Virüs sınıflandırması, virüslerin taksonomik bir sistem içinde adlandırılma ve gruplandırılmalarını içerir. Hücresel canlıların görece oturmuş sınıflandırma sistemlerinde olduğu gibi, virüs sınıflandırması da süregiden tartışma ve önerilerin konusudur. Bu, büyük ölçüde, virüslerin henüz kesin bir şekilde "canlı" ya da "canlı olmayan" varlıklar olarak tanımlanamamış olmasından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla da virüsler, bitkiler ve hayvanlar gibi hücresel canlıları konu edinen biyolojik sınıflandırma sistemleri içine çeşitli nedenlerle sorunsuz bir şekilde yerleştirilememektedir.

Hastalık, bir organizmanın tamamının veya bir kısmının yapısını veya işlevini olumsuz yönde etkileyen ve hemen herhangi bir dış yaralanmaya bağlı olmayan belirli bir anormal durumdur. Hastalıklar genellikle belirli belirti ve semptomlarla ilişkili tıbbi durumlar olarak bilinir. Bir hastalığa patojenler gibi dış faktörler veya iç işlev bozuklukları neden olabilir. Örneğin, bağışıklık sisteminin dahili işlev bozuklukları, çeşitli bağışıklık yetmezliği, aşırı duyarlılık, alerjiler ve otoimmün bozukluklar dahil olmak üzere çeşitli farklı hastalıklara neden olabilir.

Kırım-Kongo kanamalı ateşi keneler yoluyla bulaşan, zoonotik enfeksiyona yol açan bir viral hastalıktır.

Virüs, sadece canlı hücreleri enfekte edebilen ve böylece replike olabilen mikroskobik enfeksiyon etkenleri. Virüsler; hayvanlardan ve bitkilerden, bakterilerin ve arkelerin de içinde bulunduğu mikroorganizmalara kadar her türlü canlı şekillerine bulaşabilirler.

Kızamık virüsü; Paramyxoviridae familyasına ait, kızamığa neden olan bir virüstür.

Şap, çift toynaklı hayvanlarda görülen viral bir hastalıktır. Halk arasında tabak veya dabak olarak adlandırılır.
Nager sendromu, son derece az görülen ve şimdiye kadarki vaka sayısı 90 olan doğumsal bir hastalıktır. Bu hastaların 25 tanesi hayatta kalmıştır. Nager sendromu olan bir kişide görülen karakteristiklerden bazıları veya hepsi şunlardır: Az gelişmiş yanak ve çene bölgesi, alt kirpiklerin azlığı veya yokluğu, böbrek ve/veya karın reflüsü, bükülmüş ayak parmakları, kısalmış yumuşak damak, ufak ve az gelişmiş iç ve dış kulak, dudak damak yarığı ihtimali, gelişmemiş el başparmağı veya yokluğu, duyma kaybı, kısa önkol, dirseklerde hareket güçlüğü. Bu hastalar için bu anormalliklerin üstesinden gelmek çok nadirdir ve hastaların genellikle üreme organlarıyla ilgili herhangi bir problemi yoktur. Genellikle hastalar normal bir zekaya sahiptir. Nager sendromlu birinin hayatta kalabilen bir çocuğu olup olmadığı bilinmemektedir.
ICD-10, Bölüm 1 (A00-B99): Belirli enfeksiyöz ve parazitik hastalıklar, ICD-10'un güncel (2007) sürümünde Bölüm 1'i oluşturan bir hastalık kategorisidir. Bu kategoride, genellikle "bulaşıcı" olarak tanınan belirli enfeksiyöz ve parazitik hastalıklar, A00'dan B99'a kadar kodlanmış hastalık blokları içinde sınıflanır.

El, ayak, ağız hastalığı, picornaviridae ailesinden bağırsak virüslerinin neden olduğu ve insanlarda görülen bir hastalıktır. En sık neden olan virüsler coxsackie A virüs ve enterovirus 71 (EV-71)'dir.

Biyoloji ve tıpta bulaş, bir bulaşıcı hastalığın enfekte konakçıdan, doğal konaklardan, vektörlerden veya portörlerden başka canlılara geçmesine denir. Hastalık bulaştıran canlı bazı durumlarda hasta olmayabilir.

Baltimor sınıflandırması, David Baltimore tarafından geliştirilmiştir. Virüs ailelerini genom türlerine ve replikasyon yöntemlerine bağlı olarak gruplara bölen bir virüs sınıflandırma sistemidir.

SARS-CoV-2 ya da açık adıyla şiddetli akut solunum yolu sendromu koronavirüsü 2, Aralık 2019'da bilinen ilk varlığının bildirildiği pozitif yönelimli ve tek iplikçikli RNA virüsü olan yeni tip bir koronavirüs. Virüsün insandan insana bulaştığı ve Çin'den başka diğer ülkelerden gelen raporlar sonucu bulaşma hızının Ocak 2020 ortalarında daha da hızlandığı görülmüştür. Virüs, 2019-2020 Vuhan zatürre salgını sırasında zatürre olan bir hastada, pozitif bir örnek üzerinde yapılan nükleik asit testinden sonra genomik olarak dizildi.
TORCH, annedeki bir infeksiyon etkeninin, plasenta aracılığıyla ya da doğum sırasında bebeğe geçmesi olgusudur. TORCH tablosu ölü doğum, erken doğum ve prematüre bebek ölümlerinin önemli nedenlerinden biridir. İnfeksiyon etkenlerinin baş harfleriyle oluşturulan TORCH kısaltmasında yer alan canlı etkenlere giderek yenileri eklenmektedir.

Saf kırmızı hücre aplazisi (PRCA), kemiklerin merkezindeki süngerimsi doku olan kemik iliğinin yeterli şekilde işlev göremediği ve anemiye neden olduğu nadir görülen bir kan üretimi bozukluğudur. Kırmızı kan hücreleri, tüm vücuda oksijen taşımaktan sorumludur.

Newcastle hastalığı, etkeni Avian Paramiksovirüs - 1 (APMV-1) olan, kuş hastalığıdır.

Köpek parvovirüsü ya da kanlı ishal köpeklerde görülen ve son derece bulaşıcı olan bir hastalıktır. Virüsü taşıyan hasta köpeklerde şiddetli kusmaya ve kanlı dışkı çıkmasına neden olmaktadır. Ayrıca enfekte olan köpeklerde ateş belirtileri ve sürekli uyku hali gözlemlenmektedir. Hamile dişi köpeklere bulaştığı takdirde, virüsün doğan yavrulara geçme olasılığı artmaktadır. Bu hastalık, köpeğin vücudu içinde kendi kendine çoğalamaması sebebiyle köpeğin vücudundaki hücreler ile çoğalır. Virüsü önlemeye yönelik çeşitli aşılar geliştirilmiştir ve bu aşılar yardımıyla virüs önlenebilmektedir. Fakat tedavi edilmeyen vakalarda ölüm oranı yüzde 85'in üzerindedir.

Evcil kedilerin sağlığı, veteriner tıpta iyi çalışılmış bir alandır.
Konular arasında bulaşıcı hastalıkları, genetik hastalıkları ve bu hastalıkların önlenmesini; diyeti, beslenmeyi ve kısırlaştırma gibi cerrahi işlemleri içerir.
Kedi panlökopenisi, kedilerde virüs kaynaklı bir hastalıktır.
Kedi hastalıkları, kedileri enfekte eden enfeksiyonlar veya hastalıklardır. Bunlardan bazıları semptomlara, hastalığa veya hayvanın ölümüne neden olur. Bunlardan bazıları bir kedide semptomatiktir, ancak diğer kedilerde değildir. Bazıları fırsatçıdır ve halihazırda başka hastalıkları olan kedilerde daha ciddi olma eğilimindedir. Bunlardan bazıları tedavi edilebilir ve hayvan tamamen iyileşebilir. Viral hastalıklar gibi diğerleri antibiyotiklerle tedavi edilemez. Bunun nedeni antibiyotiklerin virüslere karşı etkili olmamasıdır.

Viral hepatit, viral bir enfeksiyona bağlı olarak gelişen karaciğer iltihabıdır. Nispeten hızlı başlangıçla seyreden akut formda veya kronik formda ortaya çıkabilirler.