
Kimmerler MÖ 8. yüzyılın ilk yarısına kadar Kimmerya olarak da tabir edilen İdil Nehri'inden Karadeniz'in kuzeyine doğru uzanan geniş bir alanda yaşamış büyük olasılıkla Hint-Avrupa kökenli oldukları varsayılan göçebe ve savaşçı bir ulustur.

İskitler veya yayıldıkları doğu bölgelerindeki isimleri ile Sakalar, MÖ 8. yüzyıl ile MS 3. yüzyıl arasında Avrupa'nın doğusu ile Orta Asya'da, Tanrı Dağları ve Fergana Vadisi'ni de içine alan bölgelerde yaşamış, Tuva ve (Altay-Sayan) kökenli, Doğu Avrasya-Batı Avrasya kültür ve genetik bileşenlerini içerdiği varsayılan heterojen göçebe halktır. İskitler için tarih boyunca Grek kaynaklarında Skuthēs (Σκύθης), Asur kaynaklarında Aşguzai, Fars kaynaklarında Sakā ve Çin kaynaklarında Sai tabirleri kullanılmıştır.

Antik Çağ, antik tarih ya da İlk Çağ, insanlık tarihinin başlangıcından erken dönem Orta Çağ'a kadar uzanan zaman dilimindeki belirgin kültürel ve siyasi olayları konu alır. Her ne kadar bitiş tarihi olan erken Orta Çağ büyük oranda göreceli olsa da, çoğu Batılı akademisyenler Batı Roma İmparatorluğu'nun 476'daki çöküşünü antik Avrupa tarihinin sonu olarak tanımlarlar. Antik tarih için kullanılan bir başka terim de antikitedir (antiquity). Yine de bu terim (antikite) daha çok Antik Yunan ve Antik Roma uygarlıklarını özel olarak tanımlamakta kullanılmaktadır.

Andronovo kültürü, MÖ 2000-900 yılları arasında Altay ve Tanrı dağları, Batı Sibirya ve Hazar'ın kuzeydoğusuna kadar uzanan bölgede yaşamış Tunç Çağı toplumları için kullanılan terim. Afanasiyevo kültürü ile başlayan ve İskit, Hunlar, Moğollara devam eden bozkır konfederasyonu yönetiminin temsilcisidir.
Ulucak Höyüğü, İzmir yakınlarında, Ankara yolu üzerinde, Kemalpaşa'nın 7 km kuzeybatısındaki Ulucak köyünde bulunan bir arkeolojik yerleşimdir. İzmir sınırları içinde bilinen ilk çiftçi köy yerleşimidir.
Demir Çağı, demirin çeşitli alet ve silah yapımında esas malzeme olarak kullanıldığı bir arkeolojik devirdir.
Alişar Höyüğü, Yozgat'ın 45 km güneydoğusunda, Alişar köyünün kuzeyinde bulunan bir höyüktür.

Arslantepe Höyüğü veya Melid, Malatya'nın 7 km. kuzeydoğusunda yer alan bir arkeolojik yerleşimdir. Türkiye'deki en büyük höyüklerden biridir. Höyük, Fırat üzerindeki Karakaya Baraj Gölü'nün batısındadır. Otuz metre yükseklikteki höyük MÖ 5 bin yıllarından MS 11. yüzyıla kadar iskan edilmiştir. Bölge MS 5. ve 6. yüzyıllarda bir Roma köyü olarak, daha sonra da Bizans nekropolü olarak kullanılmıştır. Yerleşim alanı 200 x 120 metre boyutlarındadır.

Pazırık Kurganı, Altay bölgesinde, MÖ 3. ve 6. yüzyıllara ait İskit sanatının, özellikle halı ve küçük el sanatlarının, örneklerinin bulunduğu bölge. Pazırık Kurganı, bölgede ele geçirilen objeler ve eserlerden dolayı UNESCO Dünya Mirası Bölgelerinden birisidir.

Baktria- Margiyana Arkeoloji Bölgesi günümüzde Türkmenistan, kuzey Afganistan, güney Özbekistan ve batı Tacikistan'da ve Ceyhun (Oxus) ırmağının üst kısımlarını kapsayan, MÖ 2200–1700 tarihleri arasında var olan, Orta Asya'nın Tunç Çağı kültürü için yapılan modern bir arkeolojik tanımlamadır. Yerleşim yerlerinin keşfi ve isimlendirmeleri Sovyet arkeolog Viktor Sarianidi tarafından (1976) yapıldı. Baktria bugün Afganistan'da bulunan Baktra denilen bölgenin Yunanca adıydı ve Margiyana bugün Türkmenistan'daki Merv şehrinin başkenti olduğu Pers satraplığı Margu'nun Yunanca adıydı.

Altın elbiseli adam, 1969'da dönemin Kazakistan SSC'nin Almatı şehrinin 50 km. ve Salagar Alüvyonlu toprağının 20 kilometre doğusunda, garaj yapmak ve yolu düzenlemek için yapılan çalışmalar sırasında tesadüfen bulunan binlerce altın parçadan oluşan zırh. Kemal Akişev başkanlığındaki Kazakistan Tarih, Etnografya ve Arkeoloji Enstitüsü'nün arkeolog ekibi tarafından incelenen Esik kurganından çıkartılmıştır. İskitler veya Sakalara ait olduğu düşünülmektedir. MÖ 5. yüzyıla ait olması ve kurganın bulunduğu bölgede MÖ 5.yy.'da Sakaların hüküm sürmesi gerekçesiyle Altın Elbiseli Adam'ın, 18 yaşlarında bir Saka prensi veya prensesi olduğu düşünülmektedir Zırh, 2019 yılında 2 hafta boyunca Ankara'da sergilenmiş, daha sonra tekrar Kazakistan'a taşınmıştır. Günümüz itibarıyla Kazakistan Milli Müzesinde sergilenmektedir.

Kurgan hipotezi (teorisi) erken Hint-Avrupa kökenlerinin, Karadeniz-Hazar stepleri'nde bulunan arkeolojik "Kurgan kültürüne" dayandığını öne süren teorilerden biridir. Kurgan Türkçe "korugan" sözcüğünden türetilmiş höyük mezar anlamına gelen bir terimdir.
Kurgan veya Korgan özellikle Orta Asya ve Doğu Avrupa'daki yığma tepe ve höyük şeklinde bulunan genellikle tahtadan yapılmış mezarlar için kullanılan bir tümülüs türü.

Arjaan veya Arzhan, Rusya'nın Krasnoyarsk Krayı'nda ve hemen güneyindeki Tuva Cumhuriyeti'nde bulunmuş, MÖ 9. ve MÖ 8. yüzyıllarda inşa edildiği düşünülen İskitlere ait kurganlarının bulunduğu arkeolojik alandır.

Yaz kültürü, Margiyana, Baktriya ve Soğdiana'da yaklaşık MÖ 1500-500 yılları arasında var olmuş Erken Demir Çağı kültürüdür.. Kültür adını Baýramaly, Türkmenistan'da bulunan Yaz Tepe arkeolojik alanından almıştır.
Uluğ Tepe, Güneydoğu Türkmenistan'ın Ahal ilindeki Kaka İlçesinde (Kaahka), Karakum Çölü'ndeki Kopet Dağ Dağları'nın eteklerinde bulunan ve Bronz Çağa tarihlenen bir antik sitedir. Yaklaşık 13 hektarlık bir alanı kaplar ve yaklaşık 30 metre yükseklikte bir höyük üzerinde uzanır ve Ceytun kültürüyle temsil edilen Geç Neolitik dönemden Akhameniş öncesi döneme kadar Orta Asya'nın en uzun stratigrafik silsilesini belgeler.

İskitya, Klasik Antik Çağ'da Orta Avrasya'da yer alan bir bölgeydi. Sınırları Yunanlar tarafından belirsiz bir şekilde tanımlanan bu bölge Doğu İran İskitleri tarafından işgal edildi ve Orta Asya ve Doğu Avrupa'daki Vistül Nehri'nin doğusundaki kısımlarının doğu kısımları ile sınırdı. Antik Yunanlar, Avrupa'nın kuzeydoğusundaki tüm topraklara ve Karadeniz'in kuzey kıyılarına İskitya adını verdiler. Demir Çağı boyunca bölge İskit kültürlerinin gelişmesine tanık oldu.

Berel kurganı, Kazakistan'ın doğusundaki Katonkaragay Bölgesi'nde bulunan bir arkeolojik sit alanıdır. Site Berel köyünün yakınında yer almaktadır. Bu bölgede M.Ö. 5.-3. yüzyıllara ait çok sayıda Erken Saka kurganı bulunmuştur.
Subeshi kültürü, aynı zamanda Subeishi veya Subeixi kültürü, Tarım Havzası'nın doğu ucundaki Turfan, Sincan bölgesinden bir Demir Çağı kültürüdür. Subeshi kültürü daha sonraki dönem Tarım Mumyalarının bir kısmına katkıda bulunur. Çin tarihi kaynaklarından bilinen Cheshi devleti ile ilişkili olabilir. Kültür birbiriyle yakından ilişkili üç mezarlığı içerir:
- Subeshi mezarlığı
- Shengjindian mezarlığı,
- Yanghai mezarlığı.
Kırşehir Müzesi, Türkiye'nin Kırşehir kentinde bulunan bir arkeoloji ve etnografya müzesidir. Müze, 1997 yılında kurulmuş olup Ahi Evran Caddesi üzerinde yer almaktadır.