
Nöroloji ya da sinir bilimi, genel olarak beyin, beyin sapı, omurilik ve çevresel sinir sistemiyle kasların hastalıklarını inceleyen, cerrahi dışındaki tedavi uygulamalarını içeren tıp bilimi dalıdır. Nöroloji zamanla içine kapalı ve sınırlı bir dal olmaktan çıkmış, epilepsi, hareket bozuklukları, beyin damar hastalıkları, bunamalar, uyku bozuklukları gibi ayrıca özelleşmişlik gerektiren alt disiplinlere bölünmüştür, bunun yanı sıra 19. yüzyılda ruh hastalıklarıyla birlikte ele alınırken, 20. yüzyıldan itibaren psikiyatri ayrı bir dal olarak ayrılmıştır. Tüm bu alanlardaki ciddi laboratuvar arka planının yanı sıra günümüze nöroloji pek çok başka tıp alanı ile multidisipliner bir ilişki içindedir.

Nörolojik bozukluk, sinir sisteminde meydana gelen herhangi bir bozukluktur. Beyin, omurilik ya da diğer sinirlerde görülen yapısal, biyokimyasal ya da elektriksel anormallikler belirtilere dahildir. Bu belirtilerden bazıları felç, kas zayıflığı, zayıf motor koordinasyonu, hissiyat kaybı, nöbetler, konfüzyon, ağrı ve şuur değişikliğidir.

Omurilik soğanı veya medulla oblongata, ya da basitçe medulla beyin sapının ayrılmaz bir parçasıdır. Beyin sapının alt segmenti olarak konumlanmış olup, beyinciğin önünde ve biraz altında yer alır. Koni şeklindeki bu nöron kümesi, çeşitli otonom (istemsiz) bedensel işlevler için çok önemlidir. Bunlar kusma, hapşırma ve daha fazlası gibi refleks eylemleri içerir.

Kafa veya baş, anatomide hayvan ve insanların en rostral bölümünde bulunan, genellikle beyin, göz, kafatası, kulak, burun ve ağızı içeren kısımdır.

Horner sendromu, Claude Bernard-Horner sendromu, Claude-Bernard-Horner sendromu veya Bernard-Horner sendromu, sempatik sinir sistemi hasarının neden olduğu klinik bir sendromdur.
Parestezi ciltte hissedilen ve belirgin uzun süreli etkisi olmayan, karıncalanma, uyuşma, iğnelenme, yanma hissi. Huzursuz bacak gibi sendromlarda karıncalanma, uyuşma, yanma, kaşıntı ve ağrı eş zamanlı olarak görülebilir. Yunancadaki para ("anormal") ve aisthesia ("his") sözcüklerinden gelir. Ciltteki duyuyu omirilik yoluyla ileten periferal duyu sinirlerindeki veya trigeminal sinir yollarındaki herhangi bir bozukluk paresteziye yol açabilir.
Trigeminal nevralji, trigeminal sinir (nervus trigeminalis) kökünün distorsiyonu ya da bu alana gelen bir basının sonucu olarak belirir. Trigeminal sinir trajesinde, ansızın ve peşpeşe gelen, 30-60 saniyelik ağrı atakları olarak algılanır. Kulak arkasında ağrı ve kulak uğultusu ile başlar. Tat alma duyusu bozulabilir. Çene-yüz bölgesine gelen her türlü uyaran tetikleyici olabilir. Yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve bağışıklık sistem sorunları gibi faktörlerin tetikleyiciler arasında olabileceği varsayılmaktadır.

Maksiler sinir (CN V2, Latince: nervus maxillaris) beşinci kraniyal sinir olan trigeminal sinirin (üçüz sinir) üç dalından biridir. Ana işlevi üst çene, burun boşluğu, sinüsler ve damağın ve dolayısıyla yüzün orta kısmının duyularıdır. Hem boy hem de konum olarak, trigeminal sinirin diğer dalları olan oftalmik sinir ile mandibuler sinir arasında kalır.
Göz cerrahisi ya da oküler cerrahi, göz ve diğer görme yapıları üzerinde uygulanan cerrahi değişikliklerdir.
Anatomide heterokromi, farklı renklerin bulunmasıdır. Genellikle iriste görülür ama bazen saçta ve deride de görülebilir. Heterokromi melanin (pigment) fazlalığının ya da eksikliğinin sonucudur. Bu kalıtsal ya da genetik mozaizm, kimerizm, hastalık, travma gibi nedenlerden dolayı olabilir.

Trigeminal sinir, on iki kraniyal sinirden beşincisi ve en büyüğü. Yüzdeki hissiyatı ve ısırma, çiğneme gibi hareketleri sağlar. Oftalmik sinir, maksiler sinir ve mandibuler sinir olmak üzere üç sinire bölünür.
Trigeminal nöropatilerin başlıca nedenleri diş hekimliği girişimleri, altçene protezi, toksik maddeler, Gasser gangliyonuna bası, travma, superior orbital fissür sendromudur. Somut nedeni belirlenemeyen olguların bir bölümünde sinir kılıflarının erimesi (demyelinizasyon) düşünülmelidir.
Godtfredsen sendromu nazofarinks tümörünün kafa tabanına invazyonu, meningioma, nörofibroma, metastatik tümörler, karotis arterinin anevrizması, karotis-kavernöz sinüs fistüllerinin komplikasyonu olarak ortaya çıkar.

Superior serebellar arter (SCA) baziller arterin son kısmından (terminal dal) iki tarafa doğru ayrılan dallardır.
Möbius sendromu, maksillofasiyal, lokomotor ve nörolojik bulguların ön planda olduğu bir sendromdur. Olguların önemli bir bölümünü izole olgulardır; etyolojilerinde çevresel faktörlerin etkisi belirlenir. Otosomal dominant yolla aktarılan kalıtsal olgulara ancak birkaç ailede rastlanılmıştır. Oromandibular-limb hipogenezi grubu içinde yer alır. Yüzün bir yarısını etkileyen (unilateral) olgulara da rastlanmıştır.

Kraniyofasiyal yarıklar, kraniyofasiyal malformasyonların en önemlilerinden biridir; baş-boyun ve yüz bölgesinin oluşma ve gelişme aşamalarındaki aksamalar ya da sapmalar sonucu ortaya çıkan yapısal ve işlevsel bozuklukların önemli bir bölümünü oluştururlar. Embriyolojik kökenlerine göre; nöral tüp kökenli anomaliler, 1. ve 2. farengeal ark kökenli malformasyonlar, ektodermal displaziler söz konusudur.

Santral retinal ven venöz drenajını retinal kapiller dolaşımdan sağlayan, optik sinir içerisinde ilerleyen bir vendir. Optik sinirden çıktıktan sonra superior oftalmik vene veya direkt olarak kavernöz sinuse boşalabilir. Anatomik farklılıklar izlenebilir.

Göz çukuru veya orbita, anatomide gözün ve uzantılarının bulunduğu kafatasının boşluğu veya soketidir. "Orbit", kemik soketi ifade etmek için veya içindekileri belirtmek için kullanılabilir. Yetişkin insanda yörüngenin hacmi 30 mililitre, göz 65 mililitre dir. Göz çukurunun içeriği göz ihtiva orbital ve retrobulber fasya, ektraoküler kaslar, II, III, IV, V ve VI numaralı kranyal sinirler, kan damarları, yağ, gözyaşı bezi, kesesi ve kanalı, göz kapakları, orta ve yanal palpebral bağlar, kontrol bağları, suspensor bağ, septum, siliyer ganglion ve kısa siliyer sinirlerdir.
Oftalmik sinir, trigeminal sinirin üç dalından biridir. Göze,alın derisine ve ön taraf saçlı deriye duyusal innervasyon sağlayan üç dalı vardır.
Atipik trigeminal nevralji (ATN) veya tip 2 trigeminal nevralji, beşinci kraniyal sinirdin bozukluğundan kaynaklanan trigeminal nevraljinin bir türüdür. ATN'ye bağlı baş ve yüz ağrısının hem nadir görülmesi hem de diğer bazı baş ağrısı bozukluklarıyla örtüşen semptomlara sahip olması nedeniyle tehşisi genel olarak zordur. ATN birden çeşitli semptomlara sebep olabilir, kimi zaman hafif bir baş ağrısı şeklindeyken kimi zaman tipik trigeminal nevraljideki (tip 1 TN) gibi şiddetli ağrılar görülebilir, bunun yanı sıra yanma, batma hissiyatı gibi duyusal semptomlar görülebilir.