İçeriğe atla

Peptik ülser hastalığı ve Helicobacter pylori'nin zaman çizelgesi

Elektron mikroskopisi görüntüsü H. pylori
Mide ülseri

Bu zaman çizelgesinde H. pylorinin neden olduğu peptik ülser hastalığının keşfiyle ilgili olaylar kronolojik olarak anlatılmıştır. 2005 yılında Barry Marshall ve Robin Warren peptik ülserin primer olarak Helicobacter pylori bakterisi tarafından oluşturulduğunu keşifleri nedeniyle Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü almaya hak kazanmışlardır. Bakterinin mide gibi asidik ortamlara ilgisini ortaya çıkardılar. Bunun sonucu olarak H. pylori ilişkili peptik ülser hastalığı tedavisi günümüzde antibiyotiklerle bakteriyi eradike ederek yapılabilmektedir. Bunların keşfinden önceki 30 yıl boyunca hastalığın sebebinin artmış mide asiti olduğuna yaygın olarak inanılıyordu. Bu sürede asitliğin kontrolü primer tedavi yöntemi olarak görülüyordu ancak sadece kısmi başarı vardı. Şimdi anlaşıldı ki asit baskılanmasının etkisi mide mukozasında H. pylori barınmasını azaltarak görülmekte ancak kesin çözüm olamamaktadır.

Gelişim

1950'lerden önce mide asit sekresyonu ve mide bakterisi hakkında birçok mikrobiyolojik tanım vardı. İnfeksiyon teorisi ve hiperasidite teorisine birlikte güven vardı. 1954'teki bir çalışmada geleneksel boyama yöntemleri ile otopsi serilerinde bakteriye ait bir kanıt bulunamamıştı bu nedenle asit teorisi daha baskın hale geldi. Bu inanış Warren ve Marshall'ın H. pylori bakterisini göstermeleriyle değişti. Şimdi tüm gastrointestinal hastalık dernekleri H. pylorinin dünya çapında ilaç dışı peptik ülserin primer etkeni olduğu yönünde fikir birliğine sahiptir ve bu bakterinin eradikasyonunun mide ve duedonum ülserinin temel tedavisi olduğu belirtmektedirler. Bununla birlikte H. pylori mide lenfoması ve adenokarsinomu ile ilişkili bulunmuştur ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından karsinojen etken olarak kabul edilmektedir. Moleküler biyoloji deki son gelişmeler sayesinde H. pylori genomunun bilinmesi ile bakterinin virülans faktörleri (kolonizasyon ve enfeksiyon oluşturma yeteneği) öğrenilmesi ile daha başarılı sonuçlar alınabilecektir.

20. Yüzyıl öncesi

Hippocrates
16. yüzyıl öncesi
Hippocrates ilk kez mide semptomlarını tanımladı.[1]
İbni Sina yemek ve mide ağrısı arasındaki ilişkiyi fark etti.[1]
1586
Marcellus Donatus otopsi ile mide ülserini tanımladı.[2]
1688
Johannes von Murault duodenal ülseri gözlemledi.[2]
1728
Stahl bazı ateşlerin gastrik inflamasyon ve ülserasyon ile ilişkili olduğunu öne sürdü.[1]
1761
Ağrı mide ülseri ile ilişkilendirildi.[3]
1799
Matthew Baillie ülserlerin tanımını yayımladı.[2]
François-Joseph-Victor Broussais
1812
Broussais akut gastritin tedavisiz kaldığında kronikleştiğini keşfetti.[1]
1821
Nepveu gastrit ve mide kanseri arasında bir ilişki olduğunu savundu.[1]
1822
William Beaumont mide asitliğini ve asit düzeyleri ile ruh hali arasındaki ilişkiyi gösterdi.[2]
1868
Kussmaul bizmutun (antibakteriyel ajan) peptik ülser tedavisinde kullanılmasını önerdi. Bizmutun antibakteriyel özellikleri çok sonralarına kadar bilinmiyordu.[1]
1875
G. Bottcher ve M. Letulle ülserlerin kaynağının bakteriler olduğunu ileri sürdüler.[1]
1880
J. Cohnheim ülserlerin nedeninin kimyasal faktörler olduğunu savundu.[1]
1881
Klebs mide bezlerinin lümeninde bakteri benzeri organizmaların varlığını belirtti.[4]
1889
Walery Jaworski insanlarda sediment yıkamalarında spiral organizmaları açıkladı. O, bu organizmalar mide hastalığı ile ilgili olabileceğini önerdi.[1]
1892
Giulio Bizzozero köpeklerin midesinde spiral organizmalar gözlemledi.[5][6]
Spiroket bakteri
1896
Saloon kedilerin ve farelerin midesinde spiroketler buldu..[3]

1900–1950

1905
F. Reigel ülserlerin nedeninin aşırı mide asiti olduğunu ileri sürdü.[1]
Bacillus coli (E. coli)
1906
Krienitz mide kanserli hastaların midesinde bakteri buldu.[2]
Turck köpekleri Bacillus coli (E.coli) ile enfekte ederek ülser geliştirdi.[7]
1907
Berkley Moynihan asitin ülser nedeni olduğunu savundu.[1]
1910
Schwartz peptik ülserde aşırı asit teorisi yayınladı. Meşhur sözü "asit yoksa ülser yok" ."[2]
Gibelli köpeklere bakteri vererek yapay ülser oluşturan Turck'un çalışmasının doğru olmadığını iddia etti.[1]
Streptococcus
1913
Rosenow streptokokların ülser yaptığını ileri sürdü.[8]
1915
Antiasidler ilk kez peptik ülser tedavisinde önerildi.[3]
Peptik ülser ile ilgili bakterinin ağızda bulunduğu varsayıldı.[9]
1919
Kasai ve Kobayashi spiroketleri kedilerde izole ettiler ve tavşanlara aktararak ülser gelişimi gözlemlediler.[10]
1921
Luger spiroketleri mide sıvısında keşfetti ve varlıklarını mide kanseri ile ilişkilendirdi.[4]
Üreaz
1924
Luck ve Seth insan midesinde üreaz enzimini keşfettiler ve doğal olarak oluştuğunu söylediler.[11] Şimdi biliniyor ki H. pylori bakterisinin virülans faktörü olan üreaz enzimi üreyi amonyaka çevirmekte kullanılıyor
1925
Hoffman ülserli bir hastadan küçük bir örneği bir kobaya enjekte ederek ülser oluşturdu ve peptik ülsere neden olduğuna inandığı bir bakteri izole etti.[12]
1936
Rus Büyük Tıp Ansiklopedisi kitabının ilk baskısında enfeksiyonların peptik ülserin sebeplerinden biri olduğu belirtildi.[13]
1939
A. Stone Freedberg Beth Israel Hospital'da insan midesinde bakteri aramak için bir çalışma başlattı . H. pylori bakterisini keşfetti. Diğer bilimadamları tarafından sonuçların tekrarlanamayacağı söylense de olumsuz sonuçlar yayınlanmadı.[14]
James Doenges otopsilerde spiroketleri tanımladı.[15]
1940
Freedberg ve Baron otopsilerde spiroketleri gözlemledi.[16] Freedberg patronunun başka bir konuda çalışmasını önermesi üzerine çalışmasını bıraktı. 2005 yılında Marshall, eğer Freedberg çalışmalarına devam etseydi 1951 yılında Nobel Ödülü kazanabileceğini söyledi.[17]
1948
Fitzgerald ve Murphy peptik ülserin mide mukozasını haraplayan asit tarafından geliştiğini ileri sürdüler ve tedavide ürenin etkinliğini gösterdiler.[18]

1950–1970

1951
J. Allende gastrik ülserlerin penisilin ile tedavisini tanımlayan bir kitap yayınladı.[2]
1953
Dintzis ve Hastings farelerde üreaz üretimini antibiyotiklerle durdurmayı başardılar, üreaz ve bakteriyel enfeksiyon arasında bir ilişki olduğunu ileri sürdüler.[19]
1954
Palmer insan midesinde bakteri olmadığı ile ilgili bir çalışma yayınladı. Daha önceki keşiflerin kontaminasyon sonucu olduğunu sonucuna vardı. Ne yazık ki, gümüş boyama yöntemi kullanmadı. Daha sonra bu yöntem Warren ve Marshall tarafından H. pylori gösterilmesinde kullanılacaktır.[20]
1955
Tarnopolskaya penisilinin bazı peptik ülserleri tedavi ettiğini gözlemledi.[13]
Moutier ve Cornet gastritleri antibiyotik ile tedavi etmeyi önerdi.[13]
Kornberg ve Davies antibiyotiklerin kedilerde üreazı azalttığını gözlemledi.[21]
Amonyak
1957
Charles Lieber ve Andre Lefèvre antibiyotiklerin midedeki ürenin amonyaka dönüşümünü azalttığını keşfettiler.[22]
1958
Gordon penisilinin bazı peptik ülserleri tedavi ettiğini gözlemledi.[13]
John Lykoudis kendi gastroenteritini antibiyotiklerle başarılı bir şekilde tedavi etti.[23]
Lieber ve Lefèvre çalışmalarının sonuçlarını Washington'daki Dünya Gastroenteroloji Kongresinde sundular. Ancak insan midesinde bakterilerin yaşayamayacağına olan yaygın inanç nedeniyle fazla kabul görmediler.[24]
1959
Lieber ve Lefèvre antibiyotiklerin insan midesinde amonyak-üre dönüşümünü önlediğini gösteren bir izleme çalışması yayınladılar.[25]
Conway et al. bakteriyel ülser teorisine karşı bir argüman olarak, farelerde bakterilerin ürettiği üreaz kapsamının sorgulanmasını istediler..[26]
Campylobacter fetus
1960
Vital ve Orrego Campylobacter-benzeri organizmaları kedilerin ve köpeklerin midesinde gözlemlediler.[27]
Lykoudis, Peptik ülser tedavisinde antibiyotik kullanımı için bir Yunan patenti ile ödüllendirildi.(#22,453).[23]
1962
Susser ve Stein İngiltere'de peptik ülserin kohort fenomenini tanımlayan bir çalışma yayınladılar. Bu çalışma peptik ülsere neden olan stresin kanıtı olarak gösterildi.[28]
1964
Lykoudis Yunanistan'da Mediko-Cerrahi Derneği'nin bir toplantısında ülser için yaptığı antibiyotik tedavisi sundu. Tıbbi kuruluş tarafından büyük ölçüde dışlandı.[23]
1966
Lykoudis'in çalışması Journal of the American Medical Association tarafından reddedildi.[23]
1967
Susumu Ito Campylobacter-benzeri organizmaların gastrik epitele yapıştığını tanımladı.[29]
1968
Lykoudis peptik ülser hastalarını antibiyotiklerle tedavi ettiği için 4,000 drahma para cezasına çarptırıldı.[23]

1970–21. Yüzyıl

1971
Howard Steer ülserli bir hastanın biyopsisinde H. pylori gözlemledi.[30]
1972
Furazolidone (antibiyotik) kullanımı ile başarılı bir şekilde tedavi edilmiş peptik ülserle ilgili bir rapor Çin'de yayınlandı.[31]
1974
Morozov H. pylori 'yi gözlemledi; keşfini peptik ülserle bağlantılandıramadı.[13]
Peptik ülserle ilgili iyi sayılan bir çalışma yayınlandı ancak bakteriden bahsetmiyordu.[30][32]
Pseudomonas aeruginosa
1975
Steer ve Colin-Jones H. pylori ve peptik ülserle ilişkisiyle ilgili bir çalışma yayınladılar. Ancak bunun Pseudomonas olduğuna, kontaminasyon olduğuna ve ülserle ilgili olmadığına karar verdiler.[33]
1978
American Gastroenterology Association'ın Las Vegasdaki bir toplantısında, asit kontrolü için kullanılan H2-reseptör antagonisti tedavisinin peptik ülserde etkisiz olduğuyla ilgili birçok belge sunuldu.[34]
1979
Ramsey bizmut tedavisinin peptik ülseri eradike edeceğini savundu.[35]
J. Robin Warren H. pylori bakterisini ilk kez mide biyopsisinde gözlemledi.[36]
Fung, Papadimitriou ve Matz H. pylori 'yi gözlemledi.[37]
1981
Yao Shi bakteriyi midede gözlemledi ancak burada kolonize olmadığına, sadece geçiş yolu olduğuna inanıyordu.[31]
Temmuz: Barry Marshall Royal Perth Hospital'ın gastroenteroloji bölümüne katıldı ve Robin Warren ile tanıştı.[38]
Ekim: Marshall ve Warren ilk peptik ülser hastalarını antibiyotik kullanarak başarı ile tedavi ettiler.[38]
1982
Satoha ve ark. sıçanların ülserinde enfeksiyon etkeni ile ilgili kanıtlar buldular.[39]
Marshall ve Warren H. pylori ve PÜ aralarındaki ilgiyi ortaya koymak için ilk çalışmalarına başladılar.[38]
H. pylori bakterisinin ilk kültürü yapıldı. Tesadüfen bulundu.[38]
Ekim: Marshall elektron mikroskopunda incelediği bakterinin campylobacteria olmadığını keşfetti.[38]
Ekim 2: Marshall kendisinin ve Warren'in sonuçlarını yerel bir doktorlar toplantısında sundu. Burada bazı eleştiriler aldılar.[38]
Simetidin
1983
Ocak: Sırasıyla, Warren ve Marshall tarafından hazırlanan ve çalışmalarının sonuçlarını açıklayan iki yayın The Lancet dergisine gönderildi.[38]
Şubat: Gastroenterological Society of Australia yıllık konferansında Marshall'ın yayınını reddetti. Aynı yayın Brüksel'deki birCampylobacter çalıştayında kabul edildi.[38]
Nisan: Marshall ve Ian Hislop cimetidine ve bizmut tedavisini kıyaslayan bir çalışmaya başladılar. Çalışma sonuçsuz kaldı.[38]
Haziran: Warren ve Marshall'ın çalışması The Lancet dergisinde yayınlandı.[40]
Eylül: H. pylori Avustralya dışında hastalarda gözlendi.[38]
The Lancet dergisinde yayınlanan çalışmadan sonra dünya çapında çeşitli gruplar H. pylori izole etmeye başladılar.[38]
1984
Warren ve Marshall'ın çalışması Gastroenterological Society of Australia tarafından sunum için kabul edildi.[38]
Marshall ve Goodwin domuzları H. pylori ile enfekte ederek peptik ülser oluşumunu göstermeye çalıştılar. Deney başarısızlıkla sonuçlandı.[38]
Marshall ve Warren'in çalışması The Lancet tarafından Mayıs'ta kabul edildi ve Haziran'da yayınlandı. Birçok editör çalışmayı beğenmedi..[38]
McNulty ve Watson, Marshall ve Warren'ın çalışma sonuçlarını tekrarlamayı başardılar.[41]
12 Haziran:Marshall kasıtlı olarak ' H. pylori ile kendini enfekte eder ve hastalanır. Antibiyotik kullanır ve şikayetlerini dindirir.[38]
Avusturya National Health and Medical Research Council Marshall'ın H. pylori ile ilgili araştırmasını tam fonla destekler.[38]
Çin'de peptik ülser tedavisinde bir antibakteriyel ajanın etkinliği ile ilgili bir çalışma yayınlanır.[31]
31 Temmuz: The New York Times publishes an article by its medical correspondent Dr. Lawrence K. Altman on the possible link between H. pylori and PUD.[42] He states in 2002, "I’ve never seen the medical community more defensive or more critical of a story" since he joined the newspaper in 1969.[43]
1985
Marshall kendine bulaştırdığı enfeksiyonla ilgili sonuçları yayınlar.[38]
1987
Morris de Marshall gibi kendini H. pylori ile enfekte eder. Hastalanır ancak antibiyotik kullanmasına rağmen tamamen iyileşemez. Enfeksiyon onda üç yıl devam eder.[44]
Dublin'deki kapsamlı bir araştırma göstermiştir ki H. pilori nin ortadan kaldırılması ülser nüksünü büyük ölçüde azaltır.[45]
1990
Rauws ve Tytgat üçlü tedavi rejimi (bizmut ve iki antibiyotik) yöntemiyle H. pylori eradikasyonu sayesinde duodenal ülseri tamamen tedavi ettiler.[46] Üçlü tedavi yöntemi, proton pompa inhibitörü ve iki antibiyotikle modernize edilerek daha sonra eradikasyon için ilk seçenek tedavi oldu.
Dünya Gastroenteroloji Kongresi H. pilori eradikasyonunu duodenum ülseri tedavisi için önerdi.[47]
H. pylori bakterisinin metronidazol antibiyotiğine karşı ilk direnç raporu.[48] H. pilori direncidaha sonra eradikasyon için birçok farklı antibiyotik ve proton pompa inhibitörü rejimlerin gelişmesine yol açtı.[49]
1992
Fukuda ve ark., H. pylori enfeksiyonunun rhesus maymununda gastrite yol açtığını kanıtladılar.[4]
Covacci ve ark., sitotoksin-ilişkili yüzey proteinini kodlayan CagA genini H. pylori de izole ettiler. Bu moleküler biyoloji yöntemleriyle H. pylori virülansına yönelik ilk çalışmaydı.[50]
Mide kanseri
1994
Fujioka ve ark., Fukuda ve ark. nın sonuçlarına benzer sonuçlar elde ettiler.[4]
Antiasit ilaçların patentleri sona erdi. removing financial incentive to resist antibiotics as treatment of PUD.[38]
Ulusal Sağlık Enstitüsü (ABD) tarafından düzenlenen bir konferansta H. pylori nin peptik ülsere neden olduğu genel kabul gördü.[38]
Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı H. pylori nin bir Grup 1 karsinojen olduğunu deklare etti.[51]
Parsonnet ve ark., H. pylori ve GİS lenfoması arasındaki ilişkiyi tanımladılar. Bu hastalığın (MALT lenfoma)Helicobacter eradikasyonu ile tedavi edilebileceğini de gösterdiler.[52]
1997
Tomb ve ark. H. pylori genomundaki 1,667,867 baz çiftini tamamen ortaya çıkardılar. Bu sayede H. pylori nin virülans faktörleri ve enfektivitesinin anlaşılmasına yardımcı olundu.[53][54]
2001
Chan ve ark. bir randomize kontrollü çalışmada H. pylori eradikasyonu ile Aspirin ve non-steroid anti-inflamatuar ilaçların neden olduğu ülser kanamasının önlenebildiğini gösterdiler.[55]
2002
Avrupa Helikobakter Pylori Çalışma Grubu Maastricht 2-2000 Uzlaşı Raporu yayımladı. Bu raporla atipik semptomları olmayan genç hastalarda H. pilori için bir "test-ve-tedavi" stratejisi önerdiler. Bu strateji, H. pylori değerlendirilmesi için invaziv olmayan testlerin kullanılmasını savunur ve endoskopi ile belgelenen ülser yokluğunda basit tedaviyi önermiştir.[49]
2005
Warren ve Marshall H. pylori ve peptik ülser hastalığı ile ilgili çalışmalarından dolayı Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü kazandılar.[56]

Kaynakça

  1. ^ a b c d e f g h i j k l Kidd, Mark (1998). "A century of Helicobacter pylori". Digestion. 59 (1). ss. 1-15. doi:10.1159/000007461. PMID 9468093. 16 Mayıs 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Şubat 2012. 
  2. ^ a b c d e f g Unge, Peter (2002). "Helicobacter pylori treatment in the past and in the 21st century". Barry Marshall (Ed.). Helicobacter Pioneers: Firsthand Accounts from the Scientists Who Discovered Helicobacters. Victoria, Australia: Blackwell Science Asia. ss. 203-213. ISBN 0-86793-035-7. 
  3. ^ a b c Buckley, Martin J.M (1998). "Helicobacter biology – discovery". British Medical Bulletin. 54 (1). ss. 7-16. PMID 9604426. 
  4. ^ a b c d Fukuda, Yoshihiro et al., "Kasai, Kobayashi and Koch's postulates in the history of Helicobacter pylori", in Helicobacter Pioneers, pp. 15–24.
  5. ^ Bizzozero, Giulio (1893). "Ueber die schlauchförmigen Drüsen des Magendarmkanals und die Beziehungen ihres Epitheles zu dem Oberflächenepithel der Schleimhaut". Archiv für mikroskopische Anatomie. Cilt 42. ss. 82-152. doi:10.1007/BF02975307. 
  6. ^ Figura, Natale & Laura Bianciardi, "Helicobacters were discovered in Italy in 1892: An episode in the scientific life of an eclectic pathologist, Giulio Bizzozero", in Helicobacter Pioneers, pp. 1–13.
  7. ^ Turck, F.B. J.M (1906). "Ulcer of the mide: Pathogenesis and pathology: Experiments in producing artificial gastric ulcer and genuine induced peptic ulcer". Journal of the American Medical Association. Cilt 46. s. 872. 
  8. ^ Rosenow, E.C. J.M (1913). "The production of ulcer of the mide by injection of streptococci". Journal of the American Medical Association. Cilt 61. s. 1947. 
  9. ^ Rosenow, E.C. (1915). "The Bacteriology of Ulcer of the mide and Duodenum in Man". Journal of Infectious Diseases. Cilt 15. ss. 219-226. 
  10. ^ Kasai, K. (1919). "The stomach Spirochete Occurring in Mammals". Journal of Parasitology, 6. ss. 1-11. 
  11. ^ Luck (1924). "Gastric Urease". Biochemical Journal. Cilt 37. ss. 1227-1231. 
  12. ^ Hoffman, A (1925). "Experimental gastric duodenal inflammation and ulcer, produced with a specific organism fulfilling Koch's postulates". American Journal of Medical Science. Cilt 170. s. 212. 
  13. ^ a b c d e Mozorov, Igor A., "Helicobacter pylori was discovered in Russia in 1974", in Helicobacter Pioneers, pp. 105–118.
  14. ^ Freedberg, A. Stone, "An Early Study of Human Stomach Bacteria", in Helicobacter Pioneers, pp. 25–28.
  15. ^ Doenges, James (1939). "Spirochaetes in the gastric glands of the Macaus Rhesus and Human without definite history of related disease". Archives of Pathology. Cilt 27. ss. 469-477. 
  16. ^ Freedberg, A.S. (1940). "The presence of spirochaetes in human gastric mucosa". American Journal of Digestive Diseases. 7 (10). ss. 443-445. doi:10.1007/BF02997393. 
  17. ^ Altman, Lawrence K. (6 Aralık 2005). "A Scientist, Gazing Toward Stockholm, Ponders 'What If?'". The New York Times. Erişim tarihi: 12 Mart 2011. 
  18. ^ O'Connor, Humphrey J. and Colm A. O'Morain, "Gastric urease in ulcer patients in the 1940s: The Irish connection", in Helicobacter Pioneers, pp. 29–38.
  19. ^ Dintzis RZ, Hastings AB (Temmuz 1953). "The Effect of Antibiotics on Urea Breakdown in Mice". Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 39 (7). ss. 571-8. doi:10.1073/pnas.39.7.57. PMC 1063826 $2. PMID 16589306. 
  20. ^ Palmer, E.D. (1954). "Investigation of the gastric mucosa spirochetes of the human". Gastroenterology. 27 (2). ss. 218-220. PMID 13183283. 
  21. ^ Kornberg, H.L. (1955). "Gastric Urease". Physiology Review. 35 (1). ss. 169-177. PMID 14356931. 
  22. ^ Lieber, C.S. (1957). "Effect of oxytetracycline on acidity, ammonia, and urea in gastric juice in normal and uremic subjects". Comptes Rendus des Séances et Mémoires de la Société de Biologie. 151 (5). ss. 1038-1042. PMID 13500735. 
  23. ^ a b c d e Rigas, Basil and Efstathios D. Papavassiliou, "John Lykoudis: The general practitioner in Greece who in 1958 discovered etiology of, and a treatment for, peptic ulcer disease", in Helicobacter Pioneers, pp. 75–84.
  24. ^ Lieber, Charles S. J., "How it was discovered in Belgium and the USA (1955–1976) that Gastric Urease was Caused by a Bacterial Infectio", in Helicobacter Pioneers, pp. 39–52.
  25. ^ Lieber CS, Lefèvre A (Ağustos 1959). "AMMONIA AS A SOURCE OF GASTRIC HYPOACIDITY IN PATIENTS WITH UREMIA". J. Clin. Invest. 38 (8). ss. 1271-7. doi:10.1172/JCI103902. PMC 442081 $2. PMID 13673083. 
  26. ^ Conway, E.J. (1959). "The location and origin of gastric urease". Gastroenterology. Cilt 37. ss. 449-56. PMID 13811656. 
  27. ^ Vital, J.D. (1960). "Electron Microscope Observations on the Fine Structure of Parietal Cells". Journal of Biophysical and Biochemical Cytology. 7 (2). ss. 367-72. doi:10.1083/jcb.7.2.367. PMC 2224815 $2. PMID 13842039. 2 Aralık 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Şubat 2012. 
  28. ^ Susser, M. (1962). "Civilization and peptic ulcer". Lancet. 1 (7221). ss. 115-9. PMID 13918500. . Reprinted as Susser M, Stein Z (2002). "Civilization and peptic ulcer. 1962". International Journal of Epidemiology. 31 (1). ss. 13-7. doi:10.1093/ije/31.1.13. PMID 11914283. 23 Temmuz 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Şubat 2012. 
  29. ^ Ito, Susumu (1967). "Anatomic structure of the gastric mucosa". Heidel, US and Code, CF (Ed.). Handbook of Physiology Section 6 Volume 2. American Physiological Society. ss. 705-741. 
  30. ^ a b Steer, Howard W (2002). "The discovery of Helicobacter pylori in England in the 1970s". Barry J. Marshall (Ed.). Helicobacter pioneers: firsthand accounts from the scientists who discovered helicobacters, 1892–1982. Oxford: Blackwell. ss. 119-29. ISBN 0-86793-035-7. 
  31. ^ a b c Xiao; Shu Dong (2002). "How we discovered in China in 1972 that antibiotics cure peptic ulcer". Barry J. Marshall (Ed.). Helicobacter pioneers: firsthand accounts from the scientists who discovered helicobacters, 1892–1982. Oxford: Blackwell. ss. 165-202. ISBN 0-86793-035-7. 
  32. ^ Patrick, W.J.A. (1974). "Mucous change in the human duodenum: A light and electron microscopic study and correlation with disease and gastric acid secretion". Gut. 15 (10). ss. 767-76. doi:10.1136/gut.15.10.767. PMC 1412991 $2. PMID 4434919. 
  33. ^ Steer, H.W. (1975). "Mucosal changes in gastric ulceration and their response to carbenoxolone sodium". Gut. 16 (8). ss. 590-7. doi:10.1136/gut.16.8.590. PMC 1411007 $2. PMID 810394. 
  34. ^ Peterson, Walter L (2002). "The Dallas experience with acute Helicobacter pylori infection". Barry J. Marshall (Ed.). Helicobacter pioneers: firsthand accounts from the scientists who discovered helicobacters, 1892–1982. Oxford: Blackwell. ss. 143-50. ISBN 0-86793-035-7. 
  35. ^ Ramsey, E.J.; K.V. Carey; W.L. Peterson; Jackson, JJ; Murphy, FK; Read, NW; Taylor, KB; Trier, JS; Fordtran, JS (1979). "Epidemic gastritis with hypochlorhydria". Gastroenterology. 76 (6). ss. 1449-57. PMID 437444. 
  36. ^ Warren, J. Robin (2002). "The discovery of Helicobacter pylori in Perth, Western Australia". Barry J. Marshall (Ed.). Helicobacter pioneers: firsthand accounts from the scientists who discovered helicobacters, 1892–1982. Oxford: Blackwell. ss. 151-64. ISBN 0-86793-035-7. 
  37. ^ Fung, W.P. (1979). "Endoscopic, histological and ultrastructural correlations in chronic gastritis". American Journal of Gastroenterology. 71 (3). ss. 269-79. PMID 443229. 
  38. ^ a b c d e f g h i j k l m n o p q r s Marshall, Barry (2002). "The discovery that Helicobacter pylori, a spiral bacterium, caused peptic ulcer disease". Barry J. Marshall (Ed.). Helicobacter pioneers: firsthand accounts from the scientists who discovered helicobacters, 1892–1982. Oxford: Blackwell. ss. 165-202. ISBN 0-86793-035-7. 
  39. ^ Satoh, H. (1983). "Role of bacteria in gastric ulceration produced by indomethacin in the rat: cytoprotective action of antibiotics". Gastroenterology. 84 (3). ss. 483-9. PMID 6822322. 
  40. ^ Warren, J.R. (1983). "Unidentified curved bacilli on gastric epithelium in active chronic gastritis". Lancet. 1 (8336). ss. 1273-5. doi:10.1016/S0140-6736(83)92719-8. PMID 6134060. 
  41. ^ McNulty, C.A. (1984). "Spiral bacteria of the gastric antrum". The Lancet. 1 (8385). ss. 1068-9. doi:10.1016/S0140-6736(84)91469-7. PMID 6143990. 
  42. ^ Altman, Lawrence K. (31 Temmuz 1984). "NEW BACTERIUM LINKED TO PAINFUL STOMACH ILLS". The New York Times. 3 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Mart 2011. 
  43. ^ Humphrey, Nancy (27 Eylül 2002). "Award-winning journalist informs doctors, world". The Reporter, Vanderbilt University Medical Center's Weekly Newspaper. 30 Aralık 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Mart 2011. 
  44. ^ Morris, A. (1987). "Ingestion of Campylobacter pyloridis causes gastritis and raised fasting gastric pH". American Journal of Gastroenterology. 82 (3). ss. 192-9. PMID 3826027. 
  45. ^ Coghlan, J.G.; H. Humphrise; C. Dooley; McKenna, D; Dooley, C; Sweeney, E; Keane, C; O'Morain, C (1987). "Campylobacter pylori and recurrence of duodenal ulcers—a 12-month follow-up study". The Lancet. 2 (8568). ss. 109-11. doi:10.1016/S0140-6736(02)93231-9. PMID 2890019. 
  46. ^ Rauws E, Tytgat G (1990). "Cure of duodenal ulcer associated with eradication of Helicobacter pylori". Lancet. 335 (8700). ss. 1233-5. doi:10.1016/0140-6736(90)91301-P. PMID 1971318. 
  47. ^ Rauws, E.A.J. (1990). "Cure of duodenal ulcer associated with eradication of Helicobacter pylori". The Lancet. 335 (8700). ss. 1233-5. doi:10.1016/0140-6736(90)91301-P. PMID 1971318. 
  48. ^ Becx M; Janssen A; Clasener, H.A.L.; De Koning, R.W. (1990). "Metronidazole-resistant Helicobacter pylori". Lancet. 335 (8688). ss. 539-40. doi:10.1016/0140-6736(90)90772-W. PMID 1968548. 
  49. ^ a b Malfertheiner P; Mégraud F; O'Morain C; Hungin, A. P. S.; Jones, R.; Axon, A.; Graham, D. Y.; Tytgat, G.; European Helicobacter Pylori Study Group (EHPSG) (2002). "Current concepts in the management of Helicobacter pylori infection—the Maastricht 2-2000 Consensus Report". Aliment Pharmacol Ther. 16 (2). ss. 167-80. doi:10.1046/j.1365-2036.2002.01169.x. PMID 11860399. 
  50. ^ Covacci A; Censini S; Bugnoli M; Petracca, R; Burroni, D; MacChia, G; Massone, A; Papini, E; Xiang, Z (1993). "Molecular characterization of the 128-kDa immunodominant antigen of Helicobacter pylori associated with cytotoxicity and duodenal ulcer". Proc Natl Acad Sci USA. 90 (12). ss. 5791-5. doi:10.1073/pnas.90.12.5791. PMC 46808 $2. PMID 8516329. 
  51. ^ <Please add first missing authors to populate metadata.> (1994). "IARC Monograph on the Evaluation of Carcinogenic Risks to Humans". Lyon: World Health Organization. ss. 177-240. 
  52. ^ Parsonnet J; Hansen S; Rodriguez L; Gelb, Arnold B.; Warnke, Roger A.; Jellum, Egil; Orentreich, Norman; Vogelman, Joseph H.; Friedman, Gary D. (1994). "Helicobacter pylori infection and gastric lymphoma". New England Journal of Medicine. 330 (18). ss. 1267-71. doi:10.1056/NEJM199405053301803. PMID 8145781. 
  53. ^ Tomb J; White O; Kerlavage A; Clayton, Rebecca A.; Sutton, Granger G.; Fleischmann, Robert D.; Ketchum, Karen A.; Klenk, Hans Peter; Gill, Steven (1997). "The complete genome sequence of the gastric pathogen Helicobacter pylori". Nature. 388 (6642). ss. 539-47. doi:10.1038/41483. PMID 9252185. 
  54. ^ Aspholm-Hurtig M; Dailide G; Lahmann M; Kalia, A; Ilver, D; Roche, N; Vikström, S; Sjöström, R; Lindén, S (2004). "Functional adaptation of BabA, the H. pylori ABO blood group antigen binding adhesin". Science. 305 (5683). ss. 519-22. doi:10.1126/science.1098801. PMID 15273394. 
  55. ^ Chan F; Chung S; Suen B; Lee, Yuk Tong; Leung, Wai Keung; Leung, Vincent K.S.; Wu, Justin C.Y.; Lau, James Y.W.; Hui, Yui (2001). "Preventing recurrent upper gastrointestinal bleeding in patients with Helicobacter pylori infection who are taking low-dose aspirin or naproxen". N Engl J Med. 344 (13). ss. 967-73. doi:10.1056/NEJM200103293441304. PMID 11274623. 
  56. ^ "Nobel Prize in Medicine 2005". Nobel Foundation. 14 Mayıs 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ekim 2006. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Antibiyotik</span> bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde ve önlenmesinde kullanılan ilaç

Antibiyotik, bakterilere karşı aktif olan bir tür antimikrobiyal maddedir. Bakteriyel enfeksiyonlarla savaşmak için en önemli antibakteriyel ajan türüdür ve antibiyotik ilaçlar bu tür enfeksiyonların tedavisinde ve önlenmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bakterileri öldürebilir ya da büyümelerini engelleyebilirler. Sınırlı sayıda antibiyotik de antiprotozoal aktiviteye sahiptir. Antibiyotikler soğuk algınlığı veya gribe neden olan virüsler gibi virüslere karşı etkili değildir; virüslerin büyümesini engelleyen ilaçlar antibiyotik yerine antiviral ilaçlar veya antiviraller olarak adlandırılır. Mantarlara karşı da etkili değildirler; mantarların büyümesini engelleyen ilaçlara antifungal ilaçlar denir.

<span class="mw-page-title-main">Bakteri</span> mikroorganizma üst âlemi

Bakteri (İngilizce telaffuz: [bækˈtɪəriə] ( dinle); tekil isim: bacterium), tek hücreli mikroorganizma grubudur. Tipik olarak birkaç mikrometre uzunluğunda olan bakterilerin çeşitli şekilleri vardır, kimi küresel, kimi spiral şekilli, kimi çubuksu, kimi virgül şeklinde olabilir. Yeryüzündeki her ortamda bakteriler mevcuttur. Toprakta, deniz suyunda, okyanusun derinliklerinde, yer kabuğunda, deride, hayvanların bağırsaklarında, asitli sıcak su kaynaklarında, radyoaktif atıklarda büyüyebilen tipleri vardır. Tipik olarak bir gram toprakta bulunan bakteri hücrelerinin sayısı 40 milyon, bir mililitre tatlı suda ise bir milyondur; toplu olarak dünyada beş nonilyon (5×1030) bakteri bulunmaktadır, bunlar dünyadaki biyokütlenin çoğunu oluşturur. Bakteriler gıdaların geri dönüşümü için hayati bir öneme sahiptirler ve gıda döngülerindeki çoğu önemli adım, atmosferden azot fiksasyonu gibi, bakterilere bağlıdır. Ancak bu bakterilerin çoğu henüz tanımlanmamıştır ve bakteri şubelerinin sadece yaklaşık yarısı laboratuvarda kültürlenebilen türlere sahiptir. Bakterilerin araştırıldığı bilim bakteriyolojidir, bu, mikrobiyolojinin bir dalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Reflü</span>

Reflü, halk arasında mide reflüsü olarak bilinen gastro özofageal reflü hastalığı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Kronik faranjit ve tipik boğaz rahatsızlığına neden olabilir. Reflü, asitli mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun asitten kendini koruma özelliğinin yok olmasından kaynaklanır. Erişkinlerin yaklaşık %20'sinde reflü görülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Penisilin</span> Penicillium mantarlarından elde edilen bir grup antibiyotik

Penisilinler aslen Penicillium küflerinden, özellikle de P. chrysogenum ve P. rubens'ten elde edilen bir grup β-laktam antibiyotiktir. Klinik kullanımdaki penisilinlerin çoğu P. chrysogenum tarafından derin tank fermantasyonu kullanılarak sentezlenir ve daha sonra saflaştırılır. Bir dizi doğal penisilin keşfedilmiştir, ancak sadece iki saflaştırılmış bileşik klinik kullanımdadır: penisilin G ve penisilin V. Penisilinler, stafilokok ve streptokokların neden olduğu birçok bakteriyel enfeksiyona karşı etkili olan ilk ilaçlar arasındaydı. Günümüzde farklı bakteriyel enfeksiyonlar için hala yaygın olarak kullanılmaktadırlar, ancak birçok bakteri türü yoğun kullanımın ardından direnç geliştirmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Sakız ağacı</span>

Sakız ağacı, sakız ağacıgiller familyasından bir ağaç türü. Akdeniz bölgesinin doğal bitkisidir. Türkiye'de Batı ve Güney Anadolu'da, Kanarya Adaları ve Sakız Adası'nda yetişir.

<span class="mw-page-title-main">Peptik ülser</span>

Ülser, deri ve mukozaların nekrozlu yangısıdır. Dr. Barry Marshall ve Dr. Robin Warren peptik ülserlerin oluşmasında Helicobacter pylori adı verilen bir bakterinin etkili olduğunu saptamışlar ve bu buluşları nedeniyle 2005 yılı Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü almaya hak kazanmışlardır. Peptik ülser hastalığı ve Helicobacter pylori'nin zaman çizelgesi oldukça ilginç bir süreci göstermektedir.

<i>Helicobacter pylori</i> Bakteri cinsi

Helicobacter pylori mide ve duodenum'um çeşitli alanlarında yerleşen, gram (-), mikroaerofilik bir bakteridir. Yerleştiği yerlerde kronik enflamasyona neden olur. Bu kronik enflamasyon sonucunda duodenum ülseri, mide ülseri ve mide kanseri gelişebilir.

<span class="mw-page-title-main">Proton pompa inhibitörü</span>

Proton pompa inhibitörleri (PPİ), gastrik asit üretiminde belirgin ve uzun süreli azaltan ilaç grubudur. Bunu, midenin H+/K+ ATPaz proton pompasını geri dönüşsüz engelleyerek yapar.

<span class="mw-page-title-main">Robin Warren</span> Avusturalyalı patolog

John Robin Warren, Avustralyalı patolog, 2005 yılı Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi bilim insanı. Barry Marshall ile birlikte Helicobacter pylori bakterisinin kapsamlı bir şekilde yeniden keşfi nedeniyle Nobel Tıp Ödülü'nü almaya hak kazanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Barry Marshall</span> Avustralyalı hekim

Barry James Marshall Avustralyalı hekim. 2005 yılı Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahiplerindendir. University of Western Australia'da Klinik Mikrobiyoloji Profesörü'dür. Marshall çoğu peptik ülser hastalığının ana nedeninin Helicobacter pylori bakterisi olduğunu göstermesiyle bilinir. Bu keşifden önce yıllar boyu peptik ülser hastalığının nedeni olarak stres, baharatlı gıdalar ve aşırı mide asitliği suçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Buruli ülseri</span> Mycobacterium ulceransın neden olduğu bulaşıcı hastalık

Buruli ülseri Mycobacterium ulcerans'ın neden olduğu bulaşıcı hastalıktır. Hastalığın erken evresinde enfeksiyon, ağrısız bir nodül veya bölgesel şişlik ile karakterizedir. Bu nodül ülser'e dönüşebilir. Ülser içeride deri yüzeyindekinden daha büyük ve şişlik ile çevrili olabilir. Hastalık kötüleştikçe, kemiğe de bulaşabilir. Buruli ülserleri çoğunlukla kol veya bacakları etkiler; ateş yaygın değildir.

<span class="mw-page-title-main">Bikarbonat tampon sistemi</span>

Bikarbonat tampon sistemi kandaki, onikiparmak bağırsaktaki ve diğer dokulardaki uygun metabolik işlevleri desteklemek amacıyla pH'ı koruyan, karbonik asit, bikarbonat iyonu ve karbondioksitin dengesini içeren bir asit-baz homeostaz mekanizması. Karbondioksit, hızlıca ve sırasıya bikarbonat ve hidrojen iyonlarına ayrışacak olan karbonik asiti oluşturmak için, suyla tepkime verir.Bu tepkime karbonik anhidraz ile katalize edilir.Tepkime aşağıda gösterilmiştir:

<i>Campylobacter</i>

Campylobacter, genellikle spiral ve s harfi şeklinde, ince ve uzun bir yapıya sahip gram negatif bakteri cinsidir. Kampilobakterler bulaşıcı ishal hastalıklarına yol açabilirler. İnsanlarda en çok hastalık yapan türleri C. jejuni ve C. coli'dir. Ancak, daha az görülse de, C. lari ve C. upsaliensis türleri de hastalığa yol açabilir. Kampilobakter semptomları ilk olarak Theodor Escherich tarafından 1886'da tanımlanmıştır. Doğrulanmış 34 türü bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Barrett özofagusu</span>

Barrett özofagusu, yemek borusunun alt bölümünü kaplayan mukozal hücrelerde meydana gelen anormal metaplazik değişim ile karakterize edilen bir durumdur. Hastalıkta, normal, çok katlı yassı epitel hücreleri, aralarda goblet hücreleri de yer alacak şekilde normalde sadece ince ve kalın bağırsakta bulunan tek katlı prizmatik epitel hücrelere dönüşür. Bu değişimin kanser öncesi bir durum olduğu düşünülür, çünkü durum genellikle ölümcül bir yemek borusu kanseri türü olan özofagal adenokarsinoma geçiş ile ilişkilidir. Barrett özofagusunun temel sebebinin yemek borusunun reflü sonucu kronik aside maruz kalmaya karşı bir adaptasyonu olduğu düşünülmektedir.

<i>Mycobacterium ulcerans</i>

Mycobacterium ulcerans, 'Mycobacterium cinsine ait, deride ve subkütan dokularında enfeksiyonlara yol açan bakteri türüdür. Bakterinin neden olduğu buruli ülseri, verem ve cüzzamın ardından insanlarda hastalığa yol açan en yaygın Mycobacterium enfeksiyonudur.

Üre nefes testi, gastrit, mide ülseri ve peptik ülser hastalı ile ilişkili spiral bir bakteri olan Helicobacter pylori'nin neden olduğu enfeksiyonları tanımlamak için kullanılan hızlı bir teşhis prosedürüdür. Prosedür H. pylori'nin üreyi amonyağa ve karbondioksite dönüştürme kabiliyetine dayanmaktadır. Üre nefes testleri, tedavi öncesi ve sonrası H. pylori'yi tespit etmek için tercih edilen invaziv olmayan bir seçim olarak önde gelen toplum kılavuzlarında önerilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Ramnoz</span>

Ramnoz, doğal olarak oluşan bir deoksi şekerdir. Metilpentoz veya 6-deoksiheksoz olarak sınıflandırılabilir Ramnoz ağırlıklı olarak doğada L -formunda L -ramnoz olarak bulunur. Bu olağandışı bir durumdur çünkü doğal olarak oluşan şekerlerin çoğu D -formundadır. İstisnaları, metil pentozlar, L - fukoz, L -ramnoz ve pentoz ve L - arabinozdur. Bununla birlikte, doğal olarak oluşan D-ramnoz örnekleri, Pseudomonas aeruginosa ve Helicobacter pylori gibi bazı bakteri türlerinde bulunur.

Pleomorfizm mikrobiyolojide bazı mikroorganizmaların çevresel koşullara tepki olarak morfolojilerini, biyolojik işlevlerini veya üreme modlarını değiştirme yeteneğidir. Deinococcaceae bakteri ailesinin bazı üyelerinde pleomorfizm gözlenmiştir. Bakteriyoloji bağlamında pleomorfizmin modern tanımı daha önce sanıldığı gibi bu karakterlerin kalıtsal bir değişikliğinden ziyade tek tek hücrelerin morfolojisinin veya fonksiyonel işlevlerinin varyasyonuna dayanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Tropikal ülser</span>

Tropikal ülser, daha çok orman küfü olarak bilinir, mycobacterumu içeren bir grup mikroorganizmanın etkili olduğu bir polimikrobiyal enfeksiyon nedeniyle ortaya çıkan kronik ülseratif deri lezyonudur. Bu durum tropikal iklimlerde yaygındır.