İçeriğe atla

Pound-Drever-Hall tekniği

Pound-Drever-Hall tekniği, optik kovuk'a veya buhar hücresine kilitleme yapılarak lazer frekansı sabitleme yöntemlerinden biridir. İnterferometresel gravitasyonel dalga ölçerlerin temel teknolojisini oluşturur. Bunun yanında atom fiziği ve zaman ölçüm standartlarında oldukça sık rastlanır. Pound-Drever-Hall tekniğinin (PDH) kavramsal temelleri frekans modülasyonu ile yakından alakalıdır. Birini anladığınız zaman diğerini halletmek kolay olur. PDH tekniğinin basit arka planı prensipte şudur: Lazer frekansı Fabry-Perot interferometresi yardımıyla ölçülür ardından bu ölçüm lazeri besleyerek frekans dalgalanmasını bastırır.

Lazer sabitleme

Son yıllarda Pound-Drever-Hall tekniği lazer frekans sabitlemesinin bir dayanak noktası hâline gelmiştir. Bütün lazerler belli bir seviyede frekans sapması gösterdiği için frekans sabitlemesi yüksek hassasiyet için gereklidir. Bu sabitsizliğe öncelikle lazer oyuk uzunluğunu, lazer sürücü akımını ve gerilim dalgalanmasını, atomik geçiş genişliğini değiştiren sıcaklık değişimleri, mekaniksel hatalar ve lazer kazanç dinamiği ve daha bir sürü etken neden olur. PDH kilitmesi sabit referans oyuğunun rezonans şartına denk gelmesi için lazeri aktif şekilde ayarlayarak bu probleme makul bir çözüm sunar.

PDH sabitlemesinden elde edilen nihai çizgi-genişliği bir sürü etkene bağlıdır. Sinyal tahlili nokta-ı nazarından, kilitleyen sinyal üzerindeki gürültü hiçbir zaman pozlanan şat gürültüsü limitinden daha yüksek olamaz. Bununla birlikte, bu kısıtlama lazerin oyuğu takip edebilmesi için ne kadar yakın yapıldığını gösterir. Sıkı kilitleme şartları için, çizgi-genişliği termal gürültü tarafından dayatılan limitlere kadar ulaşabilen optik oyuğun mutlak sabitliğine bağlıdır. PDH tekniğini kullanarak 40 mHz altında optik çizgi-genişlikleri kanıtlanmıştır.

Uygulama alanları

Belirgin olarak,interferometresel gravitasyonel dalga saptama alanı ciddi olarak, optiksel oyuklar tarafından sağlanan yüksek hassasiyete bağlıdır.PDH tekniği, ferdi kuantum durumlarının dar spektoskopik derinlikleri gerektiğinde de kullanılır,atom fiziği, zaman ölçüm standartları ve kuantum bilgisayarlarında olduğu gibi.

Tekniğe genel bir bakış

Lazer frekansının Fabry-Perot oyuğuna kilitlenmesi için PDH servo döngüsünün şeması.Lazerden gelen ışık faz modülatörüne gönderilir ve ardından oyuk üzerine yöneltilir. (Diyot lazerler için,hızlı frekans veya faz modülasyonu, ekstra bir elektro-optik veya akusto-optik modulatöre gerek kalmaksızın sadece diyot akımını modüle ederek gerçekleştirilebilir.) Yalıtıcı(isolator) PDH düzeneğine dahil değildir, o sadece muhtelif optiksel parçalardan yansıyan ışığın lazerin içine geri yansımamasını sağlar.Polarize ışın ayracı ve λ/4 plaka ışığın iki yönde işleyişini ayırt etmek için birlikte çalışır; 1→2 yönünde işleyen ışık doğrudan geçer ve oyuğa girerken, 2→1 yönünde işleyen ışık ise optiksel oyuktan fotosele doğru yönlendirilir. Faz modülatörü osilatörden gelen sinüs dalgası ile güdülür; bu, yanbandları lazer ışığı üzerine bastırır. PDH okunan-veri fonksiyonu bölümünde de ifade edildiği gibi fotoselin sinyali(karıştırıcı ve düşük geçirgen filtreden geçen) lazerin frekansını kontrol eden aksamını geri besleyen bir hata sinyali üretmek için tersten module edilir (demodulation).

Bir taşıyıcı frekans ve iki yan band içeren fazı modüle edilmiş bir ışık iki aynalı oyuğun üzerine yöneltilir.Kapalı oyuktan yansıyan ışık yüksek hızlı fotodedektör kullanılarak ölçülür,

yansıyan sinyal değiştirilmemiş iki tane yan band ile birlikte bir tane fazı kaymış taşıyıcı bileşikten oluşur. Işık modülasyonu ile aynı fazda olan yerel bir osilatör ile fotodedektörün sinyali karıştırılır. Faz kayması ve filtrelemeden sonra, sonuçlanan elektronik sinyal lazer taşıyıcısı ile optiksel oyuğun rezonansa ne kadar yakın olduğu hakkında ölçü verir ve belki aktif lazer sabitlemesi için geri besleme olarak kullanılır. Geri besleme umumiyetele, hata sinyal verisini alan ve bunu lazeri geri besleyebilen optiksel oyuğun rezonansı ile kilitli kalması için gerilime dönüştüren PID denetleyicisi kullanılarak yapılır.

PDH okunan-veri fonksiyonu

PDH okunan-veri fonksiyonu bir oyuğun rezonans şartı için bir ölçü verir.Oyuğun transfer fonksiyonunun(simetrik ve çifttir) frekansa göre türevini alarak bu, frekansın bir tek fonksiyonudur ve bundan dolayı sadece lazerin çıkış frekansı ω ve oyuğun rezonans frekansı ωres arasında denksizlik olup olmadığını göstermekle kalmaz fakat ω'nın ωres 'dan daha büyük veya küçük olduğunu da gösterir.Okunan-veri fonsiyonunun sıfır kesiti sadece oyuğun içerisindeki ışığın frekansından kaynaklanan ışık şiddeti dalgalanmasına duyarlıdır ve lazerin kendisinden olan şiddet dalgalanmasına ise duyarsızdır.

Matematiksel olarak ışığın frekansı f=ω/2π elektrik alanınıyla E0eiωt temsil edilebilir.Eğer ışığın fazı βsin(ωmt) tarafından modüle edilmiş ise ortaya çıkan alan şöyledir

Bu alana üç bileşenin süperpozisyonu olarak bakılabilir. Birinci bileşen açısal frekans ω'nın elektrik alanıdır,taşıyıcı olarak bilinir ve sırasıyla ikinci ve üçüncü bileşenlere ω+ωm ve ω-ωm ise yanbandlar denilir.

Genelde,iki aynalı bir Fabry-Perot oyuğudan yansıyan ışık Er,oyuğun üzerine gelen ışık Ei ile müteakip transfer fonksiyonu ile bağlıdır.

burada α=ωL/c dir ve r1 ve r2 ise oyuğun 1 ve 2 nolu aynalarının yansıtma katsayılarıdır ve t1 ve t2 ise aynaların iletme katsayılarıdır.

Bu transfer fonksiyonunu fazı modüle edilmiş ışık Ei' e uygularsak yansıyan ışık Er'ı verir.[not 1]

Yansıyan ışığın gücü Pr elektrik alanın karesinin büyüklüğü Er *Er ile orantılıdır, bazı cebirsel manipülasyonlardan sonra şöyle gösterilebilir;

Burada, P0∝|E0|2 Fabry-Perot oyuğunun üzerine gelen ışığın gücüdür ve χ şöyle tanımlanır;

Bu χ alakamızın nihai niceliğidir; ve ω-ωres 'ın antisimetrik bir fonksiyonudur.Pr'dan tersten modüle edilerek çıkartılabilir.Evvela, yansıyan ışık, Pr ile orantılı olan Vr gerilimi üreten fotodiyot üzerine yöneltilir. Sonra, bu gerilim V'r ı üretmek için orijinal modüle geriliminin gecikmiş faz versiyonu ile karıştırılır.

Son olarak, Vr herhangi sinüssel salınan terimleri kaldırmak için düşük geçirgen filtreye doğru gönderilir. Karışımın ve düşük geçirgen filtrenin ürettiği gerilim V' nin sadece χ'ı içeren terimlerini ihtiva ettiği bu birleşim;

Teoride(nazariyyede), χ, biri φ=0 ve diğeri φ=π/2 olmak üzere iki tersten modüle yollarının kurulmasıyla tamamen çıkartılabilir.Pratikte ise ωm' nin makul seçeneği ile χ'i neredeyse tamamen reel veya sanal yapmak mümkündür ve böylece sadece bir tersten modüle yolu zaruridir.V(ω) ile birlikte uygun seçilen φ, PDH okunan-veri sinyalidir.

Notlar

  1. Transfer fonksiyonu R üstsel terimlerin her birine bağımsız olarak uygulanır çünkü Fabry-Perot oyuğu değişkensiz-zamanlı sistemdir. Oyuğun ışığın frekansı ω1'a cevabı aynı anda cevap veren frekansı ω2 olan başka bir ışığa da kayıtsız olarak aynıdır.

Kaynakça

  1. Black, Eric D. (2001). "An introduction to Pound–Drever–Hall laser frequency stabilization" (PDF). Am J Phys 69 (1): 79. doi:10.1119/1.1286663
  2. Drever, R. W. P., Hall, J. L., Kowalski, F. V., Hough, J., Ford, G. M., Munley, A. J. H. Ward (1983). "Laser phase and frequency stabilization using an optical resonator". Appl Phys B 31 (2): 97. doi:10.1007/BF00702605
  3. Black, Eric. "Notes on the Pound-Drever-Hall technique" (PDF) 4 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. LIGO Technical Note. Retrieved 21 June 2014.
  4. Ghatak, Ajoy Kumar (Jul 20, 1989). Optical Electronics. New York: Cambridge University Press. p. 254. ISBN 0521306434.
  5. "Comments on different cavity geometries: notched horizontal, vertical midplane and spherical" (PDF). http://stablelasers.com 1 Aralık 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. 1 Aralık 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. Stable Lasers. Retrieved 9 April 2014.
  6. Kessler T et al. (2014). "A sub-40-mHz-linewidth laser based on a silicon single-crystal optical cavity". Nature Photonics 6: 687–692. doi:10.1038/nphoton.2012.217.
  7. Abramovici A et al. (1992). "LIGO: The Laser Interferometer Gravitational-Wave Observatory". Science 256 (5055): 325–333. doi:10.1126/science.256.5055.325 12 Ocak 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. PMID 17743108.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Öz empedans</span>

Öz direnç (Empedans), maddenin kimyasal özelliğinden dolayı direncinin artması ya da azalmasına neden olan her maddeye özgü ayırt edici bir özelliktir. Farklı maddelerin empedansları aynı olabilir ama öz dirençleri aynı olamaz. R= Lq/Q dur. (Rezistif Direnç= Uzunluk*öz direnç/kesit, Alternatif akım'a karşı koyan zorluk olarak adlandırılır. İçinde kondansatör ve endüktans gibi zamanla değişen değerlere sahip olan elemanlar olan devrelerde direnç yerine öz direnç kullanılmaktadır. Öz direnç gerilim ve akımın sadece görünür genliğini açıklamakla kalmaz, ayrıca görünür fazını da açıklar. DA devrelerinde öz direnç ile direnç arasında hiçbir fark yoktur. Direnç sıfır faz açısına sahip öz direnç olarak adlandırılabilir.

Fazör, sinüzoidal bir ifadenin genlik ve faz açısı bileşenleri kullanılarak oluşturulmuş formülasyonudur.

<span class="mw-page-title-main">Güç (elektrik)</span>

Elektriksel güç, elektrik enerjisinde elektrik devresi tarafından taşınan güç olarak tanımlanır. Gücün SI birimi watt'tır. Elektrikli cihazların birim zamanda harcadığı enerji miktarı olarak da bilinir. 1 saniyede 1 joule enerji harcayan elektrikli alet 1 watt gücündedir.

Genlik, periyodik harekette maksimum düzey olarak tanımlanabilir. Genlik, bir dalganın tepesinden çukuruna kadar olan düşey uzaklığın yarısıdır. Genlik kavramı ışık, elektrik, radyo dalgaları gibi konuları da kapsayan fen bilimleri alanında kullanılır.

Karesel genlik modülasyonu iletişim teknolojisinde aynı zamanda iki farklı bilgiyi iletmek amacıyla kullanılan bir modülasyon türüdür..

<span class="mw-page-title-main">Ara frekans</span>

Ara frekans telekomünikasyonda verici ve alıcı cihazlarında kullanılan bir sinyaldir. Bu sinyalin kullanıldığı cihazlar teknolojide süperheterodin (superheterodyne) olarak tanımlanırlar.

Periyodik fonksiyon, matematikte belli zaman aralığıyla kendini tekrar eden olguları ifade eden fonksiyonlara verilen isimdir. Tekrar etme süresi "periyot" olarak bilinir. Trigonometrik fonksiyonlar en tipik periyodik fonksiyonlardır. Bununla birlikte, diğer periyodik fonksiyonlar da trigonometrik fonksiyonların toplamı olarak ifade edilebilirler.

Açısal hız, bir objenin birim zamandaki açısal olarak yer değiştirme miktarına verilen isimdir. Açısal hız vektörel olup bir cismin bir eksen üzerindeki dönüş yönünü ve hızını verir. Açısal hızın SI birimi radyan/saniyedir, ancak başka birimlerde de ölçülebilir. Açısal hız genellikle omega sembolü ile gösterilir. Açısal hızın yönü genellikle dönüş düzlemine diktir ve sağ el kuralı ile bulunabilir.

Elektromanyetik dalga denklemi, elektromanyetik dalgaların bir ortam boyunca ya da bir vakum ortamı içerisinde yayılmasını açıklayan, ikinci dereceden bir kısmi diferansiyel denklemdir. Denklemin, ya elektrik alanı E ya da manyetik alan B cinsinden yazılan homojen formu şöyledir:

<span class="mw-page-title-main">İletim hattı</span>

İletim hattı, elektronik ve haberleşme mühendisliğinde, akımın dalga karakteristiğinin hesaba katılmasını gerektirecek kadar yüksek frekanslarda, radyo frekansı, alternatif akımın iletimi için tasarlanmış özel kablo. İletim hatları radyo vericisi, alıcısı ve bunların anten bağlantıları, kablolu televizyon yayınlarının dağıtımı ve bilgisayar ağları gibi yerlerde kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Küresel harmonikler</span>

Matematikte, küresel harmonikler Laplace denkleminin çözüm kümesinin açısal kısmıdır. Küresel koordinatların bir sistemi içinde küre yüzeyinde tanımlanır, Fourier serisi ise çember üzerinde tanımlanır. Laplace'ın küresel harmonikleri Pierre Simon de Laplace tarafından ilk 1782 yılında tanıtılan bir ortogonal sistemin küresel harmonik formlarının özel bir kümesidir. Küresel harmoniklerden birkaçının kökleri sağda gösterimlenmiştir. Küresel harmonikler pek çok yerde teorik önem taşımaktadır ve özellikle atomik yörünge elektron konfigürasyonları, yerçekimi alanları, geoitleri ve gezegen ve yıldızların manyetik alanlarının temsili ve kozmik mikrodalga arka plan radyasyonu karakterizasyonu hesaplanmasında kullanılan pratik uygulamaları vardır. Küresel harmonikler 3D Bilgisayar grafiklerinde, dolaylı aydınlatma ve 3D şekillerin tanınması gibi konularda geniş bir yelpazede özel bir rol oynamaktadır.

Modern kuantum (nicem) mekaniğinden önce gelen eski kuantum (nicem) kuramı, 1900 ile 1925 yılları arasında elde edilen sonuçların birikimidir. Bu kuramın, klasik mekaniğin ilk doğrulamaları olduğunu günümüzde anladığımız bu kuram, ilk zamanlar tamamlanmış veya istikrarlı değildi. Bohr modeli çalışmaların odak noktasıydı. Eski kuantum döneminde, Arnold Sommerfield, uzay nicemlenimi olarak anılan açısal momentumun (devinimin) z-bileşkesinde nicemlenim yaparak önemli katkılarda bulunmuştur. Bu katkı, electron yörüngelerinin dairesel yerine eliptik olduğunu ortaya çıkarmıştır ve kuantum çakışıklık kavramını ortaya atmıştır. Bu kuram, electron dönüsü hariç Zeeman etkisini açıklamaktadır.

Dalga vektörü, fizikte dalgayı ifade etmemize yardımcı olan vektördür. Herhangi bir vektör gibi, yöne ve büyüklüğe sahiptir. Büyüklüğü dalga sayısı ve açısal dalga sayısıdır. Yönü ise genellikle dalga yayılımının yönüdür. İzafiyet kuramında, dalga vektörü, aynı zamanda dört vektör olarak tanımlanabilir.

Matematiksel fizikte, hareket denklemi, fiziksel sistemin davranışını, sistem hareketinin zamanı ve fonksiyonu olarak tanımlar. Daha detaya girmek gerekirse; hareket denklemi, matematiksel fonksiyonların kümesini "devinimsel değişkenler" cinsinden izah eder. Normal olarak konumlar, koordinat ve zaman kullanılır ama diğer değişkenler de kullanılabilir: momentum bileşenleri ve zaman gibi. En genel seçim genelleştirilmiş koordinatlardır ve bu koordinatlar fiziksel sistemin karakteristiğinin herhangi bir uygun değişkeni olabilirler. Klasik mekanikte fonksiyonlar öklid uzayında tanımlanmıştır ama görelilikte öklid uzayı, eğilmiş uzay ile tanımlanmıştır. Eğer sistemin dinamiği biliniyor ise denklemler dinamiğin hareketini izah eden diferansiyel denklemlerin çözümleri olacaktır.

Diferansiyel faz renkli televizyon yayıncılığında renklerin doğru okunması için ölçülmesi ve düzeltilmesi gereken bir değerdir.

<span class="mw-page-title-main">Doğrusal olmayan optik</span>

Doğrusal olmayan optik ya da nonlineer optik, ışığın doğrusal olmayan sistem ve malzemelerdeki davranışı ile özelliklerini inceleyen optiğin bir alt dalıdır. Bu malzemelerde elektrik alan () ile polarizasyon yoğunluğu () arasındaki ilişki doğrusal değildir; bu durum daha çok yüksek genlikte (108 V/m seviyelerinde) ışık veren lazerlerde ve lityum niobat gibi kristal yapılarında görülür. Schwinger sınırından daha kuvvetli alanlarda vakum da doğrusallığını kaybeder. Süperpozisyon prensibi bu malzemeler için geçerli değildir.

<span class="mw-page-title-main">Duran dalga</span>

Fizikte duran dalgalar, zamana göre salınım yapmasına rağmen belli bir bölgede sabit duran dalgalardır. Bu dalgaların uzayda herhangi bir noktadaki maksimum genliği zamana göre sabittir ve salınımları eş fazdadır. Bir duran dalgada genliğin minimum kaldığı noktalar düğüm (node), maksimum olduğu noktalar ise anti-düğüm (anti-node) olarak bilinir.

Trigonometride, trigonometrik özdeşlikler trigonometrik fonksiyonları içeren ve eşitliğin her iki tarafının da tanımlandığı değişkenlerin her değeri için doğru olan eşitliklerdir. Geometrik olarak, bunlar bir veya daha fazla açının belirli fonksiyonlarını içeren özdeşliklerdir. Bunlar üçgen özdeşliklerinden farklıdır, bunlar potansiyel olarak açıları içeren ama aynı zamanda kenar uzunluklarını veya bir üçgenin diğer uzunluklarını da içeren özdeşliklerdir.

Trigonometrik fonksiyonları tanımlamanın birkaç eşdeğer yolu vardır ve bunlar arasındaki trigonometrik özdeşliklerin kanıtları seçilen tanıma bağlıdır. En eski ve en temel tanımlar dik üçgenlerin geometrisine ve kenarları arasındaki orana dayanır. Bu makalede verilen kanıtlar bu tanımları kullanır ve dolayısıyla bir dik açıdan büyük olmayan negatif olmayan açılar için geçerlidir. Daha büyük ve negatif açılar için Trigonometrik fonksiyonlar bölümüne bakınız.

MS 2. yüzyılda Mısır'da Yunan astronom, coğrafyacı ve jeolog Batlamyus tarafından oluşturulan kirişler tablosu, matematiksel astronomi üzerine bir inceleme olan Batlamyus'un Almagest adlı eserinin Kitap I, bölüm 11'inde yer alan bir trigonometrik tablodur. Esasen sinüs fonksiyonunun değer tablosuna eşdeğerdir. Astronomi de dahil olmak üzere birçok pratik amaç için yeterince kapsamlı olan en eski trigonometrik tablodur. 8. ve 9. yüzyıllardan beri sinüs ve diğer trigonometrik fonksiyonlar, İslam matematiği ve astronomisinde kullanılmış ve sinüs tablolarının üretiminde reformlar yapılmıştır. Daha sonra Muhammed ibn Musa el-Harezmi ve Habeş el-Hâsib bir dizi trigonometrik tablo üretmiştir.