
Rönesans, Orta Çağ ve Reform arasındaki tarihsel dönem olarak bilinir. 15 - 16. yüzyıl İtalya'sında batı ile klasik İlk Çağ arasında güzel sanatlar, bilim, felsefe ve mimarlıkta bağın tekrar kurulmasını sağlayan, Antik Yunan filozoflarının ve bilim insanlarının çalışmalarının çeviri yoluyla alındığı, deneysel düşüncenin canlandığı, insan yaşamı (hümanizm) üzerine yoğunlaşıldığı, matbaanın icat edilmesiyle bilginin geniş kitlelerle paylaşımının arttığı ve kökten değişimlerin yaşandığı bir dönemdir.
Hümanizm, insan odaklılık veya insanmerkezcillik, kanunların düzenlenmesinde Tanrı'nın değil insan aklının esas alındığı rasyonalizm ile ampirizme odaklanan, 14. yüzyıl ile 16. yüzyıl sonlarında Avrupa'nın geniş bir kesiminde kabul görmüş felsefi düşünce öğretisi ve edebiyat akımıdır.

Michelangelo di Lodovico Buonarroti Simoni, İtalyan rönesans dönemi ressam, heykeltıraş, mimar ve şairidir.

Raffaello Sanzio da Urbino, kısaca Rafael olarak bilinen Rönesans döneminin İtalyan ressamı ve mimarıdır. Çalışmaları, şekillerin belirginliği, eserlerinin zenginliği ve insan ihtişamın neoplatonic fikirlerinin ifadesindeki görsel başarıları sebebiyle takdir görmektedir. Michelangelo ve Leonardo da Vinci ile birlikte, bu dönemin geleneksel üçlüsü olarak büyük üstatlarını oluşturmaktadır.

Venedik Cumhuriyeti, 7. yüzyıl ile 18. yüzyıl arasında İtalya Yarımadası'nda bugünkü Venedik kenti civarında hüküm sürmüş olan bir kent-devleti ve deniz cumhuriyetiydi. Genellikle "En sükunetli" anlamına gelen Serenissima sözcüğüyle anılırdı. MS 697'den MS 1797'ye kadar hüküm sürdü. Müreffeh Venedik şehrinin lagün toplulukları üzerinde yoğunlaşan cumhuriyet, Orta Çağ'da bir ticaret gücü haline geldi ve Rönesans'ta bu konumunu güçlendirdi.

Bale, İtalyan Rönesansı döneminde, mim sanatçılarının tiyatro ve gösterilerdeki dansları ile temelleri İtalya’da atıldıktan sonra, Fransa ve Rusya da gelişen, belli figürlere, adım atışlara dayalı bir dans ve müzikli gösteri türüdür. Dünya çapında yayılarak yaygın bir dans türü haline gelmiş ve birçok başka dansı etkilemiştir.

Marcus Vitruvius Pollio, Romalı yazar, mimar ve mühendis

Aydınlanma Çağı olarak adlandırılan tarihsel dönem, aydınlanma felsefesinin 18. yüzyılda doğup benimsenmeye başladığı dönemdir. Batı toplumunda 17. ve 18. yüzyıllarda gelişen, akılcı düşünceyi eski, geleneksel, değişmez kabul edilen varsayımlardan, önyargılardan ve ideolojilerden özgürleştirmeyi ve yeni bilgiye yönelik kabulü geliştirmeyi amaçlayan düşünsel gelişimi kapsayan dönemi tanımlar. Aynı zamanda Arapça eserlerin Latinceye çevirilmesi, Aydınlanma Çağı'na zemin hazırlamıştır.

Rönesans felsefesi, 14. yüzyıl sonlarından başlayıp 16. yüzyıl ortalarına kadar geçen dönemde, özellikle de 15. yüzyılda ortaya çıkan çok yönlü felsefi gelişmeleri adlandırır. Rönesans felsefesi, genel olarak felsefe tarihinde bir geçiş dönemi felsefesi olarak kabul edilir. Bilimde ve düşünce alanında yeni gelişmeler meydana gelmeye başlamış, ortaya çıkan yeni perspektifler ve bilgiler rönesans felsefesini, Orta Çağ düşüncesiyle Yeni Çağ düşüncesi arasında köprü rolünü oynamaya yöneltmiştir.

Platonizm ya da Platonculuk, genel anlamda, Platon'un kurduğu ve daha sonra takipçileri tarafından geliştirilen felsefe öğretisi. Bu düşünce duyular dünyası ile gerçek dünya arasındaki karşıtlığa dayanır.
Aristotelesçilik, Platonculuğa paralel olarak, aynı zaman dönemleri içinde gelişen bir felsefi eğilimdir. Yeni bir dünya görüşü arayışı içinde rönesans felsefesinin Platon'a ve Aristoteles'e yönelmesi şaşırtıcı değildir. Her ikisi de klasik çağın en güçlü düşünürleriydi ve yapıtları bir anlamda ilk felsefeyi kurmaya yönelikti.
Klasik Batı Müziği, kökeni Antik Yunan müzik kültürüne dayandırılan, daha sonra Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşüyle başlayan Orta Çağ ve Gotik dönemde çok sesliliğin gelişimiyle beraber daha da biçimlenmiş, kilise ve saray baskısı altında Rönesans'ın erken yüzyılında vokal polifoni çerçevesi içinde gelişmiş, Yüksek Rönesans ile beraber çalgı müziğinin de yükselişiyle içeriği bugünün klasik müzik olarak adlandırılan biçimleri ve teknikleriyle gelişimini sürdürmüş bir kurumsal müziğin, kilise baskısına direnen halk müziğinin dans ve şarkı biçimleriyle karşılıklı etkileşimi sonucu gelişimini sürdürmüş olan, uluslararası olarak kabul görmüş müzik türüdür. En önemli özelliği, çok sesli ya da çok ezgili (polifonik) ve çok ritmli (poliritmik) olmasıdır.

Rönesans mimarları Antik Yunan ve Roma sanatından esinlendiler. İtalya'da Milano kentinde, Rönesans ustalarından Donato Bramante'nin yaptığı Santa Maria delle Grazie Kilisesi dönemin sanat anlayışının örneklerindendir. Yapı büyük bir kubbeyle örtülüdür. Kubbeyi taşıyan zarif sütunlar, dış yüzeyi süsleyen yuvarlak pencereler, üçgen alınlıklar ve iç yüzey süslemeleri klasik öğelerin yoğun biçimde kullanıldığı Rönesans dönemi mimarlık anlayışını yansıtır.
Batı edebiyatlarının temelini Yunan ve Latin edebiyatı oluşturur. Yunan Edebiyatı'nda İlyada ve Odise destanlarıyla Homeros, trajedileriyle Aiskhilos, Sophokles ve Euripides, komedileriyle Aristophanes, tarih eserleriyle Herodot, felsefe eserleriyle Eflatun, Aristoteles, fablleriyle Ezop kendinden sonrakileri etkilemiştir. Yunan edebiyatı MÖ 2. yüzyılda biter.
Filippo Brunelleschi,, Floransalı sanatçı ve İtalyan rönesans temsilcilerinden.

Floransa Katedrali, Duomo ya da Santa Maria del Fiore olarak da bilinir, İtalya'da Floransa kentinde 1296-1436 arasında inşa edilmiş olan katedral.

Petrus'un Çarmıha Gerilişi, İtalyan Rönesans ustası Michelangelo Buonarroti tarafından yapılan bir fresk tablodur. Vatikan'ın Vatikan Sarayı'ndaki Cappella Paolina'da sergilenir. Bu eser Michelangelo tarafından yapılan sonuncu fresktir.

Halle, merkezî Almanya'da Saksonya-Anhalt eyaletinde bulunan en büyük nüfuslu şehirdir. Saale nehrinin kenaarında kurulmuş olup resmî ismi Halle an der Saale veya kısaca Halle (Saale)'dir. Böylece Kuzey Ren-Vestfalya'da bulunan Halle (Westf.) veya "Halle im Westfalen" şehrinden ayrılmaktadır.

Ab urbe condita anlamı "Şehrin (Roma) kuruluşundan bu yana olan" Latince bir deyiştir ki burada şehrin kuruluşu MÖ 753'tür. AUC ise bazı Roma tarihçileri tarafından belirli Roma yıllarını ayırt etmek için kullanılan bir takvim sistemidir. Rönesans editörleri, bazen kitaplarına yayınlanma yıllarını AUC sisteminde yazarlardı, bu da Romalıların AUC sistemini kullandıkları algısını yaratmıştır. Oysaki Roma zamanlarında takvim sistemi bundan çok daha farklıdır.

Bizans bilimi İslâm dünyası ile Rönesans İtalyası arasında klâsik bilginin aktarımında, ayrıca İslam biliminin Rönesans İtalyası'na aktarımında bir köprü görevi görmüştür. Zengin tarih yazımı geleneği sanatta, mimaride, edebiyatta ve teknoloji gelişiminde eski klasik bilgilerin kullanılmasını mümkün kılmıştır. Bizanslılar pek çok teknolojik gelişmenin öncüsüdür. Bizans bilimi aslında klasik bilimdi. İlk Çağ Yunan felsefesi ve metafizik ile yakından bağlantılıydı.