İçeriğe atla

Para kesesi

Eski Roma'dan kalma deri bir para kesesi.

Para kesesi veya kese, küçük para çantası ya da torbaya verilen addır. Diğer keselerden farkı para taşımak için kullanılması ve bu amaçla muhafazasına özen gösterilmesidir. Kese kelimesi Türkçeye Farsça "kīse" kelimesinden geçmiştir.[1] Eski Türkçede ise kese yerine "yançık" kelimesi kullanılmıştır.[2] İngiliz Milletler Topluluğu'na bağlı ülkelerde genellikle "purse" adıyla bilinir. ABD'de ise "purse" kelimesinin yerine "handbag" kelimesi tercih edilmektedir. "Purse" kelimesi, Türkçede kullanılan "burs" kelimesi ile aynı kökenden gelmektedir (İngilizce "bursary").[3] Son zamanlarda cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla, nitelikli telefon kılıfları para keselerinin yerini almaya başlamıştır.

Tarihçe

Tarihte bilinen ilk para kesesi 5.300 yıl önce yaşadığı düşünülen Ötzi'nin üzerinde bulunmuştur.[4] Diğer ilk örnekler ise Mısır hiyerogliflerinde resmedilen bele bağlanmış torbacıklardır. Eski Avrupa'da para keselerinin üzerindeki işleme ve nakışlar bir sosyal statü simgesi olarak görülmüştür. Doğu kültüründe ise, eski tedavüldeki paralar genellikle altın ve gümüş gibi değerli madenlerden olduğundan; kese bir para miktar birimi olarak kullanılmıştır. Özellikle akçe, hükümdarlık bağış ve ödemelerinde kese üzerinden sayılmıştır. Türk-İslam devletlerinde akçe için kese, altın için daha çok surre deyimi kullanılmıştır. II. Mehmed döneminde, otuz bin akçe ya da on bin altına bir kese adı verilmiştir. İslam'ın ilk dönemlerinde de altının kese ile birimlendirildiği, Muaviye'nin devlet adamlarının bağlılığını test etmek için onlara kese altın yolladığı bilinmektedir.[5]

Doğu kültüründe, keseler bir cinsiyete tabii olmadan para taşıma amacıyla kullanılmıştır. Batı'da da 15 yüzyılda hem kadın hem de erkekler kese giymişlerdir. Avrupai keseler genellikle altın gibi değerli taşlarla tezyin edilmiştir. Hatta, damat adaylarının gelinlere aşk hikâyelerini kanıtlamak amacıyla nakışlı keseler hediye etmeleri eski Avrupa kültüründe bir gelenek hâlini almıştır.

17 yüzyıldan itibaren çanta ve torba üretimi karmaşıklaşıp çeşitli hâle gelmiştir. Nakış ve işleme konusunda maharetli kızlar, bu vasıflarını eş bulmaya yardımcı bir unsur olarak düşünmüşlerdir. Böylece el işi çanta üretimi ve dikiş işlerinde önemli gelişimler gözlenmiştir. 1670'li yıllarda erkek pantolonlarına yerleşik cepler dikilmeye başlanmıştır. Böylece kese kullanımı gittikçe erkek giyiminde azalmaya başlamıştır. Bunun yerini ceplere koyulan cüzdanlar almıştır. Kadın giyiminde ise, cüzdan-kese karışımı yeni ve modern türler ortaya çıkmış; bu aksesuarlar modern giyimin önemli bir objesi hâline gelmiştir. Bugün kırsal kesimlerde, küçük ve detaysız keselere özellikle yaşlı kadın nüfusu arasında rastlanabilmektedir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.5799ba926ad453.35160711[] []
  2. ^ Divan-ı Lugati't-Türk Dizini 31 Ekim 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., 28.07.2016 tarihinde erişilmiştir.
  3. ^ "Definition of purse". Merriam-Webster Online Dictionary. 1 Ocak 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Nisan 2007. 
  4. ^ Elkins, Ruth (24 Nisan 2005). "Alpine ice man takes revenge from beyond the grave". The Independent. 5 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Mayıs 2009. 
  5. ^ İlk İslam Dönemi 16 Mayıs 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., 28.07.2016 tarihinde erişilmiştir.

İlgili Araştırma Makaleleri

Gey, eşcinsel anlamında bir sıfat, terim ve isim. Genellikle eşcinsel erkekleri belirtmek üzere kullanılan terim, aynı zamanda eşcinsel kadınları tanımlamak için de kullanılmaktadır. Türkçeye İngilizcedeki "gay" kelimesinden; İngilizceye ise Eski Fransızcadaki "gai" kökeninden geçmiştir. Aslen "neşeli, umursamaz" ve "canlı renkli, gösterişli" anlamlarına gelen gey terimi ilk olarak 1960'lı yıllardan itibaren erkek eşcinseller tarafından kendilerini tanımlamak amacıyla kullanılmaya başlanmıştır. İngilizcedeki "gay" kelimesinin diğer anlamlarında kullanımı da zamanla yok olmaya yüz tutmuştur. Kadın eşcinsel anlamına gelen lezbiyen kelimesi ise 1800'lü yıllardan beri kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Madenî para</span> altın, gümüş, bakır, bronz, alüminyum vb. madenlerin alaşımından yapılan para

Madenî para veya eski dilde sikke; altın, gümüş, bakır, bronz, alüminyum vb. madenlerin alaşımından yapılan para. İlkel çağlardan beri ticarette geçerli olan değiş-tokuş yöntemleri yerine, daha kullanışlı bir değişim aracı olarak icad edilmiştir. Sikke kavramı daha çok tarihî madenî paraları tanımlamak için kullanılır. Günümüzde madenî paraları tanımlamak için bozuk para kavramı da kullanılır ancak bozuk para kavramı her zaman 'sadece' madenî paraları kapsamayabilir.

<span class="mw-page-title-main">Akçe</span> Osmanlı Devletinin ilk zamanlarından itibaren bastırılan ve kullanılan gümüş para birimi

Akçe, Osmanlı Devleti'nin ilk zamanlarından itibaren bastırılan ve kullanılan gümüş para birimidir. İlk akçe Bursa'da Orhan Gazi tarafından 1327 yılında bastırılmıştır. Akçe Osmanlı Devleti'nin temel para birimiydi. Bu para biriminde ilk dönemlerde üzerine basılı bir tarih bulunmamasıyla birlikte, padişah I. Bayezid ile birlikte akçeler üzerine tarih basılma uygulamasına geçilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Madalya</span>

Madalya veya diğer adıyla madalyon, savaşta yararlık gösterenlere, yarışlarda derece alanlara ödül, bazen de önemli bir olay dolayısıyla ilgililere hatıra olarak verilen metal nişan. Ödülleri inceleyen bilime faleristik denir.

<span class="mw-page-title-main">Kâğıt</span> Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak

Kâğıt, çoğunlukla yazma işlemlerinde kullanılan, üzerine baskı ya da çizim yapılabilen veya ambalaj amacıyla kullanılan ince malzemedir.

<span class="mw-page-title-main">Peri</span>

Peri, birçok farklı kültürün efsane, folklor ve mitolojisinde bulunan bir ruh veya doğaüstü yaratıktır. Genellikle insan görünümünde, çoğunlukla çok küçük olduğu ve uçmak, büyü yapmak, geleceği görmek veya etkilemek gibi doğaüstü güçlere sahip olduğu düşünülmüş ve böyle tasvir edilmiştir. Popüler kültürde çoğunlukla genç ve güzel kadınlar olarak tasvir edilseler de, eskiden bitkin yaşlı kadınlar veya yaramaz yaşlı erkekler olarak tasvir edilirlerdi. Farsça kökenli bir kelimedir. Farsça anlamı büyü yapan, büyüleyen kadındır ve kelimenin kökeni Farsça kanat anlamındaki "par" dır.

<span class="mw-page-title-main">Boşaltım sistemi</span>

İdrar yolu veya böbrek sistemi olarak da bilinen insan idrar sistemi böbrekler, üreterler, mesane ve üretradan oluşur. Üriner sistemin amacı vücuttan atıkları uzaklaştırmak, kan hacmini ve kan basıncını düzenlemek, elektrolit ve metabolit seviyelerini kontrol etmek ve kan pH'ını düzenlemektir. İdrar yolu, idrarın nihai olarak uzaklaştırılması için vücudun drenaj sistemidir.

<span class="mw-page-title-main">Başörtüsü</span> başa örtülen bez

Başörtüsü, başı özellikle saçları yıpratıcı dış etkenlerden korumak, örtünmeyi sağlamak, tanınmamak için kullanılan, başın üst kısmının çoğunu ya da tamamını kaplayan bir çeşit örtü ve giysi.

<span class="mw-page-title-main">Paşa</span> Osmanlı sivil ve askeri bürokrasisinde rütbe ve unvan

Paşa, Osmanlı Devleti zamanında yüksek sivil memurlara ve albaydan üstün rütbede bulunan askerlere verilen unvan. Bunun yanında Osmanlı himayesindeki Mısır baş yöneticilerine de paşa unvanı verilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Yaşmak</span> Osmanlı kadın giyim (örtünme) unsuru

Yaşmak, Osmanlı İmparatorluğu zamanında Müslüman kadınların ferace ile birlikte giydikleri, yalnızca gözleri açıkta bırakan ince kumaştan iki parçalı yüz ve başörtüsü. Türk-İslam kültüründe, özellikle Anadolu'da, kadınların baş örtülerinin alt ucu ile ağızlarını kapatmalarına da denir.

<span class="mw-page-title-main">Pantolon</span> belden başlayan ve paçaları ayak bileklerine inen giysi

Pantolon, belden başlayan ve paçaları ayak bileklerine inen giysi.

<span class="mw-page-title-main">Don (iç çamaşırı)</span>

Don erkek ya da kadın iç giyiminde, cinsel organın olduğu bölgeyi örtme ve koruma amaçlı olarak kullanılan iç çamaşırlarının tümünün ortak ismi.

Türkçedeki alıntı sözcüklerin değiştirilmesi, Atatürk'ün Türkleştirme politikasının bir parçasıdır. Osmanlı Türkçesi, Arapça ve Farsçadan birçok alıntı sözcüğe sahipti, aynı zamanda Fransızca, Yunanca ve İtalyanca gibi Avrupa dillerinden bulunan diğer alıntı sözcükler de resmî olarak Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından önerilen Türkçe karşılıkları ile değiştirildi. Türkçedeki yabancı kökenli sözcüklerin (alıntı) Türkçeleştirilmesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra Atatürk Devrimlerinin daha geniş çerçevesindeki kültürel reformların bir parçasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Kalpak</span> ters döndürülmüş kesik koni şeklindeki başlık

Kalpak, ters döndürülmüş kesik koni şeklinde, genellikle kürk, kumaş veya deriden imal edilen bir başlık türüdür. Genellikle Türkiye'de, Kafkasya'da, İran'da, Rusya'da ve Orta Asya ülkelerinde kullanılır. Tarihsel olarak çeşitli Türk topluluklarında yaygın olarak kullanılmıştır. Kalpak kışın başı sıcak tutmak, yazın ise başı güneşten korumak için kullanılır. Kışın kullanılan kalpaklar daha kalın, yazın kullanılanlar daha ince kumaşlardan, gölgelik için kullanılanlar ise daha geniş olmak üzere, mevsimlere göre farklı kalpak türleri bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Giyim</span>

Giyim, vücudun bir kısmını veya tamamını kapsayan her türlü kıyafet ve aksesuar. Giyim kuşamın en önemli ve muhtemelen en eski işlevi, vücudu doğa şartlarından korumasıdır. Hava koşullarından korumasının yanı sıra, spor ve yemek yapmak gibi tehlikeli faaliyetler sırasında deri ile çevre arasında bariyer görevi görerek güvenliği artırır. Ayrıca vücuda hijyenik bir bariyer sağlayarak vücuda toksinlerin ve mikropların girişini sınırlandırır. Giyim kuşamın en önemli işlevlerinden biri de kişinin stilini, zevklerini ve modayı yansıtmasıdır. Her halka ve ülkeye ait ulusal giyimler mevcuttur.

<span class="mw-page-title-main">Mendil</span>

Mendil ya da yağlık, işlevi burun, gözyaşı ve ter silmek, el ve yüz kurulamak olan, genellikle dikdörtgen biçiminde ve cepte taşınabilecek büyüklükte, kumaştan veya yumuşak, ince kâğıttan üretilmiş bez.

<span class="mw-page-title-main">Cep</span> Kıyafetlerde Ve Özellikle Pantolon Ve Pijamalarda Bulunan Küçük Ve Kullanışlı Alan

Cep, küçük eşyaları tutmak için bir giysi ürününe tutturulmuş veya takılmış bir torba veya zarf benzeri kaptır. Cepler ayrıca bagaja, sırt çantası ve benzeri eşyalara takılıdır. Eski kullanımda, bir cep ayrı bir küçük çanta veya kese idi.

<span class="mw-page-title-main">Safra kesesi</span> İnsanda ve diğer omurgalılarda bulunan organ

Safra kesesi ya da öd kesesi, bazı omurgalı canlılarda safranın ince bağırsağa salınmadan önce depolandığı ve konsantre edildiği küçük ve içi boş bir organdır. İnsanlarda armut şeklindeki safra kesesi karaciğerin altında bulunur, ancak kesenin yapısı ve konumu hayvan türleri arasında önemli ölçüde farklılık gösterebilir. Safra kesesi karaciğer tarafından üretilen safrayı ortak hepatik kanal yoluyla alır ve depolar, safranın yağların sindirilmesine yardımcı olması için oniki parmak bağırsağına salınması ise koledok olarak da adlandırılan ana safra kanalı yoluyla gerçekleştirilir.

<span class="mw-page-title-main">Kırım Tatar ulusal kıyafeti</span> Geleneksel Kıfayet

Kırım Tatar ulusal kıyafeti, Kırım Tatarlarının geleneksel giysisidir.

<span class="mw-page-title-main">Kemer çantası</span>

Kemer çantası veya bel çantası, kalça hizasının biraz üzerinde kayış kullanılarak bele kemer gibi takılan küçük ve orta büyüklüğe sahip bir çantadır. Genellikle bir tür toka ile sabitlenir. Kayışlarda bazen üç kaymalı slaytlar bulunur. Bu çantalar omuzda ve bel izasında taşımaya uygun üretilmiştir. Kişisel eşyaların yanı sıra nakit para, kartlık, cüzdan, anahtar ve resmi belgeler gibi birçok nesneyi içine alabilen büyüklüktedir.