiyatro ve sinema oyuncusu ve tiyatro yönetmeni.

<span class="mw-page-title-main">Raşit Rıza Samako</span> Türk oyuncu

Raşit Rıza Samako ya da Raşit Rıza, Türk tiyatro oyuncusu ve yönetmendir.

Yusuf Paşazâde (Menâpirzâde) Nuri Bey, Reji Komiseri Nuri Bey, Gürcü asıllı Osmanlı siyasetçi, müzisyen.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı İmparatorluğu'nda sahne sanatları</span> Osmanlı Devleti bünyesindeki tiyatro, sinema, müzik, dans, opera, gölge oyunu gibi sahnede icra edilen sanat türlerinin genel adı

Osmanlı'da sahne sanatları, Osmanlı Devleti bünyesindeki tiyatro, sinema, müzik, dans, opera, gölge oyunu gibi sahnede icra edilen sanat türlerinin genel adıdır. 18. yüzyıla kadar kukla, meddahlık, Karagöz ve Hacivat ve ortaoyunu gibi geleneksel Türk tiyatrosu olarak adlandırılan sahne sanatları egemendir. 18. yüzyılda başlayan batılılaşma çabaları ile çağdaş anlamdaki tiyatro, opera ve daha sonra sinema sergilenmeye başlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Vahan Şahinyan</span> Osmanlı Ermenisi tiyatro oyuncusu, tenor ve rejisör

Vahan Şahinyan Osmanlı Ermenisi tiyatro oyuncusu, tenor, rejisör ve operet sanatçısı.