İçeriğe atla

Paris Üniversitesi

Koordinatlar: 48°50′55″K 2°20′36″D / 48.84861°K 2.34333°D / 48.84861; 2.34333
Paris Üniversitesi
Université de Paris
Universitatis parisiensis
Harita
SloganHic et ubique terrarum
Burada ve her yerde
Kuruluş12. yüzyıl - 1150
1896 - 31 Aralık 1970
Eğitim dil(ler)iLatince, Fransızca
KonumParis, Fransa

Paris Üniversitesi, (Fransızca: Université de Paris), Fransa'nın başkenti Paris'teki başlıca akademik öğretim kurumlarının toplandığı bilim ve araştırma kurumudur. Kurum, özellikle günlük dilde Sorbonne adıyla bilinir.

Paris Üniversitesi, 12'nci yüzyılın ikinci yarısında oluşmaya başladı. Kurum, monarşi, devrim ve restorasyon dönemlerini başarıyla atlattıktan sonra, 1968 öğrenci hareketlerinden kurtulamadı. 1970'li yıllarda itibaren başlayan kapsamlı bir adem-î merkeziyetçi yönetim anlayışı ve yeniden kuruluş sürecinden sonra kurumun geleneksel zihniyeti tanınmayacak kadar değişti. Paris Universitas (2005-2010), kurumsal olarak eskinin Paris Üniversitesi'ne en yakın kurumdur.

Paris Üniversitesi'nde, kilise hukuku, tıp ve sanatlar fakülteleri bulunuyordu. Beş yıl öğrenim gördükten sonra öğrenciler sözlü sınava tabi tutuluyorlardı. Sınavın sonunda determinatio adı verilen, bir konuyu muhtelif açılardan ele alarak savundukları bir sınavı başarıyla geçebilen öğrencilere bacalori unvanı verilirdi. O zamanlar, dünyanın her yerinde olduğu gibi Avrupa'da da eğitim pahalı bir uğraştı. Öğrenciler, kiraladıkları evlerde veya hayır kurumları tarafından tesis edilen yurtlarda kalırlardı.

Paris Üniversitesi, kendisini tanrı tarafından yeryüzüne indirilmiş ilahî bilginin merkezi sayıyordu. Paris Üniversitesi'nin kurulmasında papa, kraldan daha fazla gayret sarf etmiştir. Buraya Avrupa'nın her tarafından öğrenci gelmekteydi.

Paris Üniversitesi'nin çekirdeğini Chartles okullarında yetişmiş olan elemanlar teşkil ediyordu. Onlar Arapçadan, Latinceye yapılan tercümeler sonucunda Aristoteles'i yakında tanıma imkânı buldular. Bu sebeple üniversitenin kuruluşundan kısa bir süre sonra Aristoteles'in yanı sıra Kindî, Fârâbî, İbn-i Sina, İbn Rüşd gibi İslâm düşünürlerinin fikirleri yayılmaya başladı. Böylece kilise tarafından kabul edilen klasik eğitim sisteminin ana unsuru olan yedi ana sanat dalının yanı sıra fizik, metafizik ve ahlak gibi disiplinlerde dersler müfredata girdi. Orta Çağ üniversitelerinin en meşhur ve en eski üniversitesi Paris Üniversitesi'dir. Burada Aristoteles'ten ve onun Müslüman şarihlerinden tercümeler görülmekteydi. 13. yüzyıl başlarında Paris'te İslam felsefecilerinin münakaşa ettikleri meselelere çok benzeyen konularda, çeşitli ihtilaflar görünmekle birlikte bunlar gerçekte İslam felsefesinden değil başka kaynaklardan geliyordu. İslam ilim ve felsefesinin batıya geçişinde kaynak eserlerin yasak edilmiş olması dolayısıyla tercüme ve nakiller konusunda Paris okulunun pek fazla bir katkısının olduğu söylenemez. Paris Orta Çağ Latin kültüründe önemli meselelerin ele alındığı bir kültür merkezi haline gelecektir.

Paris Üniversitesi'ni Hristiyan aleminin efsanevi dinsel merkezi olarak diğerlerinden ayrı tutmak gerekir. Paris Üniversitesi gerek ilk üniversitelerden biri olması, gerekse yapısal olarak üniversitelerin özerkleşme girişimlerini bünyesinde barındırması açısından dikkati çekmektedir. Bu üniversitede öğrenci ve öğretim üyelerinin birlikte örgütlendikleri bir yapı söz konusuydu.

Bağımsız bilim ve düşünce anlayışının en canlı temsilcileri İbn Rüşdçüler Paris Üniversitesi'nin özellikle sanatlar fakültesinin kürsülerini ellerine geçirmişlerdi. Serbest düşünceye karşı kilisenin kontrolünde ve emrinde bilim ve düşünceye taraftar olanlar ise aydın kitlelerin gözünde arka planda kalmışlardı.

Paris Üniversitesi'nin gerçek kurucusu Papa III. İnnocentius'tu. Kurumun idare eden ve tarihî gelişimine en büyük katkıyı sağlayanlar İnnocentius'tan sonraki papalar ve hepsinden önce Papa IX. Gregorius olmuştur. Paris Üniversitesi, papaların müdahalesi olmadan kurulmuştu. Fakat papalığın net bir şekilde belirlenmiş dinsel amaçlarını ve aktif müdahalelerini göz önünde bulundurmazsak, Orta Çağ üniversiteleri arasında ona bu özel konumu sağlayan şeyi anlamamız imkânsız olur. Bu üniversite sürekli olarak iki zıt eğilim arasında kalmıştı; ki bu eğilimlerden biri bu üniversiteyi çıkar gütmeden tamamen bilimsel bir eğitim merkezine dönüştürme niyetindeydi. Diğeri ise bu eğitimleri dinsel gayelere bağlı kılma peşindeydi ve bunun gerçek bir entelektüel teokrasinin hizmetine sunmak istiyordu.


İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">İbn Sina</span> Fars tıp bilgini ve filozof (980–1037)

İbn Sînâ veya Ebu Ali Sînâ ya da Batılıların söyleyişiyle Avicenna, İslam'ın Altın Çağı döneminin en önemli doktorlarından, astronomlarından, düşünürlerinden, yazarlarından ve bilginlerinden biri olarak kabul edilen Fars polimat ve "polimerik erken tıbbın babası" olarak bilinen tabiptir.

<span class="mw-page-title-main">Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi</span> İstanbulda kurulu devlet üniversitesi

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ), merkez kampüsü İstanbul'un Fındıklı semtinde bulunan devlet üniversitesidir. Ağırlıklı olarak görsel sanatlar, mimarlık, sahne sanatları ve müzik alanında eğitim vermektedir.

<span class="mw-page-title-main">Dicle Üniversitesi</span> Diyarbakırda kurulu devlet üniversitesi

Dicle Üniversitesi, Diyarbakır'da bulunan, 1973 yılında kurulmuş bir devlet üniversitesidir.

<span class="mw-page-title-main">Kütahya Dumlupınar Üniversitesi</span> Kütahyada kurulu devlet üniversitesi

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi ya da kısaca DPÜ, Türkiye'nin Kütahya ilinde bulunan devlet üniversitesi.

<span class="mw-page-title-main">İslam felsefesi</span> İslam medeniyetindeki felsefe geleneği

İslam felsefesi, İslâm dinine mensup kişilerce gerçekleştirilen felsefe etkinliğidir. Müslüman felsefesi ve Arapça felsefe olarak da adlandırılır. İslam felsefesi adlandırması sadece İslam'a dair bir felsefe olarak anlaşıldığından tartışmaya açıktır. İslam dünyası felsefeyle 8. yüzyıldan itibaren sistematik hale gelen Bağdat merkezli tercüme hareketiyle tanışmıştır. 3. yüzyılda Plotinos'un öncülük ettiği, Yeni Platonculuk adlı felsefi akımın Eflâtun ve Aristoteles'i uzlaştırma çabaları İslam dünyasına aktarılan felsefenin temeli olmuştur. Müslüman filozoflar bu iki filozofun eserlerini şerh etme yoluna gitmişlerdir.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul Ticaret Üniversitesi</span> İstanbulda kurulu vakıf üniversitesi

İstanbul Ticaret Üniversitesi İstanbul Ticaret Odası Eğitim ve Sosyal Hizmetler Vakfı tarafından 2001 yılında kurulan bir vakıf üniversitesidir. İstanbul’da 2 kampüste eğitim ve öğretim hizmeti veren İstanbul Ticaret Üniversitesi, İTO’nun yoğun desteğine sahiptir. 6 Fakülte 24 bölüm, 4 Enstitü 65 Lisansüstü programı ile İstanbul’un en merkezi noktalarında konumlanmış bir şehir üniversitesidir.

<span class="mw-page-title-main">Sabancı Üniversitesi</span> İstanbulda kurulu vakıf üniversitesi

Sabancı Üniversitesi, 1999 yılında İstanbul'da kurulmuş bir vakıf üniversitesidir.

<span class="mw-page-title-main">TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi</span> Ankarada kurulu vakıf üniversitesi

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin bir iştiraki olan Türkiye Odalar ve Borsalar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından 2003 yılında Ankara'da kurulmuş bir vakıf üniversitesidir. Üniversitenin kurulmasına ilişkin karar 1 Temmuz 2003 tarihli ve 25155 sayılı resmî gazetede yayınlanmıştır. TOBB ETÜ'yü Türkiye'deki diğer üniversitelerden ayıran en büyük farklılık Ortak Eğitim programıdır. Ortak eğitim programı sayesinde mezun olduğunda iş tecrübesi bulunan bireyler yetiştirmeyi öngören üniversite 2004–2005 eğitim-öğretim yılında Mühendislik Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve Fen Edebiyat Fakültesi olmak üzere 3 fakültedeki, 7 bölüme alınan 270 öğrenciyle eğitim-öğretime başlamıştır. TOBB ETÜ, öğrenci almaya başladığı ilk dönemde öğrenciler tarafından en çok tercih edilen ilk 5 üniversite arasına girmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Üniversite</span>

Üniversite, yükseköğretim kurumu ya da bilimtay en üst seviyede eğitim verilen, araştırma yapılan ve bilgi üretilen kurumlardır. Araştırma alanları çoğunlukla çeşitli disiplinlere ayrılan üniversiteler genellikle yüksek okul, lisans ve lisansüstü okullarından oluşurlar. Araştırma görevlileri ya da akademisyenler, yaptıkları özgün çalışmalar dolayısıyla doçent, profesör gibi çeşitli unvanlarla ödüllendirilirler. Çeşitli akademik disiplinlerde akademik dereceler verir. Üniversiteler genellikle farklı okullarda veya öğrenim fakültelerinde hem lisans eğitimi hem de lisansüstü eğitim sunar.

<span class="mw-page-title-main">Albertus Magnus</span> Alman aziz ve filozof

Albertus Magnus, Orta Çağ'da kendisine doktor üniversalis unvanı verilmiş olan 13. yüzyıl Alman skolastik filozofu ve tanrıbilimcisi. Albertus, Anselmus, Petrus Abelard, Saint Victor'dan Hugh, Petrus Lombard, Thomas Aquinas ve Duns Scotus en ünlü skolastikler arasındadır.

<span class="mw-page-title-main">Boethius</span> 6. yüzyılın başlarında yaşamış Romalı matematikçi ve filozof

Anicius Manlius Severinus Boethius veya kısaca Boethius, Romalı senatör, konsül, magister officiorum, tarihçi ve filozoftur. 6. yüzyılın ilk dönemlerinde yaşamıştır. Büyük Teoderik'in hizmeti altına girmiş ve daha sonra Teoderik tarafından; kendisine yönelik bir komplonun içinde olduğu gerekçesiyle zindana atılmış ve 524'te idam edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Estetik</span> Sanatla, güzellikle ve tatla ilgilenen felsefe dalı

Estetik, güzel duygu ya da bedii, güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe dalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Felsefe tarihi</span>

Felsefe tarihi, felsefenin mantık, epistemoloji, ontoloji, etik, estetik gibi alt bölümlerinden birisidir. Genel olarak felsefe derslerinin başlangıcında verilir. Bunun temel nedeni, felsefe tarihinin içeriğiyle ilintilidir. Felsefe tarihi, felsefenin ne olduğunun tanımlanmasından, çeşitli felsefe ögretilerinin tarihsel yerlerinin ve öğretisel ayrımlarının belirlenmesine ve bu öğretilerin felsefenin alt bölümleri açısından değerlendirilip ortaya konulmasına kadar çok yönlü ve çok boyutlu bir içeriğe sahiptir. Felsefe tarihi bu anlamda sadece bir mevcut felsefelerin ansiklopedik bir araya getirilmesi meselesi değildir; felsefenin ne olduğunun tanımlanmasından neyin felsefe-içi neyin felsefe-dışı sayılacağına değin bir dizi kuramsal/felsefi sorunla yüz yüzedir. Bu anlamda, felsefenin bir altbölümü olarak felsefe tarihi, hem felsefi çalışmanın başlangıcı hem de en önemli alanıdır. Genelde felsefe tarihi kitapları, bu bakımdan öğretilerin ve bunların felsefi sorunları çözme denemelerinin art arda etkileşimlerle gelişen tarihini ele alır. Bu tarihin hazırlanmasında hem düşünürlerin metinleri hem de bu metinlerin tarihsel toplumsal koşulları iç bağlantıları açısından değerlendirilir, öğretilerin birbirine etkileri ve karşıtlıkları, benzerlikleri ve ayrımları serimlenir. Dolayısıyla, genel anlamda felsefe tarihinin varlık, bilgi ve değerlerle ilgili soruları ve sorunları belirli özgül yöntemlerle değerlendiren ya da inceleyen ve bu incelemeyi sonuçları bakımından da sistemaktikleştirilmesine yönelik çalışan bütün düşünce girişimlerini ortaya koymayı hedeflediği söylenebilir.

<span class="mw-page-title-main">Orta Çağ felsefesi</span>

Orta Çağ felsefesi tarihsel dönem itibarıyla ilkçağ felsefesinin bitiminden modern düşüncenin başlangıcına kadar olan dönemi kapsar. M.S. 2. yüzyıldan 15. yüzyıl sonlarına-16. yüzyıl başlarına, rönesansa kadar olan dönem olarak ele alınır. Bu dönemin felsefe tarihi açısından kendine özgü özellikleri vardır. Birçok felsefe tarihi kitabında Orta Çağ'da felsefe yok sayılır ya da Orta Çağ'ın karanlık bir çağ olduğu değerlendirmesine bağlı olarak felsefenin de karanlığa gömüldüğü öne sürülür. Bunun yanı sıra Orta Çağ'da felsefenin varlığını kabul eden ve bu felsefenin özgül niteliklerini açıklayan felsefe tarihi çalışmaları da söz konusudur.

<span class="mw-page-title-main">Skolastik felsefe</span>

Skolastik felsefe/düşünce, Latince kökenli schola (okul) kelimesinden türetilen scholasticus teriminden gelmektedir ve kelime anlamı olarak okul felsefesi demektir. Bu anlam önemlidir, zira skolastik felsefe, Orta Çağ düşüncesinde doğrunun zaten mevcut olduğu düşüncesine ve felsefenin okullarda okutularak öğretilmesine dayanan bir yaklaşım sergiler. Bu felsefenin temeli teolojidir, ona dayanır ve onu desteklemeye çalışır.

<span class="mw-page-title-main">Ahmet Arslan (akademisyen)</span> Türk felsefeci, akademisyen ve çevirmen

Ahmet Arslan Türk felsefeci, akademisyen ve çevirmendir.

<span class="mw-page-title-main">Salzburg Üniversitesi</span> Avusturyada Üniversite

Salzburg Üniversitesi bazen üniversitenin kurucusu olan Prens Paris Londron'un ismi ile de üniversitenin adı Paris Lodron Üniversitesi olarak da söylenmektedir.

Aydın Sayılı, Türk bilim insanı.

<span class="mw-page-title-main">Felsefe</span> soyut, genel ve temel birtakım probleme ilişkin yapılan sistematik çalışma

Felsefe veya düşünbilim; varlık, bilgi, değerler, gerçek, doğruluk, zihin ve dil gibi konularla ilgili soyut, genel ve temel problemlere ilişkin yapılan sistematik çalışmalardır. Felsefe ile uğraşan kişilere filozof denir.

<span class="mw-page-title-main">VIII. Innocentius</span> papa

Papa VIII. İnnocentius (1432 Cenova, Ceneviz Cumhuriyeti, – 25 Temmuz 1492 Roma, Papalık Devletleri,. Doğum adı Giovanni Battista Cibo idi. 29 Ağustos 1484 - 25 Temmuz 1492 döneminde papalık yapmıştır.