İçeriğe atla

Palizatlanan kapsüllü nöroma

Palizatlanan kapsüllü nöroma
Diğer adlarSoliter sınırlı nöroma
Palizatlanan kapsüllü nöroma mikrografisi
UzmanlıkDermatoloji
TanıHistopatoloji
Ayırıcı tanıNörofibrom, bazal hücreli karsinom, melanotik nevüs, epidermoid kist, deri apendajı
TedaviCerrahi

Palizatlanan kapsüllü nöroma (PEN), nadir görülen benign bir kutanöz durumdur; bu durum, küçük, sert, pigmentsiz nodüller veya papüllerle karakterizedir.[1][2] Bu lezyonlar genellikle yüz derisinin mukokutanöz jonksiyonunun yakınında bir soliter (tek) lezyon şeklinde oluşur; ancak bu lezyonlar vücudun başka bölgelerinde de oluşabilir.[3]

Semptomlar

Palizatlanan kapsüllü nöroma tümörleri, deride hissedilen her zaman ağrısız olan sert kitleledir; yavaş büyüme özelliklerinden dolayı fark edilebildikleri bir boyuta büyümeleri genellikle çok uzun yıllar alır. Bu lezyonlar, sistemik hastalıklarla ilişkili herhangi bir semptom değildir.[2]

Tanı

Palizatlanan kapsüllü nöroma, yukarıda bahsedildiği gibi benign, sert ve ten renginde lezyonlardır; bu lezyonlar genellikle yüz derisinin dermisinde oluşur. Bu lezyonlar genellikle 2–6 mm boyutundadır ve yavaş büyür.[3][4]

Bu lezyonlar yüzde göz kapaklarında, burunda ve oral mukozada bulunur; ancak bu lezyonlar omuzda, kolda, elde, ayakta ve penis başında da oluşabilir.[3]

Bu lezyon, klinik tanı ve bunu takiben histolojik muayeneyle teşhis edilir. Bu lezyonların genellikle klinik olarak schwannom (şvannom) veya nörofibrom olduğundan şüphelenir ve histolojide palizatlanan kapsüllü nöroma oldukları rastlantı sonucu görülür.[3]

Palizatlanan kapsüllü nöroma, genellikle 40-60 yaş arasındaki hastalarda teşhis edilir ve kadınlarda erkerlerden daha sık görülür. Bu lezyonun tanısı, histolojik doğrulama testlerine rağmen zor olabilir çünkü bu lezyon histolojik olarak schwannomlara ve nörofibromlara benzer. Bu lezyonlara doğru tanının konulması gerekir çünkü nörofibroma yanlış tanısı, nörofibromatoz tip 1 veya multipl endokrin neoplazi sendromu gibi nörofibromla ilişkili sistemik sendromlar için gereksiz işlemler yapılmasına neden olabilir.[3][4]

Palizatlanan kapsüllü nöromanın ayırıcı tanısı arasında nörofibrom, bazal hücreli karsinom, melanositik nevüs, epidermoid kist ve deri apendajıdır.[2][3]

Tedavi

Palizatlanan kapsüllü nöroma için tek kesin tedavi yöntemi, cerrahidir. Cerrahi işlem, lezyonu tedavi eder ve lezyon nadiren tekrarlar.[3]

Galeri

Ayrıca bakınız

  • Kutanöz durumlar listesi

Kaynakça

  1. ^ Dubovy, Sander R.; Clark, Brian J. (1 Ağustos 2001). "Palisaded encapsulated neuroma (solitary circumscribed neuroma of skin) of the eyelid: report of two cases and review of the literature". British Journal of Ophthalmology (İngilizce). 85 (8): 949-951. doi:10.1136/bjo.85.8.949. ISSN 0007-1161. PMC 1724085 $2. PMID 11466253. 
  2. ^ a b c Rapini, Ronald P.; Bolognia, Jean L.; Jorizzo, Joseph L. (2007). Dermatology: 2-Volume Set. St. Louis: Mosby. ISBN 978-1-4160-2999-1. 
  3. ^ a b c d e f g Newman, Marissa D; Milgraum, Sandy (2008). "Palisaded Encapsulated Neuroma (PEN): An often misdiagnosed neural tumor". Dermatol. Online J. 14 (7): 12. 11 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Mart 2023 – eScholarship vasıtasıyla. 
  4. ^ a b Narang, RamandeepSingh; Manchanda, AdeshS; Puri, Geetika (1 Temmuz 2015). "Palisaded encapsulated neuroma". Journal of Orofacial Sciences (İngilizce). 7 (2): 136. doi:10.4103/0975-8844.164308Özgürce erişilebilir. 9 Şubat 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Mart 2023. 

Dış bağlantılar

Sınıflandırma

İlgili Araştırma Makaleleri

Biyopsi, mikroskop altında incelenmek üzere canlıdan belirli bir doku parçasının çıkarılmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Verem</span> Mycobacterium tuberculosis adlı bakterinin neden olduğu bulaşıcı hastalık

Verem veya tüberküloz, bakteriyel ve bulaşıcı bir hastalık. Halk arasında ince hastalık olarak da bilinir. Mycobacterium tuberculosis mikrobunun neden olduğu uzun seyirli ve granülomatöz karakterde bakteriyel ve bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Bulaşma yolu, çoğu zaman, bir tüberküloz hastasının çevreye tükürdüğü balgamı ya da öksürdüğünde saçılan basil yüklü damlacıklarla olur.

Deri veremi, Mycobacterium tuberculosis'in (Koch basili), seyrek olarak Mycobacterium bovis'in, nadiren de BCG aşısının neden olduğu müzmin, progressif, bildirimi zorunlu bir hastalıktır.

<span class="mw-page-title-main">Cüzzam</span> Mycobacteria leprae veya lepromatosisin neden olduğu kronik enfeksiyon

Cüzzam veya lepra, Hansen basili adı verilen bir mikroorganizmanın yol açtığı, çevresel sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen, bulaşıcı bir hastalıktır. Ancak bulaşma ihtimali yok denecek kadar azdır, bu nedenle uzun yıllar bulaşıcı bir hastalık olarak kabul edilmemiş ancak halk arasında en az veba kadar bulaşmasından korkulan bir hastalık olmuştur. İnsandan insana bulaştığı düşüncesi temelde bir varsayımdır, zira henüz nasıl bulaştığı kanıtlanamamıştır. Hastalık eski dönemlerde miskin hastalığı olarak da adlandırılmıştır. Çağlar boyu çok korkulan bir hastalık olan cüzzam, birçok yazıya ve sinema yapıtına da konu olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Rahim ağzı kanseri</span> Rahim ağzında meydana gelen kötücül kanser

Serviks kanseri, servikal kanser ya da rahim ağzı kanseri, rahim ağzının malign (kötücül) kanseridir. Serviks kanseri, epitelden köken alan malign tümör, yani karsinomdur. İlk belirtisi vajinal kanama olabilir, ama iyice ilerleyene kadar bir belirti göstermeme durumu da söz konusudur. Tedavisi, erken evrelerde ameliyat, ileri aşamalarda kemoterapi ve radyoterapidir.

Behçet hastalığı, sistemik etkileri olan yangısal bir hastalıktır. Temel bulguları ilk kez Dr. Hulusi Behçet tarafından tanımlanan ve bu nedenle uluslararası literatürde Behçet Hastalığı ya da Behçet Sendromu olarak adlandırılır. Nedeni tam olarak bilinmemektedir; infeksiyon hastalıkları, alerji ya da otoimmun kökenli damar yangıları (vaskülitler) grubuna sokulmaktadır. Bazı araştırmacılar, Behçet hastalığının kalıtsal olabileceğini savunmaktadır. Hastaların çoğu 30-40 yaşlarındaki erkektir. Türkiye'de ve Asya ülkelerinde görece sık görülür. Dünya'da en çok Japonya, Türkiye ve İsrail'de görülür.

<span class="mw-page-title-main">Gırtlak kanseri</span> gırtlakta bulunan solunum sistemi kanseri

Gırtlak veya larinks kanserleri çoğunlukla skuamöz hücreli karsinomlardır ve gırtlak epitelinden kaynaklandıklarını gösterirler.

<span class="mw-page-title-main">Ekvator frengisi</span>

Ekvator frengisi ve pian olarak da bilinir. Spiroket bakterisi Treponema pallidum pertenue'nin yol açtığı tropik bir cilt, kemik ve eklem enfeksiyonudur. Hastalık ciltte 2 ila 5 santimetre yarıçapında yuvarlak ve sert kabarmalar ile başlar. Ortası patlayarak açılabilir ve ülsere neden olabilir. Bu ilk cilt lezyonu tipik olarak 3 ila 6 ayda iyileşir. Haftalar ve yıllar sonra, eklemler ve kemiklerde ağrılı yorgunluk ortaya çıkabilir ve yeni cilt lezyonları görülebilir. avuç içi ve ayakların tabanları kalınlaşabilir ve çatlayabilir. Kemiklerde şekil bozukluğu oluşabilir. Beş yıl ve daha sonra büyük ölü cilt bölgeleri ve ardından yara izleri görülebilir.

İlaç stomatitleri, günümüzde kullanımı giderek artan ilaçlar ve bitkisel kökenli destek maddelerinin yan etkileri sonucu ağız mukozasında beliren klinik tablolardır; “oral mukozit” tanımlaması da kullanılmaktadır. İlaçların içerdiği maddeler, tüm organizmada istenmeyen önemli reaksiyonlara neden olabilmektedir (adverse drug reactions). İstatistiksel veriler, hastane acil servislerine getirilen hastaların ortalama %3'ünde bu tür reaksiyonlara bağlı yakınmaları olduğunu göstermektedir. Yan etkisi olmayan ilaç yoktur, ancak bazı insanlar bazı ilaçlara karşı daha duyarlıdır. İlaç stomatitlerinin çok büyük bir bölümü, kullanılan ilacın kesilmesi ya da dozajının yenilenmesini gerektirir.

Kemiğin fibröz displazi hastalığı, kemik dokusu olgunlaşmasında görülen yerel aksaklıkların sonucu olarak ortaya çıkan bir tablodur. Süngersi (spongiöz) kemiğin ortadan kalktığı ve bu boşluğu yoğun bir bağ dokusunun doldurduğu saptanır. Fibröz displazinin nedeni konusunda öne sürülen çeşitli varsayımlar arasında en somut olanı osteoblastik hücrelerdeki proliferasyon ve diferansiyasyon yetilerinin bozukluğu ile sonlanan bir tür gen mutasyonudur.

Dev hücreli reparatif granülom ya da dev hücreli granülom, çoğunlukla dişetleri ya da çene kemiklerinde ortaya çıkan, nedeni kesin olarak bilinmeyen oluşumlardır; son yıllarda yüz kemiklerinde, el ve ayak parmak kemiklerinde ortaya çıkan dev hücreli lezyonların reparatif granülom olguları bildirilmektedir. Adlandırılmasındaki en önemli öge, mikroskopik incelemede çok sayıda osteoklastik dev hücresinin bulunmasıdır. Kemik içinde oluşanlar “santral tip”, dişetlerinde meydana gelenlerse “periferik tip” olarak nitelenirler. Kökenleri tartışmalıdır; onarım dokusu, displazi, tümör ya da reaktif lezyon oldukları düşünülmekte, ancak kesin ayrım yapılamamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Büllöz pemfigoid</span>

Büllöz pemfigoid (BP), kabarma, ürtikeryal lezyonlar (kurdeşen) ve kaşıntı ile karakterize nadir, otoimmün, kronik bir deri hastalığıdır. Daha az yaygın olarak bu kabarcıklar, gözler, oral mukoza, özofagus ve genital mukoza dahil olmak üzere mukoza zarlarını içerebilir. Tipik olarak yaşlı erişkinlerde genel olarak yoğun kaşıntılı bir cilt rahatsızlığı durumu olarak kendini gösterir.

Fiziksel nedenlere bağlı stomatitler ağız mukozasında ısı değişikliklerinin (termal) ya da elektrik akımının neden olduğu yanıklar ile mekanik travmaların yol açtığı yangılardır.

<span class="mw-page-title-main">Lenfanjiyoma</span>

Lenfanjiyomlar, lenfatik sistemin malformasyonları olup, ince duvarlı kistler ile karakterize edilir; bu kistler kistik higroma gibi makroskopik veya mikroskopik olabilir. Lenfatik sistem, dokulardan fazla sıvıyı venöz sisteme geri döndüren damar ağı ve bu sıvıyı patojen işaretleri için filtreleyen lenf nodlarından oluşur. Bu malformasyonlar her yaşta meydana gelebilir ve vücudun herhangi bir bölümünü etkileyebilir, ancak %90'ı 2 yaşından küçük çocuklarda ve baş ve boyun bölgesinde görülmektedir. Bu malformasyonlar doğuştan veya sonradan kazanılmış olabilir. Konjenital lenfanjiyomlar sıklıkla Turner sendromu gibi kromozomal anormallikler ile ilişkilidir, ancak izole olarak da bulunabilirler. Lenfanjiyomlar genellikle doğum öncesi dönemde fetal ultrasonografi kullanılarak teşhis edilir. Edinsel lenfanjiyomlar travma, iltihap veya lenfatik tıkanıklık sonucu gelişebilir.

<span class="mw-page-title-main">Pemfigus</span> kabarcıklı otoimmün hastalık

Pemfigus nadir görülen ve deri ve mukoza zarlarını etkileyen bir grup kabarcık oluşturan otoimmün hastalığa verilen genel isimdir İsim, "püstül" anlamına gelen Yunanca "pemphix" kökünden türemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Glochid</span>

Glochid veya glochidia, Opuntioideae alt ailesindeki kaktüslerin areolelerinde bulunan, genellikle dikenli, saç benzeri dikenler veya kısa dikenlerdir. Kaktüs glochidleri bitkiden kolayca ayrılır ve deriye yerleşerek temas halinde tahrişe neden olur. Areollerdeki glochid kümeleri, her biri yüzlerce glochid içeren bazı kaktüs türlerinin gövde yüzeylerini neredeyse kaplar; bu, kolayca ayrılmayan ve genellikle dikenli olmayan daha büyük, daha göze çarpan kaktüslere omurgaya ek olarak veya onun yerine olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Plantar siğil</span>

Plantar siğil veya verruca vulgaris, ayak tabanında veya ayak parmaklarının altında oluşan bir siğildir. Bu siğillerin rengi, derinin rengine benzer. Genellikle bu siğillerin yüzeyinde küçük siyah noktalar oluşur. Bir alanda bir veya birden fazla siğil oluşabilir. Bu siğiler, basınca bağlı olarak ağrıya neden olabilir ve yürümeyi zor hale getirebilir.

<span class="mw-page-title-main">Lupus pernio</span>

Lupus pernio, genellikle morumsu (livid) renge sahip bir kronik nodüler endure (sert) deri lezyonudur. Bu lezyon, burunda, kulaklarda, yanaklarda, dudaklarda ve alında görülür. Bu lezyon, sarkoidoz için patognomoniktir. "Lupus pernio" adı hatalıdır çünkü bu hastalık mikroskopik olarak granülomatoz infiltrasyon gösterir ve, lupus veya perniyo özelliklerine sahip değildir.

Dermatoz papulosa nigra (DPN), yüzde çok sayıda benign deri lezyonu oluşan bir durumdur; bu durum genellikle koyu tenli insanlarda görülür. Dermatoz papulosa nigra çok yaygın görülür, ABD'deki siyah insanların 30%'una kadarını etkiler. Dermatoz papulosa nigra, histolojik olarak seboreik keratoza benzer. Bu durum, bazı insanlar için görüntü olarak istenmeyebilir.

<span class="mw-page-title-main">Sezary Sendromu</span>

Sezary hastalığı veya Sezary sendromu, ilk olarak Albert Sézary tarafından tanımlanan bir tür kutanöz T-hücreli lenfomadır. Etkilenen T hücreleri, Sezary hücreleri veya Lutzner hücreleri olarak bilinir ve patolojik miktarlarda mukopolisakkaritler içerir. Sezary hastalığı bazen lenfadenopatili mycosis fungoides'in geç evresi olarak kabul edilir.