İçeriğe atla

Plarting

Plarting, "Plaster art" ifadesinden türemiştir. "Plaster art", Türkçede genel olarak "alçı sanatı" olarak karşılık bulur. Alçı sıvayı geleneksel tekniklerin ötesine taşıyan Plarting ise duvar sanatının bir türüdür. Bu sanat türüne uygun olarak formüle edilen sıvayı başlıca malzeme olarak kullanarak, duvar üzerine görsel sanat eserleri uygulamayı ifade eder. Plarting uygulamaları için Türkiye'de Terraper gibi az sayıda markanın dekoratif sıva ürünlerinden ve uygulama aparatlarından faydalanılmaktadır. Bu tür sıvalar kalıplara dökülebilir veya doğrudan yüzeye uygulanabilir, bu da sanatçılara ve zanaatkarlara detaylı işçilikle çeşitli formlar ve dokular yaratma imkanı sağlar.[1]

Teknik

Plarting, şekillendirme ve kabartma dahil olmak üzere çeşitli teknikleri içerir. Duvarlar, sütunlar ve diğer yüzeylerde dekoratif kabartmalar, düz yüzeyler üzerine yükseltilmiş figürler veya desenler içerebilir. İç mekan dekorasyonunda stukko (yalancı kabartma) olarak veya duvarlarda süslemeler oluşturmak için kullanılabilir. Eserler sadece doğal beyaz renkte değil, kendinden pigmentli alçı sıva sayesinde renk paletinin tüm tonlarında olabilir, böylece farklı görsel efektler elde edilebilir. Plarting sıvası, içeriğine eklenen farklı pigment karışımlarıyla geniş bir renk yelpazesi ve tasarım esnekliği sunar. Daha zengin ve derin renkler elde etmeyi sağlayarak, uygulandığı yüzeyde daha canlı ve estetik bir görünüm oluşturur. Renkleri zamanla solma eğiliminde olmaz. Taş, mermer veya diğer malzemelerin görünümünü taklit edebilir.

Malzeme

Doğal mineral granüllü özel bir formüle sahip olan Plarting sıvası, mimaride ve sanatta kullanılan, suyla karıştırıldığında macun kıvamını alan ve kuruduğunda sertleşen özel bir bağlayıcı yapı malzemesidir. Ortaya çıkan macun duvarlara uygulanabilir, dökülebilir veya kuruduktan sonra oyulabilir.

Uygulama çeşitleri

Kendinden pigmentli sanatsal alçı ile bir duvar sanatı uygulaması

Rölyef: İki boyutlu düşük kabartma (bas-relief), derin kabartma (sunken relief) ve üç boyutlu yüksek kabartma (alto-relievo) olmak üzere rölyef çalışmalarında kullanılabilir. Sanatçılar Plarting sıvasını yüzeye uygular ve ardından istedikleri şekilleri ve desenleri oluştururlar.[2]

Dekoratif Uygulamalar: Duvarlarda veya tavanlarda süslemeler oluşturmak için kullanılabilir.

Restorasyon: Tarihi binalarda, hasar görmüş veya eksik parçaların yeniden oluşturulmasında kullanılabilir.

Tarih

Sanat tarihinde önemli bir rol oynayan sıva, karmaşık ayrıntıları yakalama yeteneği, form ve doku esnekliği sayesinde antik çağlardan günümüze popüler bir malzeme olarak varlığını sürdürmüştür.

Antik Mısır ve Mezopotamya'da, özellikle kabartma sanatı için kullanılmıştır. Mezopotamyalılar, kil tabletlerin üzerine yazıtlarını ve figürleri alçı kabartmalarla süslemişlerdir. Antik Yunan ve Roma'da da kabartma sanatı için yaygın olarak kullanılmıştır. Özellikle tapınaklar, sütunlar ve mezarlar üzerinde sıkça görülür. Bizans sanatında, duvar ve tavanları canlandırmak, süs kemerleri, kapı-pencere pervazları ve başlıklar gibi mimari öğeleri vurgulamak için kullanılmıştır. Orta Çağ boyunca ve özellikle Rönesans döneminde kil tabloların ve kabartmaların süslemesinde kullanılmış, sanatsal ifade için daha fazla özgürlük ve detay sağlamıştır. Modern ve çağdaş dönemde ise sanatçılar tarafından deneysel bir şekilde kullanılarak soyut sanatın gelişmesine katkıda bulunmuştur.

Günümüzde, esnekliği ve işlenebilirliği nedeniyle dekorasyon ve restorasyon gibi birçok farklı sanatsal ve pratik amaç için kullanılmaya devam etmektedir.

Türkiye'de plarting

Türkiye'nin zengin kültürel geçmişinde bu sanatın geleneksel formu önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu döneminde, sarayların ve diğer tarihi yapıların duvarlarında ve çeşitli yüzey süslemelerinde yaygın olarak kullanılmıştır. Bugün, Türkiye'de güncel bir çağdaş sanat formu olarak dikkat çekmeye başlayan Plarting konusunda eğitim almak isteyen zanaatkarlar ve sanatçılar için çeşitli atölyeler düzenlenmektedir.[3][4][5]

Konuyla ilgili yayınlar

  • KARAÇAĞ, Abdullah (2006) “Alçı Sanatı”, Anadolu Selçukluları ve Beylikler Dönemi Uygarlığı II, Ankara:493-505.
  • BİLİCİ, Z.Kenan, “Alanya – Selçuklu Sarayı Kazılarında Bulunan Alçı Bezeme Parçaları Üzerine Bazı Gözlemler”, Adalya, XIII, 2010, s.405-416.
  • BULUT, Lale, “İzmir Camilerinde Alçı Süsleme”, Sanat Tarihi Dergisi, Sayı:VIII, İzmir 1996, s.1-9.
  • AKIN Emine S. - HANOĞLU Canan (2013) “Tokat Geleneksel Konut Mimari’sinde İç Mekân Alçı Süslemeleri”, Vakıflar Dergisi, (40) Ankara: 163-184.

Kaynakça

  1. ^ "Plasterwork". 26 Mart 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Kasım 2023. 
  2. ^ "Kabartma". 22 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Kasım 2023. 
  3. ^ "Geleneksel Türk Süsleme Sanatları" (PDF). 9 Eylül 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 28 Kasım 2023. 
  4. ^ "Alçı Sanatı Nedir". 17 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Kasım 2023. 
  5. ^ "Alçı ve Malakari Bezeme" (PDF). 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Mozaik</span>

Sanatta mozaik; bir yüzeyin, farklı renklerdeki küçük parçacıkların yan yana getirilmesi yöntemiyle süslenmesi ve bu şekilde üretilmiş eserdir. Taş, cam, tuğla, metal veya deniz kabuğu gibi çok çeşitli malzemelerden mozaik yapılabilir. Kakmacılıktan farklı olarak, mozaik sanatında parçacıklar yüzeydeki çukurcuklara yerleştirilmez, yüzeye yapıştırıcı ile tutturulur.

<span class="mw-page-title-main">Heykel</span> taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu

Heykel ya da yontu, sanatsal bakış açısıyla meydana getirilmiş üç boyutlu formlara denir. Heykel temelde mekânın kapsanması, kavranması ve mekân ile ilişki kurulması ile ilgilenir.

<span class="mw-page-title-main">İshak Paşa Sarayı</span> Tarihî saray

İshak Paşa Sarayı; Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan bir saraydır. Yapımına 1685 yılında başlanan ve 1784'te tamamlanan saray; içinde barındırdığı cami, türbe, kütüphane, mahzenler, koğuşlar, harem ve selamlık bölümleri ile büyük bir yapı kompleksidir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edilmesine karşın genel olarak Selçuklu mimarisinden izler taşıyan İshak Paşa Sarayı'nda; Batı kökenli barok, gotik, rokoko ve ampir gibi sanat akımlarının etkileri de gözlemlenir. 2000 yılından beri UNESCO'nun Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Alçıpan</span>

Alçıpan veya alçı levha, duvar veya asma tavan yapımında kullanılmak üzere alçıdan imal edilmiş iki tarafı kâğıt kaplı olan levha, genel adıyla kartonlu alçı levha. Alçıpan bir marka adı olmakla beraber gündelik dilde "kartonlu alçı levha" karşılığı olarak kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Mezopotamya mimarisi</span>

Mezopotamya sözcüğü Grekçe Potamos (nehirler) ve Mezos (arası)sözcüklerinin birleşiminden doğmuştur ve bu yeni sözcük genel anlamda Fırat ve Dicle nehirlerinin Anadolu'yu terk ettiği bölgeden başlayıp iki nehrin birleşerek Basra körfezine döküldüğü noktaya dek uzanan nehirler arasındaki geniş alanı kapsar.

<span class="mw-page-title-main">Kabartma</span>

Kabartma veya diğer adıyla rölyef, yüzey üzerine yapılan yükseltme ya da çökertmelere denir.

Güzel sanatlar, güzellik ve zevkle ilgilenen sanatlar için kullanılan bir ifadedir.

Çini, bir yüzü sırlı, su geçirmez bir tabaka veya cam ile seramiğin ateşle birbirine kaynaştırılması sonucu ortaya çıkan levhadır.

<span class="mw-page-title-main">Romanesk sanat</span>

Romanesk sanat, 1066 yılında Normanların İngiltere'yi fethetmesiyle başlayan sanat akımı. İngiltere'de Norman üslubu, Avrupa'da ise Roman üslubu - Romanesk olarak adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Vitray</span> Renklendirilmiş cam ile yapılmış eser ve sanat dalı

Vitray, hem renkli camların birleşmesiyle oluşturulan yapıyı hem de bunu yapma sanatını ifade etmek için kullanılır. Camilerde revzen ya da elvan pencere adı altında bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Çatalhöyük</span> Konya, Türkiyede bulunan tarihi yerleşim yeri

Çatalhöyük, bugün Konya'nın Çumra ilçesine bağlı Küçükköy yakınlarında, milattan önce 7000 yıllarından itibaren Cilalı Taş Devri ve Bakır Çağı'nda yerleşim yeri olarak kullanılmış arkeolojik kalıntılardır.

<span class="mw-page-title-main">Art Nouveau</span> 19. yüzyılın sonunda endüstrileşmenin getirdiği seri üretime tepki olarak doğan ve eklektisizmden etkilenen sanat akımı

Art Nouveau, zarif dekoratif süslemelerin ön plana çıktığı, kıvrımların ve bitkisel desenlerin sıklıkla kullanıldığı bir sanat akımıdır. Köklerinin Londra merkezli Arts & Crafts Hareketi'ne dek gittiği söylenebilir. Avrupa ve Amerika'yı etkilemiştir.

<span class="mw-page-title-main">II. Evkaf Apartmanı</span>

II. Evkaf Apartmanı; Ankara'nın Altındağ ilçesinde bulunan bir apartmandır. Ulus'taki İstiklal Caddesi üzerinde bulunur. Mimar Kemaleddin tarafından tasarlanan ve 1930 yılında inşaatı tamamlanan yapı, günümüzde Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü binası olarak kullanılmaktadır. Ayrıca; Ankara Devlet Tiyatrosu'na bağlı olarak hizmet veren sahnelerden Küçük Tiyatro ve Oda Tiyatrosu'na da ev sahipliği yapmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Duvar kâğıdı</span>

Duvar kağıdı kapalı duvarlara ve tavanlara bakan bir çeşit bina kaplama malzemesi. Bir rulo halinde toplanırlar. Ana boyutları: genişlik - 0,53, 0,75, 1,06 m, uzunluk - 10 ve 25 m'dir. Duvar kağıdının ana türleri kâğıt, vinil ve dokunmamış tabandır.

Ağaç Ayak Camii; Ankara'nın Altındağ ilçesinde bulunan tarihi bir camiidir. Geniş bir avlu içerisinde bulunan camii; su basmanına kadar moloz taş, yukarı kısımlar ise örme tuğla arası ahşap hatıllı olacak şekilde inşa edilmiştir. Kitabesi olmasa da 1700'lü yılların başında yapıldığı tahmin edilmektedir. İç tasarımında kullanılan ahşap minberi, alçı mihrabı ve nakış işlemeleri; caminin geç dönem Ankara eserleri arasında sayılmasına neden olmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Graffito</span>

Arkeolojik bir terim olarak graffito, duvar gibi geniş bir yüzeyin kazınmasıyla veya oyulmasıyla yapılan kasti bir işarettir. İşaretler, bir resim veya yazı şeklinde olabilir. Bu terim genellikle Üst Paleolitik dönem sanatının büyük bir bölümünü oluşturan kemikler gibi küçük nesneler üzerindeki oyulmuş süslemeler için kullanılmaz ancak yaygın bir biçimde mağaralarda bulunan ve genellikle oyulmuş hayvan resimlerinde kullanılabilir. Aynı döneme ait mağara resimlerinden çok daha az tanınmasına rağmen ikisi genellikle aynı mağaralarda bulunur. Arkeolojide bu terim, bir bina veya anıta "izinsiz" bir eklemenin daha yaygın ve modern anlamı için de kullanılabilir. Altındaki farklı renkli bir malzemeyi ortaya çıkarmak için bir üst alçı tabakasını veya başka bir malzemeyi kısmen kazıyan dekoratif bir teknik olan sgraffito da bazen "graffito" olarak bilinir. Graffito, mesleği sanatçılık olan biri tarafından değil de böyle bir yüzeyle rastlantısal olarak karşılaşan bireyler tarafından yapılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Süsleme</span>

Süsleme, bazı ilavelerle bir şeyi daha çarpıcı bir hale getirme sanatıdır. Başka bir değişle süsleme bir yeri veya bir başka sanat eserini süsleyip güzelleştirmektir. Mimarlık ve dekoratif sanatta, süsleme bir yapının veya nesnenin parçalarını süslemek için kullanılan bir dekorasyondur. Anıtsal heykel ve dekoratif sanattalardaki eşdeğerleri gibi büyük figüratif elemanlar bu terimden dışlanmıştır. Çoğu süs eşyası insan figürlerini içermemektedir. Genel ölçeğe göre küçüklerdir.

<span class="mw-page-title-main">Yüksek kabartma</span>

Yüksek kabartma bir heykel kabartması türüdür. Ayrıca, bu görüntülerin yarısından fazlası düz yüzeyden dışarı çıkıyor. Anıtsal-dekoratif kabartmalar, mimari süslemelerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Pergamon'daki Bergama Zeus Sunağı yüksek kabartmanın en iyi örnekleri arasındadır.

<span class="mw-page-title-main">Ali Gapu</span> İsfahanda bir saray

Ali Gapu Sarayı, İran'ın İsfahan şehrinde bulunan Safeviler dönemine ait imparatorluk sarayıdır. Nakş-ı Cihan Meydanı'nın batı tarafında, Şeyh Lütfullah Camii'nin karşısında yer almaktadır. Bu saray kırk sekiz metre yüksekliğinde ve 6 katlıdır. Saray, Safevi Hanedanı'nın imparatorlarının resmi ikametgâhı olarak hizmet etmiştir. UNESCO, kültürel ve tarihi önemi nedeniyle hem saray hem de meydanı, Dünya Mirası Alanı olarak ilan etti. Saray kırk sekiz metre yüksekliğinde olup her birine zorlu bir döner merdivenle erişilebilen altı kata sahiptir. Altıncı katta, müzik salonu, duvarlarda sadece estetik değil aynı zamanda akustik değeri olan derin dairesel nişler bulunur. Ali Gapu, Safevi mimarisinin en iyi örneği ve İslam mirasının bir sembolü olarak kabul edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Zulfugarov'un mollakhanası</span>

Zülfüqarov'un mollakhanası — Azerbaycan'ın Şeki şehrinde, Yuxarı Baş Devlet Tarih-Mimari Koruma Alanı'nda bulunan tarihi bir konuttur. Bina 1888 yılında tüccar Hacı Mehemmed Zülfüqar oğlu tarafından yaptırılmıştır.