İçeriğe atla

Paul Graham

Paul Graham (d. 13 Kasım 1964, Weymouth), İngiliz programcı, deneme yazarı ve risk sermayesi yatırımcısı. Özellikle Lisp üzerine çalışmalarıyla tanınan ve denemeler yazan Graham, teknoloji şirketleri kurmuş bir girişimci ve aynı zamanda teknoloji şirketlerine yatırım yapan risk sermayesi yatırımcısıdır.

Akademik çalışmaları

ON Lisp, Hackers and Painters ve ANSI Common Lisp gibi programcılığa dair kitapların yazarıdır.

Anlaşmazlık Hiyerarşisi

Graham 2008'de kendi sitesinde yazdığı bir yazıda [1] "karşıt görüşte olmak" temalı 7 basamaktan oluşan bir "anlaşmazlık hiyerarşisi" önermiştir. Piramit basamaklarının taradığı alan, ilgili basamağı kullanan kişi sayısı hakkında da kabaca bilgi veriyor sayılabilir. Piramitin üstüne doğru ilerledikçe ikna edicilik ve bilgi yoğunluğu açısından bir artış gözlemleyebiliriz.

DH0. Hakaret

Anlaşmazlığın en alt seviyesi ve muhtemelen en yaygın olanıdır. Herhangi bir kanıt veya argüman içermeyen kişinin doğrudan şahsını hedef alan hakaret etmeye yönelik sözlerdir.

Örneğin, "Sen bir zibidisin, seni ahmak!" veya "Bu yazar kendini beğenmiş bir amatörün ta kendisidir."

DH1. Ad Hominem

Anlaşmazlık hiyerarşisinin 2. basamağıdır ve çok yaygın görülen bir argümantasyon şeklidir. Tartışmanın konusundan ziyade iddiayı ortaya atan kişiye ve karakterine yönelik sözlerdir. Anlaşmazlığın çok zayıf bir şeklidir. Yazarın argümanını yalanlamaz ve tartışmaya bir değer katmaz.

Örneğin, bir milletvekili, milletvekili maaşlarının artmasını talep eden bir yazı yazdığında içeriğe ve nedenine bakmadan "Tabii ki artmasını isteyecek, o bir milletvekili" diyerek argümana herhangi bir delil olmadan, sırf kişinin mesleği sebebiyle karşı çıkılması buna anlaşmazlığa bir örnektir.

DH2. Yazım Tarzını Eleştirme

Yazarın ve argümanın kendisine yönelik değil de yazının üslubunu eleştiren sözlerdir. Yazarın kendisine saldırmaktan daha iyi olsa da zayıf bir argümandır.

Örneğin, "Yazarın akıllı tasarımı bu denli laubali bir şekilde reddettiğine inanamıyorum."

DH3. Yalanlama

Bu aşamada nasıl ve kim tarafından söylendiğinden ziyade nihayet argümanın kendisine yönelik eleştiriler görülmeye başlanır. Çok az ya da hiç destekleyici kanıt olmadan yapıldığı için zayıftır. Çoğunlukla "Yazım Tarzını Eleştirme" anlaşmazlığı ile beraber görülür.

Örneğin, "Yazarın akıllı tasarımı bu denli laubali bir şekilde reddettiğine inanamıyorum. Akıllı tasarım mantıklı bir bilimsel teoridir." Bu noktadan sonra bir açıklama gelmediği için bu sadece bir yalanlamadır.

DH4. Karşı Argüman

Bu seviye ikna edici anlaşmazlığın görüldüğü ilk seviyedir. Karşı argüman yalanlama argümanına (DH3) ek olarak bir nedensellik ve(ya) ek kanıtlar ortaya koyar. Karşı argüman bir şeyler ispatlayabilir. Ancak birçok durumda ispatlanan şey ilk argümanın yanlışlığı ya da tersi değildir. Bazen birbirlerinin fikrine bile katılıyor olabilirler. Karşı argümanın özelliği doğrudan hedefe yönelmektense hedefi destekleyen şeyleri hedef alıp onların yanlışlığını ispat ederek esas argümanı zayıflatmaktır.

Örneğin, "Yazarın akıllı tasarıma yönelttiği eleştiriler haklı değil ve temelsiz, çünkü..." şeklinde giden cümleler karşı argümana örnek gösterilebilir.

DH5. Çürütme / Aksini ispat etme

Anlaşmazlığın en ikna edici seviyesidir. Anlaşmazlığa düşülen kısmın neden hatalı olduğunu kanıtlarla göstermek ve konuyla ilgili alıntılar yapmak gerekir. Çürütme genellikle alıntı yapmayı gerektirse de, alıntılama mutlaka çürütme anlamına gelmez. Bazı yazarlar haklı çürütme görünümü vermek için katılmadıkları şeylerin bazı kısımlarını alıntılarlar ve bunu yaparken yalanlama argümanı (DH3) veya daha alt seviyelere düşebilirler.

DH6. Ana Fikri Çürütme

Anlaşmazlığın en güçlü ve en ikna edici seviyesidir. Doğrudan argümanın ana fikrini çürütmeye yöneliktir. Yazarı ufak rakamsal hatalarını, noktalama işaretlerini veya dilbilgisini düzeltme gibi itibarsızlaştırmaya yönelik hareketlerdense kanıt ve alıntılarla doğrudan ana fikri çürütmeye çalışmaktır.

Örneğin, "Yazarın ana noktası "..." gibi gözüküyor ve bu konuda şunu diyor "...". Oysa bu argüman aşağıdaki sebeplerden dolayı hatalıdır ..."

Kaynakça

  1. ^ "Graham, Paul (March 2008). "How to Disagree"". 2 Nisan 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Nisan 2020. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Sokrates</span> Antik Yunan filozofu

Sokrates, Antik Yunan filozofudur. Heykeltıraş Sophroniskos'un ve Ebe Fenarete'nin oğludur. Yunan felsefesinin kurucularındandır.

<span class="mw-page-title-main">Reklam</span> pazarlama için kullanılan iletişim biçimi

Reklam, "insanları gönüllü olarak belli bir davranışta bulunmaya ikna etmek, belirli bir düşünceye yöneltmek, dikkatlerini bir ürüne, hizmete, fikir ve kuruluşa çekmeye çalışmak, onunla ilgili bilgi vermek, ona ilişkin görüş ve tutumlarını değiştirmelerini veya belirli bir görüşü ya da tutumu benimsemelerini sağlamak amacıyla oluşturulan; iletişim araçlarından yer ya da süre satın almak yoluyla sergilenen ya da başka biçimlerde çoğaltılıp dağıtılan ve bir ücret karşılığı oluşturulduğu belli olan "duyuru"dur.

<span class="mw-page-title-main">Propaganda</span> psikolojik olarak etkilemek amacıyla yapılan mesajlar

Propaganda ya da yaymaca, çok sayıda insanın düşünce ve davranışlarını etkilemek amacını taşıyan önceden planlanmış bir mesajlar bütünüdür. Propaganda tarafsız bilgi sağlamak yerine, en temelde kendi kitlesini etkileyecek bilgiyi sunar. Mesaj doğru olsa da yönlü olabilir ve olayın tümünü dengeli bir şekilde sunmayabilir. Genellikle politikada; eski ifadeyle "seçim propagandası" ya da günümüz ifadesiyle "seçim kampanyası" şeklinde kullanılır. Hükûmetler ve politik partiler tarafından da desteklenir.

Deizm veya yaradancılık, din, peygamber veya vahiy aracı olmaksızın bireyin akıl, gözlem, sezgi gibi yollarla Tanrı'nın varlığına inanmasına dayalı bir felsefi görüştür.

Safsata, bir düşünceyi ortaya koyarken ya da anlamaya çalışırken yapılan yanlış çıkarsamadır. Safsatalar ilk bakışta geçerli ve ikna edici gibi görülebilen fakat yakından bakıldığında kendilerini ele veren sahte argümanlardır.

Retorik ya da eski ismiyle Belagat, etkileyici ve ikna edici konuşma sanatıdır. Sözcük güncel kullanımda "etkileyici ve ikna edici olmakla beraber içtenlikten veya anlamlı içerikten yoksun lisan" anlamında da kullanılır. Kavram Yunanca rhētorikos (ῥητορικός) "hitabet" kavramından türemiştir. Antik Yunanistan'da MÖ 5. yüzyılda Sokrates çevresindekiler tarafından kullanılmış olan bu kelime, ilk kez Platon’un Gorgias adlı eserinde geçmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Askeriye</span> öncelikli olarak savaşa hazırlanmak ve savaşı yürütmekle görevli kurum

Askeriye veya ordu, ağırlıklı olarak savaşa yönelik, toplu olarak silahlı kuvvetler olarak da bilinen, ağır silahlı, son derece organize bir güçtür. Genellikle egemen devlet tarafından resmi olarak yetkilendirilir ve muhafaza edilir, üyeleri farklı askerî üniformalarıyla tanımlanabilir. Bir ordu, donanma, hava kuvvetleri, uzay kuvvetleri, deniz kuvvetleri veya sahil güvenlik gibi bir veya daha fazla askerî şubeden oluşabilir. Ordunun ana görevi genellikle devletin savunulması ve dış silahlı tehditlere karşı çıkarları olarak tanımlanır.

<span class="mw-page-title-main">Tanksavar</span> tank imha etmek üzere tasarlanan tahrip gücü yüksek silah

Tanksavar terimi her ne kadar tank türünü işaret etse de aslında tüm askeri amaçlı ZSA sınıf araçları kapsamaktadır. Bu terim bu türden araçların imhasını veya etkisiz hale getirilmesi için kullanılan tüm silah türlerini kapsar. Bunlar başlıca yüksek namlu çıkış hızına sahip topçu sistemleri, füzeler, değişik otomatik top ve tanksavar mayınlarını kapsar.

Tanrı'nın varlığıyla ilgili argümanlar filozoflar, teologlar ve diğer düşünürler tarafından öne sürülmüştür. Felsefi terminolojide, Tanrı'nın varlığı problemi, tanrı ontolojisinin bilgi kuramı ile ilgilidir. Bilgi kuramı, epistemoloji, bilgiye olan yaklaşımı, doğru bilgiye nasıl ulaşılacağını inceler. Ontolojiyse, varlık/yokluk konuları üzerindeki argümanlardan oluşur. Yani, tanrı ontolojisinin bilgi kuramı, Tanrı'nın var olup olmadığı konusunda nasıl akıl yürüteceğimiz üzerinedir.

<span class="mw-page-title-main">Sözdebilim</span>

Sözdebilim veya sahte bilim, bilimsel argümanlar kullanılarak ileri sürülen ancak bilimsel çalışmaların gerektirdiği materyal, yöntem, doğrulanabilirlik gibi standartları taşımayan veya yeterli bilimsel araştırma ile desteklenmeyen iddia, inanç, bilgi ve uygulamalar bütününe verilen addır. Sözde bilim genellikle belirsiz, çelişkili, eleştirilere yönelik aşırı tepki ve kişiselleştirmeler, destekleyici verilerin abartılması, sonuçlara yönelik doğrulanması olanaksız abartılı iddialar ile karakterize, kullanıcıları açısından da sosyal, maddi-manevi kazançlar sağladığı düşünülebilecek konular üzerinden yürütülür.

Objektivizm, Rus-Amerikan yazar ve filozof Ayn Rand tarafından geliştirilen bir felsefi sistemdir. Kendisi bu sistemi "insanı kahraman bir varlık olarak, kendi mutluluğunu hayatının ahlaki amacı olarak, üretken başarıyı en asil faaliyeti olarak ve aklı tek mutlak olarak gören bir kavram" olarak tanımlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Pike bombardıman uçağı</span> Hedefinin üzerine pike yaparak saldıran bir bombardıman uçağı

Pike bombardıman uçağı isabet oranını artırmak ve uçaksavar ateşinden daha iyi korunmak için hedefinin üzerine pike yaparak saldıran bir bombardıman uçağıdır.

<span class="mw-page-title-main">Argüman</span> ikna etmeye çalışmak ya da sabitleştirmek veya gerçek bir sonuca varmak

Mantık ve felsefede argüman; sonuç ve onun doğruluk derecesini belirlemeye yönelik verilen öncüllerden kurulmuş bir dizi ifadedir. Bir argüman ifadelerden oluşur. Bunlardan biri sonuç, diğerleri sonucun doğruluğuna dayanak olarak verilen öncüllerdir. Herhangi bir düşünceyle karşılaştığımızda, o düşüncenin içerdiği esas iddiayı ileten ifade argümanın sonucu; onu destekleyen diğer tüm ifadeler argümanın öncülleridir. Bir argümanın doğal dildeki mantıksal formu, sembolik biçimsel dilde temsil edilebilir ve doğal dilden bağımsız şekilde, matematik ve bilgisayar bilimlerinde biçimsel olarak tanımlanmış argümanlar yapılabilir.

Olgu, var olduğu, doğru olduğu veya gerçekleştiği kabul edilen şeydir. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat olarak da tanımlanabilir. Bir gerçeğin geçerliliğini sınamanın en yaygın yolu doğrulanabilirlik testidir; yani, deney yoluyla gösterilip gösterilemeyeceğidir. Gerçekleri kontrol etmek için genellikle standart referans kaynakları kullanılır. Bilimsel gerçek, dikkatli gözlemler veya ölçümler yoluyla doğrulanmış olgulardır.

<span class="mw-page-title-main">Kimlik doğrulama</span>

Kimlik doğrulama, bir varlığın(kurum, kişi ya da sistem) doğruladığı bir veri parçasının doğruluğunun teyit edilmesidir. Kimlik tanıma(identification), bir kişinin veya bir şeyin kimliğini kanıtlayan veya gösteren bir eylemi tanımlamanın; kimlik doğrulama, bu kimliğin gerçekten doğrulanma sürecidir. Bu süreç, kişinin kimliğini, kimlik belgelerini doğrulanması, bir dijital sertifikayla internet sitesinin gerçekliğinin doğrulanması, bir yapının yaşının Radyokarbon tarihleme yöntemiyle belirlenmesi ya da bir ürünün ambalajına ve etiketine bakarak doğrulamasını içerir. Diğer bir ifadeyle, kimlik doğrulama, genellikle en az bir çeşit kimlik tanımının doğrulanmasını içerir.

<span class="mw-page-title-main">Yapay genel zekâ</span>

Yapay genel zeka (YGZ), bir insanın yapabileceği herhangi bir zihinsel görevi başarıyla gerçekleştirebilecek bir makinenin zekasıdır. Günümüzdeki bazı yapay zeka araştırmalarının temel amacıdır ve bilimkurgu ve fütüroloji'de de ortak bir konudur. Bazı araştırmacılar Yapay genel zekâyı "güçlü yapay zekâ", "tam yapay zekâ" veya bir makinenin "genel akıllı eylem" gerçekleştirme kabiliyeti olarak adlandırmaktadır; diğerleri ise sadece bilinci deneyimleyen makineler için "güçlü yapay zekâ" tabirini kullanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Yapı</span> bir nesne veya sistemdeki birbiriyle ilişkili unsurların düzenlenmesi ve organizasyonu veya bu şekilde organize edilmiş nesne veya sistem

Yapı, maddi bir nesne veya sistemdeki birbiriyle ilişkili unsurların düzenlenmesi ve organizasyonu veya bu şekilde organize edilmiş nesne veya sistemdir. Maddi yapılar, binalar ve makineler gibi insan yapımı nesneleri ve biyolojik organizmalar, mineraller ve kimyasallar gibi doğal nesneleri içerir. Soyut yapılar bilgisayar bilimlerindeki veri yapılarını ve müzik formunu içerir. Yapı türleri arasında bir hiyerarşi, çoktan çoğa bağlantılar içeren bir bağlantı veya uzayda komşu olan bileşenler arasındaki bağlantıları içeren bir kafes bulunur.

Carneades (/kɑːrˈniːədiːz/; Yunanca: Καρνεάδης, Karneadēs, "Carnea'lı"; MÖ 214/3-129/8 bir Yunan filozofu ve Antik Yunanistan'daki Şüpheci Akademi'nin belki de en önde gelen başkanıydı. Kirene'de doğdu. MÖ 159 yılına gelindiğinde, önceki tüm dogmatik doktrinleri, özellikle Stoacılığı ve hatta önceki şüphecilerin bağışladığı Epikurosçuları çürütmeye başlamıştı. Akademi'nin alimi olarak, MÖ 155'te Roma'ya gönderilen ve adaletin belirsizliği konusundaki derslerinin önde gelen politikacılar arasında şaşkınlığa neden olduğu üç filozoftan biriydi. Hiçbir yazı bırakmadı. Görüşlerinin çoğu sadece halefi Clitomakhos aracılığıyla biliniyor.Gerçeği elde etmede sadece duyuların değil, aklın da yeteneğinden şüphe etmiştir.Bununla birlikte, şüpheciliği, yine de, harekete geçmemizi sağlamak için gerçeğin olasılıklarını tespit edebileceğimiz inancıyla yumuşatıldı.

Propaganda üretmek için sosyal psikoloji araştırmalara dayanan bir dizi propaganda tekniği kullanılmaktadır. Propagandacılar, bazen ikna edici olmakla birlikte genelde geçerli olmayan argümanlar kullandıklarından, bu tekniklerin çoğu mantıksal yanılgılar olarak sınıflandırılabilir.

Ahlaki kuşkuculuk, hiç kimsenin ahlaki bilgiye sahip olmadığını iddia eden bir metaetik teoriler sınıfıdır. Birçok ahlaki şüpheci, ahlaki bilginin imkansız olduğuna dair daha güçlü, modal iddiada bulunur. Ahlaki kuşkuculuk, özellikle bilinebilir ve nesnel ahlaki gerçekler olduğu görüşünü savunan ahlaki gerçekçiliğe karşıdır.