İçeriğe atla

Pentti Aalto

Pentti Aalto
Doğum22 Temmuz 1917(1917-07-22)
Ölüm30 Kasım 1998 (81 yaşında)
MilliyetFin
MeslekFilolog

Pentti Aalto (22 Temmuz 1917 - 30 Kasım 1998) Fin dilbilimci. Helsinki Üniversitesinde klasik filoloji, Sanskrit ve karşılaştırmalı dilbilim ile Altay filoloji üzerine eğitim almıştır. Aalto, G. J. Ramstedt'in öğrencisiydi. Doktora tezini 1949'da Helsinki'de savundu.

1939-1944 yılları arasında Fin ordusunda bulunmuş ve Sovyetler Birliği işgaline karşı direnen Fin ordusunda kod çözücü olarak görev yapmıştır.

Latin ve Eski Yunan dilleri üzerine makaleler yazmıştır. Fin dilinin üzerindeki araştırmaları da önemlidir.

Aalto, "Altay dilleri" alanında pek çok çalışmaya imza atmıştır. Kendi araştırmaları dışında hocası Ramstedt'in eserlerini yayınlamıştır. Bunların içinde "Einführung in die altaische Sprachwissenschaft" adlı eser önemlidir. Ana Altaycada söz başı p- sesi üzerine yazdığı makale Altay çalışmaları için hala önemini korumaktadır.

Aalto, Eski Türkçe ve Moğolca üzerine de yazılar yazmıştır.

Antik Tamil metinlerinden Tirukkural'ı Finceye çeviren ilk kişidir.

Bibliyografya

  • Aalto, Pentti. (1945). Notes on methods of decipherment of unknown writings and languages. Helsinki: Societas Orientalis Fennica.
  • Aalto, Pentti. (1953). Studien zur Geschichte des Infinitivs im Griechischen. Helsinki: Annales Academicae Scentiarum Fennicae, vol. 80.2.
  • Aalto, Pentti. (1961). Qutuγ-tu Pan̂carakṣā kemekü Tabun Sakiyan neretü Yeke Kölgen sudur, in Umschrift, mit Facsimile der mongolischen Handschrift (Leningr. MSZ. 130) herausgegeben. Wiesbaden: Otto Harrassowitz.
  • Aalto, Pentti. (1971). Oriental studies in Finland 1828–1918. Helsinki: Societas Scientiarum Fennica.
  • Aalto, Pentti. (1972). Kural—The Ancient Tamil Classic (1st ed.). Helsinki: Societas Orientalis Fennica.[1]
  • Aalto, Pentti. (1987). Modern language studies in Finland 1828–1918. Helsinki: Societas Scientiarum Fennica.
  • Aalto, Pentti. (1987). Studies in Altaic and comparative philology. Helsinki: The Finnish Oriental Society.
  • Aalto, Pentti; & Pekkanen, T. (1975–1980). Latin sources on north-eastern Eurasia (2 Vols). Wiesbaden: Otto Harrassowitz.
  • Aalto, Pentti; & Pekkanen, T. (1975–1980). Latin sources on north-eastern Eurasia (2 Vols). Wiesbaden: Otto Harrassowitz.
  • Aalto, Pentti; & Pekkanen, T. (1975–1980). Latin sources on north-eastern Eurasia (2 Vols). Wiesbaden: Otto Harrassowitz.
  • Ramstedt, G. J. (1952–1966). Einführung in die altaische Sprachwissenschaft, bearbeitet und herausgegeben von P. Aalto (3 Vols). Helsinki: Suomalais-Ugrilainen Seura.

Kaynakça

  1. ^ Sanjeevi, N. (1973). Bibliography on Tirukkural. In First All India Tirukkural Seminar Papers. University of Madras. s. 145. 
  • Brown, Keith, (Ed.) (2005). "Aalto, Pentti (1917-1998)". Encyclopedia of Language and Linguistics. Elsevier Science. s. 3. ISBN 978-0-08-044299-0. 
  • Eren, Hasan. "Türklük Bilimi Sözlüğü/1. Yabancı Türkologlar." Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, TDK Yay. S 705 (1998).

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Türkiye</span> Güneydoğu Avrupa ve Batı Asyada yer alan bir ülke

Türkiye, resmî adıyla Türkiye Cumhuriyeti, topraklarının büyük bölümü Batı Asya'da Anadolu'da, diğer bir bölümü ise Güneydoğu Avrupa'nın uzantısı Doğu Trakya'da olan kıtalararası bir ülkedir. Batıda Bulgaristan ve Yunanistan, doğuda Gürcistan, Ermenistan, İran ve Azerbaycan, güneyde ise Irak ve Suriye ile sınır komşusudur. Güneyini Kıbrıs ve Akdeniz, batısını Ege Denizi, kuzeyini ise Karadeniz çevreler. Marmara Denizi ise İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı ile birlikte Anadolu'yu Trakya'dan, yani Asya'yı Avrupa'dan ayırır. Resmî olarak laik bir devlet olan Türkiye'de nüfusun çoğunluğu Müslüman'dır. Ankara, Türkiye'nin başkenti ve ikinci en kalabalık şehri; İstanbul ise, Türkiye'nin en kalabalık şehri, ekonomik ve finansal merkezi ve aynı zamanda Avrupa'nın en kalabalık şehridir.

<span class="mw-page-title-main">Hunlar</span> MS 4-6. yüzyıllar arasında Avrasyada yaşamış göçebe halk

Hunlar, MS 4-6. yüzyıllar arasında Orta Asya, Kafkaslar ve Doğu Avrupa'da yaşayan göçebe bir halktır. İlk olarak Volga'nın doğusunda, o zamanlar İskitya'nın bir parçası olan bir bölgede yaşadıkları tahmin edilmektedir. MS 370 yılına gelindiğinde Hunlar Volga bölgesine varmış ve 430 yılına gelindiğinde ise Avrupa'da kısa ömürlü de olsa geniş bir hakimiyet kurmuşlardır. Gotları ve Roma sınırları dışında yaşayan diğer birçok Cermen halkını fethetmiş ve diğerlerinin Roma topraklarına kaçmasına neden olmuştu. Hunlar, özellikle Attila döneminde Doğu Roma İmparatorluğu'na sık ve yıkıcı baskınlar yaptılar. 451'de Hunlar, Batı Roma eyaleti Galya'yı işgal ettiler ve burada Katalonya Tarlaları Savaşı'nda Romalılar ve Vizigotlardan oluşan birleşik bir orduyla savaştılar ve 452'de İtalya'yı işgal ettiler. 453'te Attila'nın ölümünden sonra Hunlar Roma için büyük bir tehdit olmaktan çıkmış ve Nedao Savaşı'ndan sonra imparatorluklarının çoğunu kaybetmişlerdir (454?). Hun isminin varyantları Kafkasya'da 8. yüzyılın başlarına kadar kaydedilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Altay dilleri</span> bir dil ailesi

Altay dilleri ilk olarak 18. yüzyılda ileri sürülmüş Avrasya'da yaygınca konuşulan Türk dilleri, Moğolca, Tunguzca ve bazen Japonca, Korece ve Aynu dillerinin ortak bir ataya sahip olduklarını savunan varsayımsal bir dil ailesidir.

<span class="mw-page-title-main">Hiung-nu</span> İlk Çağda Orta Asyada yaşamış göçebe Avrasya Türk İmparatorluğu

Hiung-nu, Türkçe tarihyazımında bilinen isimleri ile Büyük Hun İmparatorluğu veya Asya Hun İmparatorluğu, eski Çin kaynaklarına göre MÖ 3. yüzyıl ile MS 1. yüzyılın sonları arasında doğu Avrasya bozkırlarında yaşamış göçebe halklardan oluşan boylar konfederasyonudur. Bilinen ilk Türk devletidir. Hiung-nu halkı hakkındaki bütün bilgiler dağınık Çin kaynaklarına ve arkeolojik bulgulara dayanmaktadır. Dilleri hakkındaki değişik varsayımlar, Çin kaynaklarında bulunabilen çoğunluğu kişi ve unvan adları olan sözcüklere dayanmaktadır. Dillerindeki sözcüklerin Çin lehçelerindeki transkripsiyonlarına göre dillerinin Türk, İrani, Moğol, Ural, Yenisey kökenli veya yalıtık dil olduğuna ve hatta halkın çok uluslu olduğundan dilin de karışık bir dil olabileceğine dair görüşler bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Türk dilleri</span> Çinin batısından, Sibirya ve Doğu Avrupaya dek uzanan bir alana yayılmış dil ailesi

Türk dilleri veya Türkî diller, Doğu Avrupa'dan Sibirya ve Çin'in batısına dek uzanan bir alana yayılmış ve içerisinde 35 yaşayan dil barındıran dil ailesi. Toplamda yaklaşık 180 ile 200 milyon kişi tarafından konuşulan Türk dillerinin en çok konuşulan lehçesi Türkçe olup tüm Türk dili konuşurlarının %40'ı bu dili konuşmaktadır. Bu dili Azerice, Özbekçe, Uygurca, Kazakça, Türkmence ve Tatarca takip etmektedir.

Baal veya Baʽal, antik çağda Levant'ta konuşulan Kuzeybatı Sami dillerinde önceleri insanlar arasında kullanılan 'sahip', 'efendi' anlamına gelen bir unvan ve şeref ifadesiydi. Ünvan akademisyenlere göre önce güneş kültleri ve çeşitli koruyucu tanrılarla ilişkilendirilir; ancak yazıtlar, Ba'al adının özellikle fırtına ve bereket tanrısı Hadad ve onun yerel tezahürleriyle ilişkilendirildiğini gösterdi.

<span class="mw-page-title-main">Friedrich Nietzsche'nin kütüphanesi</span>

Alman filozof Friedrich Nietzsche, ölümünden sonra dahi korunmuş ve günümüze kadar ulaşmış geniş bir özel kütüphaneye sahipti. Bugün bu kütüphane, yaklaşık 170'i, çoğu önemli olmak üzere, onun tarafından yapılan açıklamalar içeren yaklaşık 1,100 ciltten oluşmaktadır. Lakin okuduğu kitapların ancak yarısından azı kütüphanesinde bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Hazar Kağanlığı</span> Musevi Türk devleti

Hazar Kağanlığı ya da kısaca Hazarlar, 7. ve 11. yüzyıllar arasında; Hazar Denizi'nin çevresinde; Van Gölü'nden, Karadeniz kıyılarından, Kiev'e; Aral Gölü'nden, Macaristan'a kadar olan geniş topraklarda hüküm sürmüş, Doğu Avrupa'da yerleşik bir Türk devletidir. Hazar kelimesi, gez(mek) anlamına gelen kaz- kökünden türemiştir. Ka-zar; gezer yani serbest dolaşan, bir yere bağlı olmayan anlamına gelmektedir. Hudūd al-'Ālam adlı esere göre, Hazar kağanları Ansa' sülalesindendir ve Orta Asya'dan gelmişlerdir. Hazarların bir süre Büyük Hun Devleti'ne bağlı kavimler arasında bulunmuş olmaları ihtimali vardır. 586'dan sonraki Bizans kaynaklarında Hazarlar, "Türkler" olarak geçmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Kur'an tarihi</span>

Kur'an tarihi, İslam kutsal kitabının yazılı derleme veya el yazmalarının zaman çizelgesi ve kökenidir. İslam'ın erken tarihinin önemli bir bölümünü oluşturur.

<span class="mw-page-title-main">Utrigurlar</span>

Utrigurlar, M.S. 6. yüzyılda Karadeniz-Hazar steplerinde yaşayan göçebe atlılardı. Batılarında yer alan Kutrigurlara benzerlerdi.

<span class="mw-page-title-main">Matematik tarihi</span> matematik biliminin tarihi

Matematik tarihi, öncelikle matematikteki keşiflerin kökenini araştıran ve daha az ölçüde ise matematiksel yöntemleri ve geçmişin notasyonunu araştıran bir bilimsel çalışma alanıdır. Modern çağdan ve dünya çapında bilginin yayılmasından önce, yeni matematiksel gelişmelerin yazılı örnekleri yalnızca birkaç yerde gün ışığına çıktı. MÖ 3000'den itibaren Mezopotamya eyaletleri Sümer, Akad, Asur, Eski Mısır ve Ebla ile birlikte vergilendirmede, ticarette, doğayı anlamada, astronomide ve zamanı kaydetmede/takvimleri formüle etmede aritmetik, cebir ve geometri kullanmaya başladı.

Japon dillerinin sınıflandırılması ve diğer dillerle ilişkileri belirsizdir ve bu konuda dilbilimciler tarafından ortaya atılmış onlarca teori mevcuttur. Dilbilimciler geleneksel olarak Japon dillerinin bağımsız bir aileye ait olduğunu düşünürler; gerçekten de, Ryukyuucanın Japon lehçesi olmak yerine Japon dil ailesi içinde ayrı bir dil olarak sınıflandırılmasına kadar, Japonca izole edilmiş bir dil olarak kabul ediliyordu.

Arnavutluk'un İslamlaşması, 1385'ten itibaren Osmanlı'nın bölgeyi fethetmesi sonucunda meydana gelmiştir. Osmanlılar, yönetimleri ve orduları aracılığıyla çeşitli politikalar ve vergi teşvikleri, ticaret ağları ve ulusötesi dini bağlantılar yoluyla İslam'ı Arnavutluk'a getirmişlerdir. Osmanlı yönetiminin ilk birkaç yüzyılında, İslam'ın Arnavutluk'taki yayılması yavaş olmuş ve kısmen Osmanlı'nın toplumsal ve askeri entegrasyonunun artması, jeopolitik faktörler ve kilise yapılarının çöküşü nedeniyle on yedinci ve on sekizinci yüzyıllarda esas olarak yoğunlaşmıştır. Bu, Arnavutluk'taki Arnavutların büyük ölçüde Hristiyan bir nüfustan esas olarak Sünni Müslüman olan bir nüfusa dönüşmesi ve belirli bölgelerde önemli etnik Arnavut Hristiyan azınlıkları muhafaza etmesiyle Arnavutluk tarihindeki en önemli gelişmelerden birisi olmuştur. Sünni İslam'ın Arnavut etno-dilbilimsel bölgesindeki en büyük inanç olduğu, ancak diğer inançların da bölgesel bir yama içinde mevcut olduğu durum, Osmanlı'nın son döneminde Arnavutluk'un siyasi gelişiminin şekillenmesinde büyük bir etki oynamıştır. Dini değişikliklerin yanı sıra İslam'a geçiş, Arnavutları ve Arnavut kültürünü şekillendiren ve etkileyen diğer sosyal ve kültürel dönüşümleri de beraberinde getirmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Demokrasi tarihi</span> insanlık tarihinin bir parçası

Demokrasi, bir kurum, örgüt veya devlet içinde eşit bir şekilde güce sahip olan tüm üyelerin katılımıyla karar alma sürecini ifade eden bir siyasi sistemdir. Modern demokrasiler, vatandaşların topluma müdahale edebilme ve egemenlik haklarını uluslararası hukuka uygun olarak kullanabilme yetenekleriyle öne çıkar. Demokratik yönetim, genellikle azınlık tarafından yönetilen oligarşik ve tek bir hükümdarın hakim olduğu monarşik sistemlerle karşılaştırılır.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası ilişkiler (1814-1919)</span>

Bu başlık, 1814-1919 yılları arasında dünya diplomasisini ve daha genel olarak büyük güçlerin uluslararası ilişkilerini kapsamaktadır. Bu dönem, Napolyon Savaşları’nın ve Viyana Kongresi’nin (1814-1815) sona ermesinden Birinci Dünya Savaşı’nın ve Paris Barış Konferansı’nın (1919-1920) sonra ermesine kadar olan dönemi kapsamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Touraj Daryaee</span> İranlı İran çalışmaları uzmanı ve tarihçi

Touraj Daryaee İranlı İranolog ve tarihçidir. Kendisi şu anda Fars Çalışmaları ve Kültürü Maseeh Başkanı olarak görev yapmakta ve Kaliforniya Üniversitesi, Irvine'de Dr. Samuel M. Jordan Fars Araştırmaları Merkezi'nin direktörü olarak çalışmaktadır.