İçeriğe atla

Post Karşılık Problemi

Post Karşılık Problemi (PCP), 1946 yılında Emil Leon Post tarafından ortaya atılan Automatanın kararlaştırılamazlık problemlerinden birisidir. Güncel matematik ve teorik bilgisayar bilimleri ile bir PCP örneğinin çözümü olup olmadığına karar verecek bir algoritma geliştirilemez. Diğer kararlaştırılamazlık problemlerine göre gösterimi daha kolay olduğu için kararlaştırılamazlık problemlerinin ispatında sıklıkla kullanılır.

Tanımı

Post Karşılık Problemini bir bulmaca çeşidinden yola çıkarak kolaylkla tanımlayabiliriz. Her iki yüzünde karakter dizeleri olan domino taşları kümesi düşünelim.

Tek bir domino taşını


, domino taşları kümesinide


şeklinde ifade edebiliriz.

Burada amaç karakter dizelerinin alt ve üst sıradan dizilişlerini istenilen sayıda tekrar ile aynı hale getirmektir. Bu şekildeki bir domino kümesıne kabul durumu olan bir domino kümesi denir.

Örnek olarak takip eden domino kümesinin bir kabul durumu vardır.

Domino taşlarının üst karakter dizesi ile alt karakter dizesi dizilişleri abcaaabc şeklindedir.

Bazı domino kümeleri içinse böyle bir kabul durumu söz konusu değildir.
Örnek olarak,

domino taşları kümesinin üst satırdaki her bir karakter dizesi alt satırdaki kaakter dzesinden uzun olduğu için bir kabul durumu olamaz.

Post Karşılık Problemi domino kümelerinin bir kabul durumu olup olmadığına karar vermeye çalışır. Bu problem algoritmalar tarafından çözülemez.

Post Karşılık Problemin bir örneği:


şeklinde ifade edilir ve kabul durumu i1,i2,...,ik sadece t1, t2,..., tk=b1, b2,..., bk olduğu durumda ortaya çıkar.

Problem P'nin bir kabul durumu olup olmadığına karar verebilmektir.

İspat

Post Correpondence Problemin kararlştırlılamaz olduğunun genel ispatı, örnek bir girdi ile Tuning Makinesinin çalıştırılmasına dayanır.Kabul durumu sadece girdi Tuning Makinesi tarafından kabul edilir ise olabilir, yoksa PCP kararlaştırılabilir değildir.

PCP problemini kararlaştırmak için bir Tuning Makinesi olsun.

M = (Q, Ʃ, Ґ, δ, q0, q Kabul, q Red )

Q= Durum Kümesi
Ʃ=Girdi Alfabesi
Ґ=Kaset Alfabesi
δ=Geçiş Fonksiyonu
qKabul=Kabul Durumu
qRed=Kabul Etmeme Durumu

Eğer M'in w girdisini kabul ettiği bir durum var ise S PCP'nin bir örneğini gerçekler. Bu olayı 7 ana aşamada gösterebiliriz.

Aşama1:
İlk domino [t1/b1] olarak P' içerisine

[# / #,q0,w1,w2, ...,wn,#]

yerleştir.

Aşama2:
Kaset Alfabesinin her bir Her bir a, b elemanı için ve Durum Kümesinin her bir q,r elemanı için red durumu olmayan hallerde

eğer δ(q,a)=(r, b,R) ise P' içerisine yerleştir

.

Aşama3:
Kaset Alfabesinin her bir Her bir a, b,c elemanı için ve Durum Kümesinin her bir q,r elemanı için red durumu olmayan hallerde

eğer δ(q,a)=(r, b,L) ise P' içerisine yerleştir.

Aşama4:

P' içerisine [#/#] ve [#/u#] yerleştir.

Aşama5:
Her bir Ґ için;

yerleştir.

Aşama6:
Ґ'nin her bir a elemanı için;

ve [qKabul/qKabula]</math>

yerleştir.

Aşama7:
En son olarak; q Kabul durumu yerleştirilir ve kabul durumu oluşturulur.

Kaynakça

1. E. L. Post (1946). "A variant of a recursively unsolvable problem". Bull. Amer. Math. Soc 52.
2. Michael Sipser: "Introduction to the Theory of Computation" Course Technology Press Second Edition, 2005.

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Tam sayı</span> sıfırın sağında bulunan sayılar büyükken solunda bulunan sayılar küçüktür

Tam sayılar, sayılar kümesinde yer alan sıfır (0), pozitif yönde yer alan doğal sayılar ve bunların negatif değerlerinden oluşan negatif sayılardan oluşan sayı kümesidir.

<span class="mw-page-title-main">Doğal sayılar</span> sayma sayıları kümesine 0ın eklenmesiyle oluşan sayılar kümesi

Doğal sayılar, şeklinde sıralanan tam sayılardır ve kimi tanımlamalara göre 0 sayısı da bu kümeye dâhil edilebilir. Aralarında standart ISO 80000-2'nin de bulunduğu bazı tanımlar doğal sayıları 0 ile başlatır ve bu durum negatif olmayan tam sayılar için 0, 1, 2, 3, ... şeklinde bir karşılık bulurken, bazı tanımlamalar 1 ile başlamakta ve bu da pozitif tam sayılar için 1, 2, 3, ... şeklinde bir eşlenik oluşturur. Doğal sayıları sıfır olmadan ele alan metinlerde, sıfırın da dahil edildiği doğal sayılar bazen tam sayılar olarak adlandırılırken diğer bazı metinlerde bu terim, negatif tam sayılar da dahil olmak üzere tam sayılar için kullanılmaktadır. Özellikle ilkokul seviyesindeki eğitimde, doğal sayılar, negatif tam sayıları ve sıfırı dışlamak ve saymanın ayrık yapısını, gerçek sayıların bir karakteristiği olan ölçümün sürekliliğiyle karşıtlık oluşturmak amacıyla sayma sayıları olarak adlandırılabilir.

Matematikte reel sayılar kümesi, Fransızca réel “gerçek” den gelmektedir. Oranlı sayılar kümesinin evrim sürecinden elde edilen bir varsayım kombinasyonudur. Reel sayılar kümesi sembolüyle gösterilir.

<span class="mw-page-title-main">Grup teorisi</span> simetrileri inceleyen matematik dalı

Grup teorisi veya Grup kuramı, simetrileri inceleyen matematik dalıdır. Simetri kuramı olarak da adlandırılabilir. Bir nesnenin simetrileri ile kast edilen, nesneye uygulandığında nesneye hiçbir etki olmamış gibi sonuç veren dönüşümlerdir. Her nesnenin en az bir simetrisi vardır: hiçbir şey yapmadan olduğu gibi bırakma dönüşümü. Bahsettiğimiz dönüşümlerin tersleri de vardır ve aradığımız özellikleri sağlarlar. Son olarak da dönüşümlerin art arda yapılması, birleşimli bir işlemdir. Bu üç koşula sırasıyla birim elemana sahip olma, elemenların tersi olma ve grup işleminin birleşmeli olması denir. Bu kavramların matematikte soyutlanması, üzerinde tersinebilir ve bileşme özelliğine sahip ikili bir işlemin tanımlı olduğu kümeler ile yapılır. Daha detaylı açıklamak gerekirse, grup nesnesi bir küme G ve onun üzerinde tanımlı bir işleminden oluşur. Bu operasyonun aşağıdaki şartları sağlaması gereklidir:

Topolojik uzaylar, matematiğin Topoloji dalının başlıca uğraş konularıdır. Bir X kümesi ve bu kümenin alt kümelerinin bir kısmını içeren ve aşağıdaki varsayımları sağlayan S kümesinden oluşurlar:

Fonksiyon, matematikte değişken sayıları girdi olarak kabul edip bunlardan bir çıktı sayısı oluşmasını sağlayan kurallardır. Fonksiyon, 17. yüzyılda matematiğin kavramlarından biri olmuştur. Fizik, mühendislik, mimarlık ve birçok alanda kullanılmaktadır. Galile, Kepler ve Newton hareketlerin araştırılmasında, zaman ve mesafe arasındaki durumu incelemek için fonksiyonlardan faydalanmıştır. Dört işlemden sonra gelen bir işlem türüdür.

<span class="mw-page-title-main">Soyut cebir</span> Matematiğin bir alanı

Soyut cebir veya soyut matematik, matematiğin bir alanı olup, cebirsel yapılar üzerinde çalışır. Cebirsel yapılar, elemanları üzerinde belirli işlemlerin uygulandığı kümelerdir ve gruplar, halkalar, alanlar, modüller, vektör uzayları, kafesler ve alan üzerindeki cebirler içerir. Soyut cebir terimi, 20. yüzyılın başlarında temel cebirden ayırmak amacıyla türetilmiştir. Soyut cebir ileri matematik için temel hale geldikçe basitçe "cebir" olarak adlandırılırken, "soyut cebir" terimi pedagoji dışında nadiren kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Rasyonel sayılar</span>

Rasyonel sayılar, iki tam sayı arasındaki oranı temsil eden, bir pay p ve sıfırdan farklı bir payda q olmak üzere, bir bölme işlemi veya kesir formunda ifade edilebilen sayıları tanımlar. Örneğin, rasyonel bir sayı olarak kabul edilir, bu kapsamda her tam sayı da rasyonel sayılar kategorisindedir. Rasyonel sayılar kümesi, çoğunlukla kalın harf biçimindeki Q veya karatahta vurgusu kullanılarak şeklinde ifade edilir.

<span class="mw-page-title-main">Kombinasyon</span>

Kombinasyon, bir nesne grubu içerisinden sıra gözetmeksizin yapılan seçimlerdir. Nesne grubunun tekabül ettiği kümenin alt kümeleri olarak da tanımlanabilir. Çünkü alt kümelerde sıra önemli değildir.

Grup, soyut cebirin en temel matematiksel yapısıdır. Grup, ayrıca bir ikili işlemin tanımlı olduğu bir kümedir. Bir grubun grup olabilmesi için aynı zamanda bu işlemin birleşmeli, birim elemanlı ve ters elemanlı olması gerekir. Soyut cebirin halka, cisim, modül gibi diğer yapılarının temelini oluşturur.

<span class="mw-page-title-main">Bölme</span> Matematik işlemi

Bölme, aritmetiğin temelini oluşturan dört ana işlemden biri olarak kabul edilir. Diğer üç ana işlem ise toplama, çıkarma ve çarpma olarak sıralanır. İşlem sırasında bölünen miktar bölünen olarak adlandırılırken, bu miktarın bölündüğü sayıya bölen denir ve işlemin sonucunda elde edilen değer bölüm olarak tanımlanır.

Cisim, halka ve grup gibi soyut bir cebirsel yapıdır. Kabaca, elemanları arasında toplama, çıkarma, çarpma ve bölme yapılabilen ve bu işlemlerde sayılardan alışık olduğumuz temel aritmetik kurallarının geçerli olduğu bir küme olarak tanımlanabilir.

Fizikte, birim zamanda aktarılan veya dönüştürülen enerjiye ya da yapılan işe güç denir, P simgesiyle gösterilir. Uluslararası Birim Sistemi'nde güç birimi, saniyedeki bir joule'e eşit olan watt'tır kısacası J/s. Eski çalışmalarda güç bazen iş olarak adlandırılırmıştır. Güç türetilmiş bir nicelik ve skaler bir büyüklüktür.

Termodinamiğin(Isıldevinimin) ikinci yasası, izole sistemlerin entropisinin asla azalamayacağını belirtir. Bunun sebebini izole sistemlerin termodinamik dengeden spontane olarak oluşmasıyla açıklar. Buna benzer olarak sürekli çalışan makinelerin ikinci kanunu imkânsızdır.

<span class="mw-page-title-main">Küme</span> matematiksel anlamda tanımsız bir kavramdır. Bu kavram "nesneler topluluğu veya yığını" olarak yorumlanabilir.

Küme, matematikte farklı nesnelerin topluluğu veya yığını olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımdaki "nesne" soyut ya da somut bir şeydir. Fakat her ne olursa olsun iyi tanımlanmış olan bir şeyi, bir eşyayı ifade etmektedir. Örneğin, "Tüm canlılar topluluğu", "Dilimiz alfabesindeki harflerin topluluğu", "Masamın üzerindeki tüm kâğıtlar" tümcelerindeki nesnelerin anlaşılabilir, belirgin oldukları, kısaca iyi tanımlı oldukları açıkça ifade edilmektedir. Dolayısıyla bu tümcelerin her biri bir kümeyi tarif etmektedir. O halde, matematikte "İyi tanımlı nesnelerin topluluğuna küme denir." biçiminde bir tanımlama yapılmaktadır.

SAT problemi bir NP-tam sınıfı problemidir.

Bilgisayar bilimlerinde, alt küme toplamı problemi karmaşıklık kuramında ve kriptografide önemli yeri olan bir problemdir.

Sayı teorisinde, asal çarpanlara ayırma bir bileşik sayının, çarpıldıklarında yine aynı sayıyı verecek şekilde, bir ve kendisi dışındaki bölenlerine ayrılmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Gibbs serbest enerjisi</span>

Gibbs serbest enerjisi entalpiden, entropi ve mutlak sıcaklığın çarpımının çıkarılmasıyla elde edilen termodinamik bir değişkendir. Genel olarak kimyasal bir reaksiyonun enerji potansiyelinin işe dönüştürülebilmesiyle ilgilidir.

Merkle-Hellman kripto sistemi, 1978 yılında Martin Hellman ve Ralph Merkle tarafından geliştirilen ilk açık anahtarlı kriptosistemlerden biridir. RSA'dan daha hızlı gerçekleştirilebilmesine rağmen Adi Shamir tarafından 1982'de güvensiz olduğu gösterilmiştir.