İçeriğe atla

Pidasa

Pidasa
Pedasa - Πήδασα (Yunanca)
Diğer adıPedason
KonumTürkiye Yatağan, Muğla
TürYerleşim
Tarihçe
KuruluşM.Ö. geç 2. bin yıl
Kültür(ler)Arkaik
Sit ayrıntıları
Buluntu(lar)Akropol, nekropol, sur kalıntıları [1]
DurumHarabe

Pidasa (Antik Yunanca: Πήδασα), Muğla'nın Bodrum ilçesinde bulunan Roma dönemine ait antik yerleşimdir.

Leleg şehirlerinden günümüze en iyi korunarak kalan Pedasa'dır. Bugün buraya Gökçeler adı verilmektedir. Çevre halkı Pedasa'dan Gökçeler Kalesi diye söz eder. Konacık mahallesinden bir yol ve yönlendirme levhaları sayesinde antik kent rahatlıkla ulaşılbilir. Çevrede görülen kümbetleri andıran, kuru duvar tekniğiyle yapılmış, kubbeli mezarlar Pedasa'ya yaklaşıldığını anlatır. Bu mezarlar 1919-1921 yıllarında İtalyan hafirler tarafından açılmıştır. Buluntular Geometrik Devre tarihlendirilmiştir. Mezarların küçük bir girişi vardır. Kubbeli tek bir odadan ibarettir. Yerel taşlar kullanılarak bindirme tekniğiyle yapılmıştır.

Gökçeler günümüzde bazı çobanların büyükbaş hayvanlarını otlattıkları bir yerdir. Lelegler'in Pedasa'sından iç kale dışında hemen hiçbir şey kalmamıştır. Ancak, yüzeyde yapı kalıntılarının izleri görülmektedir. İç kale günümüze oldukça iyi bir durumda gelmiştir. Özellikle doğu bölümü çok sağlamdır. Dar kale kapıları kule ile takviye edilmiştir. Kale yapımında kuru duvar tekniği kullanılmıştır. İç kale yüksek bir kaya üzerine oturtulmuştur. Doğudaki kulelerden çevreye bakıldığında yer yer sur duvarları izlenebilmektedir. Şehrin güneybatısında, sur duvarlarının dışında, vadide sözü edilen Athena tapınağından günümüze birkaç taş dizisinden başka bir şey kalmamıştır. Herodotos bir kaynakta kent ile ilgili yazısında Pedasesliler Halikarnassos’un ötesinde kıyıdan içeride oturuyorlardı Herodotos Pedasa'nın lokalizasyonu için en önemli bilgiyi burada ifade etmektedir. Halikarnassos üzerindeki tek kent Pedasa'dır. Bu görüş 2008 yılında Tapınak terasında bulunan bir yazıtla kesinlik kazanmıştır.[2]

Kazı ve Araştırmalar

2007 yılında henüz Bakanlar Kurulu kararı ile kazıların başlanmasından önce alanda yapılan yüzey araştırmaları sırasında makro vejetasyon altında gizlenmiş alanda kaçak kazılarla tahrip edilmiş, kuzey-güney aksında görülen derin bir kaçak kazı çukuru kesitinde saptanan kült adağı terrakotta mask ve heykelcikler o zaman tapınağın yeri konusunda önemli bir veri olarak değerlendirilmişti.[3] Kutsal Alan MÖ 6. yüzyıldaki Pedasis topraklarının mutlak yönetim merkezi olan Gökçeler Kalesi'nin batısında akropolis'e 250 m uzaklıkta, kentin batı girişindeki yolun düzlüğe ulaştığı noktada kuzeye doğru yükselen tepenin alt yamacında yer alır. Tapınağın önünden geçen yol iç kısımlara doğru Pedasa'nın MÖ 6./5. yüzyıllardaki yönetim merkezi olan akropol ve mezarlık alanlarına ve aşağı doğal limanlara yönelen yol aksının kesişme noktasındadır. Kutsal Alan önünden geçerek denize yönelen batı yolu aynı zamanda yerleşimin Bitez ve Gümbet doğal limanları ile Alos K'arnos (Halikarnassos)'a bağlanan yol ağı üzerindeydi. Kutsal Alan'ın aşağı kent düzlüğüne ulaşımı 50 m uzunluğundaki bölümünü açığa çıkardığımız tören yolu ile sağlanmaktadır. Dokuz metre genişliğindeki taş döşeli bu özel yolun alt bölümü Maussollos'un Leleg yerleşmelerini Halikarnassos ile birleştirdiği zamanda inşa edilmiş Karakol Binası ile sınırlanmıştır. Tören yolunun ulaştığı en yüksek noktada konumlanan ante'li Dor tapınağı ve onun güney yanındaki açık hava tapınım alanını güneyden sınırlayan büyük teras Athena Kutsal Alanı'ndan günümüze ulaşan ana kalıntılardır. MS 12.- MS 13. yüzyıllarda alanının yerleşim yeri olarak kullanıldığı Doğu Roma Dönemi'nde tören yolu ve Kutsal Alan yapılarının tamamı, kendi özgün malzemesi ile kullanılarak büyük ölçüde tahrip edilmiştir.[3] Kente ulaşan ziyaretçileri karşılayan yarımadanın Leleg döneminden bilinen en eski ve ilk tapınağına sahip olan Kutsal alan, çok sayıda yazıt yanında anıtlar ve yapılara ait mimari parçaların en yoğun görüldüğü yerdir. Bu ayrıcalıklı durum Kutsal Alan'ın eski bir Anadolu bitig Edebiyat Fakültesi Dergisi 2021/1200 geleneğini devam ettiren Pedases halkının toplanma yeri(agorası) olarak kullanılmasından başka türlü açıklanamaz. Doğrudan erken evrelerin yürüme tabanı üzerine oturan geç dönem yapılarının tamamına yakın bölümü korunarak gerçekleştirilen temizlik ve araştırma sondajları ile Kutsal Alan'da yerleşik in-situ kalıntıların tasar, yapım evresi ve yüklendikleri işlevler ile ilgili aşağıda genel hatları ile özetlenen bazı önemli sonuçlara ulaşılabilmiştir.[3]

Kutsal Alanlar

19. yüzyılın sonlarına doğru Tapınak Terası'nın altındaki Karakol Binası olarak tanımladığımız yapının yanında bulunan, olasılıkla MÖ geç 5. yüzyıla ait, Athena Pedasis'e adanmış olan heykel kaidesi üzerindeki yazıt, Athena Tapınağı'nın varlığı ve kentin lokalizasyonu hakkında ilk önemli belge olarak yerini almıştır (Paton ve Myres 1896,193-194).[3]

Athena Kutsal Alanı Mimarisi

Tapınağın cephesi batıya denize doğru değil Arkaik Pedasa'nın mutlak yönetim merkezi akropolis'e yönlendirilmiştir. Topoğrafyanın eğimli profili doğuya doğru yol, güneye doğru ise teras duvarları ile çözülmüştür. Kutsal yolun ulaştığı tapınağın önündeki açık hava kutsal alanı, gerçekleştirilen kült etkinliklerinin her dönemdeki odağı olmuştur. Burada MÖ 4. yüzyıldan başlayıp MS 1. yüzyıla kadar onarımlarla kullanılan taban plakalarının altında kazılarla gün yüzüne çıkarılan bir duvar temeli, Kutsal Alan'ın MÖ 7./6. yüzyıl tarihli ilk kullanım evresine ilişkin en eski mimari kalıntılarından biri olarak değerlendirilmektedir. Tapınak güney cella duvarının 6 m önünde ve ona paralel olarak doğuya doğru 7 m uzunluğunda devam eden, anakaya özelliğinde kırmızı renkli sert bir zemine oturtulmuş plaka taşlardan yapılma bu duvarın doğu uçta sadece bir tek taş dizgesiyle izlenmesi, önde tahrip olduğunu göstermektedir. İkinci evrede inşa edilen ante'li tapınağın güney duvarının tapınağın diğer duvarlarından neredeyse iki kat daha fazla kalınlaştırılması yanında teknik ve işçilik farklılıkları 2. evrede inşa edilen ante tapınağı güney duvarının ilk evre tapınağı kuzey duvarının değiştirilerek kullanıldığı görüşünü güçlendirmektedir. Buna göre tapınağın ölçülerinin kısa kenarlarda yaklaşık 6 m, uzun kenarlarda 11 m olarak tahmin etmek mümkündür.[3] Erken tapınağın yaklaşık 6 m güneyindeki teras duvarı hem ilk hem de 2. evre ante'li tapınağı için onarılarak ortak kullanılmıştır. Yapının oturduğu arazinin eğimi nedeniyle oluşturulan teras duvarına ait kalıntılar yapı duvarının 9 m kadar güneyinde saptanmıştır. Bu alanda gerçekleştirilen Orta Teras sondaj çalışmalarında ele geçen malzeme 2.50 m yüksekliğinde korunmuş Orta Teras duvarının MÖ 6. yüzyılın ilk yarısında inşa edildiği ve bu bölümde yaklaşık 7 m genişliğinde bir yürüme düzlüğü oluşturulduğunu ortaya koymuştur. Arkaik evre tapınağının oturduğu tepe alt yamacının kuzeye doğru genişletilerek buraya bir ante tapınağının inşa edilmesi ikinci yapılanma evresinde Kutsal Alan'da büyük bir değişime gidildiğini göstermektedir. İkinci evrede tapınak ve Kutsal Alan için büyük bir teras inşa edilmiştir. Tapınağın yaklaşık 25 m uzağında bitig Edebiyat Fakültesi Dergisi 2021/1 Pedasa Kazı ve Araştırmaları inşa edilen ve doğudan batıya uzanarak karakol binasına yakın yerde sonlanan yaklaşık 60 m uzunluğundaki bölümü ile neredeyse ilk yapım evresindeki konstrüksiyonunu koruyan Kutsal Alan Alt Terası, Pedasa'dan günümüze ulaşan en etkili kalıntılardan biridir. İçten 6.60 x 6.95 m ölçülerinde naos ve 4.55 x 6.65 m ölçülerindeki pronaos'tan oluşan tapınak, boşlukları sıkıştırılmış toprak ile düzeltilmiş anakaya tabanı üzerine oturtulmuştur. Cephe ve yanlarda serbest inşa edilen tapınağın kuzey uzun duvarı teras duvarı ile bütünleştirilmiştir. Tabanı sonraki evre müdahaleleriyle yer yer değişikliğe uğrasa da çok köşeli kesilmiş düzgün kireçtaşı plakalardan oluşan tapınağa en az iki basamakla ulaşılmaktadır. Pronaos'u sınırlayan kapı ve naos duvarlarının altında Leleg yapılarında sıkça kullanılan geniş tutulmuş alçak seki düzenlemesinin yanında Tapınak güney yan duvarının boydan boya diğer duvarlardan kalın inşa edilmiş olması da ilgi çekicidir.[3] Bu duvar içinde biri tahrip edilmiş içten boyutları 2.30 x 0.80 m ve 0.50 yüksekliğinde o aynı ölçülerde yan yana iki büyük niş ve doğu yan tarafta üç basamaklı stel altlığı inşa edilmiştir. Öndeki kült yerini kuzeyden sınırlayan tapınak güney duvarının önü farklı boyutlarda adak stelleri ile donatılmıştır ki bunlara ait bazı parçalar kazı sırasında ele geçmiştir. Tanrı yontusu ve değişik adakların konulması için inşa edilen nişli alanın önünde dıştan ölçüleri 1.00 x 1.20 m, derinliği 0.40 m olan bir eschara (kült ocağı) yer alır. Böylece tapınak güney dış duvarının önündeki 9.75 x 11.70 m ölçülerinde bir teras üzerine oturan alanın ritüeller için ayrıldığı anlaşılmaktadır. Eski tapınak alanın yeniden düzenlendiği bu yer ante'li tapınak, kutsal yol ve büyük teras duvarının inşa edildiği aynı süreçte son şekline kavuşmuştur.[3]

Açık hava kült alanı

Açık hava kült alanının düzenlemesi için aynı dönemde batı tarafı anakaya üzerine oturan ortak bir duvarla ayrılan belki de kült yemeklerinin yendiği andron ya da adakların saklandığı iki mekânla sınırlandırılmıştır. Kült etkinliği için inşa edilen mimari kalıntılar bunlarla sınırlı değildir. Doğu-batı doğrultusunda uzayan ilk yapım evresi duvar kalıntısının güney yakınındaki cephesi güneye dönük, doğu iç duvarları kaçak kazı ile tahrip edilmiş at nalı şeklindeki yapı ve onunla birleştirilmiş batıya doğru devam eden duvar uzantısı bunlar arasındadır. Bunlardan güneye cephe veren ve olasılıkla bir zamanlar basamaklara sahip ön kesiminin ilk ve ikinci evre tapınaklarının ortak kullanılan güney teras duvarı inşası tarafından tahrip edilen at nalı şeklindeki erken yapının orta teras ile ilişkili olabileceği de gözden uzak tutulmamaktadır.bitig Edebiyat Fakültesi Dergisi 2021/1202[3] Arkeolojik malzeme ışığında yapım evrelerinin inşa tarihi söz konusu edildiğinde, Kutsal Alan ilk yapım evresini temsil eden ilk evre tapınağı için kullanılabilecek başta kapı pervazını yanlardan taçlandıran Leleg plaster başlığı ve üst yapıya ait diğer İon kymation bezemeli dizgelerinin stili MÖ 6. yüzyılın ilk yarısını adres göstermektedir ki tarih olarak kendisinden sonra inşa edilen Alazeytin kalesi 30 no'lu yapı için W. Radt (1970) tarafından önerilen rekonstrüksiyonu ile koşutluk göstermektedir. MÖ 10. yüzyıldan Roma Dönemi içlerine dek etkin olduğu anlaşılan Kutsal Alan'ın tüm yarımada için taşıdığı önem, ele geçen yazıtlar, MÖ 2. yüzyıla tarihlenen Athena heykeli ve çok sayıda buluntu ile de desteklemektedir. Sondajlardan gelen malzeme ışığında MÖ 4. ortalarından hemen sonra köklü bir değişim geçiren Athena Kutsal Alanı, yapılanma süreçleri ve malzemesi ile başta Leleg Yarımadası olmak üzere henüz taşları tam olarak yerine oturtulamayan kutsal alan mimarlığının gelişim süreçlerinin takibi ve yorumlanması için önemli bir referans olmaktadır.[3]

Akropolis Pedasa Akropolisi'nde ikinci halka surun batı alt yamacında yerleşik kentin bilinen tek tapınağı olabilecek yapı ve çevresinde yapılan araştırmalarda yıllar içinde açılan kaçak kazı çukurlarının günümüzde daha da genişletildiği görülmüştür. Kaçak kazı çukuru çevresinde bulunan parçalar Geç Arkaik Döneme ait olduğu görülmüştür. Ancak bu tarihin tapınağın kullanım evresine ne denli yol gösterebileceği şimdilik kesin değildir. Yoğun taş yıkıntısı altında gizlenmiş tapınağın planı konusunda bugün için fazla bir yorum yapma olanağı olmadığı sanılmaktadır. Yapılan arkeolojik çalışmalarda çıkan veriler klasik bir tapınaktan çok bir kült yapısından söz etme durumu olduğunu açıklamaktadır. Yapının plan ve gerçek işlevi ise ancak kapsamlı kazılar sonucu anlaşılabilir.[4]

Kaynakça

  1. ^ "Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi". 1 Eylül 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  2. ^ "Pedasa Antik Kenti". Bodrum Pedasa Antik Kenti. Bodrum Belediyesi. 01 Eylül 2021. 12 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  3. ^ a b c d e f g h i DİLER, Adnan (2021). Pedasa Kazı ve Araştırmaları (PDF). bitig MSKÜ Edebiyat Fakültesi Dergisi. ss. 199,202. 5 Ekim 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 5 Ekim 2021. 
  4. ^ DİLER, Adnan (2002). Bodrum Yarımadası Leleg Yerleşimleri Mylasa/Damlıboğaz Yüzey Araştırması. kültür varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü. s. 145. ISBN 9751731054. 3 Eylül 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Eylül 2021. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Pergamon</span> Günümüzdeki İzmir, Bergama ilçe merkezinin yerinde kurulmuş, UNESCO dünya mirası listesinde yer alan antik kent. (Pergamon)

Pergamon, günümüzde İzmir iline bağlı Bergama ilçesinin merkezinin yerinde kurulu antik kentin adıdır. Pergamon, eski çağlarda Misya bölgesinin önemli merkezlerinden biriydi. MÖ 282-133 arasında da Pergamon Krallığı'nın başkentiydi. Pergamon adı, bir söylence kahramanı olan Pergamos'tan gelir. Pergamos'un, Teuthrania kralını öldürdükten sonra kenti ele geçirdiği ve kendi adını verdiği sanılır. Başka bir söylenceye göre de Teuthrania Kralı Grynos savaşta Pergamos'tan yardım istemiş, zaferden sonra iki kent kurdurarak birine onun onuruna Pergamon, ötekine de Gryneion adını vermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Efes</span> Anadoluda bir antik kent

Efes, Anadolu'nun batı kıyısında, bugünkü İzmir ilinin Selçuk ilçesinin üç kilometre güneybatısında yer alan antik bir Luvi şehriydi. Şehir Anadolu'da Yunan sömürgeciliğinin başlamasıyla birlikte İyonya ve daha sonra Roma dönemlerinde de önemini korumuştur. Kuruluşu Cilalı Taş Devri'ne yani MÖ 6000 yıllarına dayanır. MÖ 10. yüzyılda eski Arzava başkentinin yerine Attik ve İyonyalı Yunan kolonistleri tarafından inşa edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Arikanda</span> Finike ilçesi yakınlarındaki antik kent

Arikanda, Antalya il sınırları Finike ilçesi yakınlarındaki Likya antik kent.Elmalı - Finike kara yolunun tam yarısında bulunan Arifköyünün Aykırıçay mahallesine yakın bir ören yeridir. Tarihi Bakır Çağı'na kadar geri gitmektedir ve şehrin adı yerli Anadolu dillerinden olan Luvice'de “yüksek kayaların yakınındaki yer” anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Knidos</span> Muğlanın Datça ilçesinde bulunan, Karya dönemine ait antik yerleşim

Knidos, Muğla'nın Datça ilçesinde bulunan, Karya dönemine ait antik yerleşimdir.

<span class="mw-page-title-main">Fokaia</span>

Fokaia, İzmir'in Foça ilçesinin Antik Çağ'da ve Bizans Dönemi'ndeki adı. On iki İon kentinden biridir. Önceleri kentin kuruluşu MÖ 11. yüzyıl Aiol'ler tarafından gerçekleştiği, MÖ 9. yüzyılda ise kentin İon tarafına geçtiği düşünülüyordu. Fakat yapılan son araştırmalar kentin kuruluş tarihini MÖ 2000'e kadar geri götürüyor.

<span class="mw-page-title-main">Priene</span>

Priene, Aydın Söke'de Selçuk-Efes'e yaklaşık 100 km uzaklıkta kurulmuş bir İyon şehridir. Şehir Menderes nehrinin 10 km kuzeyindedir. Şehir kurulduğunda deniz kıyısındaydı. Menderesin alüvyonu nedeniyle şehir şimdi kilometrelerce kara içerisindedir.

<span class="mw-page-title-main">Hierapolis</span> Denizlide bir antik Roma kenti

Hierapolis, Pamukkale (Denizli) yakınlarında bulunan ve Frigler döneminde ana tanrıça Kibele kültünün merkezlerinden biri olarak faaliyet göstermiş bir antik kenttir. Antik coğrafyacı Strabon ile Ptolemaios verdikleri bilgilerde, Karia bölgesine sınır olan Laodikeia ve Tripolis kentlerine yakınlığı ile Hierapolisin bir Frigya kenti olduğunu ileri sürülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Aigai</span>

Aigai, Manisa ilinin Yunusemre ilçesinde Köseler Köyü'nün 2 km güneyindeki Yunt Dağlarının tepelerinden birisi olan Gün Dağı'nın zirvesinde kurulmuş olan, kısmen ayaktaki harabelerden ibaret bir antik kenttir. Nemrut Kale adıyla da bilinir. Tüm Aiolis bölgesinin en sağlam kalmış kentidir. Denizden 365 metre yüksekliktedir ve çevresi, yüksekliği 1500 metreyi bulan surlarla çevrilidir.

<span class="mw-page-title-main">Partenon</span>

Partenon, Athena'nın tapınağıdır, MÖ 5. yüzyılda Atina Akropolisi'nde inşa edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Sardis</span> Türkiyede bir antik kent

Sardis, Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Sart kasabası yakınlarında bulunan ve Lidya (Lydia) devletine başkentlik yapmış antik kent. MÖ 1300'de kurulup MS 1200'de yıkılmıştır. Salihli merkezine 9 km, İzmir'e 82 km uzaklıkta olup, İzmir-Ankara karayolunun iki yanına yayılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Smirni</span> İzmirde bulunan antik şehir

Smirni, İzmir sınırları içinde iki farklı konumda yer alan tarihî kentler. Körfezin kuzeydoğusunda yer alan ve yüzölçümü yaklaşık yüz dönüm olan bir adacık üzerinde kurulmuştu.

<span class="mw-page-title-main">Kudüs Tapınağı</span>

Kudüs Tapınağı ya da Kutsal Tapınak, Kudüs'ün Eski Şehrindeki Moria Tepesi'nde bulunan ve Yahudilerce kutsal sayılan tapınak. Birinci Tapınak, Kral Süleyman tarafından M.Ö. 960 dolaylarında kurulmuş ve II. Nebukadnezar yönetimindeki Babilliler tarafından Kudüs Kuşatması sonrası M.Ö. 587'de yıkılmıştır. İkinci Tapınak ise, M.Ö. 520 dolaylarında açılmış ve Titus tarafından yönetilen Romalılar tarafından 70'te yıkılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Assos</span> Ayvacıkda bir antik kent

Assos, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinin yaklaşık 17 km güneyindeki Behramkale Köyü'nde yer alan bir antik kent.

<span class="mw-page-title-main">Antandros</span> Balıkesirin, Edremit ilçesine bağlı Altınoluk beldesi yakınlarındaki mozaikleriyle ünlü antik şehir.

Antandros Balıkesirin, Edremit ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi'ne 2 km. uzaklıkta yer alan önemli bir Troas kentidir. Altınoluk beldesi yakınlarındaki mozaikleriyle ünlü antik şehir. Kaletaşı tepesinin batı yamaçlarından yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Hattuşa</span> Hititlerin Geç Tunç Çağı dönemindeki başkenti

Hattuşa ya da Hattuşaş, Hititler'in Geç Tunç Çağı dönemindeki başkentidir. Çorum il merkezinin 82 km güneybatısındaki Boğazkale ilçesinde bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Labranda</span>

Labranda - Labraunda - Lambraunda - Labraynda,, Muğla'nın Milas ilçesinde bulunan, Karya dönemine ait antik yerleşimdir.

<span class="mw-page-title-main">Augustus Tapınağı</span> Ankarada tarihi bir tapınak

Augustus Tapınağı; Ankara'nın Altındağ ilçesinde, Hacı Bayram Camii'nin hemen bitişiğinde bulunan, tahminen MÖ 25-20 yılları arasında inşa edilmiş bir tapınaktır.

<span class="mw-page-title-main">Didyma</span>

Didyma, İyonya sahili üzerinde yer alan bir Antik Yunan kutsal alanıdır. Bu yer Apollo tapınağını içermektedir. Delphi'nin yanında Didyma, Helen dünyasının en ünlü kehanet merkezidir. İlk olarak Homeros'un Apollo'ya ilahisinde bahsedilmiştir. Kuruluşu okuma-yazma öncesi, hatta Ionia'nın Helen kolonizasyonundan da öncedir.

<span class="mw-page-title-main">Madnasa</span>

Madnasa, Muğla ili Bodrum ilçesi Türkbükü koyu, Aşağı göl tepesinde Leleg yerleşimi olarak kurulmuş antik kent'tir.

<span class="mw-page-title-main">Herakleia Antik Kenti</span> Karya bölgesinde yer alan antik kent

Herakleia Antik Kenti veya Latmos Herakleia, Muğla ili Milas ilçesine 39 km uzaklıkta Kapıkırı Köyü sınırları içinde kurulmuş Antik İyonya bölgesi kent yerleşimlerinden biridir.