İçeriğe atla

Osmanlı İmparatorluğu'nda yasaklar

Osmanlı İmparatorluğu'nda yasaklar, Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki yasakları ele almaktadır.

I. Süleyman dönemi (1520-1566)

Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'da büyük bir esir pazarı bulunuyordu. Ticaret amacıyla şehre gelen yabancıların kısa bir süreliğine buradan esir ve cariyeleri alıp kullandıktan sonra sokağa bırakmaları üzerine 1559'da Kanuni Sultan Süleyman tarafından çıkartılan kanunla gayrimüslimlere esir satılması yasak edildi.[1]

II. Selim dönemi (1566-1574)

II. Selim döneminde, Eyüp'teki kaymakçı dükkânları kadınların erkeklerle buluşmalarına veya tanışmalarına olanak sağlayınca, o zamanın din hocaları bu durumu "kıyametin yaklaştığı" ve "dinin elden gittiği" şeklinde yorumladılar.[2] Şikayet başvuruları üzerine, 1573 yılında kadınların kaymakçı dükkânlarına girişleri yasaklandı.[3] Dükkânına kadın müşteri alan dükkân sahibi ise cezaya çarptırılacaktı.[4]

III. Murad dönemi (1574-1595)

Kadın ve erkeklerin bir arada kayığa binme yasağı 1580'den başlayıp 1918'lere dek süren bir yasaktı. Yasağın faaliyete geçmesini sağlayan bilgi ise "bazı kadınların kayıklarda, önceden anlaştıkları erkeklerle buluşması" olarak gösteriliyordu. Kayıkçı kahyası ve bostancıbaşına sık sık uyarı ve emirler gelerek bu yasağın sıkı sıkıya korunması önlemi alındı. Öyle ki, kadınlarla erkeklerin Haliç ve Boğaziçi iskelelerinde dolmuş görevi yapan kayıklarda bile bir arada bulunmaları yasaklandı.[5]

IV. Murad dönemi (1623-1640)

Fenersiz dışarı çıkma yasağı

1623-1640 arasında hüküm süren IV. Murad'ın portresi.

IV. Murad döneminde yatsıdan sonra fenersiz dışarı çıkmak yasaklandı.[6] Zaman zaman kıyafet değiştirerek yatsıdan sonra sokakları gezen IV. Murad, dışarıda fenersiz gezenlerle karşılaştığında ceza olarak onları öldürtmekteydi. Sabah olduğunda ise ölümle cezalandırılan kimselerin ölü bedenleri sokaklarda, yerlerde görülüyordu.[7] Yasağa uymayanları ölümle cezalandıran IV. Murad, bir defasında kıyafet değiştirip gezerken, camiden geç saatte çıkıp fenersiz bir şekilde evine giden bir imam çocuğunu yakalamış ve onu yasağa uymaması nedeniyle öldürtmüştü.[8]

Tütün ve kahve yasağı

IV. Murad döneminde tütün içmek yasaklandı, tütün içenler ise ölümle cezalandırıldı. IV. Murad'ın tütün içmeyi şiddetle yasaklamasında, ona yakın olan Kadızadelilerin de rolü vardı.[9] Tütün yasağına uymayanların katlinin vacip olduğuna dair Şeyhülislam Ahîzâde Hüseyin Efendi fetva verdi.[10]

Osmanlı'daki dinî ve siyasi bir hareket olan Kadızadeliler, tütün ve kahvenin haram olduğunu ileri sürmekteydiler.[11] Kadızadelilerin görüşlerinden cesaret alan IV. Murad, kıyafet değiştirerek şehir ve köyleri dolaşıp, tütün veya kahve içenleri tespit ettiğinde onları cezalandırırdı. İstanbul'da çıkan büyük yangın, IV. Murad'ın bu yasağı uygulamaya yönelmesinin bir nedeni olarak görülür.[12]

İbrahim dönemi (1640-1648)

17. yüzyılda Osmanlı padişahı İbrahim tarafından İstanbul'da halkın araba ile dolaşması yasaklandı.[13][14] Padişah İbrahim, bir üfürükçüye giderken karşısına çıkan bir arabaya sinirlenmesi üzerine, bundan sorumlu tuttuğu Salih Paşa'yı üfürükçünün evine çağırtıp orada kuyu ipiyle boğdurdu.[15][16]

IV. Mehmed dönemi (1648-1687)

1666 yılında Mevlevîlerin yaptığı sema ve Halveti tarikatı dervişlerinin "tahta tepmek" olarak adlandırılan ayinleri IV. Mehmed tarafından yasaklandı.[17] Padişahı etkileyen Kadızadelilerin karşı çıktığı kabir ziyareti de 1667 yılında IV. Mehmed'in emriyle yasaklandı.[17]

I. Mahmud dönemi (1730-1754)

Özellikle yaz aylarında mesire yerlerine (gezinti yerleri) açık sayılan giysilerle giden kadınlar Osmanlı'da tepki çekmekteydi. Bu durum karşısında 1750'lerin başında bir ferman yazılarak kadınlara yasak getirildi. Fermanda "Bundan böyle kadınların oralara arabalarla gitmeleri yasaktır. Giden kadınlar ve kadınları götüren arabacılar şiddetle cezalandırılacaklardır." denilmekteydi.[18]

II. Abdülhamid dönemi (1876-1909)

II. Abdülhamid'in 2 Nisan 1892 tarihli çarşaf yasağını belirten fermanın orijinali.

Dindar olduğu bilinen II. Abdülhamid, 2 Nisan 1892'de belden bağlanmış siyah çarşaf giyen Müslüman kadınların matem tutan Hristiyanlara benzedikleri ve güvenlik bakımından sorun yaratacağı gerekçesiyle kadınların çarşaf giymesini yasakladı.[19][20] Türk gazeteci ve araştırmacı Murat Bardakçı, Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde bulunduğu söylediği belgede, II. Abdülhamid'in çarşafı "emr-i tesettüre asla muvafık ve müsait olmadığı" olarak nitelendirdiği, dolaylı yoldan İslam'da çarşafın olmadığını belirttiği ve bu gerekçeyle çarşafı yasakladığını ifade etmiştir.[21][22]

Diğer yasaklar

Kiliselerde çan çalma yasağı

Osmanlı İmparatorluğu her ne kadar birçok farklı kültürden ve inançtan milletin aynı çatı altında birlikte yaşadığı bir devlet olsa da, burada gayrimüslim halklar Müslüman vatandaşlarla eşit şartlara sahip olmadı. İbadet özgürlüğünün olmasına karşın, kiliselerin çanları kaldırtıldı ve çanların çalması yasaklandı.[5] Uzun yıllar süregelen bu yasak, 1856 yılından sonra kaldırıldı.

Ramazan ayı yasakları

1821'de İstanbul'da yaygınlaşan veba salgınını önlemek adına aynı yılın Ramazan ayında geceleri davulcuların davul çalması, mâni ve türkü okuması, meddahların kahvehanelerde hikâyeler anlatması ve kahvehanelerde tavla, dama, satranç gibi oyunların oynanması yasaklandı. Salgının bulaşmasını engellemek adına Ramazan ayında böyle bir yola başvurulsa da, 3 bine yakın kişinin vebadan ötürü hayatını kaybetmesinin önüne geçilemedi.[5]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ "Osmanlı zamanında uygulanan 21 yasak". Memurlar.Net. Erişim tarihi: 6 Kasım 2022. 
  2. ^ Şemsettin Kutlu, Bu Şehri İstanbul Ki, Milliyet Yayınları, s. 366.
  3. ^ İlhan Tekeli, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, 3. cilt, Kültür Bakanlığı, s. 361
  4. ^ Reşad Ekrem Koçu, Tarihimizde Garip Vakalar, Varlık Yayınları, s. 83.
  5. ^ a b c "Osmanlı Devleti'nin Çeşitli Dönemlerinde Uygulanmış Birbirinden İlginç 11 Yasak". Listelist. 29 Eylül 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Kasım 2022. 
  6. ^ Midhat Sertoğlu, IV Murad, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, s. 67.
  7. ^ Emin Efendi, Osmanlı Hayatından Kesitler, İnsan Yayınları, s. 187.
  8. ^ Naima Tarihi, Cilt 3, Bahar Matbaası, İstanbul, 1968, s. 1221.
  9. ^ Muhammet Ünlücan, IV. Murad'ın İcraatlarında Din ve Siyaset Ekseni, Ankara-2006, s. 104.
  10. ^ Ergun Hiçyılmaz, Her Şafakta Ölürüm: Osmanlı'dan Cumhuriyet'e idamlar, Bilge Kültür Sanat, s. 48.
  11. ^ İbrahim Agah Çubukçu, Türk-İslam Kültürü Üzerinde Araştırmalar ve Görüşler, Ankara İlahiyat Fakültesi Yayınları, s. 31.
  12. ^ Mustafa Cezar, Mufassal Osmanlı Tarihi, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 4. Cilt, s. 1892.
  13. ^ Çelik Gülersoy, Eski İstanbul Arabaları, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Yayınları, s. 18
  14. ^ Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, 3. cilt, s. 243
  15. ^ Y. İzzettin Barış, Osmanlı Padişahlarının Yaşamlarından Kesitler, Hastalıkları ve Ölüm Sebepleri, Bilimsel Tıp Yayınevi, s. 141
  16. ^ Zuhuri Danışman, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi, IX, Yeni Matbaa, s. 234.
  17. ^ a b Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt: 24; s. 102
  18. ^ Türk-İslam Medeniyeti Akademik Araştırmalar Dergisi, "Osmanlı Kanunlarında Giyim-Kuşam Yasakları", s. 38
  19. ^ Kurnaz, Şefika, Cumhuriyet Öncesinde Türk Kadını, T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı Yayınları, s. 33
  20. ^ Georgeon, François, Sultan Abdülhamid, Homer Yayınları, s. 382
  21. ^ "II. Abdülhamid Belgeli Çarşaf Yasağı - Murat Bardakçı". YouTube. 8 Mayıs 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Kasım 2022. 
  22. ^ "Abdulhamit 'Çarşaflı Terörist'te haklı çıktı". Habertürk. 28 Şubat 2016. 29 Şubat 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Kasım 2022. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">V. Murad</span> 33. Osmanlı padişahı (1840–1904)

V. Murad, 33. Osmanlı padişahı ve 112. İslam halifesidir. 93 gün tahtta kalmıştır.

<span class="mw-page-title-main">IV. Mustafa</span> 29. Osmanlı padişahı (1807–1808)

IV. Mustafa, 29. Osmanlı padişahı ve 108. İslam halifesidir. Babası I. Abdülhamid, annesi Ayşe Sineperver Sultan'dır.

<span class="mw-page-title-main">I. Abdülhamid</span> 27. Osmanlı padişahı (1774–1789)

I. Abdülhamid, 27. Osmanlı padişahı ve 106. İslam halifesidir. III. Ahmet'in oğlu ve III. Mustafa'nın kardeşidir.

<span class="mw-page-title-main">I. Mustafa</span> 15. Osmanlı padişahı (1617–18; 1622–23)

I. Mustafa, ikinci saltanatı sırasında Deli Mustafa olarak anılmıştır., 15. Osmanlı padişahı ve 94. İslam halifesidir. Akli dengesi yerinde olmayan I. Mustafa'nın ilk saltanatı 96 gün, ikinci saltanatı ise 1 yıl 3 ay 22 gün sürdü. Psikolojik rahatsızlığının zamanla geçeceğini savunanların ısrarıyla padişah yapıldı. Menfaatlerini I. Mustafa'nın padişahlığının devamında gören kimseler, onun keramet sahibi bir veli olduğunu iddia ediyordu. Aklî zayıflığı nedeniyle padişahlık yapamayacağı anlaşılan I. Mustafa'nın tahttan indirilmesi sağlandı. Bulunduğu odanın kapıları üstüne kapatılarak hapsedilen I. Mustafa'nın yerine II. Osman tahta çıkarıldı. I. Mustafa'nın ikinci kez tahta oturması ise II. Osman'ın öldürülmesiyle sonuçlanan ayaklanma ile oldu.

<span class="mw-page-title-main">IV. Murad</span> 17. Osmanlı padişahı (1623–1640)

IV. Murad, dîvân edebiyatındaki mahlası Murâdî, 17. Osmanlı padişahı ve 96. İslam halifesi. 1623 ile 1640 yılları arasında hüküm sürdü. Revan ve Bağdat fatihidir. IV. Murad İstanbul'da, Sultan I. Ahmed'in ve Kösem Sultan'ın oğlu olarak dünyaya geldi. Ağabeyi II. Osman'ın Yedikule Zindanları'nda bir grup isyancı tarafından öldürülmesi üzerine amcası I. Mustafa tahta geçmişti. Aklî dengesi bozuk olan amcası I. Mustafa'nın yerine 11 yaşındaki IV. Murad padişah yapıldı.

<span class="mw-page-title-main">İbrahim (Osmanlı padişahı)</span> 18. Osmanlı padişahı (1640–1648)

Sultan İbrahim, 18. Osmanlı padişahı ve 97. İslam halifesidir. İbrahim, 8 Şubat 1640'ta ağabeyi IV. Murad'ın ölümü üzerine 25 yaşında ve 18. padişah olarak Osmanlı tahtına çıktı. Şehzadeliğinde çok sıkı bir saray hayatı yaşamış, erkek kardeşleri IV. Murad tarafından öldürtülmüş olduğundan korku içinde büyümüştü.

<span class="mw-page-title-main">Kösem Sultan</span> Osmanlı İmparatorluğunun Saltanat Naibi Sultan I.Ahmedin nikâhlı eşi, IV. Murad ve I. İbrahimin validesi ve torununun (IV. Mehmed) saltanatını gören tek Valide Sultandır

Mahpeyker Kösem Sultan, Osmanlı İmparatorluğu tarihinin en güçlü kadın figürlerinden birisi, Sultan I. Ahmed'in nikâhlı eşi ve IV. Murad ve İbrahim'in annesidir. Osmanlı tarihinin en güçlü ve etkili kadınlarından biri ve aynı zamanda sonradan Kadınlar Saltanatı olarak adlandırılan dönemin merkezi bir figürü oldu. Naip olarak, Osmanlı İmparatorluğu'nu yaklaşık 20 yıl boyunca etkin bir şekilde yönetti.

Nevesinli Salih Paşa, Osmanlı Padişahı İbrahim saltanatında 17 Aralık 1645 - 16 Eylül 1647 tarihleri arasında bir yıl dokuz ay sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Valide sultan, Osmanlı padişahlarının saltanatları sırasında hayatta olan annelerine verilen ünvandı.

Esma Sultan Osmanlı padişahı Abdülaziz'in kızıdır.

Neşerek Kadınefendi ya da Nesrin Kadınefendi Osmanlı padişahı Abdülaziz'in dördüncü eşi.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı hukuku</span>

Osmanlı İmparatorluğu idaresindeki hukuki yapıya Osmanlı hukuku denir. Genelde çok kültürlülüğe uygun yargılama usulüyle öne çıkar. Hukuk anlayışı şer'i ve örfi olmak üzere iki temelde incelenmektedir.

Kadızâde Mehmed Efendi, Küçük Kadızâde veya Kadızâdeli Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşamış olan bir vaiz. Görüşlerini kabul eden taraftarları, kendilerine Kadızâdeliler demekteydiler. Kadızâde Mehmed'in, İmam Birgivî'nin talebesi olmasından dolayı tasavvufu reddettiği öne sürülür. Mehmed'in babası, vilâyet hâkimiydi.

Kadızâdeler, Kadızâdeliler ya da Fakılar, Osmanlı Devleti'nde 17. yüzyılda etkili olan siyasî-dinî hareket.

Nükhetsezâ Hanım (نگہت سزا خانم) I. Abdülhamid'in On Dōrdüncü eşi ve Osmanlı Padişahı IV. Mustafa'nın öz annesi olduğu bazı kaynaklarda iddia edilir ancak bu bilgi yanlış olarak gösterilmiştir.

Osmanlı Devleti'nde İslamcılık, İslam dinini bireyin yaşamı dışında bir bütün olarak sosyal, idari, politik ve hukuki bakımdan hayata hakim kılmayı amaçlayan İslamcılık ideolojisinin Osmanlı Devleti'ndeki durumunu inceler. Osmanlı'nın bazı dönemlerinde kimi devlet adamlarının politik nedenlerle faydalandıkları bir ideoloji olan İslamcılık, Atatürk Türkiyesi'nde dinin devlet işlerinden ayrılması görüşünü temel alan laik uygulamaları vasıtasıyla oldukça zayıflar.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı İmparatorluğu'nda kadının toplumdaki yeri</span>

Osmanlı İmparatorluğu'nda kadının toplumdaki yeri geleneksel ve dinsel birçok nedenden dolayı kısıtlıdır. Bu tutum Tanzimat Dönemi'ne kadar devam etmiş olup Tanzimat döneminin getirdiği eşitlik anlayışı kadın ile erkek arasındaki eşitsizliklere de yansımıştır. Tanzimat döneminde kâğıt üzerinde eşitlik sağlansa bile uygulamada önceki tutum devam etmiştir. Osmanlı'da hukuk kurallarının İslami kaynaklarca belirlenmesi kadın hakları üzerinde de etkisini göstermiştir. Ayrıca Türklerin Orta Asya kökenli olmasından dolayı İslamiyet öncesi dönemlerdeki Türk kültürü, Osmanlı döneminde kadınların sahip oldukları hakların kısıtlı olmasına neden olmuştur. Teokratik ve monarşik rejimli Osmanlı İmparatorluğu'nda şeriat hükümlerinin etkili olması kadınları ev yaşamına itmiştir. Osmanlı'da miras konusunda da kadınların erkeklere oranla daha az miras payına sahip olduğu gözlenmiştir. Osmanlı Mahkemelerinde 2 kadın ancak bir erkeğe denk tutulmuş, dini eğitimde ise kız-erkek ayrımı yapılmayıp kız çocukları sıbyan mekteplerinde eğitim görmüşlerdir. Köydeki kadınlar ise erkekler gibi tarlalarda çalışarak evini yönetip, halı ve kilim dokumasına karşın asla erkekler ile eşit haklara sahip olmamışlardır.

Ahîzâde Hüseyin Efendi, Osmanlı şeyhülislâmı. Osmanlı tarihinde idam edilen ilk Osmanlı şeyhülislâmı olarak bilinir.

Koçi Bey Risalesi, 17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu duraklama döneminde Koçi Bey tarafından IV. Murat ve İbrahim'e sunulan eleştirel tarzdaki rapor. Osmanlı'da o döneme kadar padişaha sunulmuş ilk yazılı rapor olma özelliğine sahiptir. Lütfi Paşa'nın Asafnâme'si ve Defterdar Sarı Mehmed Paşa'nın Nesâyihü'l-Vüzerâ ve'l-Ümerâ eseriyle aynı kategoriye girmektedir.