İçeriğe atla

Paternalist muhafazakarlık

Paternalist muhafazakarlık, toplumların organik olarak var olduğu ve geliştiğini ve içindeki üyelerin birbirlerine karşı yükümlülükleri olduğunu düşünen, inancını yansıtan muhafazakarlığın bir koludur. Toplumun daha fakir kesimlerine ayrıcalıklı ve zengin olanların feodal soylu zorunluluğu kavramına bir atıfta bulunarak aile büyüğü konumunda bulunan kişilerin yükümlülüğüne özellikle vurgu yapmaktadır. Görev, hiyerarşi ve organik birlik gibi ilkelerle tutarlı bir biçimde olarak gelenekçi muhafazakarlığın bir sonucu olarak görülebilir. Paternalist muhafazakarlar prensip olarak bireyi ya da devleti desteklemezler, bunun yerine en pratik bir şekilde bağlı olarak ikisini de desteklemeye ya da ikisi arasında bir denge önermeye hazırdırlar.

Paternalist muhafazakarlık, yönetimin tüm vatandaşlar için iyi bir yaşam geliştirmek amacıyla oldukça geniş devlet müdahalesini bir çeşit zorunlululuk olarak görüp bununla birlikte bu görevlerinin önemini vurgular. Bu, hükümetin, hedefler koyan, adil oyun ve fırsat eşitliği sağlayan hayırsever bir baba figürü olarak tasavvur edildiği, yoksullukla başa çıkmak ve gelirin yeniden dağıtımını desteklemek için bir sosyal güvenlik ağının öneminin vurgulandığı güdümlü ekonomiye benzer bir yola yol açmaktadır. Zenginlik ve piyasaların hem tüketicilerin hem de üreticilerin çıkarına olacak şekilde hükümet tarafından düzenlenmesini savunur. Paternalist muhafazakarlar, devlet müdahalesini kabul etmelerine rağmen planlı ekonomisiye benzer şeyleri desteklemezler.

Paternalist muhafazakarlık ilk olarak 19. yüzyılda ortaya toplumsal huzursuzluk, korkunç çalışma koşulları ve eşitsizlik yaratan sanayi devriminin bir sonucu olarak çıktı. Britanya'da Benjamin Disraeli'nin tek uluslu muhafazakarları bu etkilerle başa çıkmaya çalıştı.[1][2] Birleşik Krallık'ta Stanley Baldwin, Neville Chamberlain, Winston Churchill ve Harold Macmillan gibi tek uluslu muhafazakar hükümetlerinin devamı olarak meydana geldi.[3] 19. yüzyılda Almanya'da Otto von Bismarck, işçi sınıfının desteğini kazanmak ve sosyalizmin altını oymak amacıyla ilk modern refah devletini kurdu. [4] Devlet Sosyalizmi programının bir parçası olarak işçilere hastalık, kaza, iş göremezlik ve yaşlılığa karşı devlet tarafından düzenlenen zorunlu sigorta politikalarını uyguladı.[5] Leo von Caprivi ayrıca "Yeni Rota" adı verilen aynı yöntemleri içeren politikayı da destekledi.[6]

Kökenleri

Paternalist muhafazakarlığın kökenleri, yaygın ekonomik eşitsizliğe, yoksulluğa ve sosyal hoşnutsuzluğa sebep olan Sanayi Devrimi'ne dayanmaktadır. [7] Britanya'da Richard Oastler, Michael Thomas Sadler ve Lord Shaftesbury gibi Tory politikacılar, fabrika yasalarını oluşturulmasına katkıda bulundular. Elitist sorumlulukları ile güçlü insani unsurları birleştirerek yeni bir yol gösterdiler. [8] Bireyciliği ve klasik ekonomiyi eleştirdiler [9], aynı zamanda 1834'te yoksullukla mücadeleye karşı çıkarılmış Yeni Yoksullar Yasası'ndan da hoşlanmadılar ve düzgün barınma, çalışma koşulları, ücretler ve yoksullara yönelik muameleyi garanti etmede devletin büyük bir rolü olması gerektiğine inanıyorlardı. [9]

Tek ulus muhafazakarlığı

Tek ulus muhafazakarlığı ilk olarak Birleşik Krallık'ta, siyaset felsefesini sırasıyla 1844 ve 1845'te yayınlanan Coningsby ve Sybil adlı iki romanda sunan Muhafazakar başbakan Benjamin Disraeli [10] tarafından tasarlandı. [7] [11] Disraeli, toplumsal sınıfların sağlam olduğu, ancak işçi sınıfının varlıklı kesimden destek aldığı paternalist bir toplum önerisini siyaset sahnesine sundu. Britanya toplumuna hakim olan bireycilikten ziyade sosyal sorumluluğun önemini vurguladı. [10] Disraeli, artan sanayileşme ve eşitsizliğin bir sonucu olarak İngiltere'nin (zenginler ve fakirlerden oluşan) iki ülkeye bölünmesine karşı uyardı. [7] Bu bölünmeden endişe duyarak, sosyal destek sağlamak ve işçi sınıfını korumak için insanların yaşamlarını iyileştirmeye yönelik önlemlerin yanında oldu. [10]

Disraeli, farklı sınıfların birbirlerine karşı doğal sorumlulukları olduğu organik bir topluma olan inancıyla fikirlerini haklı çıkardı. [10] Toplumun doğal olarak hiyerarşik olduğunu gördü ve üsttekilerin aşağıdakilere karşı sorumluluklarını vurguladı. Bu, Noblesse Oblige kavramını yeni bir soyluluk olarak ortaya çıkardı. Bu, aristokrasinin cömert ve onurlu olma zorunluluğunun olduğunu ileri sürüyordu. Disraeli'ye göre bu, hükümetin ve devletin ailenin babasıymışçasına paternalist olması gerektiği anlamına geliyordu. [7] Tek ulus muhafazakarlığı, yaklaşımını pragmatik ve ideolojik olmayan bir anlayış olarak tanımlamaktadır. Esnek politikaların gerekliliği kabul eder. Tek ulus muhafazakarlığı, toplumsal istikrar sağlaması amacıyla sıklıkla ideolojik muhalifleriyle uzlaşma arayışına girmektedir. [12] Disraeli, egemen sınıfın halkın acılarına kayıtsız kalması durumunda toplumun öncekinden çok daha istikrarsız hale geleceğini ve toplumsal devrimin bir olasılık haline geleceğini öne sürerek bu konudaki görüşlerini pragmatik bir şekilde haklı çıkarmayı başarmıştır. [10]

Perspektifler

"Sağcı veya muhafazakar sosyalizm", Murray Rothbard ve Jesús Huerta de Soto gibi bazı liberal muhafazakar ve sağ liberteryen hareketler, politikacılar ve ekonomistler tarafından [13] bu tip muhafazakarlığı tanımlamak için kullanılan aşağılayıcı[14] bir terimdir. Paternalist muhafazarlığın Ticaricilik, bireycilik ve laissez-faire ekonomisinin aksine paternalizmi ve sosyal dayanışmayı desteklediğini düşünüyorlar.[15] [13] Paternalist muhafazakarlığın devletin teşvik ettiği sosyal tabakalaşmayı desteklediğini, belirli kişi ve grupların böyle bir muhafazakar hiyerarşide daha yüksek statüye sahip olmasına izin verdiğini iddia ediyorlar. [13] Paternalist muhafazakarlar devlet müdahalesini kabul etseler de, piyasa temelli sosyal demokrat veya sosyal piyasa karma ekonomisinin kapsamındadır. Planlı ekonomiyi veya planlı ekonomiye benzeyen bir ekonomiyi [9] veya sosyalizmin belirtilen hedeflerinden biri olan üretim araçları üzerinde kamu kontrolünün olduğu bir ekonomik modeli desteklemezler. Ayrıca fırsat eşitliğini ve adil oyunu da desteklemektedirler.[8]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Dunleavy, Patrick; Kelly, Paul Joseph; Mora, Michael (2000). British Political Science: Fifty Years of Political Studies. Oxford, England; Malden, Massachusetts: Wiley-Blackwell. pp. 107–108.
  2. ^ Blake, Robert (1967). Disraeli (2nd ed.). London: Eyre & Spottiswoode. p. 524.
  3. ^ Russel, Trevor (1978). The Tory Party: Its Policies, Divisions and Future. Harmondsworth: Penguinp. p. 167.
  4. ^ Steinberg 2011.
  5. ^ Taylor, Alan John Percivale (2001) [1988]. The Course of German History: A Survey of the Development of German History. London, England; New York City, New York: Routledge. p. 149.
  6. ^ Nicholas, John Alden (1958). Germany After Bismarck: The Caprivi Era, 1890–1894, Issue 5. Harvard University Press. p. 260.
  7. ^ a b c d Heywood 2007.
  8. ^ a b Vincent 2009, s. 64.
  9. ^ a b c Vincent 2009.
  10. ^ a b c d e Dorey 1995.
  11. ^ Arnold 2004.
  12. ^ Bloor 2012.
  13. ^ a b c Huerta de Soto 2010.
  14. ^ Rothbard, Murray (2010). Left, Right, and the Prospects for Liberty. Auburn, Alabama: Mises Institute. p. 19.
  15. ^ Viereck (2006), p. 74.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Marksizm</span> Alman filozof Marxın düşüncelerine dayanan devrimci sosyalist akım

Marksizm, özgün bir siyasal felsefe akımı, tarihin diyalektik materyalist bir yorumuna dayanan ekonomik ve toplumsal bir dünya görüşü, kapitalizmin Marksist açıdan çözümlenmesi, bir toplumsal değişim teorisi, Karl Marx'ın ve Friedrich Engels'in çalışmalarından çıkarılan, insanın özgürleşmesiyle ilgili bir düşünce sistemidir.

Sosyalizm, sosyal ve ekonomik olarak toplumsal refahın, katılımcı bir demokrasiyle gerçekleşeceğini ve üretim araçlarının hakimiyetinin topluma ait olduğunu savunan, işçi sınıfının yönetime katılmalarına ağırlık veren, özel üretim yerine kamu bazlı üretimi destekleyen, telkin ve propagandalarını eğitim, tarım ve vergi reformları üzerinde yoğunlaştıran ekonomik ve siyasi bir teoridir. Siyasi yelpazede ve dünyanın çoğu ülkesinde sosyalizm, standart sol ideoloji olarak kabul edilir. Sosyalizm türleri, kaynak tahsisinde piyasaların ve planlamanın rolüne ve kuruluşlardaki yönetim yapısına göre değişir.

<span class="mw-page-title-main">Faşizm</span> Aşırı sağcı, otoriter, aşırı milliyetçiliği savunan ideoloji

Faşizm, ilk olarak İtalya'da Benito Mussolini tarafından oluşturulan, otoriter devlet üzerine kurulu radikal bir aşırı milliyetçi politik ideolojidir. İlkeleri ve öğretileri, La dottrina del fascismo adı altında Giovanni Gentile tarafından yazılmıştır. Benito Mussolini'nin kurucusu olduğu Ulusal Faşist Parti'nin İtalya'da iktidara gelmesinin ardından, faşizm birçok milliyetçi ideolojiye örnek olmuştur. Hitler'in nasyonal sosyalizmi ve Franco'nun falanjizmi, faşizmden çok etkilenmişlerdir.

Demokratik sosyalizm, sosyalist piyasa ekonomisi içinde ekonomik demokrasi, işyeri demokrasisi ve işçilerin öz yönetimine veya alternatif bir merkeziyetçi planlı sosyalist ekonomi biçimine özel bir vurgu yaparak, siyasi demokrasiyi ve bir tür sosyal sermayeli ekonomiyi destekleyen solcu bir siyaset felsefesidir. Demokratik sosyalistler, kapitalizmin doğası gereği özgürlük, eşitlik ve dayanışma değerleriyle bağdaşmadığını ve bu ideallerin ancak sosyalist bir toplumun gerçekleştirilmesiyle elde edilebileceğini savunuyorlar. Çoğu demokratik sosyalist, sosyalizme kademeli bir geçiş arayışında olsa da, demokratik sosyalizm, sosyalizmi kurmanın aracı olarak devrimci veya reformist siyaseti destekleyebilir. Demokratik sosyalizm, 20. yüzyılda Sovyetler Birliği'nde ve diğer ülkelerde tek parti devletine doğru gerilemeye karşı çıkan sosyalistler tarafından popülerleştirildi.

Muhafazakârlık veya tutuculuk, geleneksel toplumsal etmenlerin korunmasını destekleyen politik ve toplumsal felsefedir. Daha belirgin bir anlamda ilgili toplumun içinde bulunduğu çağın gereklerini göz ardı etmeksizin, geçmişten gelen tarihsel, kültürel ve uygar birikimlerini kaybetmeden, kısaca öz dinamiklerinin değişmesine karşı direnç gösteren, toplumsal-kültürel değerlerin korunmasını savunan politik bir görüştür.

Sosyal demokrasi, reformist ve aşamalı yöntemlerle laissez-faire kapitalizminin yarattığı eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı hedefleyen politik bir ideolojidir.

<span class="mw-page-title-main">Solculuk</span> toplumsal eşitliği ve eşitlikçiliği destekleyen siyasi ideolojiler, politik duruş

Solculuk, genellikle bir bütün olarak toplumsal hiyerarşiye veya belirli toplumsal hiyerarşilere karşı çıkarak, toplumsal eşitlik ve eşitlikçiliği destekleyen ve bunu sağlamaya çalışan siyasi ideolojiler yelpazesidir. Sol siyaset tipik olarak, taraftarlarının toplumda diğerlerine göre dezavantajlı olarak algıladıkları kişiler için endişe duymanın yanı sıra, uygulandıkları toplumun doğasını değiştiren radikal yollarla azaltılması veya ortadan kaldırılması gereken haksız eşitsizlikler olduğuna dair bir inancı da içerir.

Muhafazakâr Parti, resmî adı Muhafazakâr ve Birlikçi Parti, Tory'ler olarak da bilinirler,

İlerlemecilik, ilericilik ya da progressivizm, her alanda ileri düzeyde önlemler uygulayarak insanların mevcut durumlarını iyileştirmeyi ve toplumun statüsünü yükseltmeyi amaçlayan, bu doğrultuda toplumsal reformu destekleyen politik felsefedir. Bilim, teknoloji, ekonomik kalkınma ve sosyal organizasyondaki ilerlemelerin insanın yaşam koşullarını geliştirmede büyük öneme sahip olduğunu ifade eden İlerleme Düşüncesine dayanır. Modern siyasette ilerlemecilik, siyasi değişim ve hükûmet eylemlerinin desteği yoluyla sıradan insanların çıkarlarını temsil etmeyi amaçlayan bir sosyal veya siyasi harekettir ve genellikle sol-liberal geleneğin bir parçası bağlamında düşünülür. Ancak bu, ideolojilerin eş anlamlı olduğu anlamına gelmez.

Merkez sağ, siyasi spektrumun sağında yer alırken merkeze daha yakındır. Merkez sağ partiler genellikle liberal demokrasiyi, kapitalizmi, piyasa ekonomisini, özel mülkiyet haklarını ve az ölçekte bir refah devletini destekler. Merkez sağ oluşumlar muhafazakârlığı ve ekonomik liberalizmi desteklerken sosyalizm ve komünizme karşı çıkarlar.

<span class="mw-page-title-main">İşçilerin Sosyalist Partisi</span> Türkiyede eski bir siyasi parti (2008-2013)

İşçilerin Sosyalist Partisi, 27 Kasım 2008 tarihinde Sevim Belli'nin Genel Başkanlığında İşçilerin Sosyalist Partisi ismiyle kurulmuştur. Parti isminin kısaltması Sosyalist Partidir. İşçilerin Sosyalist Partisi, Mihri Belli, Mahir Sayın, Mustafa Kemal Kaçaroğlu, Mustafa Kahya, Eski Dev-Genç genel başkanı Bülent Uluer, Latife Demirci Kahya ve Erdal Kara'nın da aralarında bulunduğu 80 kişi tarafından kuruldu. 9 Kasım 2008'de Ankara'da yapılan toplantıda kuruluşunu ilan etmiştir. 2011 aralık ayında yapılan kongrede Genel Başkanlığa Mustafa Kahya getirilmiştir.

Ekonomik liberalizm, piyasa ekonomisinin bireyci hatlara dayanmasını ve üretim araçlarının özel mülkiyette olmasını destekler. Ekonomik liberaller, serbest ticareti ve açık rekabeti engellediği için piyasaya yapılan hükümet müdahalesine ve korumacılığa karşı çıkma eğilimindedir, ancak mülkiyet haklarını korumak ve piyasa başarısızlıklarını çözmek için yapılan hükûmet müdahalesini destekler. Ekonomik liberalizm, Büyük Buhran ve Keynesyenizm'in yükselişine kadar genel olarak klasik liberalizmin ekonomik modelini ifade etmek için kullanılmıştır.

Merkez sol, siyasette sol ve merkez arasındaki görüşler bütünüdür. Fırsat eşitliği yoluyla toplumsal adaletin sağlanabileceği düşüncesini savunmaktadır. Merkez sol siyaset, toplumun varsıl ve yoksul kesimleri arasındaki gelir farkını en aza indirmeyi amaç edinmiştir. Siyaseten ve toplumsal olarak radikal kararlar alınabilir. Bunun yanında reformist tutumlar ile de ekonomik ve sosyal politikalar sağlanabilir. Çoğulculuk taraftarı bir görüştür, toplumun sosyal hak ve çıkarları el üstünde tutulur.

Sosyal bilimlerde, siyasi ideoloji, belirli bir toplumsal hareketin, kurumun, sınıfın veya büyük bir grubun etik ideallerini, prensiplerini, doktrinlerini, mitlerini veya sembollerini açıklayan ve toplumun nasıl çalışması gerektiğini ve belirli bir toplumsal düzen için bazı siyasi ve kültürel bir plan sunan bir dizi fikirler bütünüdür. Siyasi ideoloji, gücün nasıl dağıtılması gerektiği ve hangi amaçlar için kullanılması gerektiği konularıyla ilgilenir. Bazı siyasi partiler belirli bir ideolojiyi sıkı bir şekilde takip ederken diğerleri genel olarak ilgili ideolojiler grubundan ilham alabilir, ancak belirli bir ideolojiyi açıkça benimsemezler. Bir ideolojinin popülaritesi, bazen çıkarları doğrultusunda hareket eden ahlaki girişimcilerin etkisiyle de ilgilidir. Siyasi ideolojilerin iki boyutu vardır: (1) hedefler: toplumun nasıl organize edilmesi gerektiği; ve (2) yöntemler: bu hedefe ulaşmanın en uygun yolu.

Liberal muhafazakârlık, özel mülkiyet, serbest ekonomi girişimciliği ile halkın geleneksel, kültürel ve ahlaki değerlerini yönetime dahil eden; anayasal ve temsili hükûmeti savunan muhafazakâr bir siyasi ideolojidir.

Sosyal muhafazakârlık, sosyal çoğulculuk yerine geleneksel güç yapılarına vurgu yapan bir politik felsefe ve muhafazakârlık çeşididir. Kuzey Amerika'daki sosyal muhafazakârlık, 1800'lerin başında, William Wilberforce ve Abraham Lincoln tarafından ifade edildiği gibi, köleliğin, Hristiyanlık ve anayasa karşıtı yönlerine bir tepki olarak yükseldi. Ayrıca alt sınıf Protestan Amerikalıların ekonomik güvensizliği, McCarthycilik ve sosyal kurumlara yönelik diğer zorluklarla da uğraştılar. Sosyal muhafazakârlar genellikle sosyal konuların örgütlenmesini ve siyasallaştırılmasını desteklediler.

Millî muhafazakârlık, millî kimlik ve kültürel kimliğin korunmasına odaklanan muhafazakârlığın milliyetçi bir çeşididir. Millî muhafazakârlar genellikle milliyetçiliği geleneksel kültürel değerleri, aile değerlerini ve göçmen karşıtlığı destekleyen muhafazakâr duruşlarla birleştirir. Millî muhafazakârlık, ulusal veya ulusçu muhafazakârlık olarak da isimlendirilir.

<span class="mw-page-title-main">Sosyoloji maddeleri listesi</span> Vikimedya liste maddesi

Bu liste sosyoloji maddelerinin dizinini içermektedir. Özet liste için Genel sosyoloji listesi.

Mâlî muhafazakârlık, kapitalizm, bireycilik, sınırlı devlet ve laissez-faire ekonomisinde ideolojik bir temele sahip maliye politikası ve malî sorumlulukla ilgili politik ve ekonomik bir felsefedir. Mali muhafazakârlar vergi indirimlerini, hükûmet harcamalarının azaltılmasını, serbest piyasaları, kuralsızlaştırmayı, özelleştirmeyi, serbest ticareti ve asgarî hükûmet borcunu savunuyorlar. Malî muhafazakârlık, klasik liberalizm ile aynı felsefî bakış açısını takip eder.

Sınıf işbirliği, toplumun sosyal sınıflar hiyerarşisine bölünmesinin medeniyetin olumlu ve temel bir yönü olduğu inancına dayanan bir sosyal organizasyon ilkesidir.