İçeriğe atla

Philippe Pinel

Philippe Pinel
Philippe Pinel'in portresi, Anna Mérimée
Doğum20 Nisan 1745(1745-04-20)
Jonquières, Fransa
Ölüm25 Ekim 1826 (81 yaşında)
Paris, Fransa
Kariyeri
DalıPsikiyatri

Philippe Pinel (1745-1826) Fransız hekimdir. Akıl hastalalıklarının tedavisine hapis metodu yerine, bilimsel ve insancıl yöntemler ile yaklaşım göstererek çağdaş psikiyatrinin öncüsü konumuna gelmiştir. 1793'te La Bicetre Hastanesi ve on bin hasta kapasitesi ile o dönemlerde dünyanın en büyük ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesi olan La Salpetriere'de çalışırken hastalarına ahlaki tedavi (moral treatment) yaklaşımını uygulamıştır. 1806 yılında yayımlanan A Treatise on Insanity (Delilik Üzerine Bilimsel Bir İnceleme) eseri, Fransız ve Anglo-Amerikan tıbbında büyük bir etki yaratarak psikiyatri alanında klasik eserlerden biri haline gelmiştir.

Yaşamı

Pinel, anne ve baba tarafından pek çok doktor ve cerrah yetiştirmiş bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Erken gençlik yıllarında ilgisini edebiyata ve felsefeye yöneltti. On beş yaşındayken, büyük bir sevgiyle bağlı olduğu annesi hayatını kaybedince, din adamı olmaya karar vererek bir manastıra girmiştir. 1767 yılında Toulouse Üniversitesi'nde tanrıbilim okumaya başladı. Ancak, iki yıl sonra kararını değiştirerek aynı üniversitenin tıp fakültesine yazılarak 1773'te buradan doktora derecesini almıştır.[1] Dört yıl civarında Montpellier’de muhtelif hastanelerde çalışarak deneyim edinmesinin ardından 1778'de Paris’e yerleşmiştir. Fakat Paris Tıp Fakültesi'nden mezun olmadığı için, kendisine bu kentte hekimlik yapma hakkı tanınmamıştır.[1] Özel matematik dersleri vererek geçimini sağladığı bu yıllarda John Locke ve Condillac‘ın duyumcu öğretilerinin etkisinde kalan Pinel,[2] 1783'te, deliren bir arkadaşının ormanda kurtlar tarafından parçalanması üzerine akıl hastalıklarıyla ilgilenmeye başlamış ve ertesi yıl Gazette de Santer'in (Sağlık Gazetesi) editörlüğünü üstlenmiştir.[1]

Klinik Yaklaşımı

Psikiyatride ahlaki tedavi (moral treatment) yaklaşımını benimsemiştir. Ahlaki tedavi, akıl hastalarının nazik yöntemlerle tedavi edilmesini teşvik etmektedir. Dönemin yaygın anlayışının aksine, akıl hastalarının hayvani düzeyde ve tüm entelektüel kapasitelerini yitirmiş bireyler olmadıkları temeline dayanmaktadır. Orta Çağ’daki yaklaşımın tersine ahlaki tedavi, akıl hastalarının insani, anlayışlı ve değerli bir yaklaşımı hak eden, şanssız ve acı çeken insanlar olarak görmüştü.[3] Ahlaki tedavi yaklaşımı, temel olarak akıl hastalarının onlar için ayrılmış kurumlarda, genel toplumdan izole bir ortamda tutulmalarını gerekli görüyordu. Böylece hastalar bir taraftan hekimleri ve bakıcıları ile daha yakın ilişki içinde bulunabiliyorlar, diğer taraftan dış dünyada onları rahatsız eden faktörlerden de uzaklaşmış oluyorlardı.[4] Akıl hastanelerinde tedavi sırasında hasta ile hekimin yakın bir etkileşim içinde olması gerektiğini, egzersiz, hijyen ve uğraş tedavisinin faydalı olduğunu savunmuştur.[5] Hastaları ile her gün uzun konuşmalar yapması ve hastanın öz geçmişindeki stres faktörlerini ve olumsuz yaşantıları araştırması ve hastalarını saygı ile dinleyip notlar alması, onu psikiyatri tarihine ilk psikoterapist olarak tanıtmıştır.[6] Önerdiği ahlaki tedavi; canlandırma, rol yapma gibi yaratıcı yöntemler de içermiştir. Sözgelimi; giyotin ile idam edileceğine dair delüsyonları olan bir hastasını önce uğraş terapisi ile tedavi etmeye çalışmış, ancak bir süre sonra semptomların tekrarlaması nedeni ile canlandırma, rol yapma yöntemini denemiştir. Kuşkusuz yaşadığı döneme göre yeni olan bu tedavi denemesinde, kendisi ile beraber çalışan üç hekime, mahkeme yargıcı kostümü giydirmiş ve hastanın sanık olarak konumlandığı bir mahkeme canlandırmıştır. Pinel, bu sözde yargılama ile beraat ettirilen hastanın semptomlarının hızla yok olduğunu savunmuştur. Her ne kadar hastanın şikâyetleri bir süre sonra tekrarlamış olsa da başarıları, İngiltere, İspanya ve Almanya’da yankı yaratmış ve kopyalanmaya başlanmıştır.[7]

19. yüzyılda akıl hastalarına yönelik paradigmada en köklü değişimi yapan hekim olarak tanınmaktadır.[4] İlk önce, delilik ile şeytan arasında bir bağlantı olduğunu reddetmiş ve akıl hastalıklarının patogenezinin işlenen günahlar ya da doğaüstü varlıklar sebebiyle olmadığını öne sürmüştür. Ona göre akıl hastalıkları; psikolojik, sosyal ya da kalıtsal nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. Zamanla modernleşen ve geleneksel değerlerden uzaklaşan toplum yaşantılarının akıl hastalıklarının sıklığının artmasına neden olduğu görüşü, Pinel'in yanı sıra 19. yüzyılda etkin olmuş pek çok psikiyatrist tarafından kabul görmüştür.[4] Bu dönemde akıl hastalıkları ile ilgili yapılmış olan en önemli değişiklik, “hastaları zincirlerinden kurtarmak”tır. Her ne kadar Pinel, psikiyatri tarihinde “akıl hastalarını zincirlerinden kurtaran hekim” olarak yer alsa da benzer yaklaşımların Avrupa'da başka psikiyatristler tarafından da sergilendiği bilinmektedir. Pinel, Fransa'nın ünlü akıl hastanesi Bicetre'de akıl hastalarını özgürleştirirken, İtalya'da Vincenzo Chiarugi (1759- 1820) Bonifazio akıl hastanesinde, İngiliz doktor Willis ise özel Belhomme akıl hastanesinde benzer uygulamaları hayata geçirmekteydi.[8]

Pinel deliliklerin arasında melankoli, mania, bunama ve salaklığı saymaktadır; bunlara hastalık hastalığını, uyurgezerliği ve su korkusunu eklemektedir.[9] Ona göre, budalalık ile bunaklık arasındaki fark sonuçta hareketsizlik ile hareket arasındaki farktır. Budalalarda "idrakın ve manevi duyumların bütün işlevlerinin" bir felci, bir uyku hali vardır; zihni donmuş kalmıştır. Bunaklıkta ise bunun tersine, zihnin esas işlemleri düşünmekte, ama boşuna düşünmektedir ve bunun sonucu olarak aşırı bir konuşkanlığa sahip olmaktadır. Berraklık zihnin ne tutarlılığı ne de sabitliği olan saf bir hareketi zamanın bellek içinde korumayı başaramadığı sürekli bir kaçışı gibidir: "fikirlerin ve tekil eylemlerin, hafif veya düzensiz heyecanların kesintisiz ve hızlı veya daha doğrusu alternatif silsilesi, bununla birlikte önceki durumların unutulması."[10][11] Organik beyin sendromlarının tedavi edilmesinin güç belki de imkânsız olduğunu, ancak melankoli ve mani gibi durumların tedavisinin mümkün olduğunu öne sürmüştür.[7]

Kaynakça

  1. ^ a b c YILDIRIM, Ömer (10 Kasım 2019). "Philippe Pinel Kimdir? » Felsefe hakkında her şey..." Felsefe hakkında her şey... 29 Mayıs 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Mayıs 2024. 
  2. ^ "Philippe Pinel | Mental Illness, Asylum Reform & Psychiatry | Britannica". www.britannica.com (İngilizce). 16 Nisan 2024. 25 Ağustos 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Mayıs 2024. 
  3. ^ Miller D, Blanc E. Concepts of “ moral treatment ” for the mentally III: implications for social work with posthospital mental patients. Social Service Review 2016;41(1):66-74
  4. ^ a b c Horwitz AV, Grob GN. The checkered history of American psychiatric epidemiology. Milbank Q 2011;89(4):628-57
  5. ^ Pinel P. A Treatise on Insanity: In Which Are Contained the Principles of a New and More Practical Nosology of Maniacal Disorders Than Has Yet Been Offered to the Public. 1st ed. Sheffield, England: W. Todd; 1806. p.288.
  6. ^ Braceland FJ. Kraeplin, his system and His influence. Am J Psychiatry 1957;113(10):871-6
  7. ^ a b Porter R. The Greatest Benefit to Mankind. 1st ed. In: Porter R, ed. New York: W. W. Norton & Company; 1997. p.493-514.
  8. ^ Grange KM. Pinel or chiarugi? Med Hist 1963;7(4):371-80
  9. ^ Pinel, Nosographie, Paris, 1789.
  10. ^ Pinel, Nosologie., 1818 yay., c.111, s.130
  11. ^ Foucault, Michel. Deliliğin Tarihi. 4. baskı, İmge Kitabevi, s. 387.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kardiyoloji</span> Kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarını inceleyen bilim dalı

Kardiyoloji, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarını inceleyen bilim dalıdır. Bu alan, konjenital kalp kusurları, koroner arter hastalığı, kalp yetmezliği, kalp kapak hastalığı ve elektrofizyoloji'nin tıbbi teşhis ve tedavisini içerir. Tıbbın bu alanında uzmanlaşmış doktorlara dahiliye'nin bir uzmanlık alanı olan kardiyolog denir.

Psikiyatri ya da ruh hekimliği, ruhsal durumların teşhisi, korunması ve tedavisine adanmış tıbbi uzmanlık alanıdır. Bunlar ruh hali, davranış, bilişsellik ve algılarla ilgili çeşitli konuları içerir.

<span class="mw-page-title-main">Aile hekimliği</span> tıbbi uzmanlık dalı

Aile hekimliği, bir tıp disiplinidir. Diğer tıp branşları gibi kendine özgü bir eğitimi, uygulaması ve araştırma konuları bulunan, dahili tıp bilimleri içinde değerlendirilebilinen klinik bir branştır. Çocuk, genç ve yaşlı tüm bireylere hem koruyucu hem de tedavi edici sağlık hizmetleri sunan bir tıp uzmanlık dalıdır.

Nevroz ya da sinir hastalığı, sürekli sıkıntı içeren fakat sanrı ya da varsanı içermeyen işlevsel akıl hastalıklarına verilen addır. Terim 1980'den itibaren Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı'ndan çıkarılarak Amerika Birleşik Devletleri'ndeki uzman ruh hekimliği topluluğu tarafından artık kullanılmamaktadır. Hâlen ICD-10 Chapter V F40–48'de kullanılmaktadır.

Delilik veya çılgınlık, ortak değerlere ve davranma şekillerine sahip olan bir toplumun normlarına riayet etmeyen sapkın bireyi tanımlayan damgalıyıcı bir kategoridir. Bu nedenle, delilik, tıbbî anlamdan çok bir toplumsal kimlik olduğu düşünülür. Delilik, tarih boyunca toplumsal kontrol mekanizmasının alanına girmiştir. Deliliğe yönelik yaygın müdahale biçimi, onun kontrol altına alınması gerektiği zemininin teşkil ettiği inanç üzerine kuruludur. İktidar kurumları, Orta Çağ'dan 19. yüzyıla kadar hiç ayrım yapılmadan cüzzamlılar, sakatlar, çalışamayan veya çalışmak istemeyen kimseler, eşcinseller ve akıl hastaları, toplumsal düzeni bozdukları için sıklıkla şehirlerden uzak adalara gönderilmişlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Alois Alzheimer</span> Alman kökenli psikiyatr ve nöropatolog. Alzheimer hastalığının keşfeden kişi.

Alois Alzheimer, Alman psikiyatr ve nöropatologdur.

<span class="mw-page-title-main">Elektrokonvülsif terapi</span> nöbetlerin elektriksel olarak zihinsel bozukluklardan kurtulmak için uyarıldığı psikiyatrik tedavi.

Elektrokonvülsif terapi (EKT) veya elektroşok tedavisi akıl hastalıklarının tedavisinde uygulanabilen, beyinden elektrik akımı geçirilerek suni epilepsi nöbeti ortaya çıkarılmasına dayanan bir psikiyatri tedavi yöntemidir. Bu tedavide hastanın kafasına genellikle 70 ile 120 volt arasında değişen bir gerilimle 100 milisaniye ile 6 saniye arasında değişen bir sürede yaklaşık 800 miliamper şiddetinde elektrik verilir. Uygulama, hastanın iki şakağından veya kafasının arkasından ve bir taraftaki şakağından yapılabilir. Araştırmalar bileteral EKT'nin tedavide daha etkili olduğunu ancak hafıza kaybı yan etkisi riskinin unileterale göre daha yüksek olduğunu göstermektedir. Tedavi genellikle haftada iki veya üç kez uygulanır ve hastanın semptomları geçene kadar devam edilir. Tedavinin ardından hastalar genellikle ilaçla tedaviye devam ederler ve zaman zaman tekrar EKT alabilirler.

<span class="mw-page-title-main">Hastane</span> sağlık kurumu

Hastane ya da sayrılarevi, hasta ve yaralılara acil sağlık hizmetlerini ayakta veya yatarak veren tıp merkezi ve sağlık kurumu. Devlet hastaneleri, özel sağlık kuruluşları, vakıf hastaneleri ve üniversite hastaneleri gibi çok çeşitli sağlık kuruluşu işletme türleri vardır. Uzman sağlık bilimi ve yardımcı sağlık personeli ve tıbbi ekipman ile hasta tedavisi sağlar.

<span class="mw-page-title-main">Ruhsal bozukluk</span> rahatsız edici düşünce ya da davranış modeli

Ruhsal bozukluk, akıl hastalığı ya da mental bozukluk, sıkıntı, bilişsel işlevlerin bozulması, atipik davranış ve/veya maladaptif davranış ile tanımlanan akıl sağlığı durumlarından birini ifade eder. Mental bozuklukların tanım, değerlendirme ve sınıflandırmaları farklılık gösterebilir; bununla birlikte, Hastalıkların ve Sağlıkla İlgili Sorunların Uluslararası İstatistiksel Sınıflaması (ICD) ve Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Elkitabında yer alan kriterler konunun uzmanları tarafından yaygın biçimde kabul görmektedir. Bu çerçevede tanı kategorileri duygudurum veya duygulanım bozuklukları, yaygın gelişimsel bozukluklar, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, duygusal ve davranışsal bozukluklar, obsesif kompulsif bozukluk, psikopatik bozukluklar, kaygı bozuklukları, psikotik bozukluklar, sanrısal bozukluk, yeme bozuklukları ve kişilik bozukluklarını içerebilir.

Psikiyatr veya psikiyatrist, ruh sağlığını inceleyip ruh hastalıklarını tedavi etmeye çalışan uzman hekimdir. Psikiyatri alanında en az 4 yıllık uzmanlık eğitimine sahip kişidir.

<span class="mw-page-title-main">Asklepion</span> Antik Çağda sağlık tanrısı Askleipiosa adanmış ve bir çeşit hastane sayılabiliecek yer

Asklepion, Antik Yunanistan'da tıp tanrısı Asklepios adına kutsanmış şifa tapınağıydı. Bu tapınaklar, hastaların ister tedavi ister bir çeşit şifa olsun, ister ruhsal ister fiziksel olsun, ziyaret edeceği bir yerdi.

<span class="mw-page-title-main">Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi</span>

Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sağlık Bakanlığına bağlı Türkiye'nin ilk modern ruh sağlığı ve sinir hastalıkları kurumu.

<span class="mw-page-title-main">Yoğun bakım</span>

Yoğun bakım, sürekli gözetim altında tutulması gereken hastalara her türlü tıbbi yardımı anında uygulama olanağı veren bakım ve tedavi. Hastanelerde sürekli olarak hekim ve hemşire gözetimi altında tutulması gereken hastaların yatırıldığı bölümlere de yoğun bakım ünitesi denir.

<span class="mw-page-title-main">Ruh sağlığı</span> Psikolojik iyi olma veya bir mental sorunun olmaması durumu.

Ruh sağlığı, psikolojik iyi hal veya zihinsel bir bozukluğun olmadığı düzeyi açıklar. Tatmin edici düzeyde duygusal ve davranışsal işlevlerini sürdürebilen bir kişinin durumudur. Pozitif psikoloji ve Bütünsellik bakış açılarından, ruhsal sağlık, bir bireyin yaşamdan tat alabilmesi ve yaşam aktiviteleri ile psikolojik dayanıklılık kazanabilmeye yönelik çabaları arasında denge kurmasını içerebilir.

Yaşam Enstitüsü, Hartford, Connecticut'ta bulunan ve aşağıdakiler dahil olmak üzere çeşitli psikiyatri hizmetleri sunan kapsamlı bir psikiyatri kurumudur :

Psikiyatri hemşireliği veya ruh sağlığı hemşireliği, ruh sağlığı konusunda uzmanlaşmış ve her yaştan akıl hastalığı veya sıkıntı yaşayan insanlara bakan bir hemşirenin atanmış pozisyonu olan psikiyatri alanında hizmet sunan beş ana ruh sağlığı profesyonelinden biridir. Psikiyatri hemşireleri çocuklar, ergenler, yetişkinler ve yaşlılar gibi gelişim sürecinin her aşamasında bireyle çalışmaktadır. Ruhsal açıdan güçlük yaşayan ve/veya ruhsal problemleri olan bireylerin yanı sıra, kriz yaşmakta olan ya da yaşam problemleri deneyimleyen sağlıklı bireyler de ruh sağlığı ve psikiyatri hemşirelerinin çalışma alanına girmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Orta Çağ İslam dünyasında psikoloji</span>

İslami psikoloji veya ʿilm al-nafs, nefs bilimi, psişenin İslami bir perspektiften tıbbi ve felsefi çalışmasıdır ve psikoloji, nörobilim, zihin felsefesi ve psikiyatri ile psikosomatik tıp konularını içerir. İslam'da ruh sağlığı ve akıl hastalığı bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. Bu yaklaşım, bir bireyde yeterli zihinsel esenlik ve iyi fiziksel sağlığın sürdürülmesi arasındaki karşılıklı bağlantıyı vurgulamıştır. İslam'ı uygulayan insanlar, dua ve diğer dini yükümlülüklere katılmak için pozitif ruh sağlığını korumanın gerekli olduğunu düşündüler.

İnsülin şok terapisi veya insülin koma terapisi, hastalarda günlük koma oluşturmak için birkaç hafta boyunca tekrar tekrar yüksek dozda insülin enjekte edildiği bir psikiyatrik tedavi biçimiydi. 1927'de Avusturyalı-Amerikalı psikiyatrist Manfred Sakel tarafından bulundu ve 1940'larda ve 1950'lerde, özellikle şizofreni hastalığı için yaygın olarak kullanıldı, 1960'larda kullanımı azalmaya başladı ve yerini nöroleptik ilaçlar aldı.

<span class="mw-page-title-main">Jean-Étienne Esquirol</span> Fransız ruh hekimi (1772 – 1840)

Jean-Étienne Dominique Esquirol, Fransız bir psikiyatrist ve Philippe Pinel’in öğrencisiydi.

<span class="mw-page-title-main">Hugh Welch Diamond</span>

Hugh Welch Diamond, erken dönem İngiliz psikiyatr ve fotoğrafçıydı. Psikiyatri fotoğrafçılığının öncüsü olarak kabul edilmektedir. Tarihte, fotoğrafı iyileştirici bir amaçla sistematik olarak kullanan ilk kişidir. Diamond’un çalışmalarından daha önce, psikiyatride kullanılan tıbbi illüstrasyonlar olmasına karşın, O’nun kullandığı yöntem diğerlerinden daha detaylı ve sistematiktir. Tanısal, sınıflandırıcı ve iyileştirici amaçlarla hastalarının fotoğraflarını çekmiştir ve tanısal fotoğrafçılığı ilk uygulayan kişi olarak bilinmektedir. Sander Gilman, Diamond’ın hem benliği anlama biçimleri hem de bu biçimleri fotografik olarak yakalama yolları sebebiyle, O’ndan bir mucit olarak bahsetmiştir.