
Bosna-Hersek, kısa haliyle B&H, resmî adıyla Bosna ve Hersek, Balkanlar'da 51.197 km² yüz ölçümlü bir ülke. Kuzey, batı ve güneyden Hırvatistan; doğudan Sırbistan ve güneydoğusunda Karadağ ile çevrili olup Adriyatik Denizi'ne Neum şehrinin olduğu yerde yalnızca 20 km'lik limansız bir kıyısı bulunmaktadır. Ülkenin coğrafyası merkez ve güneyde dağlık, kuzeybatıda tepelik, kuzeydoğuda düzlük bir karakter sergiler. Başkent ve en büyük şehir olan Saraybosna, birçok yüksek dağla çevrelenmiştir. Ülkenin çoğunluğunu kaplayan Bosna bölgesinde karasal iklim görülür, bu bölgede yazları sıcak, kışları kar yağışlı ve soğuktur. Ülkenin güney kıyılarındaki daha küçük Hersek bölgesinde ise tipik Akdeniz iklimi görülür. Bosna-Hersek doğal kaynaklar açısından da zengin bir görünüm arz eder.

Uzak Doğu, Avrupa merkezli yaklaşımda Asya'nın doğusu ve güneydoğusundaki ülkeler.

Milletler Cemiyeti, günümüzdeki Birleşmiş Milletler'in temeli sayılabilecek bir organizasyondu. I. Dünya Savaşı'nın ardından İsviçre'nin Cenevre kentinde, 10 Ocak 1920'de kuruldu. Amacı, ülkeler arasında yaşanabilecek sorunları barışçıl yollarla çözmekti. Bir süre çalıştı; fakat fazla bir varlık gösteremedi. II. Dünya Savaşı'nın ardından 1946 yılında dağıldı.

Doğu Bloku, Komünist Blok, Sovyet Bloku ya da Demir Perde, Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği ve onun Doğu ve Orta Avrupa'daki müttefiklerini tanımlamak üzere kullanılmış olan bir terimdir. 1947'de, başta Polonya Halk Cumhuriyeti, Romanya Sosyalist Cumhuriyeti, Bulgaristan Halk Cumhuriyeti, Macaristan Halk Cumhuriyeti, Çekoslovakya Sosyalist Cumhuriyeti ve Doğu Almanya olmak üzere komünist rejim altına giren birçok ülke Moskova'dan yönetilen bir blok hâline gelmiş bulunuyordu.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Birleşmiş Milletler'in üye ülkeler arasında güvenlik ve barışı korumakla yükümlü en güçlü organı. Birleşmiş Milletler'in diğer organları sadece tavsiye kararı alabilirken, Uluslararası Adalet Divanı ile birlikte bağlayıcı karar alma yetkisine sahip iki Birleşmiş Milletler organından biridir. Bu bağlayıcılık, üye ülkelerin tamamına yakını tarafından imzalanmış olan Birleşmiş Milletler Antlaşması'nda açık bir şekilde belirtilmiştir.

Bağlantısızlar Hareketi, kendilerini hiçbir güç blokuna dahil veya hariç olarak addetmeyen 100 üzerinde ülkenin bir araya gelerek oluşturdukları bir uluslararası oluşumdur. Soğuk Savaş döneminde Batı İttifakı ve Doğu Bloku'nun yanı sıra üçüncü bir blok olmuştur. Bu hareket çoğunlukla Güney Amerika, Afrika, Ortadoğu ve Asya ülkelerinden oluşur. Avrupa ve Kuzey Amerika ülkeleri ise aralarında Batı ittifakı ve Doğu Bloku olarak ikiye bölünmüşlerdir. Bunun sebebi ise I. Dünya Savaşı'ndan itibaren gelen ve II. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş ile devam eden Avrupalı devletlerin güç yarışı ve dünyadaki egemenlik yarışıdır. Bağlantısızlar Hareketi bir diğer tabirle doğu dünyasının batı dünyasındaki bölünmelere taraf olmamak istemesidir.

Soğuk Savaş, iki Süper güç olan ABD önderliğinde Batı Bloku ile Sovyetler Birliği'nin önderliğinde Doğu Bloku ülkeleri arasında Truman Doktrini'nin ilanından (1947) SSCB'nin dağılmasına (1991) kadar devam ettiği kabul edilen uluslararası siyasi ve askeri gerginlik. Soğuk Savaş dönemi, Amerika liderliğinde batı dünyası ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin önderliğindeki komünist blok arasındaki dünya üzerinde geniş bir nüfusu etki etmesine verilen isimdir. Soğuk Savaş döneminde NATO, "Batı İttifakı" olarak da biliniyordu. Batı Bloku, NATO üyesi ülkeler ile NATO üyesi olmayan ancak ABD ile müttefik olan kapitalist ve antikomünist ülkelerden, Doğu Bloku ise Varşova Paktı'na üye olan komünist ve bu pakta üye olmayan diğer komünist ülkelerden oluşuyordu. Bu iki karşıt blokun yanı sıra hiçbir bloku desteklemeyen Bağlantısızlar Hareketi isimli üçüncü bir blok daha vardı. Çin ve Yugoslavya hem Doğu Bloku ülkeleri, hem de Bağlantısızlar Hareketi ülkeleriydi. Bu iki komünist ülkenin her iki blokta da olmasının nedeni Sovyetler Birliği ile olan görüş farklılıklarıydı.

Barış kelimesi genel anlamda düşmanlığın olmaması anlamında kabul görülür. Başka bir anlatımla kötülükten, kavgalardan, savaşlardan kurtuluş, uyum, birlik, bütünlük, sükûnet, sessizlik, huzur içinde yaşamak olarak da tanımlanabilir.

Avrupa tarihi, Avrupa'nın tarih öncesinden başlayarak günümüze kadar olan tarihini içerir. Arkeolojik kazılar Avrupa kıtasında MÖ 35.000 yılına kadar uzanan bir insan varlığının olduğunu doğrulamaktadır. Avrupa'da kayda geçmiş ilk yazılı belge olarak ise MÖ 700 yıllarında Antik Yunanistan'da Homeros'un yazdığı İlyada destanı gösterilebilir. Antik Yunanistan'ın yanı sıra, MÖ 8. yüzyılda kurulmuş olan Roma Krallığı, Avrupa'da kayda geçmiş ilk gelişmiş uygarlıklar arasındadır. Antik Yunanistan ve Antik Roma uygarlıkları MS 4. yüzyılda çökmüşler, aynı yüzyılda Hristiyanlık dini Avrupa kültürünü etkisi altına almaya başlamıştır.

Maastricht Antlaşması, 7 Şubat 1992'de imzalanan ve AET’nin AB olması yolundaki son adım olan ekonomik ve parasal birliği de gerçekleştirme istikametine girdiği antlaşmadır.

Pax Romana, Latince "Roma Barışı" anlamına gelir. Roma İmparatorluğu'nun uzun soluklu barış dönemi için kullanılır. Terim, Roma yönetimi ve Roma hukuku altında, aralarında kavga eden rakip liderlerin ve eyaletlerin, bazen sert bir şekilde, barıştırılmasından çıkmıştır. Roma'da "Pax Romana"yı sağlayan lider Augustus Caesar'dır.
Pax Ottomana, Osmanlı İmparatorluğu topraklarındaki, dünyanın diğer bölgelerine nazaran mevcut istikrar ve düzeni tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Daha yaygın bir tabir olan Pax Romana'dan türetilmiştir.

Pax Hispanica, 1598-1621 arası döneme rastlayan Avrupa'daki yirmi üç yıllık İspanyol hakimiyetine istinaden kullanılan bir terim olup, İspanya'nın Avrupa'da, Fransa, İngiltere ve Birleşik Hollanda Cumhuriyeti arsındaki çeşitli savaşların ardından sağladığı istikrarı ifade eder.
Pax Americana, II. Dünya Savaşı'nın ardından 1945'ten günümüze kadar Batı dünyasında süregelen ve Birleşik Devletler'in dünyanın en büyük askeri ve diplomatik gücü olduğu döneme rastlayan görece barış dönemini tanımlamak için kullanılan terim. Birleşik Devletler'e İngiliz İmparatorluğu'nun ardından askeri ve diplomatik olarak modern zamanların Roma İmparatorluğu rolünü yükler. Birleşik Devletler sık sık I. Dünya Savaşı'nda ve öncesinde Pax Britannica çözülmesini takip eden dönemde içe dönük yalıtım politikalarına bağlı olarak sorumluluk almadığı için eleştirildi. Bu dönem boyunca, Batılı büyük devletlerin kendi aralarında herhangi bir silahlı çatışma çıkmadı ve nükleer silahlar, Birleşik Devletler ve bütün müttefikleri değişik bölgesel savaşlarla kuşatılmış olsa da hiç kullanılmadı ve casusluk ve çeşitli bölgelerde gizli harekâtlarlarla korundu.

Pax Britannica, 1815 Waterloo Savaşı'ndan sonraki İngiliz emperyalizminden denizaşırı İngiliz yayılmasına kadar giden döneme atfedilir. Terim, bu dönemde Avrupa'da oluşan görece barış ve İngiliz İmparatorluğu'nun önemli deniz ticaret yollarını kontrol etmesini ve karşı konulamayan deniz gücünün keyfini çıkarmasını kapsar. İngiltere denizaşırı ticarete hâkimdi ve gayriresmî sömürgecilik stratejisi olarak, Çin gibi piyasaları doğrudan sömürge yönetimi kurmadan kontrol ediyordu.

Batı dünyası, Batı medeniyeti ya da kısaca Batı, dünyanın diğer medeniyetlerine kıyasla Avrupa ve Kuzey Amerika ile Avustralya ve Yeni Zelanda'yı kastetmek için kullanılan siyasal kavram. Soğuk Savaş esnasında Batı kavramı Batı Bloku olarak Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki komünist olmayan ülkeleri kastetmek için kullanılmıştır.
Barış içinde bir arada yaşama, Soğuk Savaş döneminde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği tarafından geliştirilmiş teoridir. Buna göre nükleer silahlara sahip Sovyetler Birliği ve sosyalist ülkeler ile kapitalist devletler bir arada barışçıl bir şekilde varlıklarını devam ettirebilirler. Bu teori sosyalizm ile kapitalizmin uzlaşmaz çelişki içinde olduklarından bir arada yaşayamayacaklarını söyleyen marksizmin genel söylemiyle çelişmektedir. Teori Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı ülkeleri tarafından ABD ve NATO örgütüne üye ülkeleriyle olan ilişkilerinde bir dönem hakim olmuştur.

Kızıl Tehlike ya da Kızıl Panik, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından ilk olarak 1919-1920 yılında politik aktivistlere ve sosyalistlere karşı başlatılan antikomünist propagandaya verilen ad. Ardından II. Dünya Savaşı'nı izleyen 1947-1957 yılları arasında tekrar Amerika Birleşik Devletleri içerisindeki ve dışarısındaki komünistlerin federal hükûmeti yıkıp yerine komünist bir düzen getirmesi tehlikesine karşı yürütüldü.
Çekoslovakya-Türkiye ilişkileri, Çekoslovakya'nın varlığını sürdürdüğü dönemde her zaman dostane olmuştur.

Morgenthau Planı veya asıl adıyla Suggested Post-Surrender Program for Germany, II. Dünya Savaşı sonrasında Nazi Almanyası'nın ardından kurulacak olan Almanya'nın silah sanayiinin tamamen ortadan kaldırılmasını ve ilgili endüstriyel üretimin sınırlandırılmasını öneren tasarıdır. 1944 yılında dönemin Amerika Birleşik Devletleri hazine bakanı Henry Morgenthau Jr. tarafından önerilmiştir.