
Sitoloji veya hücre biyolojisi, kökü Yunancadaki kytos, barındırıcı kelimesidir), hücrelerin fizyolojisini, yapısını, içerdiği organelleri, bulunduğu ortamla olan ilişkisini, yaşam döngüsünü, bölünmesini ve ölümünü inceleyen bir bilim dalıdır. Bu işlem hem moleküler hem de mikroskobik ölçüde gerçekleştirilir. Sitoloji araştırmaları, bakteriler ve protozoa gibi tek hücreli organizmalardan, insan gibi çok hücreli organizmalara kadar büyük bir alana yayılır.

Proteinler, bir veya daha fazla uzun amino asit artık zincirini içeren büyük biyomoleküller ve makromolekül'lerdir. Proteinler organizmalar içinde, hücrelere yapı ve organizmalar sağlayarak ve molekülleri bir konumdan diğerine taşıyarak metabolik reaksiyonları katalizleme, DNA kopyalama, uyaranlara yanıt verme dahil olmak üzere çok çeşitli işlevler gerçekleştirir. Proteinler, genlerinin nükleotit dizisi tarafından dikte edilen ve genellikle faaliyetini belirleyen özel 3D yapıya protein katlanmasıyla sonuçlanan amino asit dizilimlerinde birbirlerinden farklıdır.

Anafilaksi aniden başlayan ve ölüme neden olabilen ciddi bir alerjik reaksiyondur. Anafilakside genel olarak kızarıklık, kaşıntı, boğaz şişmesi ve kan basıncının düşmesi gibi semptomlar söz konusudur. Yaygın nedenleri böcek ısırmaları, gıdalar ve ilaçlardır.

Soğan, aynı zamanda kuru soğan veya soğan olarak da bilinen Allium cinsinin en yaygın olarak yetiştirilen bir sebze türüdür. Arpacık soğanı soğan'nın bir botanik çeşididir. 2010 yılına kadar arpacık soğanı ayrı bir tür olarak sınıflandırıldı. Soğan Pehleviceden (sōḥtan) geçen bir sözcüktür, bu sözcüğün yerine eski Türkler kuçgundı demişlerdir.

Patates, patlıcangiller (Solanaceae) familyasından yumruları yenen otsu bitki türüdür. Patates sözcüğü Amerika yerlilerinin dilinden İspanyolca aracılığıyla çeşitli Avrupa dillerine geçmiş, Türkçeye İtalyanca ve Yunancadan girmiştir. Türkçe eş anlamlısı olarak çisil sözcüğü bulunmaktadır. Kıbrıs ağzında patatese badadez denilmektedir. Boyu 70–80 cm'ye varan, beyazımsı-pembemsi çiçekler açan, yumruları hariç zehirli köklü bir bitkidir. Patatesi diğer sebzelerden ayıran en büyük özelliği tohum ile üreme yerine Vejetatif üreme yapmasıdır. Yani patates ile geri dönüşüm kullanılarak elde edilmesidir. Örneğin: bir patates parçasını toprağın altına koyduğunuzda bu önce kendiliğinden patates bitkisi olur sonra patatesler toprağın altında çoğalırlar.

Eozinofiller, bazende asidofiller denilen çeşitli beyaz kan hücreleridir ve omurgalılarda çok hücreli parazitler ve belirli enfeksiyonlarla mücadeleden sorumlu bağışıklık sistemi'nin bileşenlerinden biridir. Mast hücreleri ve bazofiller ile birlikte alerji ve astım ile ilişkili mekanizmaları da kontrol ederler. Kana geçmeden önce kemik iliği'nde hematopoez sırasında gelişen granülositlerdir bundan sonra son olarak farklılaşır ve çoğalmazlar. Akyuvarların yaklaşık %2-%3'ünü oluştururlar.

Viroid, hastalık yapma yeteneğine sahip olan ve hücrelerde sentezlenerek çoğalabilen RNA molekülüdür. 250 ile 370 nükleotit içeren viroidler, virüslerin aksine yapılarında protein kılıfı ihtiva etmezler. Çok basit bir yapıya sahip olmasına karşın viroid RNA kendi kendini eşleyebilir ve çift sarmal halinde bir yapı oluşturabilir. En büyük viroid genomu 100 amino asitlik bir proteini kapsar. Bunlar tarafından oluşturulan herhangi bir enzim ya da ürünün varlığına dair bir kanıt yoktur.

Alerjik hastalıklar, bağışıklık sisteminin çevrede genellikle zararsız olan maddelere karşı geliştirdiği aşırı duyarlılık sonucu ortaya çıkan çeşitli patolojik durumlar olarak tanımlanır. Bu hastalıklar arasında alerjik rinit, gıda alerjileri, atopik dermatit, alerjik astım ve anafilaksi gibi durumlar yer almaktadır. Klinik belirtiler arasında konjonktivit, kaşıntılı bir döküntü, hapşırma, öksürük, burun akıntısı, nefes darlığı ve anjiyoödem (şişlik) gibi bulgular bulunabilir. Gıda intoleransı ve gıda zehirlenmesi gibi patolojik durumların farklı klinik varlıklar olduğunu unutmamak gerekir.
Glutensiz ve kazeinsiz diyet emilim bozukluğu olan çölyak hastalarında ve bu bozukluktan kaynaklı otistlerde açığa çıkan algılama bozukluklarının tedavisinde kullanılır. Aynı zamanda şizofreni hastalarına da önerilir. Gluten; buğday, arpa, yulaf ve çavdar gibi tahıllarda bulunan bir proteindir. Otizmde bu proteinlerin sindirimi için gerekli enzimlerin eksikliği söz konusu iken, çölyak hastalığında emilimi engelleyen iltihaplar oluşur. Otistlerde gluten sindirimi sonrasında gliadorfin ve kasomorfin isimli peptidler ince bağırsaklardan kana karışarak beyne ulaşır. Süt ve süt ürünlerindeki kazein de aynı etkiye sahiptir. Bu sayede bir opioid ilaç olan morfinin etkisine benzer algılamada bozukluklar oluşur.

Mayalar ökaryot, tek hücreli, fungi (mantarlar) alemi içerisinde sınıflandırılan mikroorganizmalardır. Kökenleri 300 milyon yıl öncesine kadar uzanmaktadır ve bilinen en az 1500 türü bulunmaktadır. Tanımlanmış tüm mantar türlerinin tahminen %1'i mayalardır. Mayalar çok hücreli atalardan evrimleşmiş, tek hücreli organizmalardır, fakat bazı türleri, pseudohif olarak bilinen, birbirine zincirleme eklenen tomurcuklanmış hücre dizileri oluşturarak, çok hücreli organizma benzeri özellikler gösterme yeteneğine sahiptirler. Maya hücreleri, türe ve çevresel ortama göre, genellikle 3–4 µm (mikrometre) olsalar da, 40 µm'ye kadar varan farklı boyutlarda olabilirler.

Yiyecek, canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için yemek suretiyle tüketmeleri gereken maddelerdir. Belirli bir öğünde tüketilen yiyeceklere yemek denir. Yiyecekler organik veya inorganik maddelerden üretilmiş olabilirler. Yiyeceklerde bulunan ve canlıların yaşamını devam ettirmesi, büyümesi için gerekli olan protein, vitamin, mineral gibi maddelere ise besin veya gıda denir. Ancak gıda sözcüğü "ilaçlar hariç, yaşamı devam ettirmek için tüketilen tüm yiyecek ve içecekler" anlamında da kullanılır. Ultra işlenmiş gıda, kolay yiyecek, organik gıda, abur cubur, fast food, çerez, genetiği değiştirilmiş gıdalar çok tüketilen türlerdir.

Un, tahılların öğütülmesiyle elde edilen ince toza verilen addır. Başta ekmek ve hamur işleri olmak üzere pek çok gıdanın temel bileşenidir. Genellikle buğdaydan elde edilen toza sadece un denir. Arpa, yulaf, çavdar, mısır, nohut gibi bitkilerden elde edilen un ise, yaygın olarak o tahılın adıyla birlikte mısır unu, arpa unu biçiminde adlandırılır.

I. Jean Capet Hanedanı'ndan Fransa kralı X. Louis ve eşi Clementia Macaristanlı'nın kral X. Louis'in ölümünden sonra doğmuş olan oğlu. Bu nedenle tarihçiler tarafından Ölümden sonra lakabı ile anılır. Kral X. Louis 5 Haziran 1316 öldükten sonra bir çocuğa gebe olan eşi Clémentia Macaristanlı 14 Kasım 1316'da Jean ismi verilen bir erkek çocuğa doğum yapmıştı Bu bebek doğar doğmaz Fransa Kralı ve Navarra Kralı I. Jean olarak ilan edilmişti. I. Jean 5 gün gibi gayet kısa bir süre yaşadı ve 19 Kasım 1316'de öldü. Böylece Fransa Kralı ve Navarre Kralı ilan edilen bebek I. Jean 5 gün hüküm sürmüştür ve tarihçiler tarafından "hayatının tümünde kral olan tek Fransa Kralı" olarak da anılmıştır.

Peynir altı suyu proteini veya whey proteini, peynir üretiminde bir yan ürün olarak ortaya çıkan peynir altı suyundan izole edilen proteinlerin bir karışımı. Bu proteinleri α-laktalbümin, β-laktoglobulin, serum albümin ve immünoglobulinler oluşturur. Peynir altı suyu proteini genellikle bir besin takviyesi olarak pazarlanır. Takviye hakkında çeşitli sağlık iddiaları ortaya atılmış, 2010 yılında Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi Dergisi'nde yayınlanan bir derleme ise literatürün bu iddiaları yeterince desteklemediği sonucuna varmıştır. Kas büyümesi için peynir altı suyu proteininin, kazein veya soya gibi diğer protein türlerine kıyasla biraz daha iyi olduğu gösterilmiştir.

Picadillo birçok Latin Amerika ülkesinde ve Filipinler'de geleneksel bir yemektir. Kıyma, domates, kuru üzüm, zeytin ve bölgeye göre değişen diğer malzemelerle yapılır. Genellikle pirinçle servis edilir veya taco, tuzlu hamur işleri veya kroket gibi yemeklerde dolgu olarak kullanılır. İsim, "kıymak" anlamına gelen İspanyolca picar kelimesinden gelmektedir.

Patates nişastası, patateslerden elde edilen nişastadır. Patates bitkisinin kök yumrularının hücreleri lökoplastlar içerir. Nişastayı çıkarmak için patatesler ezilir ve nişasta taneleri yok edilen hücrelerden serbest bırakılır. Nişasta daha sonra yıkanır ve kurutulur.

Patates mücveri bir çeşit mücverdir. Osmanlı mutfağında yer alır. Ana malzemesi patates olan bir yemek türüdür.

Polonya mutfağı, tarihte hem Avrupa-Asya arasındaki ticaret yollarının kesişim noktasında yer aldığından farklı ve komşu uluslardan gelen tüccarlar hem de Polonya'da yaşayan azınlıklar sayesinde içinde Rus, Alman, Avusturya, İtalyan, Litvanya, Çek, Yahudi, Fransız ve Macar yemek kültürlerinin izlerini taşımaktadır. Karbonhidrat ve protein ağırlıklı Polonya yemeklerinde sebzelerden genellikle tahıllar ile kök sebzeler kullanılsa dahi patates mutfağın baş tacıdır. Etlerden ise ördek, domuz ve balık tercih edilir. Polonya mutfağının en çok bilinen yemekleri; zapienkanka, pierogi, zurek, golabki, bigos, kielbasa, kanapka, uszka, rosol, barszcz, gzik, tatar ve tütsülenmiş ettir. İçecek olarak ise bira, votkalı ev yapımı bir çeşit likör olan nalewka, en ünlü Polonya votkası zubrowka, sütle karıştırarak içilen soplica votkası, bitki çayları ve kahveleri meşhurdur. Polonya'nın tatlılarıysa Macaristan-Avusturya İmparatorluğu'nun hamur işi lezzetlerinden gelmektedir. Yılbaşında tüketilen bir kek olan Mazurek, katmanları meyve veya meyve kabuklarıyla doldurulan Makowiec keki, Polonya'ya özgü bir puding olan Budyn ve donut benzeri bir tatlı olan Paczki örnek verilebilir.

Liberya mutfağı, Batı Afrika ülkesi olan Liberya'nın yemek kültürüdür. Liberya mutfağı; pirinç, manyok, muz, tatlı patates, tropikal meyvelerin ve sebzelerin yanı sıra balık, et ve daha fazlasının tüketimine odaklanır.

Patatesli köfte, Türkiye'nin farklı bölgelerinde yapılan, patates ve kıyma gibi ana malzemelerle hazırlanan lezzetli bir yemektir. Bu köfte türü, hem doyurucu hem de besleyici özellikleriyle bilinir. Patatesli köfte, patates ve kıymanın birlikte yoğrulup baharatlarla tatlandırılarak kızartıldığı veya fırınlandığı bir yemektir. Bu yemek, özellikle aile sofralarında ve özel günlerde tercih edilen bir ana yemek olarak öne çıkar.