İçeriğe atla

Pitsen

Pitsen (veya Pisten; Tatarca, Rusça: Пицен, Azerice: Pistən) – Türk, Tatar ve Altay halk inancındaki maymun ruh. Pistin veya Misten de denir. Moğollar Mesen olarak söylerler.

Özellikleri

Tatarlar; çirkin yüzlü, kır saçlı, kadına benzeyen, maymun kılığındaki orman yaratığına Matsın veya Mitçin derler. Kambur, uzun boylu, tüylü maymun kılığındaki bu orman ruhu genelde avcıların evinde yaşar ve ormana yalnız gelen insanları ormandaki uçuruma götürüp orada öldürür. Çocukları anne babalarından çalıp onları ıstırap içinde öldürür. Genç kıza dönüşür ve insanlarla ilişkiye girer. Anlatıldığına göre bir avcı, ormanın içinde güzel bir genç kız bulur ve onunla evlenir. Birden zengin olurlar. Bir keresinde eve geldiğinde onu kertenkele yerken uzun dişli bir canavar olarak görür. Korkuyla bağırınca eşi ve serveti ortadan kaybolur. Kırgız kültüründeki Mıstan ile de bağlantılı olabilir. Mıstan Kempir çirkin bir kocakarıyı veya bir dev anasını ifade eder. Ormanda yalnız gezilmemesi gerektiğini vurgular.

Mıstan

MıstanTürk ve Altay halk kültüründe ve mitolojisinde Cadı anlamına gelir. Pitsen/Pisten ile bağlantılı bir varlıktır. Mastan, Mustan veya Misten de denir. Çirkin suratlı yaşlı bir kadındır. İnsanların kanını emer veya kaçırıp yer. Mastan (Mıstan) Kempir adlı bir dev anasından bahsedilir, dev cadı olarak anlamak mümkündür.

Mite

MiteTürk, Tatar ve Altay halk kültüründe Bit Cadısı. Bite veya Pite de denir. Pitsen/Pisten ile bağlantılı bir varlıktır. Üstü başı pislik içindedir. İhtiyar bir kadın kılığındadır. Bazen 12-13 yaşlarında bir çocuğa dönüşüverir. İnsanların arasında dolaşarak genç ve saf kızları kandırıp evine götürür ve onlara başındaki bitleri ve pireleri temizletir. İnsan ayağı değmemiş ormanlarda ve dağlarda yaşar. Kızların dizkapaklarından kanlarını emer ve birkaç gün sonra öldüklerinde onları yer. Etrafına uyuz hastalığı ile bit ve pire saçar. İnsanlar tarafından kandırılarak bilmediği yerlere gitmemeyi vurgulayan bir karakterdir. Mite, bitli veya bit yayan demektir. Bitmek (yok olmak) ve Bitirmek (yok etmek) anlamlarını da içerir. Sözcük, eklembacaklı asalak bir böcek türünü ifâde eden Bit kelimesinden türemiştir. Bitler'in bilimsel adı olan “Phthiraptera” terimi ise eski Yunanca “Phtheir” sözcüğü ile birlikte Türkçe Bit kökü ile de bağlantılı görünmektedir. Avrupa dillerindeki “Mite” kelimesinin kökeni yine Türkçedeki Bit (Tatarca “Bet”) ile alâkalıdır. “Mite” adı verilen bu canlılar nemli topraklarda ve en çok da evlerdeki halılarda ve tüylü ortamların içerisinde ürer ve yaşarlar. İnsan vücûdundan dökülen tozlaşmış deri parçacıklarıyla beslenirler.[1] Çıplak gözle toz zerresinden ayırt edilemeyen bu böcekler yoğun olarak halı, koltuk, yatak gibi yerlerde bulunurlar ve astım hastalığına veyâ alerjiye de neden olabilirler. Bilimsel sınıflandırma içerisinde uyuz böceği ile akrabadır. Bu canlıların insan derisiyle beslenmesi ve Mite karakterinin de insan kanını emmesi bağlantılıdır.

Etimoloji

(Biç/Miç) kökünden türemiştir. Biçin/Meçin/Pisin/Pistin kelimeleri maymun anlamına gelir. Sözcük anlamı olarak basmak, bastırmak fiilleri ile bağlantılı olması muhtemeldir.

Kaynakça

Dipnotlar

  1. ^ Nyle C. Brady & Ray R. Weil (2009). Elements of the Nature and Properties of Soils (3rd Edition). Prentice Hall. ISBN 9780135014332. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Ejderha</span> efsanevi canavar

Ejderha, yarasa kanatlı, dikenli kuyruklu, derisi pullu, ağzından ateş saçan dev kertenkele ya da yılan biçimindeki efsanevi canavardır. Tarih öncesinin ejderhayı andıran dev sürüngenleri hakkında hiç bilgi yokken bile bu yaratıkların varlığına inanılırdı. Yunancadaki δράκων (drákōn) sözcüğü başlangıçta her türlü büyük yılan için kullanılırdı.

<span class="mw-page-title-main">Dev</span> doğaüstü, mitolojik yaratık

Dev, birçok farklı kültürün efsane, folklor, mitoloji ve masallarında yer alan bir doğaüstü yaratık.

Hortlak veya Hortdan, Türk halk kültüründe mezardan çıkarak insanları korkuttuğuna inanılan yaratık.

<span class="mw-page-title-main">Yelbegen</span> Türk mitolojisinde çok başlı Dev veya Ejderha

Yelbegen - Türk ve Altay mitolojisinde dev. Yelbeğen, Yilbeğen, Celbeğen de denir. “Yegen veya Yeken” biçimiyle kısaltılmış olarak da kullanılır., zaman zaman yedi başlı dev ya da bir evren (ejderha) olarak tanımlanan mitolojik canavar. Çok büyük masal yaratığı.

<span class="mw-page-title-main">İye</span>

İye - Türk, Altay ve Tatar mitolojilerinde koruyucu ruh. Değişik Türk dillerinde Yiye, Eğe, İçi, Is, Ez şeklinde de söylenir. Moğolcada Ezen, Ejen, Eçen, Edin olarak bilinir. Genel ve özel olmak üzere iki anlamı vardır.

  1. Genel Anlam: Sahip. Koruyucu. Bir şeyin maliki.
  2. Özel Anlam: Bir şeyin koruyucu ruhu. Bir varlığın içindeki gizli güç.
<span class="mw-page-title-main">Od Ana</span>

Od Ana - Türk, Altay ve Tatar mitolojilerinde ateş tanrıçası. Değişik Türk dillerinde Vot Ana olarak da bilinir. Moğollar Gal Eçe derler.

Orman İyesi – Türk, Tatar ve Altay mitolojisinde ve halk inancında orman ruhudur. Ağaç İyesine çok benzer özellikler taşır. Urman İyesi veya Meşe İyesi ya da Yış İyesi olarak bilinir. Tokay İyesi de denir. Moğollar ise Seber (Sibir) Ezen veya Oy (Oyın) Ezen derler. Ormanın koruyucu ruhudur. Her orman için farklı bir İye vardır. Keyfi yerinde olduğunda kalın sesle şarkı söyler. Meşe ağacı kılığındadır. Ağaçlara her yıl yeni bir halka ekleyerek onları büyütür. Kır saçlı, aksakallı bir ihtiyardır. Uzun boyludur, elinde uzun bir sopa vardır. Tunguzlar Ura Amaka diye bahsederler.

<span class="mw-page-title-main">Ak Oğlanlar</span>

Ak Oğlanlar - Türk ve Altay mitolojisinde İyilik Tanrıları. Ak Erler de denir. Ülgen Han'ın oğullarıdırlar. Kıyatlar adı da verilir. Yedi kardeştirler. Yedi Altay boyunun koruyucusudurlar. Yedi Kat yeraltını sembolize ederler. Kıyat sözcüğü aynı adlı bir Moğol boyunu çağrıştırmaktadır. Moğollarda Kıyat ve Kıyan adlı iki akraba boy vardır. Ak Oğlanların adları şu şekildedir:

  1. Karağus Han: Kuşlar Tanrısı
  2. Karşıt Han: Temizlik Tanrısı.
  3. Pura Han : At Tanrısı.
  4. Burça Han: Zenginlik Tanrısı.
  5. Yaşıl Han: Doğa Tanrısı.
  6. Kanım Han: Güven Tanrısı.
  7. Baktı Han: Lütuf Tanrısı.
<span class="mw-page-title-main">Alpamış</span> Eski Türk destanı

Alpamış - Türk ve Altay mitolojilerinde söylencesel kahraman. "Alpamsı Han" olarak da bilnir.

Aran İyesi - Türk ve Tatar halk kültüründe ahırın koruyucu ruhu. Damız İyesi veya Kitre İyesi veya Ahır İyesi olarak da bilinir.

Çolpan - Türk, Altay, Moğol ve Buryat mitolojilerinde Gezegenler Tanrısı. Colman, Çolbun, Çolmun, Çulban, Çolman ve Moğolcada Solbon, Solbun, Sulban olarak da bilinir.

Bayçura, Türk ve Tatar mitolojisinde kiler cini, Biçura olarak da bilinir. Evlerde ve bodrumlarda yaşar. Kadın kılığına girer. Kırmızı giysili olarak betimlenirler. Genelde evde, ocağın arkasında veya kilerde veya çatı altında yaşar. Hiç çekinmeden gürültü patırtı yapar. "Küves" denen içkiyi çok sever. Tatar Türklerinde, “Ocak başında Bıçura belini boğmuş oturur.” şeklindeki bilmecenin yanıtı Küves Fıçısı'dır. Yemeğe çok düşkündür. İnsanların yiyip bitiremediği bütün yemeği o yer. Kızdığı zaman tabakları kırar ve yemeği de döküp evi uzun süre için terk eder. Biçura, çok pis bir yaratık olarak da bilinir, temiz yerlerden nefret eder. Bu yüzden ondan kurtulmak için ilk şart evi temiz tutmaktır. Aniden bağırır, güler, oynar, şaka yapar, uyuyan insanı yatağından alıp başka yere taşır. Çoğu zaman evdeki eşyaların yerini de değiştirir veya gizler. En sevdiği eşyalar, anahtar, iğne, bıçak, makastır. Geceleyin kilitlenen kapıları açar veya tersine açık kapıyı kilitler. Bazen yangın çıkarır. Uzun süre ocak yapılmayan evleri severmiş. Bu yüzden Tatar Türkleri, yeni ev yapar yapmaz her şeyden önce ocağını yaparlar.

Arank - Türk ve Tatar mitolojisinde Su Cini. Arang (Arañ) veya Anank olarak da söylenir. “Aranklar” şeklinde çoğul olarak anılırlar. Sayıları çok fazladır. Suyun içinde olduğu kadar su dışında da yaşarlar ve her taraf onlarla doludur. Suların akışına hükmederler; sular onların müdahalesiyle hızlı veya yavaş akar. İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar. İnsanları korurlar. Bazı kutlu kişiler onları egemenlikleri altına alabilirler. Çölde susuz kalıp ölme noktasına gelen kişilere yardım ederler. “Eren” sözcüğü ile bağlantılı görünmektedir. Türk halk kültüründe çölde susuz yolculuk yapan veya suya ihtiyaç duymadan çölde yaşayan evliya kıssaları anlatılır. Suların akışına hükmederler. Yaran adı verilen bir türlerinin bulunduğu da söylenir veya bu kelime bazen eşanlamlı olarak da kullanılır.

Su Ana - Türk, Tatar ve Altay mitolojilerinde Su Tanrıçası. Değişik Türk dillerinde Suv Ana olarak da bilinir. Moğollar Usan (Uhan) Ece olarak adlandırırlar.

Su Ata - Türk, Tatar ve Altay mitolojisinde Su Tanrısı. Değişik Türk dillerinde Suv Ata olarak da bilinir. Moğollar Usan (Uhan) Etseg olarak adlandırırlar.

Yaztırnak, Türk ve Altay halk inancında pençeli canavar. Castırnak veya Yazkıynak (Caskıynak) ya da Yazkırnak (Caskırnak) da denir. “Demirtırnak” veya “Demirkıynak” olarak da bilinir. Dağlık alanlarda veya ormanlarda yaşar. Vücudu kıllıdır. Bazen normal insan görünümüne girer. Derisi koyu konur (kahverengi) olarak ifade edilir. Çelik gibi tırnakları vardır. Açtığında kartalın pençelerine benzer. Anadolu da Pençe sözcüğü içi Kıynak, Cıynak, Çıynak gibi tabirler kullanılır. Kimi Yaztırnaklarda bu tırnaklar bakırdandır. Ayaktırnakları ise keçi tırnağına benzer. Aileleriyle birlikte yaşarlar, birisi ailesine zarar verirse ömrü boyunca intikam alır. Bazen de demir burunlu Yaztumşuk olarak ilave özellikler eklenir. Kadın kılığında olduğunda çok güzeldir fakat burnunu saklar. Demir kollu, demir gövdeli olduğu da söylenir. Karakırnak adıyla bilinen versiyonlarıda vardır. Bu varlık insana suyun içindeyken zarar verir. Suda oynarken boğulmasından korkulan çocuklar böyle korkutulur. İnsanların delirmelerine neden olur. Bazen Castırnak, Caskıynak ve Caskırnak birbirinin kardeşi olan üç farklı varlık olarak anlatılır.

<span class="mw-page-title-main">Ev iyesi</span> inanç

Ev İyesi – Türk halk kültüründe evin koruyucu ruhu. Üy İyesi / Eğesi / Ezi / Issı / İççisi olarak da tanınır. Moğollar Ger (Ker) Ezen derler.

Kulbastı – Türk, Altay ve Kafkas mitolojilerinde kötü bir varlık ve onun neden olduğu ızdırap verici, korkunç görüntü, halüsinasyon.

Kempir – Türk ve Altay mitolojisinde ve masallarda adı geçen dev. Azman, çok büyük yaratık. Mastan Kempir adlı bir dev insanın topuklarından kanını emer ve yer altına götürüp tutsak eder sonra da acıkınca yer. Bazen ağzından alevler saçar. Zulman Kempir adlı dişi bir dev de sık sık masallarda anılır. Yalmavuz Kempir ise dev kavramının farklı bir adıdır. Kazaklarda yaşlı çirkin bir kocakarı şeklindedir. Türkmence Kempir sözcüğü de yine yaşlı kadın demektir. Kazaklar Gökkuşağına Kempirkoşak adı verirler. Kambar Han ile de bağlantılı olma ihtimali vardır. Gökkuşağına bazen Kempirkuşak bazen de Kambarkuşak adı verilir.

Meçkey ; Türk, Anadolu ve Altay halk inanışında, batı dillerindeki karşılığı ile birebir örtüşen bir anlamla vampir demektir. Meçik de denir. Türk halk kültüründe ve halk inancında kendine özgü bir vampir türüdür. Bazı yönleri bütünüyle Türk kültürüne özgü olsa da Batı toplumlarının inanışlarına çok benzeyen bazı özellikleri de mevcuttur. Örneğin tıpkı Nosferatu'da olduğu gibi, "tağun" hastalığı taşıdığına inanılır. İnsanların kanını emer, içlerinde büyür. Ölüm saçan kambur bir yaşlı kadın şeklinde düşünülür. Sözcük, biçmek (kesmek) fiili ile alakalıdır. Meç Moğolcada maymun, Mes ise silah demektir. Türklerde masal ve söylencelerde maymuna benzer varlıklara sıklıkla rastlanır.