İçeriğe atla

Plazma odak makinesi

Plazma Odak Makinesi (DPF) elektromanyetik ivme ve basınç kullanarak, nükleer füzyon yapmaya ve nötron ve röntgenlerin emisyon yaptırmaya yetecek kadar sıcak ve yoğun kısa ömürlü bir plazma üretmekte kullanılır. Plazmanın elektromanyetik basıncına pinch adı verilir. Bu birbirinden bağımsız olarak 1954'te N.V. Filippov ve 1960 başlarında J.W. Mather tarafından icat edilmiştir. Plazmanın odağı pinch yapmadan plazmoid formunda plazma enjekte eden yüksek kuvvetli plazma silahına (HIPGD) (ya da sadece plazma silahı)  benzerlik gösterir.

Uygulamalar

Dötaryum kullanarak çalıştırıldığında, röntgen ışınlardan ve dolu parçacıklardan gelen yoğun boşalma dışarı yayılır, tıpkı nötronlar dahil nükleer füzyon kullanan yan ürünlerde olduğu gibi. Hala yapılmakta olan, daha yumuşak röntgen ışınlarını gibi potansiyel uygulamaların yeni nesil mikroelektronik taş baskı, yüzey mikromakineleri, röntgen ışınları ve nötron kaynaklı medikal ve güvenlik teftişi uygulamaları ile materyal modifikasyonlarının mümkün olacağını gösteren çalışmalar vardır. 

Nükleer silah uygulamalarında, plazma odak makinesi harici bir nötron kaynağı olarak kullanılabilir. Diğer uygulamalar da benzer nükleer patlama simülasyonaları (elektronik ekipmanı test etmek için) ve kısa ve yoğun nötron kaynaklarını, nükleer materyallerin (uranyum, plütonyum) keşfedilmesinde ve denetlenmesini içerir.  

Pozitif Karakteristik

Plazma odak makinesinin en önemli karakteristiklerinden biri, odaklanmış plazmanın enerji yoğunluğunun alt-kilojul makinelerden megajule makinelere kadar  tüm makine çeşitlerinde bir sabit olmasıdır ki bu makineler optimal kullanım için ayarlanmıştır. Bu da demektir ki küçük bir masanın üstü miktarında bir plazma odak makinesi temel olarak en büyük plazmalarla aynı karakteristikleri gösterir. (ısı ve yoğunluk). Elbette daha büyük makine, daha yüksek hacimli plazma odağı yaratarak, daha çok radyasyon üretir ve daha uzun ömürlü olur.

Temel olarak en küçük plazma merkezi dahi, daha büyük plazmalarla aynı dinamik karakteristikleri taşdığı için, ürettiği plazma karakteristikleri ve radyasyon ürünleri benzer olacaktır. Bu plazmanın boyutlandırılabilirliği fenomeni ile ilgilidir. 

Ayrıca, plazma odak makinesi tarafından üretilebilen manyetik plazma topları olan plazmoid konusunu da inceleyiniz.

Çalışma Şekli

Şarj edilmiş bir elektrikli kondansatör deposunda anot bir düğme görevi görür. Reaksiyon çemberindeki gaz, kırılır ve yalıtkan elektrik duvarında sürekli elektrik akımını yükseltir,asimetrik olarak, izlediği yol 1. figürde tasvir edilmiştir. Plazmanın asimetrik zarı, kendi manyetik alanıyla (Lorentz Kuvveti) akımla etkileşime girerek yalıtkanı yükseltir. Plazma kılıfı yatay olarak hızlanır ve 2. pozisyona daha sonra 3. pozisyona girer ve cihazın yatay fazı böylelikle bitmiş olur.   

Tüm bu süreç birçok sefer ambiyans gazında ses hızını aşar. O anki kılıf yatay olarak hareket etmeye devam eder ve kontakt halinde olan kısımdaki anot slaytları anotun yüzeyinde asimetrik olarak kayar. Şok dalgasının yayılan ön kısmı aksis ile yeniden birleşince, yansıyan şok yüzü aksisten akım kılıfına ulaşıncaya kadar yayılmaya devam eder ki daha sonra pinchin asimetrik, merkezi ya da sıcak plazma dikiti olan sınırı oluşturur.

Yoğun plazma dikiti (Z-pinch) sürekli olarak stabil olmayan değişimlere uğrayıp kırılarak pinchleri oluşturmaya devam eder. Bu yoğun elektromanyetik radyasyon ve parçacık patlamaları genel olarak çoklu-radyasyon esnasında yoğun plazmik kırılma fazları olarak anılır. Bu kritik fazlar küçük bir odak makinesi için (kj, 100kA) tipik olarak, bir nanosaniyenin onda biri kadar, büyük bir odak makinesi için ise (MJ, bazen MA) bir mikrosaniye kadar sürer.

Tüm bu süreç, yatay ve merkezi fazlar da dahil olmak üzere, Mather DPF makinesi için birkaç mikrosaniyeden (küçük bir odak için) büyük bir odak makinesi içinse 10 mikrosaniye kadar zaman alabilir. Bir Flippov odak makinesi, Mather odak makinesine nazaran çok kısa bir yatay faza sahiptir. 

Dizayn Parametreleri

Plazmanın enerji yoğunluğunu plazma odak makinelerinin tamamında sabit olduğu gerçeği, küçükten büyüğüe kadar, eğer plazma odağı belirli bir değerde tutulup efektif bir şekilde çalıştırılmak isteniyorsa parametrelerin dizaynı bu değere bağlı olmalıdır. Kritik hız dizaynı parametresi olup, lineer yoğunluk, gazın kütle yoğunluğunun kare köküne bölünerek hesaplanır. 

Örneğin, nötron optimizasyonu yapılmış operasyonlarda bu kritik parametrenin döteryum değeri deneysel olarak kilojüllerden yüzlerce kilojüle uzanan bir aralıktaki makinelerde gözlemlernir: 9 kA/(mm•Torr0.5) ya da 780 kA/(m•Pa0.5), %10 gibi oldukça küçük bir deviasyonla, geniş bir aralıktaki makine boylarında incelenebilir.  

İşte bu yüzdendir ki, en yüksek sabitimiz olan 180kA ise 10mm çapında anot ve dolma basıncı da 4 Torr (530 Pa) olan dötaryum gerekir. O anki kılıfın ortalama yatay transit hızını hemen hemen 50mm/μs'nin üzerine çıkarabilmeyi mümkün kılmak amacıyla amacıyla anotun uzunluğunun kondansatörün yükselme zamanına eşlenmesi gerekmektedir. Böylelikle kondansitörün yükselme zamanı olan 3 μs'nun anot uzunluğuyla eşitlenmek için 160mm olmasına ihtiyaç olacaktır. 

Aşağıdaki örnek akımın en yüksek noktası olan 180 kA 3µs'ye yükselirken, anot yarıçapının ve göreceli uzunluk olarak 10 ve 160mm'nin UNU/ICTP PFF (United Nations University/International Centre for Theoretical Physics Plasma Fusion Facility)'deki dizayn parametrelerine yaklaştığı görülür. Bu küçük masa üstü cihaz düşük bütçeli entegrasyon deneylerinde kullanılan eğitim sistemleri için ve gelişen ülkelerde plazma araştırmalarını başlatmak/güçlendirmek ve transferini sağlamak için tasarlanmıştır.

Güncel Araştırmalar

Birbirine tıpatıp benzeyen on tane DPF makinesinden oluşan bir network dünyada sekiz ülkede çalışmaktadır. Bu network makine optimizasyonu ve tanı koyma (yumuşak röntgen ışınları, nütronlar, elektronlar ve iyonlar)dan, uygulamalara (mikrolitografi, mikromakine, materyal modifikasyonu ve fabrikasyonu, görselleştirme ve medikal, astrofizik simülasyonları) kadar uzanan bir alanda araştırmalar yapmakla birlikte modelleme ve bilgisayaraştırma ile de ilgilenmektedir. Bu network 1986'da Sing Lee tarafından organize edilmiştir ve Asian African Association for Plasma Training, AAAPT tarafından kontrol edilmektedir. Bir simülasyon paketi olan, Lee Modeli, bu network için geliştirilmiş olmakla birlikte bütün plazma cihazları için uygundur. Kod tipik olarak bilgisayara girilmiş ve ölçülmüş sonuçlar arasında harika bir uyumluluk içerisinde hareket eder ve Universal Plasma Focus Laboratory Facility olarak indirilebilir. The Institute for Plasma Focus Studies IPFS 25 Şubat 2008'de Lee Modelinin doğru ve inovatif bir şekilde kullanılmasını teşvik etmek ve plazma odaklı sayısal deneylerin uygulamaya geçmesini desteklemek amacıyla kurulmuştur. IPFS araştırmalarını şimdiden sayısal tabanlı nötron yeniden şekillendirme yasalarını çoklu megajul deneylerine kadar genişletmiştir. Bu araştırmalar onay beklemektedir. Kodla yapılan numerik deneyler ayrıca global skalada bir kompilasyonla sonuçlanmış ve iyi bilinen nütron satürasyonun etkisinin gerileyen boyutlandırmaya göre çok etkilerinin çok daha iyi olduğu ifade edilmiştir. Prensipte, dirençli satürasyon çarpmanın güç sistemin daha yüksek bir voltajda çalıştırarak giderilebilir.    

Bunun nedeni, kondansatörün özdirenç deposunun azalarak, depolanan enerjinin (kondansatörde) artarak, yatay fazda dinamik bir resistans oluşturmasından ileri gelir.Polonya'nın Varşova kentindeki The International Centre for Dense Magnetised Plasmas (ICDMP), birkaç plazma odak makinesini uluslararası araştırma ve eğitim programı için çalıştırmaktadır. Bu makineler arasında 1 MJ enerji kapasiteli bir makine vardır ki dünyadaki en büyük plazma odak makinelerinden biridir.  

Arjantin'in Buenos Aires kentinde  Inter-institutional Program for Plasma Focus araştırması 1996'dan beri devam etmekte olup, National Laboratory of Dense Magnetized Plasmas (www.pladema.net) tarafından koordine edilmektedir. bu program aynı zamanda Şiledeki Nükleer Enerji Komisyonu ve, Arjantin Ulusal Enerji Komisyonu, Buenos Aires Bilim Konseyi, the University of Cener, Mar del Plata Üniersitesi, Rosario Üniversitesi ve Buenos Aries üniversitesindeki Plazma Plazma Fizik Enstitüsü ile eş zamanlı olarak çalışmaktadır. Bu program altı değişik pazma odak makinesi çalıştırmak, uygulamalar geliştirmek; özellikle ulta-kısa tomografi ve madde tespiti gibi nötron tabanlı araştırmaları içermektedir. Şili şu anda güney yarım kürenin en büyük plazma odak fasilitesi olan SPEED-2 fasilitesini opere etmektedir. Yine PLADEMA geçtiğimiz on yıl boyunca birkaç matematik modeli ile plazma odak araştırmalarına destek vermektedir. Termodinamik model ilk defa harita modellemeyi geometrik ve operasyonel parametrelerle birleştirmeyi başarmış ve böylece nötron emisyonunu maksimize etmek için her zaman belirli bir basınç ve optimal tetik uzunluğu olduğunu göstermiştir. An itirabiyle sonlu elementler yöntemini doğrular nitelikte belirli sayıda deney yapılmış ve plazma odağı için bir dizayn aracı olduğundan emin olunmuştur. 

2009'un başından beri, Malezyadaki INTI Plazma Odak Makinesi, Singapur'daki NX3 ve yakın zamanda bir üniversiteye kurulan ilk plazma makinesi olma özelliği taşıyan ve ilk nötron emisyonlu pincini 2009'un yılbaşı günü yaparak kaydeden Kansas Ünversitesideki KSU Plazma Odak Makinesi de dahil olmak üzere bir diziyeni plazma makinesi faaliyete sokulmaktadır. 

Füzyon Gücü

Bazı gruplar tartışma yaratacak şekilde füzyon DPF'yi baz alan füzyon gücünün ekonomik olarak erişilebilir ve hatta p-B11 gibi düşük nötronlu yakıtlardan daha ucuz olacağını iddia etmişlerdir. p-B11'in DPF içindeki net gücünün fizibilitesi bremsstrahung kaybının quantum mekanikleri etkisiyle güçlü bir manyetik alanın içine çekilmesini gerektirir. Yüksek manyetik alan aynı zamanda siklotron radyasyonunun yüksek emisyon oranına sahip olacaktır, ancak öngörülen yoğunluklar, plazma frekansından daha büyük olursa, bu gücün çoğu plazmadan ayrılmadan önce yeniden absorbe edilecektir. İddia edilen bir diğer avantaj ise, elektrik içindeki füzyon gücünün direkt tekrarlanan enerji kapasitesinin, efektif olması için %70'in üzerinde olması gerekliliğidir.  Deneyler ve bilgisayar simülasyonları füzyon gücü için DPF kapasitesini incelemek için Lawrenceville Plasma Physics (LPP)’de “Füzyon Odaklanması”nı 2007’de Goodle Tech Talk’ta açıklayan Eric Lerner’in altında yürütülen deneylerle açıklanmıştır. 14 Kasım 2008’de, Lerner füzyon odaklanmasının fizibilitesini araştıran çalışmaları devam etmek için yatırım almıştır. 15 Ekim 2009’da, DPF aleti “Plazma Odak -1” ilk pinchi başarmıştır. 28 Ocak 2011'de LPP tarihi DPF trendinden azımsanmayacak bir şekilde daha fazla füzyon açığa çıkaran deneylerinin ilk sonuçlarını açıklamışlardır. 2012 yılının Mart ayında şirket, 1978 yılında 1.1 milyar olan rekoru 1,8 milyar dereceye ulaşarak kırdıklarını duyurmuşlardır.

Notlar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Radyoaktivite</span> Atom çekirdeğinin kendiliğinden parçalanması

Radyoaktivite, radyoaktiflik, ışınetkinlik veya nükleer bozunma; atom çekirdeğinin, daha küçük çekirdekler veya elektromanyetik ışımalar yayarak kendiliğinden parçalanmasıdır. Çekirdek tepkimesi sırasında veya çekirdeğin bozunması ile ortaya çıkar. En yaygın ışımalar alfa(α), beta(β) ve gamma(γ) ışımalarıdır. Bir maddenin radyoaktivitesi bekerel veya curie ile ölçülür.

Fizik mühendisliğinin konusu, doğadaki maddelerin yapısını ve aralarındaki etkileşimi inceleyen fizik bilimi bulgularının uygulama alanına dönüştürülmesi ile ilgilidir.

<span class="mw-page-title-main">Maddenin hâlleri</span> maddenin farklı aşamalarında yer alan farklı hâlleri

Bir fizik terimi olarak maddenin hâli, maddenin aldığı farklı fazlardır. Günlük hayatta maddenin dört farklı hâl aldığı görülür. Bunlar; katı, sıvı, gaz ve plazmadır. Maddenin başka hâlleri de bilinir. Örneğin; Bose-Einstein yoğunlaşması ve nötron-dejeneje maddesi. Fakat bu hâller olağanüstü durumlarda gerçekleşir, çok soğuk ya da çok yoğun maddelerde. Maddenin diğer hâllerininde, örneğin quark-gluon plazmalar, mümkün olduğuna inanılır fakat şu an sadece teorik olarak bilinir. Tarihsel olarak, maddenin özelliklerindeki niteleyici farklılıklara dayanarak ayrım yapılır. Katı hâldeki madde bileşen parçaları ile bir arada tutulur ve böylece sabit hacim ve şeklini korur. Sıvı hâldeki madde hacmini korur fakat bulunduğu kabın şeklini alır. Bu parçalar bir arada tutulur ama hareketleri serbesttir. Gaz hâlindeki madde ise hem hacim olarak hem de şekil olarak bulunduğu kaba ayak uydurur.Bu parçalar ne beraber ne de sabit bir yerde tutulur. Maddenin plazma hâli ise, nötr atomlarda dahil, hacim ve şekil olarak tutarsızdır. Serbestçe ilerleyen önemli sayıda iyon ve elektron içerirler. Plazma, evrende maddenin en yaygın şekilde görülen hâlidir.

<span class="mw-page-title-main">Nötron</span> Yüke sahip olmayan atomaltı parçacık

Nötron, sembolü n veya n⁰ olan, bir atomaltı ve nötr bir parçacıktır. Proton ile birlikte, atomun çekirdeğini meydana getirir. Bir yukarı ve iki aşağı kuark ve bunların arasındaki güçlü etkileşim sayesinde oluşur. Proton ve nötron yaklaşık olarak aynı kütleye sahiptir fakat nötron daha fazla kütleye sahiptir. Nötron ve protonun her ikisi nükleon olarak isimlendirilir. Nükleonların etkileşimleri ve özellikleri nükleer fizik tarafından açıklanır. Nötr hidrojen atomu dışında bütün atomların çekirdeklerinde nötron bulunur. Her atom farklı sayıda nötron bulundurabilir. Proton ve nötronlar, kuarklardan oluştukları için temel parçacık değildirler.

<span class="mw-page-title-main">Nükleer enerji santrali</span> Nükleer reaktör yardımıyla elde edilen enerjiyi dağıtan merkez

Nükleer santral (NPP) veya atom santrali (APS), ısı kaynağının nükleer reaktör olduğu termik santraldir. Termik santrallerde tipik olduğu gibi, ısı, elektrik üreten jeneratöre bağlı buhar türbinini çalıştıran buhar üretmek için kullanılır. Eylül 2023 itibarıyla Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, dünya çapında 32 ülkede faaliyette olan 410 nükleer santral ve inşa halinde olan 57 nükleer santral olduğunu bildirdi.

<span class="mw-page-title-main">Parçacık hızlandırıcı</span>

Parçacık hızlandırıcı, yüklü parçacıkları yüksek hızlara çıkarmak ve demet halinde bir arada tutmak için elektromanyetik alanları kullanan araçların genel adıdır. Büyük hızlandırıcılar parçacık fiziğinde çarpıştırıcılar olarak bilinirler. Diğer tip parçacık hızlandırıcılar, kanser hastalıklarında parçacık tedavisi, yoğun madde fiziği çalışmalarında senkrotron ışık kaynağı olmaları gibi birçok farklı uygulamalarda kullanılır. Şu an dünya çapında faaliyette olan 30.000'den fazla hızlandırıcı bulunmaktadır.

Antimadde, karşı madde veya karşıt madde, maddenin ters ikizi. Paul Dirac denklemiyle ortaya çıkarılmış ve daha sonraki gözlemlerle de varlığı doğrulanmıştır. Antimadde en basit hâliyle normal maddenin zıddıdır. Antimaddenin atomaltı parçacıkları, normal maddeye göre zıt özellikler taşımaktadır. Bu atomaltı parçacıkların elektrik yükleri, normal maddenin atomaltı parçacıklarının tam tersidir. Antimadde, Büyük Patlama'dan sonra normal maddeyle birlikte oluşmuştur; fakat sebebinin ne olduğunu bilim insanları tam anlamıyla bilemeseler de evrende oldukça nadir bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Atom çekirdeği</span> Atomun çekim kuvvetinin etkisiyle, çevresinde elektronlar dolaşan, proton ve nötronlardan oluşan pozitif elektron yüklü merkez bölümü

Atom çekirdeği, atomun merkezinde yer alan, proton ve nötronlardan oluşan küçük ve yoğun bir bölgedir. Atom çekirdeği 1911 yılında Ernest Rutherford tarafından keşfedildi. Bu keşif, 1909 yılında gerçekleştirilen Geiger-Marsden deneyine dayanmaktadır. Nötronun James Chadwick aracılığıyla 1932 yılında keşfinden sonra, çekirdeğin proton ve nötronlardan oluştuğu modeli Dmitri Ivanenko ve Werner Heisenberg tarafından çabucak geliştirildi. Atomun kütlesinin neredeyse tamamı çekirdek içerisindedir, elektron bulutunun atom kütlesine katkısı oldukça azdır. Proton ve nötronlar çekirdek kuvveti tarafından çekirdeği oluşturmak için birbirlerine bağlanmıştır. 

<span class="mw-page-title-main">Plazma</span> gaz haldeki maddelerin manyetik kutuplaştırmaya bağlı doğrusal noktalarda oluşan fiziksel ve kimyasal reaksiyonun kontrollü etkileşim süreci

Plazma, gaz hâldeki maddelerin manyetik kutuplaştırmaya bağlı doğrusal noktalarda oluşan fiziksel ve kimyasal tepkimenin kontrollü etkileşim sürecine verilen genel ad. Daha kolay bir tanımla; atomun elektronlardan arınmış hâlidir.

<span class="mw-page-title-main">Siklotron</span> bir çeşit parçacık hızlandırıcı

Siklotron bir çeşit parçacık hızlandırıcıdır. Siklotronlar yüklü parçacıkları yüksek frekanslı alternatif gerilim kullanarak hızlandırır.

<span class="mw-page-title-main">Enerji depolama</span>

Enerji depolama işlemi bir cihaz veya depolama ortamı içerisinde enerjinin kimyasal, elektriksel veya ısıl gibi farklı formlarda saklanmasıdır. Isıl enerji depolama enerjinin sürekliliğini sağlamak amacıyla sıcak su temininde, soğutma sistemlerinde ve güç üretim tesislerinde kullanılmaktadır. Isıl enerji depolama yöntemleri üçe ayrılmaktadır; termokimyasal, duyulur ısı ve gizli ısı. Duyulur ısıl enerji depolama, depolama ortamının sıcaklığının değiştirilmesiyle sağlanmaktadır. Duyulur ısıl enerji depolamaya verilebilecek en basit örnek bir tank içerisinde ısınan sıcak suyun gece kullanılmasıdır. Tank içerisinde depolanacak toplam ısı enerjisi aşağıdaki eşitlik yardımıyla hesaplanabilir,

<span class="mw-page-title-main">Nükleer fizik</span> atom çekirdeğinin yapısı ve davranışı ile uğraşan fizik alanı

Nükleer fizik veya çekirdek fiziği, atom çekirdeklerinin etkileşimlerini ve parçalarını inceleyen bir fizik alanıdır. Nükleer enerji üretimi ve nükleer silah teknolojisi nükleer fiziğin en çok bilinen uygulamalarıdır fakat nükleer tıp, manyetik rezonans görüntüleme, malzeme mühendisliğinde iyon implantasyonu, jeoloji ve arkeolojide radyo karbon tarihleme gibi birçok araştırma da nükleer fiziğin uygulama alanıdır.

<span class="mw-page-title-main">Nötrino</span> atom altı ya da temel parçacıklardan biri

Nötrino, ışık hızına yakın hıza sahip olan, elektriksel yükü sıfır olan ve maddelerin içinden neredeyse hiç etkileşmeden geçebilen temel parçacıklardandır. Bu özellikleri nötrinoların algılanmasını oldukça zorlaştırmaktadır. Nötrinoların çok küçük, ancak sıfır olmayan durgun kütleleri vardır. Yunan alfabesindeki ν (nü) ile gösterilir.

<span class="mw-page-title-main">Luis Alvarez</span> Amerikalı fizikçi

Luis Walter Alvarez Amerikalı deneysel fizikçi, mucit ve 1968 yılında Nobel Fizik Ödülü kazanmış profesördür. Amerikan Fizik Dergisi “Luis Alvarez yirminci yüzyılın en başarılı ve üretici deneysel fizikçilerinden biriydi” yorumunu yaptı.

Nükleer bağlanma enerjisi, atomun çekirdeğini bileşenlerine ayırmak için gereken enerjidir. Bu bileşenler nötron, proton ve nükleondur. Bağ enerjisi genelde pozitif işaretlidir çünkü çoğu çekirdek parçalara ayrılmak için net bir enerjiye ihtiyacı vardır. Bu yüzden, genelde bir atomun çekirdeğinin kütlesi ayrı ayrı ölçüldüğünde daha azdır. Bu fark nükleer bağlanma enerjisidir ki bu enerji birbirini tutan bileşenlerin uyguladığı kuvvet tarafından sağlanır. Çekirdeği bileşenlerine ayırırken, kütlenin bir kısmı büyük bir enerjiye dönüştürülür bu yüzden bir kısım kütle eksilir, eksik kütlede bir fark yaratır çekirdekte. Bu eksik kütle, kütle eksiği diye bilinir ve çekirdek oluşurken çıkan enerjiye takabül eder.

<span class="mw-page-title-main">Süper kapasitör</span> Elektronik

Bir süper kapasitör (SC), bazen ultracapacitor, olarak bilinir ve yüksek kapasiteli bir elektrokimyakapasitorü ile kapasitans değerleri 10.000’de = 1.2 volt köprü boşluğu arasında elektrolitik kapasitörler ve piller ile şarj edilebilir. Onlar genellikle birim hacim başına 10 ila 100 kat daha fazla enerji veya elektrolitik kapasitörler daha kütle mağaza, kabul ve şarj çok daha hızlı pil vermekle kalmaz ve çok daha fazla şarj ve şarj edilebilir pillere göre daha fazla yükleme ve boşaltma yapabilir. Ancak belirli şartlar altında geleneksel pillere göre 10 kat daha büyüktür.

<span class="mw-page-title-main">Füzyon roketi</span>

Füzyon roketi, verimlilik ve büyük kütleli yakıtlar taşıma gereksinimi olmaksızın uzayda uzun vadeli ivme sağlayabilecek füzyon enerjisi ile çalışan kuramsal bir roket tasarımıdır. Tasarım füzyon enerjisi teknolojisindeki gelişimin bugünkü sınırların ötesinde ve uzay araçlarının yapımının günümüzdekinden daha büyük ve daha karmaşık olmasına dayanır. Daha küçük ve daha hafif füzyon reaktörleri manyetik hapsetme ve plazma kararsızlığının engellemesi için daha karmaşık yöntemlerin keşfi ile gelecekte mümkün olabilir. Füzyon enerjisi daha hafif ve daha yoğunlaştırılmış alternatifler sağlayabilir.

<span class="mw-page-title-main">Antimadde roketi</span>

Antimadde roketi, güç kaynağı olarak antimadde kullanması önerilen bir roket sınıfıdır. Bu hedefi gerçekleştirmeye kalkışan birçok tasarım vardır. Bu tür roketlerin yararı madde-antimadde karışımının değişmez kütlesinin büyük bir kısmının antimadde roketlerinin diğer önerilen roket sınıflarından çok daha fazla enerji yoğunluğunun ve özgül itici kuvvetinin olmasını sağlayan enerjiye dönüşebilmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Z makinesi</span> Nükleer silahları ve enerji santrallerini simüle etmek için kullanılan tesis

Z-makinesi veya Z Darbeli Güç Tesisi, dünyanın en büyük yüksek frekanslı elektromanyetik dalga üreticisidir ve aşırı sıcaklık ve basınç koşullarında malzemeleri test etmek için tasarlanmıştır. Ekim 1996'daki tadilattan bu yana, öncelikle ataletsel sıkıştırmalı füzyon (ICF) araştırma tesisi olarak kullanılmıştır. Sandia Ulusal Laboratuvarları tarafından işletilmektedir. Nükleer silahların ve nükleer füzyon darbeli enerji santrallerinin bilgisayar modellemesine yardımcı olmak için veri toplamaktadır. Z makinesi, Sandia'nın Albuquerque, New Mexico'daki ana tesisinde bulunmaktadır.

Nötron yakalama, bir atom çekirdeğinin ve bir veya daha fazla nötronun daha ağır bir çekirdek oluşturmak için çarpıştığı ve birleştiği bir nükleer reaksiyondur. Nötronların elektrik yükü olmadığından, elektrostatik olarak itilen pozitif yüklü protonlardan daha kolay bir şekilde çekirdeğe girebilmektedirler.