
William Shakespeare, İngiliz şair, oyun yazarı ve oyuncu. Genellikle İngilizce dilinin en büyük yazarı ve dünyanın en iyi dram oyunu yazarı olarak anılır. İngiltere'nin ulusal şairi ve "Avon'un Ozanı" olarak da bilinir. Günümüze ulaşan eserleri, bazı ortaklaşa yazılanlarla birlikte 38 oyun, 154 sone, iki uzun öykü şiir ve birkaç kaynağı belirsiz şiirden oluşur. Oyunları bütün önemli dillere çevrildi ve diğer bütün oyun yazarlarından daha çok sergilendi.

Virginia Woolf, İngiliz feminist, yazar, romancı ve eleştirmen.

Dante Alighieri, İtalyan şair ve siyasetçi.
Holden Caulfield, J. D. Salinger'ın Gönülçelen romanının baş karakteridir. Holden, on altı yaşında, çevresindeki sahte dünyayla kendini bağdaştıramadığı için asosyal olan bir çocuktur. Zengin ailesinin yolladığı tüm okullardan "kendini derslerine yeterince vermemesi" nedeniyle atılmıştır. Holden; kardeşinin genç yaştaki ölümü, çevresindeki sahte davranışlar, değişimler ve büyüklüğün getirdiği sorumluluklar içinde kaybolarak bir çöküşe geçer. Çavdar Tarlasında Çocuklar da Holden'ın bu süreçteki deneyimlerini anlatır.

Karamazov Kardeşler, Rus yazar Dostoyevski'nin romanıdır. Dostoyevski'nin hayatının zirve romanı olarak bilinir. Romanın büyük bir bölümü Staraya Russa'da yazılmıştır. Dostoyevski, oldukça ağır bir dili olan roman için iki yıla yakın zaman harcamış ve 1880 yılının Kasım ayında bitirmiştir. Kitabın yayımlanmasından yaklaşık dört ay sonra yine bu kitap için hazırladığı büyük çaplı bir proje olan Büyük Bir Günahkar'ın Anıları ile uğraşırken ölmüştür.

Samuel Langhorne Clemens, daha çok takma adı Mark Twain olarak bilinir, Amerikalı mizahçı, satirist, roman yazarı, yazar ve öğretmen.

Laurence Kerr Olivier, Baron Olivier, Oscar, Altın Küre, BAFTA ve dört Emmy ödüllü İngiliz tiyatro ve sinema yönetmeni, oyuncusu ve yapımcısı. Birçok kişi tarafından Anglofon dünyada, 20. yüzyılın en büyük oyuncusu olarak kabul edilmektedir.

Hamlet, William Shakespeare tarafından 1599 ile 1601 yılları arasında yazılan temasında trajediyi işleyen oyundur. Danimarka'da geçen oyunda Prens Hamlet'in, kral olan babasını öldürdükten sonra tahta geçen ve annesi Gertrude ile evlenen amcası Claudius'tan nasıl intikam aldığını anlatır. Oyun renkli bir biçimde kahır dolu kederden, hiddet dolu gazaba geçen gerçek ve yapmacık cinnetin izlediği yolu çizer ve ihanet, intikam, ensest, ahlaksızlık konularını işler.

Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz'ın 1974 yılında yayımlanan romanıdır. II. Dünya Savaşı sürecinde kitabı toplatılan öğretmen-şair Mustafa Ural'ın hikâyesini anlatır. Ilgaz'ın kendi hayatından izlenimler taşıyan bu roman, daha sonra Yusuf Kurçenli tarafından filme çekilmiş ve başrolünü Tarık Akan oynamıştır. Eserdeki akıbete uğrayıp bir zamanlar toplatılan Karartma Geceleri 2004 yılında MEB 100 Temel Eser listesine girdi.

Lost dizisi 1. sezonunun 20. bölümüdür. 6 Nisan 2005'te yayınlanan bölümün yazarı Janet Tamaro, yönetmeni Stephen Williams'dır. Jack merkezli bir bölümdür.
- A Jack'in geçmişinde, hayatını kurtardığı kadınla evlendiğini gösterir.
- Jack'in her şeyi başarmak istediği, asla kaybetmemek istediği anlatılır.
- Locke, rüya görür. Bu rüyada Boone ona bir yer göstermektedir.
- Uyandığında Boone'u da alır tekrar ormana doğru gider.
- O sırada Locke'ın felçlenme durumu başlar. Ara sıra bacakları tutmamaz olur.
- Bir süre sonra yere düşer ve arkasına baktığı anda rüyasında gördüğü uçağı görür.
- Ağaçların tepesinde durmaktadır.
- Locke'ın bacakları tutmadığı için, Boone oraya çıkmaya karar verir.
- Oraya çıkar ve uçağın içine girer.
- Hiç beklemediği bir şeyle karşılaşır. Çünkü bu uçakta bol miktarda uyuşturucu vardır.
- Uçağın telsizinin çalıştığını görür. Hemen SOS verir. Ve sesini duyarlar. Fakat o sırada uçak tepeden aşağı düşer. Boone altında kalarak çok ağır bir şekilde yaralanır.
- Locke hemen onu ormana, Jack'in yanına götürür.
- Üvey kardeşi olan Shannon, olanlardan habersiz, Said'le mutlu bir gece geçirmektedir.
- Ve Jack, Boone'a müdahale etmeye başlar, yarası çok ağırdır. Bacağı bütün vücuttaki kanını çekmektedir. Bu da onun ölüm süresini kısaltmaktadır.
- Jack bir süre sonra dayanamayıp Boone'un yaralı bacağını kesmek üzereyken Boone kendine gelir ve bunu yapmamasını, daha fazla uğraşmamasını, zaten öleceğini söyler. Jack istemeyerek de olsa müdahale etmeyi bırakır. Ve Boone ölür.
- O sırada Claire'in doğum sancıları başlamıştır. Ormanda Kate onun yanındadır.
- Kate kısa bir süre sonra Claire'i doğurtur. Ve Claire'in oğlu olur.
- Adı da Aaron olur.
- Şimdi olanlardan sonra Jack, Locke'ı aramaktadır..
- Sonunda Shannon ile Sayid geri döner, Shannon gözyaşlarına hakim olamaz, Boone' u gördüğü anda ağlamaya başlar.

Alfred Bruno Döblin Alman romancı, deneme yazarı ve doktor. En tanınmış romanı Berlin Alexanderplatz (1929). Çeşitli edebi akımlarda ve stilde üretken olan Döblin, Alman edebiyatındaki modernizmin en önemli yazarlarından biridir.

Hamlet, 1996 ABD - Birleşik Krallık ortak yapımı dramatik filmdir. Çevrildikten bir yıl sonra, 30 Mayıs 1997'de Türkiye'de de gösterime sunulmuştu.

Dönüş, yönetmenlik koltuğunda ve başrolde Türkan Şoray'ın yer aldığı, Kadir İnanır ve Bilal İnci'nin oyuncu kadrosunda bulunduğu 1972 yılı yapımı dram türündeki sinema filmi.

Papa I. Gregorius, daha çok Büyük Gregorius olarak bilinir. 3 Eylül 590'dan 604'te ölümüne kadar papalık yapmıştır. Yazdığı dinsel eserlerle ünlü bir Hristiyan din adamıdır.

Papa I. Ioannes Paulus, asıl adı Albino Luciani. 26 Ağustos 1978 ile 28 Eylül 1978 arasında 33 gün papalık yapmıştır.
Tabiiyyûn ya da tabiat felsefesi, İslam felsefesi içerisinde natüralizm akımına verilen addır. Her şeyi doğa içinde gören bir anlayışa sahiptir. En büyük temsilcisi Râzî'dir. Aristo'ya muhalif olan Râzî, felsefesini oluştururken Sokrates öncesi doğa filozoflarından faydalanmıştır. Öklid, Batlamyus, Hipokrat, Calinos bu felsefenin etkilendiği filozoflardır. Bu felsefeye göre Allah, zaman, mekan ve nefs tabiatın dışında değil, içindedir.
Fareler, orijinal dili Almanca olan bu yapıt, natüralizmin öncüsü Gerhart Hauptmann tarafından yazılmış trajikomedi türünde bir tiyatro eseridir. Eserin daha sonraki yıllarda birçok film versiyonu da yapılmıştır. 1911 yılında yayımlanmış olup, ilk kez 13 Ocak 1911 tarihinde Berlin Lessing Tiyatrosu'nda sahnelenmiştir. Drama 19. Yüzyılın sonlarındaki Berlin'de geçmektedir.

Çocukluk, 2014 yapımı sinema filmi. Yönetmen Richard Linklater'ın 12 seneye yaydığı bu film, bir gencin çocukluğundan üniversiteye kadar geçirdiği dönemi konu alıyor. Başrol oyuncusu Ellar Coltrane'in 8 yaşından itibaren oynadığı bu filmde, izleyiciler oyuncunun büyümesine şahit olmaktadır.
Light novel, Japonya'da ortaya çıkmış bir roman tipidir. İngilizce “light ve “novel” kelimelerinin birleşiminden oluşmuş Japon yapımı İngilizce (wasei-eigo) bir terimdir. Genellikle “Ranobe", “Rainobe" olarak kısaltılır. Ender olarak keibungaku, keishōsetsu olarak da geçer.

Maori mitolojisine göre Gök Baba Ranginui ve Toprak Ana Papatuanuku dünyevî her şeyin atalarıdır. En başta hiçbir şey yoktur ve bu karanlığın içinde Rangi ve Papa birbirlerine sarılıp milyonlarca yıl uzanırlar. Aralarındaki bağın meyveleri, tamamı erkek olan evlatlarıdır. Bu çocuklar, anne ile babaları arasına sıkışmış, onları çevreleyen karanlık dışında hiçbir şey olmadan yaşamak zorundadır.. Bu oğlanlar büyüdükçe, hazin kaderleri onları gitgide daha da öfkelendirmeye başlar ve anne ile babalarını nasıl ayıracaklarını tartışmaya koyulurlar. Savaş tanrısı ve kardeşlerin içinde en kavgacı olan Tumatauenga, anne ile babalarını öldürmek ister fakat neyse ki kardeşler orman tanrısı Tane-mahuta'nın, anne ile babayı zorla ayırma planında karar kılarlar. Her biri Rangi ve Papa'yı ayırmayı denerler fakat çabaları fayda etmez. İş yine Tane-mahuta'ya düşer. Tane-mahuta, muazzam kudretiyle göğü yerden ayırarak dünyaya ilk ışık huzmesini ve şafağı getirir. Bu ayrılıkla yıkılan Rangi gözyaşlarını kederli yağmur damlaları olarak yeryüzüne yağdırır, nehirleri ve gölleri oluşturur. Anne ile babanın ayrılığında kardeşlerin her biri ayrı bir görev edinir. Her şeyin olduğu gibi sürmesini istemiş olan rüzgar tanrısı Tawhirimatea gökyüzünde teselli bulup kardeşi Tane-mahuta'nın ağaçlarını fırtınalı gücüyle sarsar. Deniz tanrısı Tangaroa, Tawhirimatea'nin öfkesinden kaçıp okyanuslara sığınır. Çiftin ayrılığının yası bugün bile hissedilebilir: Rangi üzgün üzgün ağlamaya devam eder, yeryüzüne yağmurlar yağdırır. Ayrıldığı karısı Papa ise yer sarsıntılarıyla toprağı yarmaya, böylece aralarındaki mesafeyi ortadan kaldırmaya çalışır. Fakat ikisi de sonsuza kadar ayrı kalırlar.