İçeriğe atla

Paris dersleri

19 Ocak 1841'de verilen bir dersten alıntı

Paris dersleri, Adam Mickiewicz'in 1840-1844'te Paris'teki Collège de France'da Slav edebiyatı üzerine verdiği bir dizi derslerin derlenmesidir. Dersler dinleyiciler tarafından yazıldı ve Mickiewicz'in yaşamı sırasında yayınlandı. Birçok dile çevrildi. Mickiewicz ilk baskıları düzenledi ve onlara önsöz yazdı.

Eserin tarihi

1840 yılında Mickiewicz, Collège'de Slav dilleri bölümünde kürsü başkanı oldu. Dersleri özellikle Slavlar ve Fransızlar arasında popülerdi. 1841'de Mickiewicz, konferansın içeriğini etkileyen Polonya mesih akımının bir temsilcisi olan Andrzej Towiański ile ilişki kurdu ve onunla tanışmasından sonra derslerinde edebiyata ve tarihe değil daha çok mesihçilik propagandasına yer vermeye başladı.[1] Bu durum büyük tartışmalara neden oldu. 1844'te Fransız yetkililer, derslerinde Napolyon'u övmesinden ve Towianizm'i yaymasından dolayı Mickiewicz'i görevinden uzaklaştırdılar.

Paris derslerinin içeriği

Mickiewicz, derslerinde Slavların kültürünün orijinal ve zengin tarihini verdi. Kendini edebiyat tarihiyle sınırlamadı, felsefe tarihi, dili, dini ve siyasi tarihi hakkında da ders verdi. Bunun yanında Slav tiyatrosu hakkında da dersler verdi. Pek çok parlak edebi analiz yaptı. Mickiewicz, dünyanın değişmek üzere olduğuna ve Mesih'in Dünya'ya ikinci inişinin yakın olduğuna inanıyordu. Derslerinde Fransızların ve özellikle de yaptığı fedakarlık ve çektikleri acılar nedeniyle Polonyalıların Mesih'in inişinde önemli roller üstleneceğini iddia etti. Katolik Kilisesi'ni Hristiyanlığın ilkelerini ihlal ettiği için eleştirdi.[2]

Kaynakça

  1. ^ https://polona.pl/item/457032/12/ []
  2. ^ "Arşivlenmiş kopya". 22 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Mayıs 2021. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Edebiyat</span> sözlü ya da yazılı anlatıma dayanan sanat

Edebiyat, yazın veya literatür, dil aracılığıyla; duygu, düşünce, hayal, olay, durum veya herhangi bir olgunun edebî bir tarzda ve etkili bir şekilde yazılı veya sözlü anlatımını gerçekleştiren; malzemesi söz ve ses; muhatabı insan olan bir sanat dalıdır. Edebî yazılar yazan sanatçılara edebiyatçı denir. Daha kısıtlayıcı bir tanımla, edebiyatın; bir sanat formu olarak oluşturulan yazılar olduğu düşünülmüştür. Bunun nedeni, günlük kullanımdan farklı olarak edebiyatın, dil ürünü olmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Barok</span>

Barok, Avrupa'da yaygınlaşan sanatta bir anlatım biçimidir. Barok kelimesi, Portekizce düzensiz inci anlamına gelen barroco sözcüğünden türemiştir. Barok sözcüğü, birbirinden ayrı iki şeyi tanımlar; sanat tarihinde, Rönesans ile klasikçilik arasında kalan bir dönemi ve bütün çağlarda verilmiş bazı eserlerin tarzını, başlangıcı ve bitişi için kesin bir tarih verilememekle birlikte 14. ve 18. yüzyıllar arasında oluşup şeklini almış bir dönemdir. Mimarlık, müzik, resim ve heykelin etkileyici temalar altında birleştirilmesi amacını güder. Abartılı hareket duygusu ve net gözüken detayları ile dönemin müzik ve edebiyatında da kendini gösterir. Yoğun bir etki bırakan bu anlatım biçimi, kendi alanında fazla eser verildiğinden dolayı bir dönem adı olarak anılmaya başlanmıştır. 1699'da İtalya'da kilise etkisinde doğmuş ve tüm Avrupa'ya yayılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Claude Lévi-Strauss</span> Fransız antropolog (1908-2009)

Claude Lévi-Strauss, Fransız antropolog, etnolog ve yapısalcı antropolojinin en önemli ismi.

<span class="mw-page-title-main">Émile Zola</span> Fransız yazar (1840-1902)

Émile François Zola, Fransız yazardır.

<span class="mw-page-title-main">Guillaume Apollinaire</span> Fransız şair (1880 – 1918)

Guillaume Apollinaire, İtalyan asıllı Fransız şair, yazar ve sanat eleştirmeni.

<span class="mw-page-title-main">Czesław Miłosz</span>

Czesław Miłosz Polonyalı şair ve deneme yazarı.

<span class="mw-page-title-main">Comte de Lautréamont</span>

Comte de Lautréamont gerçek adı Isidore Lucien Ducasse'dır. Fransız şair.

<span class="mw-page-title-main">Adam Mickiewicz</span> Polonyalı şair

Adam Bernard Mickiewicz Polonya'nın önemli şairlerindendir.

<span class="mw-page-title-main">Jean-Marie Gustave Le Clézio</span> 2008 Nobel Edebiyat ödülünü alan Fransız yazar ve çevirmen

Jean-Marie Gustave Le Clézio,, Fransız yazar ve çevirmendir. 2008 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibidir.

<span class="mw-page-title-main">Tzvetan Todorov</span> Fransız filozof (1939-2017)

Tzvetan Todorov, Fransız-Bulgar filozof, tarihçi.

<span class="mw-page-title-main">Marc Fumaroli</span> Fransız tarihçi (1932 – 2020)

Marc Fumaroli, Fransız yazar ve Fransız edebiyatı uzmanı. Collége de France'ın ünlü öğretim üyelerinden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Predrag Matvejević</span>

Predrag Matvejević Bosna-Hersekli yazar ve Fransız dili ve edebiyatı profesörü.

<span class="mw-page-title-main">Patrick Modiano</span> Fransız yazar (d. 1945)

Jean Patrick Modiano, Fransız romancı ve 2014 Nobel Edebiyat Ödülü sahibidir. Eserleri 30'dan fazla dile çevrilmiştir. Ödülü kazandığı tarihte En Uzağından Unutuşun, Bir Gençlik, Bir Sirk Geçiyor, Kötü Bir İlkbahar romanları ile Babam ve Ben isimli çocuk kitabından oluşan 5 eseri Türkçeye çevrilmiş bulunmaktaydı.
1970 yılında Dominique Zehrfuss ile evlenmiştir. Bu evlilikten Zina (1974) ve Marie (1978) adlarında iki kızı vardır.

<span class="mw-page-title-main">Faik Bey Konitza</span> Arnavut yazar ve Washington büyükelçisi (1875-1942)

Faik Bey Konitza, Arnavut yazar, devlet adamı. 20. yüzyıl başında Arnavutluk kültür hayatının önemli figürlerindendir. Arnavutluk'un ilk ABD büyükelçisidir.

Manfred Kridl (1882-1957) bir Polonya edebiyatı tarihçisi.

<span class="mw-page-title-main">François Fénelon</span> Fransız piskopos (1651 – 1715)

François de Salignac de la Mothe-Fénelon, daha çok bilinen adıyla François Fénelon, Fransız Roma Katolik başpiskoposu, ilahiyatçı, klasik şair ve yazar. Bugün çoğunlukla, 1699'da yayınlanan Les Aventures de Télémaque adlı kitabının yazarı olarak anılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Albert Kazimirski</span> Fransız oryantalist

Albert Kazimirski veya Albin de Biberstein, Fransız asıllı Polonya Yahudisi doğubilimci. Arapça-Fransızca bir sözlük yazarı ve Kur'an da dahil olmak üzere bir dizi Arapça eserin Fransızca çevirmenidir.

<span class="mw-page-title-main">Dziady (III. Bölüm)</span>

Dziady , Adam Mickiewicz'in kaleme aldığı Dziady dizisinin üçüncü eseridir. Eser 1832'de Dresden'de yazılmıştır. İlk kez 1832'de şiirin dördüncü cildi ve bir yıl sonra ayrı bir baskı olarak yayınlandı. Araştırmacılar, Dziady'ın bu bölümünü siyasi-tarihsel ve metafizik konuların tek bir eserde bir araya gelmesi nedeniyle Polonya romantik dramasının başyapıtı olduğunu kabul eder. Eser, yazıldığı yere ithafen bazen Dziady Drezdeńskie olarak anılır.

<span class="mw-page-title-main">Polonya Ulusu ve Polonya Hacının Kitapları</span>

Polonya Ulusu ve Polonya Hacının Kitapları, 1832'de Paris'te Kasım Ayaklanması'nın bastırılmasından kısa bir süre sonra Adam Mickiewicz tarafından yazıldı. Eser iki bölüme ayrılıyor: "Polonya ulusunun kitapları" ve "Polonya hac kitapları". Her ikisi de hem ideoloji hem de sanat açısından bir bütün oluşturur. "Polonya ulusunun kitapları ve Polonya hacları" aslında nesir şiiri şeklinde yazılmış siyasi bir incelemedir. Bu eserde Mickiewicz Dziady'ın III. bölümünde gösterdiği mesihik fikirleri detaylandırmaktadır. Bu eserden sonra Mickiewicz, Pan Tadeusz'u kaleme almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Juliusz Słowacki</span> Polonyalı şair

Juliusz Słowacki (1809-1849), günümüz Ukrayna topraklarına bulunan Krzemieniec'de doğdu. Babası Euzebiusz Słowacki, o yıllarda Wołyn'da edebiyat profesörlüğü yapıyordu. Ardından Vilnius Üniversitesine geçen Euzebiusz Słowacki, ailesiyle birlikte Vilnius'a taşındı. Ancak Juliusz Słowacki beş yaşındayken babası tüberkülozdan dolayı öldü. Kocasının erken ölümünden sonra, Salomea'ye miras kaldı ve oğluyla birlikte Krzemieniec'e geri döndü. Oldukça güzel olan Salomea, 1818'de, üst düzey seçkinler arasındaki sayısız temas sayesinde Vilnius Üniversitesinden bir tıp profesörü ve Litvanya'nın elitlerinden olan August Bécu ile yeniden evlendi. Profesör August Bécu, Juliusz'un sanata olan eğilimini fark etmişti. Annesi ise sanatla ilgilenmesini istemiyordu. Ancak hiçbir zaman üzerinden atamayacağı içe dönük ve melankolik ruha sahip olan Juliusz Słowacki, sürekli Fransız ve İngiliz edebiyatıyla ilgileniyordu.