İçeriğe atla

Pazırık halısı

Pazırık kurganından çıkartılan Hun halısı.

Pazırık halısı, Altayların Pazırık bölgesinde keşfedilen ve Pazırık Kurganı bölgesinde yapılmış, bilinen tarihin en eski halılarıdır.

Pazırık Kurganı bölgesindeki araştırmalar Sovyet arkeolog Sergei Rudenko aracılığıyla yapılmıştır.[1] Altayların MÖ 3. yüzyıla ait sakinlerinin bırakmış oldukları 40'a yakın beyler takımına ait kurganlarda, zengin sanat yapıtları gün yüzüne çıkartılmıştır.[2] Bu buluntuların büyük bir kısmı hâlen Leningrad Ermitaj Müzesi'nde teşhir edilmektedir.

Bu buluntular arasında kökeni üzerinde en çok tartışılan ünlü Pazırık Halısı da görülmektedir. Bu, en eski halının bulunuşundan itibaren bir çeyrek yüzyıl geçmesine rağmen şimdi de üzerinde en çok konuşulan bir arkeolojik yapıt olma niteliğini taşımaktadır.

Kazıları idare eden Rudenko, 1.89x2 m ebatında bulunan; üzerinde biniciler, sığınlar ve düşsel yaratıklardan griffon figürlerinin yer aldığı çok sık dokunmuş halının İran'ın Ahamenidler Devri'nde işlenerek Altaylara ihraç edildiği görüşünü ileriye sürmüştür.[3] Halıda bir desimetre karede 3600 ilmek bulunmaktadır.[4]

Johanna Zick - Nissen ise bu halının Anadolu'ya kadar uzayan sınırlar içinde dokunduğu kanıklığını taşımaktadır.[5] R. Ghirsman, K. Jetter gibi bazı İranist batılı sanat tarihçileri de bu kural dışı halının "şehir ezini" dışında yaşayan bir cemiyet içinde dokunamayacağı inancını paylaşmaktadırlar. Onlara göre, bu halı teknik bakımdan oldukça bileşik, sanat bakımından da çok taraflı, değişik anlayışla yüklü bir yapıttır. Bu sebeple, yine onlara göre, "atlı bozkır ezinine'" mensup, yaylak ve kışlak yaşamı yaşayan Türk göçebelerinin böyle bir halıyı meydana getirmeleri asla mümkün değildir.

Türk topluluklarının bulundukları bölgelerde gün ışığına kavuşturulmuş çeşitli halı örneklerinden; Aurel Stein'in Doğu Türkistan'da yaptığı kazılarda "Lou-lan" kuyu mezarında ve Lop-Nor'da bir Stupa'dan çıkartılan halılar; Vonle Coq'un Turfan kazılarında bulduğu MS. 5. ve 6. yüzyıla kadar uzanan devrede dokundukları tespit edilen halılar;[6] Carl Lamm'ın Fustat'da bulduğu Selçuklu halı parçalarından ve Türk İslâm Eserleri Müzesi'nde teşhirde bulunan Selçuklu halılarından bihaber gibi bir davranış içine düşmüş olduklarını söylemek mecburiyetindeyiz.[] Oysaki anılan bu halı örneklerinin dünyanın en eski ve en mükemmel halı parçaları olduğu bütün mütehassıslarca ifade edildiği herkesçe bilinmektedir.[] Yine bununla ilgili olarak şu noktayı da kaydetmeliyiz[]: Orta Asya'nın Doğu Türkistan'ı, Altaylar'ı ve Moğolistan'ı içine alan bölgesi, birçok ilim adamları tarafından daima düşünce yanlış anlamalarına meydan vermemelidir. Çünkü, Türkistan hiç şüphesiz eski bir dokuma merkezidir. Ancak bu merkezin Doğu Türkistan'a doğru uzayan bölgelerinde Orta Çağ'da zengin bir dokuma geleneğinin bulunduğu kesindir. Yukarıda hatırlatıldığı gibi, Lou-lan Ve; Lop-Nor'da dokunmuş halılar ile çeşitli kumaşlar Aurel Stein'in 1906-1908'de yapmış olduğu kazılarda gün ışığına çıkarılmıştır. Dolayısı ile bu bölgenin zengin bir dokuma merkezi olduğu açıkça anlaşılmıştır. Pazırık ise bu bölgeye hiç de uzak bir yöre değildir. Ayrıca bugün Kaşgar, Hotan, Kuca ve Turfan'da dokunan halılar, bu en eski halı bölgesinin, geleneğini hâlâ sürdürmekte olduğunu göstermektedir. Sanat tarihçileri çoğunlukla Altaylar'ın Pazırık vadisindeki beylere ait kurganlardan pek çok sanat yapıtının bir bütün olduğunu düşünmemekte ve bunlardan sadece bir halıyı dışarıdan ithal edilmiş tek bir yapıt gibi okumaktadır.

Beşinci Pazırık kurganından çıkartılan Hun halısı 1.89x2 m ebadında halen Leningrad Hermitaj müzesinde bulunmaktadır. Halı üzerinde 1.250.000'luk ilme mevcuttur.

Bu kanının aksine olarak adı geçen kurganların Hunlar'a ait olduğu görüşü Kiseljov ve Simirnov gibi Sovyet ermişleri tarafından ortaya atıldığı gibi, kültür tarihçilerinden Abdülkadir İnan, İkinci Türk Tarih Kongresinde vermiş olduğu «Altay'da Pazırık hafriyatında çıkarılan atların vaziyetini Türkler'in defin merasimi bakımından izahı» adlı tebliği ile diğer makalelerinde ve Bahaeddin Ögel de «İslamiyet'ten önce Türk kültür tarihi» eserinde Pazırık kurganlarının Büyük Hun İmparatorluğu'na ait olduğunu yazmışlardır. Buna ek olarak yine batılı ekin ve sanat tarihçileri arasında: René Huyghe, Vadime Elisséeff, Mario Bussagli gibi ilim adamları da aynı görüşü savunmuş; yani Pazırık kurganlarında bulunan yapıtların sahiplerinin Hunlar olduğunu söylemişlerdir.

Tarih ve kültür yönünden bu kurganların Büyük Hun İmparatorluğu devrine ait olduğu konusu ve memleketimizde ve batıdaki birçok ilim adamları[] tarafından: açık bir gerçek olarak kabul edilmişken biz bu makalede sadece V. Pazırık Kurganından çıkartılan ve "ithal malı" olduğu iddia edilen ünlü halı'nın Türkler tarafından dokunduğunu ve Ahamenidler ülkesinden yani İran'dan Altaylar'a ihraç edilmiş bir halıolamayacağını izah etmek olacaktır.

Kurt Erdman'ın bir "eğer örtüsü" olarak, tarif ettiği ve Karl Jettmar'ın "ithal malı oyun halısı" olarak tanıtmak istediği bu 4 m²'lik halının ikisi geniş, üçü dar olmak üzere beş bordürü vardır. Orta zemin tıpkı bir dama tahtası gibi eşit ölçülerde karelere taksim edilmiş olup, kenarları ince bir çerçeve ile çevrilmiştir. Karelerin içlerinde, yıldız, biçiminde dört yapraklı bir çiçek nakışı görülür. Dama tahtasını andıran zemini çevreleyen incecik suda üç renkli zincir nakışı yer almakta, hemen onun yanındaki geniş su üstünde de aynı yöne doğru sıralanmış âdeta otlayan bir sığın sürüsü görülmektedir. Orta zemini ve halının dış ucunu çevreleyen iki dar suda kareler içine tekrarlanan arslan-grifon 7 Temmuz 2010 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. figürleri yerleştirilmiştir. Grifon'un başı, arkaya doğru çevrilmiş olup açık gagasından dili görülmektedir. Bu düşsel yaratığın kafası yukarı kalkık, kanat ve kuyruğu kareye tamamıyle sığdırılmıştır. Halının en geniş suyunda yayalar ve atlılar birbirlerini aynı yöne doğru takip ederler. Bunlar sığınların tam ters yönünde ilerlemektedirler. Burada bir iki kişinin atlarının yanında yürüdükleri görülürken, bazıları da atlara binmiş olarak sırayı takip ederler. Burada bir iki piyadenin atlarının kuyrukları, Pazırık kurganlarından çıkarılan cesetlerde görüldüğü üzere, düğümlüdür. Atların hepsi de gemlidir. Bazı gemlerde süs plakaları bile seçilmektedir. Atların sırtlarına keçeden yapılmış örtü konmuştur. Hayvanın terini almak üzere sırtına konan bu tarz nakışlı örtülere Orta Asya'da "çaprak" veya "şaprak", Anadolu'da ise terlik, ter keçesi denilir.

Pazırık halısında birbirlerini takip eden atlar üzerinde eğerler görülmemektedir. Esasen Pazırık'ta ahşap eğer bulunmamıştır. Bu devrede tokalı örtüler veya içi otla dolu, dış tarafları çifte deri kaplanmış at sırtına konan bir nevi yastık bulunmuştur. Halının bu durumu da bölge kültürünü aksettiren bir belge olması bakımından önemlidir. Pazırık halısının bulunduğu bölgenin, yani Altayların karakterini aksettirdiği açıktır.

Ayrıca bakınız

  • Türk Halısı

Kaynakça

  1. ^ "Pazırık Halısı - Google'da Ara". www.google.com. 17 Ağustos 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Ağustos 2023. 
  2. ^ Hermitage Müzesi 6 Ocak 2000 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. 3 metre yüksekliğinde dört tekerlekli cenaze arabası.
  3. ^ Rukendo; Kultura naszelenija gornogo Altay V. Szkifoszkoe Vremja. Moskova 1953
  4. ^ "Tarihteki İlk Türk Halısı; Pazırık". 7 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Aralık 2020. 
  5. ^ ISBN 3805302894 (3-8053-0289-4) Baskı; Lankwitz: Mainz am Rhein; 1984.
  6. ^ Chinise sources of early of pra Christan are state that carpets were exported from Eastern Turkestan to China at that period.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hereke halısı</span>

Hereke halısı Türkiye'de Kocaeli'ne bağlı bir kıyı şehri olan Hereke'de üretilen halıdır. Çift düğüm tekniği kullanılması ve el yapımı olması onu diğer halılardan farklı kılar. Yapımı yıllar sürebilmektedir. Birinci sınıf İpek kullanılarak örülen halılar saraylarda dekorasyon olarak kullanıldı.

Altay Han - Türk, Altay ve Moğol mitolojisinde Dağ Tanrısıdır. Bazen Altın Tanrısı olarak da görünür. Altın Han, Altun Han, İlten Han olarak da söylenir. Moğol mitolojisinde Altan Han veya Alt Han olarak bilinir.

<span class="mw-page-title-main">Esik kurganı</span> Kazakistandaki kurgan

Esik Kurganı, 1969 yılında Kazakistan SSC'nin Salgar alüvyonlu toprağının 20 kilometre doğusunda Kemal Akişev başkanılığındaki Kazakistan Tarih, Etnografya ve Arkeoloji Enstitüsü'nün arkeolog timi tarafından keşfedilen İskit /Saka kurganı. MÖ 5. yüzyıldan kalma olduğu düşünülen kurgan, Kazakistan'da gün ışığına çıkarılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kilim</span> dokuma türü

Kilim, iki iplik sistemine dayanılarak yapılan, tersi ve düzü bulunmayan havsız bir dokuma.

<span class="mw-page-title-main">Halı</span>

Halı; atkılarının atılmasından sonra üzerine desene göre istenilen hav yüksekliğinde iplerin geçirilerek düğümlenmesi ile yapılan ev içinde ve genellikle yer örtüsü olarak kullanılan eşyadır. Bazı evlerde de duvarda görülür.

<span class="mw-page-title-main">Göktürkler</span> Tarihi Türk halkı

Göktürkler veya Kök Türkler, Orta Çağ'da Orta Asya'da göçebe bir Türk halkları konfederasyonuydu. Bumin Kağan'ın önderliğindeki Göktürkler, geleceğin coğrafi konumunu, kültürünü, hakim inançlarını ve geleceğini şekillendirecek birçok göçebe hanedanlıklarından biri olan Göktürk Kağanlığı'nı kurdular.

Yağcıbedir halıları, özellikle Balıkesir'in Sındırgı ve Bigadiç köylerinde, Yörükler tarafından dokunan ve önemli kültürel değere sahip motifleri olan bir halı türüdür.

<span class="mw-page-title-main">Karaz kültürü</span>

Karaz Kültürü,Erken Tunç Çağı'na ait bir kültürdür. Sovyet arkeolog Boris Kuftin'in çalışmalarında ortaya konulan, Geç Kalkolitik Çağ ve Tunç Çağı boyunca Doğu Anadolu Bölgesi, Transkafkasya, Azerbaycan ve Kuzeybatı İran'ı içine alan bir yayılma gösteren kültürdür.

<span class="mw-page-title-main">Pazırık Kurganı</span> Altay bölgesindeki MÖ 3. ve 6. yüzyıllara ait İskit sanatı örneklerinin bulunduğu bölge

Pazırık Kurganı, Altay bölgesinde, MÖ 3. ve 6. yüzyıllara ait İskit sanatının, özellikle halı ve küçük el sanatlarının, örneklerinin bulunduğu bölge. Pazırık Kurganı, bölgede ele geçirilen objeler ve eserlerden dolayı UNESCO Dünya Mirası Bölgelerinden birisidir.

<span class="mw-page-title-main">Gördes düğümü</span>

Gördes düğümü, çift düğüm, simetrik düğüm ya da kapalı ilme, adını Manisa'nın Gördes kazasından alan, Türk halılarında kullanılan düğüm çeşidi. Türk düğümü de denir.

<span class="mw-page-title-main">Ukok Yaylası</span>

Ukok Yaylası veya Ükek Yaylası - Rusya Federasyonu, Altay Cumhuriyetinde Altay dağlarındaki bir yayla. Batısı Kazakistan ile sınırdır. Batıdan doğuya doğru 120 km'ye, güneyden kuzeye 65 km kadar bir alana yayılmıştır. Ükek yaylasının rakımı 2200–2600 m kadardır.

Kurgan veya Korgan özellikle Orta Asya ve Doğu Avrupa'daki yığma tepe ve höyük şeklinde bulunan genellikle tahtadan yapılmış mezarlar için kullanılan bir tümülüs türü.

<span class="mw-page-title-main">Kasımuşağı halıları</span>

Kasımuşağı halıları, Azerbaycan'ın halıcılık okullarından biri olan Karabağ halıcılık okulunun Cebrayıl grubuna ait hovlı halılardır. Karabağ tipi Cebrayıl grubuna ait "Kasımuşağı halıları" Zengezur bölgesinin Hacışamlı idari toprak biriminde bulunan bulunan Kasımuşağı obasının yanı sıra çevre köylerin de adıyla ilgilidir.

<span class="mw-page-title-main">Türk halısı</span>

Türk halıları, Orta Asya'dan Anadolu'ya göç eden Türkler'in anayurtlarından beraberlerinde getirdikleri dokuma geleneğine dayanan, el tezgahlarında üretilmiş düğümlü, havlı dokuma yaygı ve örtülerdir. Anadolu'nun Türkler tarafından fethinden sonra gelişimi Anadolu'da sürmüştür ve "Anadolu halısı" olarak da bilinir. "Kilim, sumak, cicim, zili" gibi düz dokumalar ile birlikte dünyada en çok bilinen ve en eski el sanat ürünlerindendir. Anadolu'da dokunan tüm halılara Türk halısı denir ancak genel olarak "Türk Halısı" diye şöhret kazanan klasik Türk halıları Anadolu'nun batısında ve büyük kısmı Ege Bölgesi ile civarı vilayetlerde dokunan halılardır.

<span class="mw-page-title-main">Azerbaycan halısı</span>

Azerbaycan halısı, Azerbaycan'da yapılan geleneksel bir halıdır. Azerbaycan halısı, çeşitli boyutlarda, yoğun bir dokuya ve havlı veya havsız bir yüzeye sahip, desenleri Azerbaycan'ın birçok halı yapım bölgesinin karakteristiği olan el yapımı bir tekstildir. Geleneksel olarak, halılar Azerbaycan'da zeminleri kaplamak, iç duvarları, kanepeleri, sandalyeleri, yatakları ve masaları süslemek için kullanılırdı.

<span class="mw-page-title-main">Seccade</span>

Seccade, İslamiyet'te ibadete yardımcı olmak için kullanılan, üzerinde namaz kılmak üzere kumaş, halı, hayvan postu, hasır gibi malzemelerden yapılmış özel yer yaygısı.

<span class="mw-page-title-main">Maykop kültürü</span> Batı Kafkasyaya hakim olmuş arkeolojik kültür

Maykop kültürü, Tunç Çağı'nda Batı Kafkasya bölgesinde hakim olmuş başlıca arkeolojik kültürlerinden biriydi.

Kudırge Kurganı, Altay Cumhuriyeti'ndeki Çulışman ırmağının doğusunda bulunan göçebe Türk kurganıdır. Diğer Altay kültür çevresinde bulunan kurganlardan farklı olarak Kudırge tipi kurganlar çoğunlukla tepelerin eteklerinde bulunmuştur. Kurganlardan; üstünde av sahnesinin çizili olduğu kemik eyer, eğri kılıç, demir ok ucu, bakır yüzük, iki demir toka, oymalı süslemeli koruyucu boynuz halkası, ahşap ve demir plakalar, süslü bir gümüş kayış ucu ve bir çift üzengi çıkmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Demirciler halıları</span>

Demirciler halıları, Gence halıcılık okulunun Kazah grubuna ait yığılmış Azerbaycan halılarıdır. Halılar, adını Azerbaycan'ın Kazah şehrinin 9 km batısında bulunan Demirciler köyünden almıştır. Bazı halıcılar bu halıya "Demirci Hasan" derler. Kazah bölgesinin Taş Salahlı, Kosalar ve Ürkmezli köylerinde de Demirciler halısı üretilmiştir. Demirciler halıları, Kazak halılarının yüksek kaliteli halıları kategorisine aittir.

Bulan-Koba Kurganı, Altay dağlarında Pazırık Kurganının yerini alan arkeolojik bir kurgandır. Bu kültürün zaman dilimi, Rus arkeolojisinde Huno-Sarmat dönemi olarak adlandırılan döneme kadar uzanır. Bu kültürün taşıyıcıları Hiung-nu, Xianbei eyaleti ve Cücenler döneminde yaşamışlardır. Altay'da bu kültürün yerini Türk ölü gömme gelenekleri aldı.