
Kaburga, göğüs kemiği ve omurlarla birleşerek göğüs kafesini yapan, sağ ve solda 12 tane olmak üzere toplam 24 tane olan yassı kemiklerin her biri. Göğsü çevreleyen göğüs kafesinin paralel kemiklerini oluștururlar.

Göçmen kuşlar farklı mevsimleri farklı coğrafyalarda geçiren kuş türlerinden oluşan bir gruptur. Her sene dünyaca 50 milyar kuşun göç ettiği tahmin edilir. Bunlardan yaklaşık 5 milyarı Avrupa ile Afrika arasında göç eder.

Hava soluyan omurgalılardaki temel solunum organıdır. Soluk alındığında burun ve ağızdan giren hava nefes borusu ve sonrasında bronşlardan geçerek akciğerlere ulaşır. Toplardamarlarla gelen karbondioksitce fazla olan (kirli) kan burada yenilenir. Ayrıca sesin oluşumunda da görevlidir.

İnsan iskeleti, insan vücudunun iç çerçevesidir. Doğumda yaklaşık 270 kemikten oluşur - bazı kemikler birbirine kaynaştıktan sonra bu toplam yetişkinlikte yaklaşık 206 kemiğe düşer. İskeletteki kemik kütlesi 21 yaş civarında maksimum yoğunluğa ulaşır. İnsan iskeleti, eksenel iskelet ve apendiküler iskelet olarak ikiye ayrılabilir. Eksenel iskelet, vertebral kolon, göğüs kafesi, kafatası ve diğer ilişkili kemiklerden oluşur. Eksenel iskelete bağlı olan apendiküler iskelet, omuz kuşağı, pelvik kuşak ve üst ve alt ekstremite kemiklerinden oluşur.

Solunum sistemi, kandaki karbondioksit (CO2) gazının oksijen gazı (O2) ile yer değiştirmesini sağlayan sistemdir.

Tıbbi (latince) terminoloji adıyla Çökük göğüs şeklinde göğüs kafesi şekil bozukluğunu ifade etmektedir.
Kalp masajı, resusitasyon, kardiyopulmoner resusitasyon, kalp-akciğer canlandırması veya kısa adıyla CPR (İng: Cardiopulmonary resuscitation), kalbi duran bir kişide kan dolaşımını ve solunum sistemini tekrar çalışır hâle getirmek amacıyla uygulanan acil yöntemler bütünüdür. Yöntemin bir ilk yardım yöntemi olması sebebiyle öncelikli amaç, hastaya yeterli sağlık hizmeti ulaşıncaya kadar ya da nefes ve nabız geri gelene kadar, kişinin dolaşım ve solunumunun devam ettirilmesi, dolayısıyla organların oksijensiz kalmasının geciktirilmesidir.

Anjina pektoris, genellikle kalp kasındaki iskemi veya koroner arter spazmı nedeniyle oluşan göğüste ağrı, sıkışma ve baskı hissi. Anjinanın ana sebebi olan koroner arter hastalığı, kardiyak arterlerin ateroskleroza uğramasından kaynaklanır. Anjina pektoris terimi Latince angina, Yunanca ἀγχόνη ankhonē (boğulma) ve Latince pectus (göğüs) kelimelerinden türemiştir. Böylece "göğüste boğumlanma, sıkışma hissi" olarak Türkçeye çevrilebilir.

Eksenel iskelet, bir omurgalının baş ve gövde kemiklerinden oluşan iskeletin bir parçasıdır. İnsan iskeletinde 80 kemikten ve altı bölümden oluşur; kafatası, ayrıca orta kulak kemikçikleri, dil kemiği, göğüs kafesi, sternum ve omurga. Eksenel iskelet, apendiküler iskelet ile birlikte tam iskeleti oluşturur. Eksenel iskeletin başka bir tanımı, omurlar, sakrum, kuyruk sokumu, kaburgalar ve sternumu içeren kemiklerdir.

Sternum veya göğüs kemiği, sağ ve sol kaburga kemiklerini bir arada tutan göğüs kafesi kemiği. İman tahtası olarak da bilinir. Yassı kemikler grubunda yer alır. Manibrum sterni, corpus sterni ve processus xiphoideus kısımlarından oluşur.

Göğüs kafesi, kalp, akciğerler ve büyük damarlar gibi hayati organları çevreleyen ve koruyan çoğu omurgalının göğüs kafesinde vertebral kolona ve sternuma bağlı kaburgaların düzenlenmesidir.

Tavukgöğsü, süt, şeker, pirinç unu ve tavuğun göğüs etiyle yapılan Türk mutfağında bir tatlıdır.

Göğüs ya da toraks, insan ve çeşitli diğer hayvanların anatomik bir parçasıdır. Hayvan ve insanlarda vücudun bir parçası, baş ve abdomen arasında yer alır. Memelilerde sternum, torakal vertebralar ve kaburgalar ile çevrilen ve göğüs boşluğu olarak adlandırılan vücut bölümüdür. Boyundan diyaframa kadar uzanır. Kalp, aortun bir bölümü, timus ve akciğerler torasik kavitede yer alır. Torakal kavitede yer alan iç organlar sternum ve kaburgaların oluşturduğu kafeins koruması altındadır.
Tepegöz, Türk mitolojisinde de adı geçen tek gözlü devdir. Değişik Türk dillerinde Tübegöz, Töbököz, Töpekös olarak da söylenir.
Akciğer zarı, akciğeri çevreleyen zarımsı iki dokudan oluşur. Dış zar göğüs duvarına bağlıdır içte ki ise akciğere ve diğer iç dokulara bağlıdır. Bu iki zar arasında "zar boşluğu" adı verilen ince bir boşluk bulunur. Bu boşluk akciğer tarafından üretilen plevra sıvısı ile doludur. Plevra sıvısı soluk alıp verirken akciğerlerin göğüs kafesi içinde yumuşak bir biçimde hareket etmesini sağlar. diğer adı Plevra, olan zar göğüs boşluğunu içten kaplayan ve akciğerleri çevreleyen, iki katlı, ince bir zar tabakasıdır. Normal şartlarda plevranın bu iki katmanı arasında akciğerin solunum esnasında kolayca hareket edebilmesini sağlayan, yaklaşık 20 mL civarında kaygan bir sıvı bulunmaktadır.

Sütyen, kadınlar tarafından meme ve göğüsleri örtmek, desteklemek ve kaldırmakta kullanılan bir giyecektir. Genelde iç çamaşırı sayılmakla beraber özellikle giyenin vücut hatlarını belirlemesi nedeniyle temel bir giyecek olarak da nitelendirilmektedir. 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında geliştirilerek korsenin yerini almıştır. Dünyanın hemen her yerinde üst vücut parçası için en yaygın kullanılan iç çamaşırıdır.

Coenagrion puella, Avrupa'nın büyük bir kısmında bulunan bir yusufçuk türü.

Hünkari, Osmanlı döneminde Manisa'da sarayda yetiştirilen güvercin türüdür. Batıda "Oriental Frill" adıyla tanınmaktadır. Birden fazla kuş türünün çiftleştirilmesi ile oluşturulmuştur. On iki farklı rengi ve bu renklerin kanattaki dağılımına göre iki türü bulunmaktadır. Kuş genel itibarı ile küçük gagalı, tepeli ve göğüs kısmında gül tabir edilen tüy kabartısı olan bir ırktır.

Ornithothoraces tüm enantiornithes ve euornithes'i içeren bir Avialan kladıdır.

Lumbar vertebra, göğüs kafesi ile pelvis arasındaki omurlardır. İnsanlarda 5 tane bel omuru vardır. Hareketli omurlar arasında en iri olanlarıdır.