
Merkezî işlem birimi, dijital bilgisayarların veri işleyen ve yazılım komutlarını gerçekleştiren bölümüdür. Çalıştırılmakta olan yazılımın içinde bulunan komutları işler. Mikroişlemciler ise tek bir yonga içine yerleştirilmiş bir merkezî işlem birimidir. 1970'lerin ortasından itibaren gelişen mikroişlemciler ve bunların kullanımı, günümüzde MİB teriminin genel olarak mikroişlemciler yerine de kullanılması sonucunu doğurmuştur.

Elektronik devre elemanları, elektrik devresinin çalışabilmesi için kullanılan parçalara denir. Aktif ve pasif devre elemanları olarak iki gruba ayrılır.

IGBT(Açılımı: insulated-gate bipolar transistor), elektronik devre elemanını sürerken mosfet gibi, iş yaparken bipolar transistör gibi davranır.

Transistör veya geçirgeç girişine uygulanan sinyali yükselterek gerilim ve akım kazancı sağlayan, gerektiğinde anahtarlama elemanı olarak kullanılan yarı iletken bir elektronik devre elemanıdır. BJT çift birleşim yüzeyli transistördür. İki N maddesi, bir P maddesi (NPN) ya da iki P maddesi, bir N maddesi (PNP) birleşiminden oluşur. Transistör üç kutuplu bir devre elemanıdır. Devre sembolü üzerinde orta kutup Base (B), okun olduğu kutup Emitter (E), diğer kutup Collector(C) olarak adlandırılır. Base akımının şiddetine göre kollektör ve emiter akımları ayarlanır. Bu ayar oranı kazanç faktörüne göre değişir. Transistörler elektronik cihazların temel yapı taşlarındandır. Günlük hayatta kullanılan elektronik cihazlarda birkaç taneden birkaç milyara varan sayıda transistör bulunabilir.

Metal oksit yarı iletken alan etkili transistör bir tür alan etkili transistör (FET)’dür ve daha çok silisyum'un kontrollü oksitlenmesi ile üretilir. Voltajı cihazın iletkenliğini belirleyen yalıtımlı bir kapısı vardır. Uygulanan voltaj miktarıyla iletkenliği değiştirme özelliği, elektronik sinyal’lerin güçlendirilmesi veya değiştirilmesi için kullanılabilir.

JFET üretilen ilk alan etkili transistörlerdir (FET-Field Effect Transistör). JFET'ler üç bacaklıdır; G (Gate), S (Source) ve D (Drain). JFET'lerin G bacakları normal transistörlerin base bacağına, source bacakları normal transitörlerin emiter bacağına, drain bacakları ise normal transistörlerin kollektör bacaklarına benzetilebilir.

Alan Etkili Transistör (AET) (İngilizce: Field Effect Transistor (FET)), akımı kontrol etmek için elektrik alanını kullanan bir transistör türüdür.

William Bradford Shockley, Amerikalı fizikçi ve mucittir.
Moleküler biyolojide bir baz çifti, birbirine ters doğrultuda iki DNA veya RNA zinciri üzerinde bulunan, biribirine hidrojen bağları ile bağlanmış iki nükleobazdır. Standart Watson-Crick baz eşleşmesinde, adenin (A), timin (T) ile, guanin de sitozin ile bir baz çifti oluşturur. RNA içinde olan baz çiftlerinde timin'in yerini urasil (U) alır. Watson-Crick tipi olmayan ve alternatif hidrojen bağlarıyla meydana gelmiş baz çiftleri de oluşabilir, özellikle RNA'da; bunlara Hoogsteen baz çiftlerinde de rastlanır.

Elektronikte, ortak emetörlü yükseltici, genellikle gerilim yükseltici olarak kullanılan bipolar jonksiyonlu transistörün üç temel bağlanış durumundan kaynaklı halidir. Bu durumda devrenin baz ucu transistörün girişinin uygulandığı nokta haline gelir. Kolektör ucundan ise transistörün çıkışı alınır. Bu durumda ortak olan emetör toprağa veya bir gerilim kaynağına bağlanabilir. Alan etkili transistör yapılarında bu duruma ortak-source adı verilir.

Elektronikte, ortak baz bipolar jonksiyonlu transistörün üç ana bağlantı şekillerinden biridir. Genellikle gerilim yükseltici olarak kullanılmaktadır. Bu bağlanış biçiminde, emetör ucu transistörün girişi, kolektör ucu ise transistörün çıkışı olur. Baz ucu ise toprağa veya bir gerilim kaynağına bağlanır.

Darlington bağlantısı ya da Darlington çifti, aynı tür iki ya da üç BJT'nin birbirlerine doğrudan bağlanmaları ile oluşturulan elektronik devre yapısıdır.

Entegre devre, entegre, tümdevre, yonga, kırmık, çip, mikroçip ya da tümleşik devre; genellikle silisyumdan yapılmış yarı iletken maddeler ile tasarlanmış, metal bir levha üzerine yerleştirilen ve bir muhafaza ile kaplanan elektronik devreler grubudur. Entegreler, komponentleri ayrık olan elektronik devrelerden genellikle daha küçük boyutludur. Entegre devreler çok küçük bir alanda milyarlarca transistör ve elektronik devre elemanı içerecek kadar küçültülebilir. Bir devre içerisindeki her bir iletken sıranın genişliği teknolojinin elverdiği ölçüde küçültülebilir. Entegre devreler küçük boyutu, hafifliği ve kullanım kolaylığı ile günümüzün modern elektronik sektöründe çok önemli bir yer tutmaktadır.

Anahtarlamalı güç kaynağı olarak adlandırılan anahtarlamalı modlu güç kaynağı, elektrik gücünü verimli şekilde dönüştürmek için anahtarlama regülatörü içeren elektronik bir güç kaynağıdır. Anahtarlamalı güç kaynağı ya da İngilizce özgün adının kısaltmasıyla SMPS, 1960'lı yıllarda doğrusal güç kaynaklarının çalışma veriminin düşük olması ile kullanılmaya başlanmıştır.

UJT tek bileşimli transistör. Özellikle transistörlerin iletken yapılması için geliştirilmiş bir yarı iletken elektronik devre elemanıdır. Kontrollü olarak akımı tek yönde ileten bir transistor türüdür. Çoğunlukla periyodik tetiklemeler için bir Osilatör devresi ya da doğrusal testere dişi dalga üretmek için kullanılır.

Pentium II, markası Intel'in altıncı nesil mikro mimari için ve x86 uyumlu mikroişlemcisi. 7 mayıs 1997 tarihinde duyurulmuştur. 7500000 transistör içeren, Pentium II 5500000 transistör içeren Pentium Pro adında ilk P6 nesil çekirdek geliştirilmiş bir versiyonu bulunuyordu. Bununla birlikte, Pentium Pro nun L2 önbellek alt sistemi azaltılarak 1999 yılı başında Pentium III, pentium II 'nin yerini aldı.

Çok Geniş Ölçekli Tümleşim (VLSI), binlerce transistörün tek bir yonga üzerinde birleştirilmesi ile tümleşik devrelerin oluşturulması işlemidir. Çok Geniş Ölçekli Tümleşim, 1970'li yıllarda karmaşık yarı iletken ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerle başlamıştır. Günümüz teknolojilerinde birim alana sığdırılabilen transistör sayısının milyarlar seviyesine çıkması ile bu terim yerini ULSI(En Geniş Ölçekli Tümleşim) ifadesine bırakmaya başlamıştır.

Walter Gilbert, Amerikalı biyokimyacı ve fizikçi.

Amplifikatör veya yükselteç, elektronik sinyalleri artırmak için kullanılan elektronik cihazlardır. Amplifikatörler bu işlemi bir güç sağlayacısından alıp bu çıkış sinyallerinin şeklini eşleştirerek yaparlar. Yani, bir amplifikatör güç sağlayıcısından aldığı sinyalleri düzenler.

Diyot için ince tabakalı diod sayfasına bakınız.