İçeriğe atla

Pulmoner adenomatozis

Pulmoner adenomatozis, Ovine pulmonary adenocarcinoma ya da diğer adıyla Jaagsiekte; koyun ve ender olarak da keçilerde gözlenen ve akciğerlerde neoplastik oluşumlarla karakterize bulaşıcı bir viral hastalıktır. Hastalık Avrupa, Asya, Afrika ve Kuzey Amerika ile Güney Amerika'dan bildirilmiştir.[1]

Etiyoloji

Hastalık etkeni Jaagsiekte Sheep Retro-virus (JSRV) olarak adlandırılan bir Tip–D Retrovirüs'tur. Enfekte koyunların solunum yolu sıvılarında bulunur. Retrovirus'un, koyun ve keçilerde nazal epitelyal neoplazilere neden olan Enzootik nazal tümör virusu ile yakından akraba olduğu düşünülmektedir. Doğal bulaşma, genel olarak solunum aracılığıyla olur. Yakın temaslar, virusun bulaşmasında önemli rol oynar.

Klinik bulgular

İnkubasyon periyodu, doğal enfeksiyondan aylar sonra geliştiği için klinik bulgular hayvan 3–4 yaşına geldiğinde ortaya çıkar. Tümöral oluşumlar yeterince büyüdüğünde ve fazla sayıya ulaştığında klinik belirtiler solunumun engellenmesi şeklinde ortaya çıkar. Enfekte koyunlarda canlı ağırlık kaybı ve artan bir solunum güçlüğü dikkati çeker. Steteskop olmaksızın dahi yaş rallerraller duyulur. Dikkati çekecek düzeyde bir öksürük yoktur ve hasta hayvanlarda sekonder bir enfeksiyon meydana gelmedikçe ateş gözlenmez. Başın sürekli aşağıda tutulması, burun deliklerinden köpüklü bir mukus akmasına neden olur. Klinik olarak hastalık günler veya haftalar sonrasında ölümle sonuçlanır. Bazen de sekonder bakteriyel enfeksiyonlardan dolayı pnömoni gelişir.

Lezyonlar

Tümoral oluşumlar akciğerlerle sınırlı olmakla birlikle nadiren de olsa lenf yumrularına da sirayet edebilirler. Oluşumlar çok küçük nodüllerden büyük ve soliter yapılara kadar değişkenlik göstermekle birlikte akciğerlerin ventral bölümlerinde tek veya çok lobda yerleşim gösterirler. Bununla birlikte oluşumların etrafı sağlam, düzgün, gri tonda ve keskin demarkasyon bölgeleriyle sınırlandırılmıştır. Solunum yollarında bol miktarda beyaz ve köpüklü bir sıvı oluşur. Histolojik değişimler, Tip-2 pnömositler ve bunların benzeri olan bronşiollerdeki Clara hücrelerinde kontrol dışı bir proliferasyondur.

Tanı

Kronik kilo kaybı, solunum güçlüğü, yaş raller ve akciğerlerde biriken bol miktarda seröz sıvının burundan gelmesi ve bununla birlikte yetişkin koyunlarda ateşin olmaması Jaagsiekte için oldukça önemli bulgulardır. Sürü içerisinde birçok koyun enfekte olabilir; ancak, hastalıkta yalnızca 1 veya 2 klinik belirti şeklinde de ortaya çıkabilir.

Günümüzde hasta akciğerlere yapılan histopatolojik muayene ile hastalığın tanısı ortaya konulabilmektedir. Yeni ileri tekniklerden PCR kullanılarak JSRV'nin enfekte hayvanların kanındaki mononükleer hücrelerde tespit edilmesi mümkündür. Bununla birlikte klinik bulgular da hastalığı düşündürür.

Kontrol

Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur. Bu yüzden yapılacak en uygun yöntem hastalığın teşhisinin konması ve klinik belirti gösteren hayvanların sürüden uzaklaştırılması gerekir. Ancak subklinik enfekte hayvanlar virusun saçı-lımına neden olarak rezervuar görevi görürler.[2]

Kaynakça

  1. ^ "Arşivlenmiş kopya". 5 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Mart 2022. 
  2. ^ Bridget M. Kuehn Goodbye, Dolly; first cloned sheep dies at six years old American Veterinary Medical Association, April 15, 2003

İlgili Araştırma Makaleleri

Zatürre, pnömoni ya da batar, akciğerde görülen yangılardır. Klasik pnömonilerde, akciğerlerin hava geçitlerindeki son bölüm ve hava kesecikleri (alveoller) etkilenir. İnterstisiyel pnömonilerde, hava kesecikleri (alveoller) arasındaki bölmeler yoğunlukla etkilenen alanlardır. Akciğerler günde 10.000 litre havayı süzer. Kan dolaşımına oksijen taşıyan solunum havasıyla birlikte çok sayıda katı ve sıvı partikül ile zararlı gazlar da akciğerlere ulaşır. Solunum havası içindeki zararlı etkilere verilen tepkilerin büyük bölümü canlı etkenlerden kökenli infeksiyon hastalıklarıdır. Toksik gazların ve sıvıların büyük bölümü “kimyasal pnömoniler” olarak nitelenir.

<span class="mw-page-title-main">HIV/AIDS</span> HIV virüsünün sebep olduğu bulaşıcı ölümcül hastalık

AIDS, ilk kez 1980'lerin başında Orta ve Güney Afrika'da gündeme gelen ve giderek ürkütücü boyutlara ulaşan, etkeni HIV (İngilizce: Human Immunodeficiency Virus / Türkçe: İnsan bağışıklık yetmezliği virüsü) olan bir enfeksiyon hastalığıdır. HIV, bağışıklık sistemindeki akyuvarların (özellikle CD4+ lenfositler) yapısını bozarak ve sayısını azaltarak vücudun enfeksiyonlara karşı direncini ortadan kaldırır.

<span class="mw-page-title-main">Verem</span> Mycobacterium tuberculosis adlı bakterinin neden olduğu bulaşıcı hastalık

Verem veya tüberküloz, bakteriyel ve bulaşıcı bir hastalık. Halk arasında ince hastalık olarak da bilinir. Mycobacterium tuberculosis mikrobunun neden olduğu uzun seyirli ve granülomatöz karakterde bakteriyel ve bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Bulaşma yolu, çoğu zaman, bir tüberküloz hastasının çevreye tükürdüğü balgamı ya da öksürdüğünde saçılan basil yüklü damlacıklarla olur.

<span class="mw-page-title-main">Kuduz</span> Hayvanlar yoluyla bulaşan ölümcül hastalık

Kuduz, Rabies ya da Lyssa, Merkezî sinir sistemini ağır şekilde tutan viral bir zoonoz.

<span class="mw-page-title-main">Bruselloz</span>

Bruselloz, Malta humması veya Akdeniz humması, da denilen Brucella spp. bakterileri yüzünden ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalıktır.

<span class="mw-page-title-main">Pnömokok</span> Bakteri türü

Pnömokok, vücudun farklı bölgelerinde ciddi enfeksiyon hastalıklarına neden olan bir bakteri türüdür. Latince adı; Streptococcus pneumoniae şeklindedir.

<span class="mw-page-title-main">Domuz gribi</span> Bir virüsün sebep olduğu, solunum yolları enfeksiyonu ile meydana çıkan, bazen öldürücü olan hastalık

Domuz gribi, Orthomyxoviridae ailesinden, herhangi bir virüs tarafından oluşmuştur. Domuzlarda oluşan virüse çok benzediği için adına Domuz Gribi denmektedir. Hastalık tıp alanında İngilizce swine influenza virus kelimelerinin baş harflerinin bir araya getirilmesiyle kısaca SIV olarak adlandırılır. Bilinen tüm SIV tipleri ya Influenzavirus A (çoğunlukla) ya da Influenzavirus C (ender) tipindedir. Aşısı bulunmaktadır. 2009 salgınına neden olan virüs, influenza A virüsünün alt türlerinden biri olan H1N1'dir.

<span class="mw-page-title-main">Peste des petits ruminants</span>

Peste des petits ruminants, PPR, Ovine rinderpest, Pneumoenteritis comlex veya küçük ruminant vebası. Viral bir koyun-keçi hastalığıdır. Bu hastalık koyun ve keçilerin yüksek ateş, gözyaşı ve burun akıntısı, ağız lezyonları, sindirim sistemi mukozasında hemoraji, gastroenteritis, ishal, öksürük, bronco-pneumoni semptomları ile karakterize, mortalite ve morbitide oranı yüksek viral bir hastalıktır.

Akabane ya da konjenital artrogripozis, koyun ve keçilerde görülen, sığırlarda da görülebilen; sokucu sinekler aracılığıyla bulaştırılan bir viral hastalıktır. Gebe hayvanlarda anomalili yavru doğumları ile karakterizedir.

Keçilerin bulaşıcı plöropnömonisi, orijinal adıyla Contagious caprine pleuropneumonia, halk arasında ise Keçi ciğer ağrısı olarak bilinir; Batı Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya’daki keçilerde meydana gelen oldukça ölümcül bir hastalıktır.

<span class="mw-page-title-main">Mavi dil hastalığı</span> Hayvanlarda görülen bir enfeksiyon

Mavi dil ya da Blue tongue, Culicoides cinsi sokucu sinekler ile nakledilen, sığır, koyun, keçi ve deve gibi evcil hayvanlar ile bazı yabani gevişgetirenlerde görülen ve konjesyon, ödem, hemoraji ile karakterize bir enfeksiyondur. Hastalığa yol açan patojen Reoviridae ailesinin Orbivirus cinsinden olup Bluetongue virüsü olarak isimlendirilir.

<i>Klebsiella pneumoniae</i>

Klebsiella pneumoniae Gram negatif, kendiliğinden hareketi olmayan, kapsüllü, fermantasyon yapabilen bir bakteri türüdür.

<span class="mw-page-title-main">Ekinokokkoz</span>

Ekinokokkoz ya da diğer adlarıyla kist hidatik, hidatidoz veya halk arasında türüne bakılmaksızın bilinen adıyla kist hastalığı, Echinococcus türü şerit solucanlarının sebep olduğu bir paraziter hastalıktır. İnsanlarda bu hastalığın iki ana türü görülür: kistik ekinokokkoz ve alveolar ekinokokkoz. Daha seyrek görülen ve polikistik ekinokokkoz ve ünikistik ekinokokkoz adı verilen iki türü daha vardır. Bu hastalık çoğunlukla belirti vermeden başlar ve bu durum yıllarca sürebilir. Ortaya çıkan belirti ve işaretler kistlerin yerine ve büyüklüğüne bağlıdır. Alveolar hastalık genellikle karaciğerde başlar, ama akciğerler ve beyin gibi vücudun diğer kısımlarına da sıçrayabilir. Karaciğeri etkilenen kişilerde karın ağrısı, kilo kaybı ve renkte sararma görülebilir. Akciğer hastalığı ise göğüs ağrısına, nefes darlığına ve öksürüğe yol açabilir.

<span class="mw-page-title-main">Leptospiroz</span>

Leptospiroz, Leptospira adı verilen spiral şekilli bakterilerin sebep olduğu bir enfeksiyondur. Hastalık hiç belirti vermeyebilir; baş ağrıları, kas ağrıları ve ateş gibi hafif belirtiler verebilir ya da akciğerlerde kanama veya menenjit gibi ciddi belirtiler görülebilir. Enfeksiyon, kişinin renginde sararmaya, böbrek yetmezliğine ve kanamaya yol açarsa, ortaya çıkan hastalık Weil hastalığı olarak adlandırılır. Akciğerlerde çok fazla miktarda kanamaya sebep olursa ağır pulmoner hemoraji sendromu adı verilir.

<span class="mw-page-title-main">Sığırların nodüler ekzantemi</span>

Sığırların nodüler ekzantemi ya da Sığır çiçeği, basın tarafından Afrika hastalığı olarak adlandırılmaktadır. Poxviridae ailesi, capripoxvirus genusu içinde yer alan ve Neethling olarak da bilinen virüsun neden olduğu sığırların akut viral bir enfeksiyondur. Hastalık zoonoz değildir, sığırlarda ciddi verim kayıplarına hatta ölümlere yol açar. İlk olarak Afrika'nın güney ülkelerinde çıkmış, buradan Mısır ve İsrail'e yayılmıştır. Kıtada sadece 4 ülke hastalıktan ari olduğunu açıklamıştır.

Mycoplasma ovipneumoniae, en yaygın olarak küçükbaş hayvanlarda yaşayan ve bu hayvanları etkileyen mikoplazma cinsinin üyesi olan bir bakteri türüdür. M. ovipneumoniae, hem primer atipik pnömoniye neden olabilen, hem de enfekte olmuş hayvanları Mannheimia haemolytica da içinde olmak üzere başka etkenlerle ikincil pnömoniye yatkın hale getirebilen evcil koyunlar, evcil keçiler, Amerika yaban koyunları, dağ keçileri ve diğer Caprinae ailesi üyelerinin solunum patojenidir. M. ovipneumoniae'nın patojenitesine katılan mekanizmaları içerisinde, M. ovipneumoniae'nin kendi polisakkarit kapsülü aracılığıyla geviş getiren hayvanların silli epitellerine tutunan makrofaj etkinliğini değiştirme, siliyer antijenler için otoantikor üretimi ve lenfositlerde etkinliğin baskılanması gösterilebilir; bunların hepsi, koyun ve öteki geviş getirenlerde gelişen hastalıklara katkıda bulunan önemli etkenlerdir. Bu bakteri, ayrıca diğer bakteriyel ve viral enfeksiyonlara zemin hazırlayan bir etken davranışı sergileme yeteneğine sahiptir.

Scrapie koyun ve keçilerin sinir sistemlerini etkileyen ölümcül, dejeneratif bir hastalıktır. Birkaç bulaşıcı spongiform ensefalopatiden (TSE) biridir ve bu nedenle priondan kaynaklandığı düşünülmektedir. Scrapie en az 1732'den beri biliniyor ve insanlara bulaşabilir görünmüyor.

Kedi köpüklü virusü veya Kedi sinsi virusü bir retrovirüstür ve Retroviridae ailesine ve Spumaretrovirinae alt familyasındandır. Felispumavirus cinsini sadece Puma kedi köpüklü virüsü ile paylaşır. Virüs, etkilenen kedilerde genellikle asemptomatik olduğundan ve hastalığa neden olmadığından FeFV'nin patojenik olup olmadığı konusunda tartışmalar olmuştur. Ancak, FeFV'den etkilenen kedilerde zaman içinde böbrek ve akciğer dokusunda doğrudan ilişkili olabilen veya olmayabilen bazı değişiklikler gözlenmiştir. Bu virüs oldukça yaygındır ve enfeksiyon oranları kedinin yaşıyla birlikte kademeli olarak artar. Antikor incelemelerinden ve PCR analizinden elde edilen çalışma sonuçları, 9 yaşın üzerindeki kedigillerin %70'inden fazlasının Feline köpüklü virüsü için seropozitif olduğunu göstermiştir. Viral enfeksiyonlar, evcilleştirilmiş erkek ve dişi kediler arasında benzerdir, oysa vahşi, daha vahşi dişi kediler FeFV'den etkilenir.

Melioidoz, Burkholderia pseudomallei adı verilen gram negatif bir bakterinin neden olduğu bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. B. pseudomallei'ye maruz kalan çoğu insan genellikle hiçbir semptom göstermez ancak semptom gösterenlerde ateş ve cilt değişiklikleri gibi hafif belirtilerden şiddetli zatürre, apseler ve septik şok gibi ölüme neden olabilecek belirtiler ve semptomlar görülebilir. Melioidoz hastalarının yaklaşık %10'u iki aydan uzun süren "kronik melioidoz" olarak adlandırılan semptomlar geliştirir.

<span class="mw-page-title-main">Ruam</span>

Ruam atlarda, katırlarda ve eşeklerde görülen zoonotik bulaşıcı bir hastalıktır. Köpekler, kediler, domuzlar, keçiler ve insanlar tarafından da bulaştırılabilir. Burkholderia mallei bakterisi ile oluşan enfeksiyondan kaynaklanır.